elektrik port üyelik servisleri elektrik port üyelik servisleri

Kış Aylarında Neden Daha Fazla Soğuk Algınlığına Yakalanırız? |
Siemens

Sonbaharla birlikte havalar soğumaya başladığında, soğuk algınlığı ve grip vakalarında ciddi bir artış görülür. Salgın hastalıklarda, ilk önce soğuk havaları, yağmurlu günleri ve etrafımızdaki hasta insanları sorumlu tutarız. Bununla birlikte, altta yatan esas neden, iç mekân havalandırması ve iklimlendirmesi ile doğrudan ilgilidir ki bu da kontrol edebileceğimiz bir mekanizmadır.



A- A+
25.03.2019 tarihli yazı 2026 kez okunmuştur.
ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi'ne (CDC) göre, grip olarak bilinen soğuk algınlığı, çocukların okulu bırakmasının ve yetişkinlerin her yıl birkaç gün işini kaçırmasının ana nedenidir. Her kış nüfusun yüzde 5-yüzde 15'ini etkilemektedir.

Geleneksel inançlara göre insanlar vitamin eksikliğinden üşüdüklerini düşünürler. Vitaminlerin vücudumuzda doğrudan güçlü bir etkiye sahip olduğu bilinmektedir. Bununla birlikte, son klinik araştırmalar, vitamin dozunun arttırılmasının grip direncini önemli ölçüde etkilemediğini göstermektedir.

 
 

Sıkça duyulan bir inanış ise, soğuk mevsimlerde iç mekanlarda önemli ölçüde daha fazla zaman harcadığımız ve enfeksiyonlara daha çok maruz kaldığımızdır. Evler, ofisler, süpermarketler, toplu taşımalar vb. gibi kalabalık yerlerde virüs taşıyan insanlarla daha yakın temaslar kurabiliyoruz. Soğuk havalarda bu virüsler iç mekanlarda daha hızlı yayılıyor. Peki burada gerçekten neler oluyor?
 


Kuru Hava Koşulları Grip Virüsü için İdeal Bir Ortam Oluşturuyor


Öksürme ve hapşırma, virüs dolu damlacıklarla bir aerosol oluşturur. Nemli havalarda bu damlacıklar havada asılı duran su damlacıklarıyla birleşerek ağırlaşırlar ve yere düşerler. Fakat kuru havalarda virüs taşıyan bu damlacıklar daha küçük damlacıklara parçalanırlar ve günlerce havada asılı kalabilirler. Kuru hava, virüs damlacıklarını havada yayılma hızını artırır ve virüslerin uzun süre etkin kalmasını sağlar.
 

İdeal İç Mekân İklimlendirme Koşulları ve Siemens Symaro Sensör Ailesi


Soğuk havalarda dış ortam nemi oldukça düşüktür. Isıtma sistemleri ortam nemini biraz daha düşürerek havayı kurutur ve günün sonunda virüslerin rahatlıkla yayılabileceği bir ortam oluşur.

Kış aylarında bağıl nem (RH) yüzde 30’lara kadar düşerken, yaz aylarında yüzde 70 mertebelerine ulaşır. Bağıl Nemi yüzde 40 – yüzde 60 arasında kontrol etmek virüslerin yayılmasını ve soğuk algınlığını yüzde 70 oranında azaltmaktadır.

 
Doğru bir kontrol yapmak için öncelikle doğru bir ölçüm yapmak gerekir. Siemens  Symaro sensör ailesi sağlıklı ve verimli bir iç ortam iklimlendirmesi için size doğru sonuçlar verir. Symaro Sensörler son derece doğru ve hızlı bir şekilde ölçüm yaparak verileri iletir, tüm HVAC tesisinin kesin ve dolayısıyla enerji ve maliyet açısından verimli kontrolü için en uygun temeli oluştururlar. Entegre test fonksiyonu ve farklı uygulamalar için çok yönlü multi-sensörler gibi yeniliklerle Symaro sensörleri geleceğe yönelik güvenli bir yatırımdır. Ve onlarca yıldan beri rafine edilmiş bir kurulum konsepti sayesinde, hızlı bir şekilde kurulabilir ve devreye alınabilir-böylece yatırımınız en baştan kendini geri ödemeye başlar.
 


Uzun Ömürlü Robust Sensörler


Enerji optimizasyonu kontrol konseptlerine göre, Symaro nem sensörleri hatasız bir şekilde yıllarca doğru ölçümü kritik operasyonlarda bile garanti eder. Kapasitif ölçüm elemanı sayesinde, bakım gerektirmeden yüksek hassasiyetle uzun dönem stabil ölçümler gerçekleştirir. Sensörler tozdan ve birçok kimyasal malzemeden etkilenmezler. Symaro portföyü; ilaç, gıda, kağıt ve temiz oda HVAC uygulamalarının ihtiyaç duyduğu FDA ve GMP uyumlu nem sensörlerini de barındırır. Kalibre edilebilen ve kalibrasyon sertifikalı ürünler mevcuttur. Symaro, CE, UL, C-Tick ve ROHS gibi tüm uluslararası standartlara uygundur.
 
 
Kaynak: