elektrik port üyelik servisleri elektrik port üyelik servisleri

Siemens Finansal Hizmetler’den Sağlık Sektöründe Fon Kullanımı, Altyapı ve Yetenek Konularında Baskı Azaltacak Araştırma

Siemens Finansal Hizmetler (SFS), sağlık hizmeti talep ve kaynaklarını, mevcut hasta sonuçlarıyla karşılaştırarak küresel bir araştırmaya imza attı. ‘Sağlık Değer Göstergesi’ adıyla yürütülen çalışmada birçok resmi veri kaynağından faydalanıldı ve sağlık uzmanlarıyla iş birliği yapıldı. Finansman, hizmet anlayışı ve dijitalleşmeyi öne plana çıkaran araştırmanın sağlık sektörü üzerindeki baskıyı azaltması bekleniyor.



A- A+
13.12.2018 tarihli yazı 951 kez okunmuştur.

Sağlık Değer Göstergesi Sektöre Yön Veriyor


Siemens Finansal Hizmetler (SFS), dünyanın dört bir yanında hizmet veren sağlık sistemlerinin üzerindeki baskıları, elde edilen hasta sonuçlarını ve sağlık sisteminin sağladığı ‘değeri’ mercek altına alan yeni bir araştırma yayımladı. Araştırmada özel sektöre yönelik finansman yöntemlerinin, gelişmiş ekipman ve teknoloji açısından ne gibi avantajlar sunabileceği gözler önüne serildi. Öte yandan sağlık dönüşümü girişimleri için muaf tutulan, acil ve operasyonel ekipman alımındaki ‘dondurulmuş’ sermaye de araştırma kapsamında yer aldı.
 

Sağlık Değer Göstergesi’nde sektörün yüzleşmek zorunda kaldığı baskılar; fon kullanımı, altyapı ve yetenekler olarak üç ayrı kategoride değerlendirildi. Araştırmaya göre, Avrupa ve ABD gibi köklü sağlık sistemleri, özellikle finansal açıdan ciddi bir baskı altında. Türkiye, Rusya, Çin ve Hindistan gibi gelişen sağlık sistemleri ise giderek artan beklenti ve talepleri karşılayabilmek için ciddi çaba harcıyor.
 

Teknolojik Yatırımlar Zorlaşıyor

Araştırmayla hastalıklar, hasta sonuçları ve sağ kalım oranları, resmi yaşam kalitesi ölçümleri açısından değerlendirildi. Buna göre son teknoloji ekipmanlara sahip olmak bir ülkenin ‘Sağlık Değer Göstergesi’ni olumlu etkiliyor. Örneğin bir sağlık sistemi iyi kaynaklara sahipse baskı oranı düşük oluyor. Bu sayede iyi sonuçlar elde ederek yüksek puanla değerlendiriliyor. Bütçe nedeniyle yaşanan sıkıntılar, teknolojik yatırımları zorlaştırıyor ve değer göstergesini olumsuz etkiliyor.


Teknoloji ve Dijitalizasyon
 
Gelişmiş teknoloji, klinik ve bakım becerilerini optimize ederek sağlık sistemleri üzerindeki baskıyı hafifleten önemli bir etken olarak öne çıkıyor. Dijitalizasyon sayesinde dengelenen maliyetler, çalışmada yer alan tüm ülkeler için büyük önem teşkil ediyor. SFS araştırması, önemli ekipman ve teknoloji yatırımlarından muaf tutulabilecek ve acil işletme finansman ihtiyaçlarına uygulanabilecek finans hacimlerini de değerlendiriyor. Araştırma ile teknolojik altyapı ve ekipman alımında yetersiz kalan ‘donmuş’ sermayeyi ortaya çıkarabilecek özel finansman hacmi dünya geneli baz alınarak inceleniyor. Bu sayede hizmet anlayışını değiştirmek ve dijitalleşmeyi benimsemek için yeni yollar arayan sağlık kuruluşlarının üzerindeki baskının hafifletilmesi hedefleniyor. 
 

‘Özel Finansman Yöntemleri Mevcut’
 

Siemens Finansal Kiralama A.Ş. Satış ve Pazarlama Müdürü Selçuk Acılıoğlu, Sağlık Değer Göstergesi ile ilgili şu değerlendirmeleri yaptı: “Sağlık kuruluşları tarafından sağlık teknolojilerini geliştirmek ve sağlık hizmeti dönüşümünü desteklemek için kullanılan bir dizi özel finansman yöntemi mevcut. Kullandıkça ödeme yöntemi, varlığa dayalı kredilendirme ve buna benzer yöntemler tek bir ekipmanın satın alınmasından yeni bir sağlık tesisinin finanse edilmesine kadar oldukça geniş bir ihtiyaç yelpazesini kapsıyor. Sağlık kuruluşları bu sayede kaynaklar üzerindeki baskıyı hafifleterek hasta sonuçlarını en üst düzeye çekebiliyor. Dolayısıyla sağlık sisteminden kazanılan değeri geliştirmek için kullanılacak sermayeyi serbest bırakabiliyor.”
 


Siemens Financial Services modeli, araştırmaya dahil edilen tüm ülkelerde düzenli bir şekilde toplanan resmi veri setlerini kullanır. Bu veri setlerinin toplandığı başlıca kaynaklar arasında şunlar yer alıyor: Dünya Sağlık Örgütü (WHO); Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD); Ulusal Sağlık Departmanları; The Lancet; Çin İstatistik Yıllığı; Dünya Bankası; Uluslararası Diyabet Federasyonu; Emergo; Ulusal Ticaret (İhracat) Departmanları; Dünya Kanser Örgütü; Dünya Sağlık Örgütü; COCIR; Sağlık dergileri (çeşitli).  Ağustos ve Eylül 2018 tarihleri arasında on dört ülkeden gelen ve sağlık sektöründe faaliyet gösteren otuz bir üst düzey yönetici, uzman ve yönetim danışmanı ile görüşme yapıldı. Her bir katılımcıdan ulusal sağlık sistemleri üzerindeki “ölçü”ye dahil edilmesi gereken faktörler hakkında tavsiyelerde bulunulması ve hangi faktörlerin hasta sonuçları üzerinde en büyük etkiye sahip olduğunu bildirmesi istendi. Bazı faktörlerin sağlık hizmeti anlayışı ve sonuçları üzerinde daha geniş bir etkiye sahip olduğu için bunlar iyi bir “örnek” olarak kabul edilmiştir.
 

Örnek: Yaşam tarzı ve diyet kaynaklı hastalıkların güçlü bir göstergesi olduğu için burada diyabet prevalansı örnek gösterilmiştir. Bu durum kardiyovasküler hastalık, obezite, karaciğer ve böbrek hastalıkları gibi benzeri hastalıklar için de geçerlidir. Kaynak basınç modelinde sadece erken tanı ve önleme konusunda kritik bir öneme sahip olduğu için değil, bütün olarak tıbbi cihazlara yapılan yatırımın toplam hacmi ve karmaşıklığı açısında da güçlü bir örnek teşkil ettiğinden tanısal görüntüleme teknolojisinin yoğunluğu tercih edildi. Anket katılımcıları sadece bu modelin arkasında yatan faktörler hakkında değil, geçerli ülkeler arasında var olan verilerin tutarlılığı ve kalitesi konusunda da birçok tavsiyede bulundu.
 

Siemens Türkiye hakkında: 


1847 yılında Werner von Siemens tarafından Almanya’da temelleri atılan Siemens, Türkiye’de 162 yıldır faaliyet göstermektedir. Siemens Türkiye, teknolojiye olan tutkusu ve köklü birikimiyle; enerji, altyapı, elektrifikasyon, otomasyon, dijitalizasyon ve sağlık sektörlerine öncülük eden çalışmalara imza atmaktadır. 3 binden fazla çalışanı bulunan Siemens Türkiye, dolaylı olarak ise 40 bin kişiye istihdam sağlamaktadır. Siemens Türkiye’de kadın çalışan oranı %24,5'dir. Siemens Türkiye, ülke ekonomisine, doğrudan, dolaylı ve teşvik edilen olmak üzere yılda 3,2 milyar TL tutarında katkı sağlamaktadır. (PriceWaterhouse Coopers 2016 Raporu)
Merkezi İstanbul Kartal’da bulunan Siemens Türkiye, Ankara, İzmir, Adana ve Bursa’daki ofisleri, Gebze’deki Entegre Üretim Tesisleri ve Ankara ODTÜ’de yer alan Teknokent ofisleri ile hizmet vermektedir.
 
 

Siemens hakkında:


Siemens AG (Berlin ve Münih), 171 yıldır mühendislikte mükemmellik, inovasyon, kalite ve güvenilirlik yönleriyle öne çıkan uluslararası bir teknoloji şirketidir. Dünya çapında faaliyet gösteren şirket, elektrifikasyon, otomasyon ve dijitalizasyon alanlarına odaklanmaktadır. Enerji ve kaynakları  verimli kullanan teknolojileri ile dünyanın en büyük üreticilerinden biri olan Siemens, verimli enerji üretimi ve enerji iletimi çözümleri tedarikinde lider konumda bulunmaktadır. Siemens ayrıca altyapı çözümleriyle endüstri için otomasyon, sürücü ve yazılım çözümlerinde öncülük etmektedir.
Şirket, bunun yanında önemli tıbbi görüntüleme sistemleri (bilgisayarlı tomografi, manyetik rezonans vb.) tedarikçilerindendir ve laboratuvar diagnostiği ile birlikte klinik IT alanlarında da lider konumdadır. 
30 Eylül 2017 tarihinde sona eren 2017 mali yılında şirketin elde ettiği toplam cirosu 83 milyar Euro, net kârı ise 6,2 milyar Euro’dur. Eylül 2017 sonu itibariyle Siemens'in dünya genelindeki toplam çalışan sayısı yaklaşık 372 bindir. Ayrıntılı bilgi için www.siemens.com adresini ziyaret edebilirsiniz.

Kaynak: