elektrik port üyelik servisleri elektrik port üyelik servisleri

Yeni Enerji Ekonomisi Hakkında Bilmeniz Gereken Her Şey

Enerjinin dönüşümüyle birlikte, enerji eknomisinde de evrim yaşanıyor. Bu yazımızda, yeni enerji ekonomisi hakkında bilmeniz gereken her şeyi sizler için derledik.



A- A+
08.02.2020 tarihli yazı 7012 kez okunmuştur.
Yeşil ekonomi, çevresel risklerin ve ekolojik kıtlıkların azaltılmasını amaçlayan ve çevreyi bozmadan sürdürülebilir kalkınmayı hedefleyen ekonomi olarak tanımlanmaktadır.  Birleşmiş Milletler Çevre Programı'nın (UNEP) 2011 yılında yayınladığı raporda ise yeşil ekonomi kavramını “İnsanlığın refahını ve sosyal eşitliği sağlayarak çevresel riskleri azaltmak ve ekolojik zenginlikleri önemli derecede geliştirmeye yönelik politikalar” olarak tanımlanmaktadır.
 
Bakıldığında birçok çevreci aktivist, kapitalizmi bir düşman olarak görüyor. Tartışmalar sonsuz olsa da ekonominin ve toplumun bugünün kapitalist dünyasında aslında iç içe olduğunu itiraf etmeliyiz. Toplumun yavaş yavaş yeniden düzenlediği ve çevresel reformları benimsediği şu dönemde, bir doğal sonuç olarak ekonomiyi, bunun gerisinde düşünemeyiz. 'Yeşil ekonomi' gibi fikirler bu iki faktörün aslında paralel olduğunun da kanıtıdır.
 
Enerji ekonomisi ise, enerjinin temini ve kullanımı ile ilgili çalışmayı ifade eder. Bu aynı zamanda enerji tüketiminin etkisini de içerir.

Alternatif Enerji Kaynağı Olarak Güneş Enerjisinin Geleceği

 
Artan çevresel kaygılara cevap olarak enerji ekonomisinde bir değişim söz konusu ve bunun “yeni ekonomi” nin altında işleyen ilginç bir mekanizması var. İşte bilmek isteyebileceğiniz yeni enerji ekonomisi hakkındaki gerçekler.
 

 

Neden Yeni Enerji Ekonomisini İncelememiz Gerekiyor?

 
Yeni enerji ekonomisinin üç düzeyde etkisi olacak. Bunlar; Bireyler, şirketler ve hükümetler. Bakıldığında, bu üç faktörün yaşamlarımız üzerindeki doğrudan etkisi büyük ölçüde. Bu yeni ekonomiye doğru ilerlerken, üçünden de kaynaklı ortaya çıkacak değişiklikler için kendimizi hazırlamalıyız.
 
Enerji tüketiminin ekonomik büyümeyle bağlantılı olduğu çok eskilerden beri bilinen bir gerçek. 2018'den bu yana, enerjide oluşan talep aslında iklim değişikliğinden kaynaklanmaktadır. Aşırı sıcak veya aşırı soğuk günlerin sayısı artmış ve bu da klimaya olan bağımlılığı ortaya çıkarmıştır. Dolayısıyla iklim değişikliği doğrudan ekonomiyi yönlendiriyor diyebiliriz.

Enerjide yapılan yeni reformlar, güneş ve rüzgâr potansiyeli yüksek birçok ülke için uzun vadede ulusal ekonomilerini düzenleyecektir. Özellikle fosil yakıt kullanımının sona ermesi çok yakın; temiz teknolojiye yönelik bilinçli eylemler, çevresel olarak ülke ve vatandaşları için faydalı olacaktır. Bu sebep ile yeni enerji ekonomisi, üzerinde durmamız gereken bir temel etkenlerimizden biri.
 
Ördek Eğrisi olarak bilinen güneş enerjisinin en büyük zorluğu

 

Enerji Ekonomisinin Mevcut Durumu

 
Birçok şirket bugün yeşil bir enerji planına sahip olduğunu iddia ediyor. Aslında bu neredeyse bir trend halini aldı. Ancak teknoloji, trendle aynı hızda ilerlemiyor ya da yetişemiyor diyebiliriz. Yeşil bir ekonominin hayalinin mümkün olabilmesi için teknolojide bazı önemli gelişmeler olmalı.

ABD Enerji Bilgi İdaresi'ne göre, 2013 yılında Dünya Enerji Tüketimi 5.67 × 1020 joule idi. Hidrokarbonlar ise dünya çapında enerjinin %80'inden fazlasını sağlamaktan sorumludur. Oysa güneş ve rüzgâr enerjisi, küresel enerjinin sadece%2'sini oluşturmaktadır.

Yenilenebilir enerjiye tam bir geçiş için, önümüzdeki yirmi yılda üretiminde 90 kat artışa ihtiyacımız var. Bu tabloda ise dünyada başı çeken ülkelerden Kanada, ABD ve Suudi Arabistan bugün kişi başına en yüksek enerji talebine sahiptir.
 
                                                                         
Geleceği Nasıl Besleyeceğiz ?
 
