elektrik port üyelik servisleri elektrik port üyelik servisleri

Dünyamızı Değiştirebilecek 7 İnovatif Malzeme

Bu yıl bilim adamları tarafından geliştirilen ve biyomateryallerden gelişmiş yeni sanayi gruplarına kadar hayatımızı iyileştirebilecek yenilikçi nanoteknoloji materyallerinin bir listesini hazırladık. Siz de icat edilen en iyi 7 malzemeyi merak ediyorsanız detayları haberimizde bulabilirsiniz.



A- A+
06.11.2018 tarihli yazı 750 kez okunmuştur.

1) Ahşap Sünger - Okyanusları Temizlemenin En Çevreci Yolu


Ahşap Sünger, ahşabın kimyasallarla işlenerek soyulması ile geliştirilen yeni bir malzemedir. İşlem, selülozun gövdesinde birlikte duran hemiselüloz ve ligninin çıkarılmasıyla sonuçlanır. Ahşap Sünger'in bizim için bu kadar ilgi çekici olmasının sebebi, sudaki petrolü emebilmesidir. Petrol ve kimyasallar, dünyanın her yerindeki su kütlelerine eşi görülmemiş zararlar verdi ve bununla mücadele için daha verimli yollar aranıyor.

Xiaoqing Wang liderliğindeki araştırma ekibi yenilenebilir malzemeden yeni bir yağ emici geliştirmek istedi ve sonuçta, kendi ağırlığının 16-46 katını emebilen bir süngeri icat ettiler. Ayrıca, emilen yağ sıkıldıktan sonra malzeme 10 kez daha kullanılabilir. Bu yeni sünger, bugün kullandığımız tüm diğer süngerleri veya emicileri, kapasite, kalite ve yeniden kullanılabilirlik açısından geride bırakıyor. Ahşap sünger hakkında daha fazla bilgi edinmek ve yağı nasıl absorbe ettiğini görmek istiyorsanız aşağıdaki videomuzu izleyebilirsiniz.


 

2) En Güçlü Biyomateryal - Çelikten Daha Güçlü ve Biyolojik Olarak Parçalanabilir


İnsanoğlunun bildiği en güçlü biyomateryal, çelikten çok daha güçlü olan örümcek ipeğiydi. Araştırmacılar, bu materyali büyük ölçekte çoğaltmak ya da örümcek ipeğinin sağladığı mukavemeti aşmak için birçok araştırma yapmışlar, ancak böyle bir materyali yeniden üretememişlerdir. Ancak, Daniel Söderberg'in Stockholm'deki KTH Kraliyet Teknoloji Enstitüsü'nden yaptığı son araştırmalar sonuç vermiş olabilir. Ekip, şimdiye kadar üretilmiş en güçlü biyomateryal olarak lanse edilebilecek yeni bir materyal icat etti. Bu malzemenin en iyi yanı yapay olmasına rağmen biyolojik olarak parçalanabilir olmasıdır. Bu nedenle, plastik ve biyolojik olarak parçalanamayan nesnelere mükemmel bir alternatif olarak kullanılabilir. Malzeme, odun ve bitki gövdesinden elde edilen selüloz nano elyaflarından yapılır. Nihai yapı, 86 GPa (gigapaskal) bir gerilme sertliğine ve 1.57 GPa'lık bir gerilme mukavemetine sahiptir. Başka bir deyişle, yeni malzeme bir ipek örümcek ağından 8 kat daha serttir.
 
 
►İlginizi Çekebilir: Güneş Panalleri ve Nanoteknoloji
 

3) Kendiliğinden İyileşen Malzeme - Harici Uyarıcı Olmadan Yapar


Konuşacağımız bu materyal henüz ilk aşamasında, ancak özellikleri daha önce gördüklerimizden daha iyi. Bu materyal, havadaki karbonu kullanarak kendini iyileştirebilen bir polimerdir. MIT kimya mühendislerinin buluşu olan bu malzemeler sadece kendini tamir etmekle kalmaz, aynı zamanda atmosferden karbon alarak büyüyebilir veya güçlendirilebilir. Teknoloji, bitkilerin büyümek ve daha güçlü hale gelmek için karbon dioksiti kullanmasına benziyor. Ekolojik etkisini göz önüne aldığımızda, karbonu atmosferden emebilmesi bariz bir fayda sağlar. Araştırmacıya göre, bu, biyolojik varlıkların dışında var olan ilk karbon bağlama malzemesidir.
 

 

4) Platin Altın Alaşımı - Aşınma Dayanımı Elmas ile Aynı Seviyede


Araştırmacılar ve bilim adamları, mühendislik ve araştırma alanındaki uygulamalarından dolayı en güçlü malzemeyi oluşturma hayali peşinde koşuyorlar. Metaller belli bir dayanıma sahip olduklarından, Alloys adı verilen kendi kombinasyonlarını yapmaya başladılar ve farklı metal karışımları farklı sonuçlar verdi. Sandia Ulusal Laboratuvarları'ndaki mühendisler, şimdiye kadarki en güçlü alaşım olduğu söylenen yeni bir alaşım ortaya çıkardılar. Bu alaşım altın ve platin birleşiminden oluşur. Elde edilen malzeme, yüksek mukavemetli çelikten 100 kat daha fazla aşınma dayanımına sahiptir. Bu özelliği bakımından elmasla aynı sınıfta yerleştirir. Alaşım % 10 altın ve % 90 platinden yapılmıştır. Materyalin sertliği elmasın sertliğine ulaşamamaktadır, ancak aşınmaya karşı direnç söz konusu olduğunda, bu yeni malzeme, yüksek sıcaklıklarda bile, diğer alaşımlardan daha iyi durumdadır.




 

5) Silikon X - Orijinalinden Daha İyi


Silikon, teknoloji endüstrisinde harikalar yaratan devrimci malzeme olarak lanse edildi. Günümüzde, neredeyse tüm işlemciler, hem en yüksek teknolojiye sahip hem de mobil olanları silikon yarı iletkenlerinden yapılmıştır. Dünyadaki yarıiletkenlerin neredeyse tamamı, temel malzeme olarak silikon kullanıyor. Ancak, geleneksel silikonların birkaç dezavantajı bulunmaktadır. En büyük dezavantajı ise pillerde kullanılamamasıdır.


Teorik olarak, silikon katot olarak kullanılıyorsa bataryada büyük iyileştirmeler sağlayabilir. Ancak bu şekilde kullanılırsa, katot şarj döngüsü sırasında bozulacaktır. IFE tarafından geliştirilen yeni Silicon X, modifiye edilmiş bir sürüm olup, silikon nano partiküllerin ve farklı bir maddenin diğer nanopartiküllerinin bir karışımını içerir. Bu yapı, şarj sırasında silikonun bozunumunu engeller. Silicon X ile geliştirilen bataryalar, bugün kullandığımız grafen bataryaların 3-6 katı kapasiteye sahip olması planlanmaktadır.

6) Süresiz Olarak Geri Dönüştürülebilir Plastikler - Çevre Dostu


Plastikler bizim için çok yararlı malzemelerdir, ancak bu maddelerin aşırı kullanımı, dünya çapında birçok türün varlığını tehdit ediyor. Sorun, birçok plastiğin ya biyolojik olarak parçalanamaz ya da geri dönüştürülemez olmasıdır. Bu plastik maddeler hiçbir şekilde kullanılmasa dahi dünyada atık olarak var olacaktır. Bununla birlikte, Colorado State Üniversitesi'ndeki kimyacılar plastik özelliklerini korurken süresiz olarak geri dönüştürülebilen yeni bir polimer geliştirdiler. Kimya Bölümünde profesör olan Eugene Chen liderliğindeki gelişim ekibi, şimdi onu yaygın hale getirmek için geliştiriyor.
 

►İlginizi Çekebilir: Tarihteki En İyi 10 İcat


7) Güneş Işığını Engelleyen Cam Kaplama - Yüksek Enerji Tasarrufu


Modern ofis alanları güzel cam evler olarak tanımlanabilir. Fakat camlar güneş ısısının bina içine daha kolay girmesine neden olduğu için klima sistemlerinin kullanımını arttırır ve bu da enerji kullanımını arttırır. Camı elektrik kullanarak boyayan ve bu şekilde güneşi engelleyen camlar bulunmaktadır, fakat toplam elektrik maliyetine bakıldığında etkileri çok azdır. Avustralya, RMIT'deki bilim adamları tarafından geliştirilen yeni bir kaplama türü(Vanadyum dioksit), cam saydamlığını kendi başına düzenleyebilecek ve böylece tüm sorunları ortadan kaldırabilecek. 67ºC'nin üzerindeki sıcaklıklar için, bu şeffaf kaplama, güneş ışığını yansıtan metal benzeri bir yüzeye dönüşecektir.
 

 

Kaynak:

interestingengineering



ANKET
Endüstri 4.0 için En Hazır Sektör Hangisidir

Sonuçlar
Aktif etkinlik bulunmamaktadır.