elektrik port üyelik servisleri elektrik port üyelik servisleri

Ateş Makine Yedek Parça Sanayi |
Firma Sahibi Ruşen Ateş

Ateş Makine ve Yedek Parça San. ve Tic. Ltd. Şti. bir çok sektördeki köklü sanayi ve yan sanayi firmalarına tedarikçi olarak hizmet sunan fason bir üretimci. İşin enteresan tarafı ise firma sahibinin psikoloji mezunu olması. Elektrikport ekibi olarak firma sahibi Ruşen Ateş ile sektör hakkında yaptığımız bu keyifli röportajı siz okurlarımıza sunuyoruz.



A- A+
05.01.2015 tarihli yazı 3235 kez okunmuştur.

Ruşen Bey öncelikle bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?

Ben 1984 yılı İstanbul Üniversitesi Psikoloji bölümü mezunuyum. İşin en ilginç tarafı o tabi. Bu seçimi bilerek yapmadım. Askerden sonra 1986 yılında inşaat ürünleri üreten bir fabrikada işe başladım. Oradan ayrıldıktan sonra da hep demirle ilgili sektörlerde çalıştım. Bu atölye de demir satışından tanıdığım bir atölyeydi. 2002 yılında buranın kapanacağını duydum, kapanmadan ben alıp işletmeye başladım. Dolayısıyla kendi işletmemizin sahibi olduk. 2002 yılında burada yedi makine ve dört personel vardı. Yaklaşık on üç yıl içerisinde CNC ve mekanik makinelerle birlikte toplam makine sayımızı yaklaşık 60-65 makineye, Çalışan sayımızı ise 40’ın üzerine çıkardık. 


Resim 1 : Elektrikport editörlerimizden Önder Eğer firma sahibi Ruşen Ateş ile sektöre dair röportaj yaparken

 

İmalata ne zaman başladınız? İşlediğiniz malzemeler genelde nelerdir?

Firmanın biz satın almadan önce 12 yıllık, biz işletmeye başladıktan sonra ise 13 yıllık bir tarihi var. İmalata 2002 yılında başladık. 1300 m²’lik bir alan üzerine kurulu olan işletmemizde otomat çelik, pirinç, paslanmaz polyamid, alüminyum ve özel imalat çelikleri işliyoruz.
 


İlginizi Çekebilir: Üniversite Kulüp Röportajları - YTÜ IEEE
 

Genelde hangi sektörlere yönelik üretim yapmaktasınız?

Otomotiv sektörü, pencere ve kapı aksesuarları, amörtisör firmaları, beyaz eşya, mobilya imalatı, elektrik-elektronik, vitrifiye gibi sektörlere yönelik üretimlerimiz var. 


Resim 2 : Otomotiv yedek parça ürünleri
 

Özellikle otomotiv sektörüne yönelik karlılığı yüksek, piyasa arzı yüksek, kaliteli malzeme üretimi düşündünüz mü?

Biz her zaman kendimize ait bir ürün yapalım diye düşündük ama olmadı. Çünkü herhangi bir vitrine konup satacak bir ürünü yani otomotiv sektöründen mobilya sektörüne kadar herkese satabileceğimiz bir parçayı üretebilmek için kendi iş kolumuz dışında zamak enjeksiyon, plastik enjeksiyon gibi sektörlerle de ilgili çalışılması gerekiyor.Ya onları kendi bünyenize alacaksınız ya da gidip onları fason yaptıracaksınız. Şuan çok fazla yeni şey icat edecek durumda olmadığımız için piyasa koşularında da fiyatlar çok düşük olduğu için yeterli göremedik. Yatırım maliyeti çok fazla. Yeni kalıplar yaptıracaksınız yeni makineler alacaksınız vb.

Pirinç ve zamak bileşimi nasıldır? Yani çinko, bakır, alüminyum, kalay gibi malzemelerden hangi miktarlarda oluşmaktadır? 

Zamak; çinkoya bakır ve alüminyum eklenmesiyle oluşan alaşımların genel adı. Tam olarak hangi malzemeden ne kadar içerdiğini söyleyemeyeceğim, bu daha çok malzemecilerin işi. Seri üretime uygunluğu nedeniyle otomotiv yedek parçaları, yapı sektörü malzemeleri, beyaz eşya parçaları gibi ürünlerin üretiminde kullanıldığını söyleyebilirim. Ayrıca iyi mekanik özellikleri ve kalıp tasarımında kullanışlı olmaları nedeniyle alternatiflerine göre daha az malzeme tüketmelerine rağmen aynı verimi veriyorlar ve uzun vadede işletmeciye büyük kar sağlıyorlar. En önemli özelliğinin ise zehirli gaz salınımına sebep olmadıkları için diğer malzemelere göre çevreye daha az zarar vermeleri olduğu kanısındayım. Pirinç de zamak gibi bir alaşım çeşidi o da bakıra çinko eklenmesiyle elde ediliyor. İçinde kalay, kurşun, alüminyum, nikel gibi malzemeler de bulanabiliyor. Görünüm olarak zamakla birbirine benziyorlar ama pirinç zamağa göre daha dayanıklı, çünkü zamak zamanla hava ile etkileşime giriyor. Ama dediğim gibi bu konuda daha doğru bilgi verecek olan malzeme mühendisleridir.



Resim 3 : Amörtisör iç takım pirinç malzemeleri
 
 

Ar-ge çalışmalarınız var mı?

Fason çalıştığımız için müşterilerimizin istediği doğrultuda hareket ediyoruz. Dolayısıyla kendi üretimimiz olmadığı için ona yönelik bir ar-ge çalışmamız yok.
 

Kullandığınız makineler nelerdir? Yerli malı mıdır, ithal midir?

Makinelerin hemen hemen tamamı ithal. Mekanik makinelerimiz ve CNC tezgahlarımız var. Bunlar da genelde Alman ve İtalyan üretimi. Yerli üretim olarak sadece matkap kullanıyoruz. 
 

Elektrik kesintileri üretiminizde sıkıntı yaratmakta mıdır?

Eskiye göre elektriklerin kesilmesi çok nadir oluyor. Kesilse bile bir trafo patlamasından oluyor ya da bir kablo değişiminden, onun dışında çok fazla bir sıkıntımız yok. 



Resim 4 : Atölyedeki CNC Makineleri
 
 

Kaç kişi istihdam etmektesiniz? Firmanızda elektrik-elektronik mühendisi var mı?

40 kişi istihdam ediyoruz. Elektrik-elektronik mühendisi olarak çalışan bir personelimiz var.
 

Yetişmiş kalifiye eleman bulmakta zorlanıyor musunuz?

Çok fazla zorlanıyoruz. Çünkü bu sektör çıraklıktan gelip ustalaşmaya yönelik bir sektör. Bunun okulu da yok, eğitimini veren bir yer de yok. Ancak torna tesviye gibi yerler var ama bizim sektörümüzde torna tesviyenin yapacağı çok fazla bir şey yok. Yani bu sektör işin içinde savaşılarak öğrenilen bir sektör.



Resim 5 : Atölyedeki  Otomat Tezgahları
 

Psikoloji bölümü mezunu olmanızın çalıştığınız sektör açısından avantajı veya dezavantajı var mı?

Aslında biraz kişinin kendisiyle alakalı bir durum.  Şu anki durumda öyle çok büyük bir fark oluşturduğunu söyleyemem. Psikoloji okurken yaptığım seçimin yanlış olduğunu farkettiğimde ilgi duyduğum sektörlerle ilgili bilgi sahibi olmaya çalıştım. Başlarda belki çalıştığım sektörün okuduğum bölümle ilgisi olmadığı için biraz zorluk yaşadım.  Fakat bir işi ne kadar severek yapıyorsanız kendinizi o konuda geliştirmeniz de o derece hızlı olacaktır. Bilgiye ulaşmanın bu kadar kolay olduğu bir çağda iş tamamen sizin neyi istediğinize kalır. Siz tam olarak ne istediğinizi keşfettiğinizde onun üzerine gittiğinizde yapamayacağınız iş yok. Psikoloji mezunu olup bu sektörde çalışsanız bile. Nitekim psikoloji de insan davranışlarını inceleyen ve insanların yaşadığı problemlerin sebebini sorgulayan bir dal. Bu da iş ilişkilerinde sizin açınızdan avantajlı bir durum oluşturabiliyor. İnsanların ne istediğini anlayıp ona göre cevap verebiliyorsunuz. Mesela bir toplantı sırasında insanların zihninin başka şeylerle meşgul olup olmadığını, karşı tarafı dinleyip dinlemediğini ya da daha çok karşı tarafa ne cavap vereceğini düşünmeye çalıştığını gözlemleyebiliyorsunuz. Bu gibi gözlemler önemli. İnsanlar birbirlerini dikkatli bir şekilde dinlemedikleri zaman çevreleriyle ve diğer insanlarla iletişim kurmaları zorlaşır. Karşı tarafın ne dediğini kavramadan dinlersek karışıklıklar ortaya çıkar, bu da yeni fikirler üretmeyi engeller. Belki başkalarına göre önemsiz olan bu iletişim aksaklıkları, şirketlerde büyümeyi bile engelleyebilir. 
 

Son olarak öğrencilere tavsiyeniz ne olur?

Önceden de söylediğim gibi çıraklıktan yetişmeyle yapılan bir iş olduğu için bu işi anlamayan birinin sonradan idarecilik, yöneticilik veya iş tercihi yapması çok zor. Belki sadece elektronik ve makine bilgisiyle işe girmek mümkün olabilir. Orada da program yazabilen, materyalleri tanıma becerileri olan birisi belki bu işi yapabilir. İşe sahip olmadan o iş hakkında fikir sahibi olmalılar, o fikir doğrultusunda da hangi sektöre  geçmeleri gerektiğini veya kendilerine yatkın olan işi bulmaları gerekiyor. O yatkınlık yoksa bak bu sektörde iyi para var, falanca iyi para kazanıyor diye düşünüp ben de bunu yapabilirim gibi bir durum olmamalı. Lisedeki öğrenciler tercih edecekleri üniversite kadar bölüm tercihini de dikkate almalılar. Sonradan pişman olmamak için ne istediklerini keşfedip ona göre seçim yapmalılar. Üniversite öğrencileri ise çalışmak istedikleri sektörü okudukları dönemde belirlemeliler. Teknik geziler ve stajlar bu açıdan önemli.

ANKET
Endüstri 4.0 için En Hazır Sektör Hangisidir

Sonuçlar
Aktif etkinlik bulunmamaktadır.