 

Yeni Bir Enerji Ekonomisine Geçmenin Faydaları

 
İnsanlar çevre konusunda giderek daha bilinçli hale gelirken, hükümetlerin ve bazı şirketlerin ise daha çok istekli olmaya ihtiyacı var. Çünkü yeşil enerji, ekonominin gelişimi için de faydalıdır. Yeşil enerji temelinde yapılan israfları azalttığından dolayı aslında bu atıkları arıtmak için gösterdiğimiz çabayı azaltmış olur. Yenilenebilir enerji yerli üretilebilir olduğundan mevcut olan alanda kendi enerjimizi üretebilme olanağını yakalamış oluruz. Bu da dışarıdan ithalat ile temin edilen petrol, gaz gibi enerji kaynaklarına olan bağımlılığı ortadan kaldırmış olur. Yenilenebilir enerjinin geliştirilmesi, aynı zamanda beraberinde imalat, inşaat, işletme ve bakım gibi sektörlerde birçok yeni iş kolunu yaratır.
 
Şirketler rekabet avantajı yakalayabilmek için yeşil enerjiye yöneliyor. Aslında yeşil enerji onlar için bir referans göstergesi.  Gelirleri 100 milyon dolar veya daha fazla olan 240 şirkette yapılan bir ankette, %85'i üç yıl içinde karbon azalımı için harekete geçmeyi planladıklarını söyledi. Bu şirketlerin yeşil enerjiye olan farkındalıklarının oldukça yüksek olduğunun göstergesi.
 

 

Yeni Bir Enerji Ekonomisine Geçiş


Yeni bir enerji ekonomisi hayalinin gerçekleştirebilmesi için birçok engelin üstesinden gelinmesi gerekiyor. Bunların çoğu teknik gereklilikler olduğunun farkındayız. Ancak bazı girişimlerin de şirketlerden ve politikalarından yana gelmesi gerekiyor. Var olan mevcut düzenin ötesine geçmeli ve kültürümüzde yeşil ve temiz enerjiyi empoze etmeliyiz. Çin’i ele alırsak, küresel pillerin üretimine kendisi egemendir. Ancak enerji tedariğinin %66'sı kömür yakıtlıdır. Çin pillerini kullanan evlerin, yağ yakan motorların değiştirilmesinden edilen tasarruftan çok daha fazla karbondioksit oluşturduğu söyleniyor. 30 yıl boyunca, 1 milyon dolarlık güneş ve rüzgâr çiftlikleri sırasıyla 40 milyon ve 55 milyon kWh üretiyor. Kaya kuyularına ise yapılan eşit bir yatırım, 30 yılda 300 milyon kWh düzeyinde doğal gaz üretiyor. Dolayısıyla, teknolojik gelişme için çok fazla alan var.
 
Manhattan Enstitüsü tarafından hazırlanan bir raporda, katılımcı şirketlerin %80'inin yeşil enerji uygulamalarını benimsemek için iki yıllık bir planı olduğu tespit edildi. Ancak sadece %23'ünün yakın gelecekte talep yanıtlama stratejileri veya planları olduğu görülmüştür.
 
Schneider Electric'in raporuna göre, çoğu kuruluş “merkezi olmayan, karbondan arındırılmış ve sayısallaştırılmış bir gelecek” için hazır olduklarını düşünüyor ve çoğu enerji ve sürdürülebilirlik programları hakkında önemli kararlarını ertelemiyor.
 

 

Dünyanın ilk En Büyük Yenilebilir Enerji Kaynağı
 
 

Enerjinin Geleceği


Günümüzde startupları, yeni süper güçler gibi düşünebiliriz. Bu sebep ile yeşil enerjiye giden yolda bu girişimciler ile birlikte yönelmeliyiz. Çünkü yatırımcıların yeşil enerjiye gösterdiği ilginin büyük kısmı bu şirketlerden kaynaklanmaktadır. Umarız bu eğilim devam eder ve desteklenir.
 
Tesla Gigafactory tarafından her yıl üretilen piller şu anda ABD'nin yıllık elektrik talebinin üç dakikasını depolayabiliyor. 300 kiloluk bir varil tarafından sağlanabilecek enerjinin depolanması 20.000 kilo Tesla pil gerektirir. Bunun ile birlikte Tesla gibi şirketlerin gösterdiği ilgi, birçok yatırımcı ve girişimci kapitalist enerji şirketlerini dikkate almasına yol açtı. Bu değişim, enerji depolama tesisleri ve yapay zekâ destekli mikro şebekeler gibi birçok yenilikçi enerji çözümünün ortaya çıkmasına neden oldu. Yeşil ekonomiye yolculuk hala uzun. Bireyler yeşil enerjiyi benimsemeye başlarken, şirketlerin sonunda aynı yolu izlemeleri kaçınılmaz.
 

 

Temiz Enerji Yatırımı 2018 Yılında 332.1 Milyar Dolar

 
Sonuç olarak bunu yapmaya başlıyoruz çünkü doğru olan bu. Bunu yapmaya başlıyoruz çünkü herkes yapıyor, ya da yapılması gerektiği için yapmaya başlıyoruz. Yine de bir noktada yeşil enerjiye doğru ilerliyoruz. Çok geçmeden bu hareket hızlanacaktır. Gelişen değişiklik çevresel kaygılardan kaynaklanmayacak ve ekonomi tarafından yönlendirilecektir.
 

 


Yazar: Zahide KAPLAN 

KAYNAK:

► interestingengineering

Aktif etkinlik bulunmamaktadır.
ANKET
Endüstri 4.0 için En Hazır Sektör Hangisidir

Sonuçlar