elektrik port üyelik servisleri elektrik port üyelik servisleri

Elektrik Akımının İnsan Vücudu Üzerindeki Etkisi |
Sigma Elektrik

İnsanların gerilim altında bulunan iletkenler ile teması sonucu oluşan elektrik çarpmaları ölüm ve ciddi yaralanmalar ile sonuçlanabildiği için maksimum düzeyde farkındalık ve önlem gerektirir. Biz insanlar için elektrik çarpması, gerilim altındaki iletkenlere temasımız sonucu vücudumuzdan geçen akımın toprağa iletilmesi ile oluşur. Vücudumuzdan geçen elektrik akımının neden ve nasıl bizlere zarar verdiği ise yazımızın devamında...



A- A+
22.02.2023 tarihli yazı 7460 kez okunmuştur.

Akım mı Gerilim mi? Hangisi Çarpıyor?


Elektriğin asıl ölümcül özelliğinin akım miktarı olduğunu düşünülür. Buna karşılık, elektrik ile ilgili birçok noktada bulunan uyarı levhalarında, gerilim üzerinden bir tasvir yapılmakta ve aslında öldürücü darbeyi vuranın gerilim olduğu belirtilmektedir. Peki hangisi doğru?

Elektrik akımı, oluşabilmesi için bir potansiyel farka (gerilim) ve iletken bir maddeye ihtiyaç duyar. Akım, potansiyelin yüksek olduğu noktadan düşük olduğu noktaya hareket etme eğilimindedir. Hepimiz elektrik tellerine konan kuşların çarpılmadığını görmüşüzdür. Bunun nedeni, kuşun iki ayağının aynı tele temas etmesi sonucu bir potansiyel farkın oluşmamasıdır. Potansiyel fark yok ise, kuş üzerinden de bir akım geçmeyecektir.

Elektriği hissetmemizin sebebi, dolaylı olarak canımızı acıtan ve hatta ölüme sebep olan ise elektrik akımıdır. Elektrik akımının zarar vermesinin nedeni ise vücudumuzda hayati öneme sahip elektriksel sinyal akışının elektrik çarpması ile bozulması ve elektriğin vücudumuzdan geçerken oluşan yüksek sıcaklıkların organlarımıza zarar vermesidir.

Anlaşılacağı üzere bu soruya tek bir cevap vermek yerine iki kavramın birbiri ile bağlantılı olması göz önünde bulundurularak; biz canlılara zarar veren elektrik akımıdır fakat elektrik akımını oluşturan da gerilimdir diyebiliriz.
 
 
"Gerilim silahtır, akım kurşundur."


 

Elektrik Hangi Durumlarda ve Neden Tehlikelidir?


Elektrik ile temas edildiğinde dokularımıza ve organlarımıza zarar veren, yakan ve hatta kalbimizin durmasına neden olanın akım olduğundan bahsetmiştik. Çarpılma sonucu vücudumuzdan toprağa iletilen akım, vücut içerisinde yol alırken, farklı dirence sahip dokularda farklı miktarda ısı üretir ve doku yanmasına neden olur. Ayrıca insan vücudu içerisinde birçok hayati fonksiyonu başlatan, durduran, devam etmesinde rol alan elektriksel sinyaller de elektrik akımının şiddetine göre bozuluma uğrayabilir.

Genel olarak, elektrik çarpması sonucu oluşacak hasar tek bir unsura bağlı değildir. Akımın ne kadar şiddette, ne süreyle, hangi dokular üzerinden geçtiği hasarın miktarını oluşturmaktadır.

Hasarın şiddetini belirleyecek olan faktörler ise şöyle sıralanabilir:

Vücuttan geçen akım miktarı

Vücuttan ne kadar miktarda akım geçerse, dokularda ısınma/yanma ve vücudumuzdaki elektriksel sinyal akışında o ölçüde tahribat gerçekleşecektir.

Doku direnci

Vücudumuzun çarpılmasına neden olan gerilim yani potansiyel farkı sabit bir değer olarak alırsak vücut direncinin vücuttan geçen akım miktarı ile ters orantılı olduğunu söyleyebiliriz. Yani vücut direnci azaldıkça vücuttan daha fazla akım geçer.

Temas süresi

Temas süresi yani vücudun akıma maruz kalma süresi de zararın şiddetini arttırır.

Akımın vücuttan geçerken izlediği yol

Elektrik akımının vücuttan geçerken izlediği yol ise akımın hangi dokulara zarar verdiği açısından önemlidir. Örneğin kalp, ritmik elektrik sinyallerine göre çalışır. Eğer ki yüksek bir akım kalp üzerinden geçerse kan pompalamayı sağlayan bu elektrik sinyalleri bozulurken aynı zamanda kalp üzerinde ısınma veya doku yanması da meydana gelebilir.
 

Vücuttan geçen akım miktarına bağlı fizyolojik hasarlar


İçerdiği serbest elektronlar ve iyonlar nedeni ile iletken bir yapıda olan insan vücudu akıma karşı bir direnç gösterir. Bu direnç değeri vücudun içerdiği su miktarı, vücudun ıslak veya kur olması gibi durumlara göre değişkenlik gösterse de insan vücudunun direncini ortalama 2000 ohm kabul edebiliriz. İnsan için tehlikesiz akım 20mA-30mA alınırsa 50 Volt'luk bir temas gerilimi sınır değer olarak kabul edilebilir. Bu nedenle 50 Volt'un üzerindeki şebeke (50 Hz) gerilimi tehlikeli gerilim olarak kabul edilir. Elektrik çarpması sonucunda insan vücudunda kalp durması, solunum durması, istemsiz kas hareketleri, ileri elektrik yanıkları gibi birçok olumsuz durum ortaya çıkabilmektedir.


 
Akım değerleri ve insan fizyolojisi üzerindeki etkisi


► İlginizi Çekebilir: Troidal Akım Trafosu ile Kaçak Akımlara Karşı Koruma
 
 
Elektriğin çarpmasının etkileri elbette insan vücudu üzerinden geçen akımın değerine ve süresine bağlı olarak değişmektedir. 30 mA'lik insan hayatı için kritik değer olarak alınmaktadır. Bu değerin altında akıma kapılma durumlarında şok etkisi, kas çekilmesi görülebilmektedir. 30 mA üzerindeki değerlerde ise solunum felci, ölümcül etki ve doku yanmaları görülebilmektedir.

Evlerimizde, iş yerlerimizde veya bulunduğumuz herhangi bir yerde meydana gelebilecek kaçak akımlar ölümlere bile neden olabilmektedir. Bu nedenle elektrik devrelerinde kaçak akım koruma şalterinin kullanımı kritik önemdedir. İnsan vücudunda çarpılma eşik değerinin 30 mA olması nedeniyle, hayat korumaya yönelik kaçak akım koruma şalterleri 15-30 mA üzeri kaçak akım durumlarında devreyi kesecek şekilde tasarlanmıştır.
 





 
 

Sigma Kaçak Akım Koruma Şalterleri


Can ve mal güvenliği için kaçak akım koruma şalteri olmazsa olmaz niteliktedir. Elbette kaçak akım koruma şalterleri devrede kullanılırken, doğru seçim yapıldığına dikkat edilmelidir. Öncelikle kullanılacak kaçak akım koruma şalterinin TS EN 61008-1 veya eşdeğer standartları sağlaması gerekmektedir. Diğer seçim kriterleri ise;

► Anma akımı; Sistem nominal akımından biraz büyük olması tercih edilir
► Kutup sayısı; 1P+N sistemler için 2 kutuplu, 3P+N sistemler için 4 kutuplu kaçak akım koruma şalteri seçilir
► Kaçak akım eşik değeri; hayat korumaya yönelik 30mA, yangın korumaya yönelik 300mA eşikli kaçak akım koruma şalteri seçilir
► Yük karakteristiği; Sadece AC akımların oluştuğu, harmonik ve DC bileşen içermeyen devrelerde AC, yarıiletken devre elemanlarının kullanımı sonucu DC bileşenlerin oluştuğu devrelerde A tipi, yüksek frekanslı akımların ve DC bileşenlerin oluştuğu devrelerde B tipi kaçak akım koruma şalterleri kullanılmalıdır.
 


TS EN ve IEC standartlarına uygun olarak üretilen Sigma Elektrik kaçak akım koruma şalterleri 25A’den 100A’e kadar 30mA hayat koruma eşikli veya 300mA yangın koruma eşikli; AC, A ve B tipi olmak üç tipte kaçak akım şalteri sunmaktadır. AC tipi kaçak akım koruma şalteri genellikle konutlarda, A tipi kaçak akım koruma şalteri motor, asansör led aydınlatma, sürücü devrelerinde, B tipi kaçak akım koruma şalteri güneş enerji santrallerinin AC kısımlarında kullanılmaktadır. Kaçak akım koruma şalterleri ile kaçak akımlara karşı kapsamlı koruma sağlanırken aynı zamanda elektrik sisteminin gereksiz yere devre dışı kalması önlenerek plansız duruşların ve olası maddi kayıpların önüne geçilir.


 


Kaynak:



                   
Burak Kesayak Burak Kesayak Yazar Hakkında Tüm yazıları Mesaj gönder Yazdır



Aktif etkinlik bulunmamaktadır.
ANKET
Endüstri 4.0 için En Hazır Sektör Hangisidir

Sonuçlar