elektrik port üyelik servisleri elektrik port üyelik servisleri

Tasarım Dehası |
James DYSON

Her ürün üretime geçmeden önce yapılan ilk iş o ürünü tasarlamaktır. Tasarım ürünün ilk adımıdır. Günlük hayatımızda kullandığımız ürünler neredeyse hep aynı tasarıma sahiptir ve bu bize ilk adıma yeterince değer verilmediğini gösterir. Peki tasarımı farklı olan ürünler nasıl bir fark yaratır sizce? Bu soruya çok farklı açılardan bakılabilir ama eğer bir üretici iseniz satış rakamlarınız size farkı açıklar.



A- A+
24.10.2012 tarihli yazı 10739 kez okunmuştur.
James Dyson’ın  tasarladığı ürünler tüm dünyada üç milyar Sterlin’den fazla satış gerçekleştirmiştir. Dyson markalı ilk ürün 1993 yılında üretilmiş ve sadece 20 yıldan az bir sürede bu satış rakamlarına ulaşmayı başarmıştır. Bu ürün 1901 yılından beri kullanılan neredeyse tüm ev elektroniği markaları tarafından rahatlıkla üretilebilen bir elektrikli süpürge makinesidir. Üç milyar Sterlin ve süpürge makinesini yan yana koyduğumuzda bu size garip gelebilir ama dünyanın en iyi tasarımcısının ismini bunlara eklersek Dyson markası ortaya çıkmış oluyor.

James Dyson, 1947 yılında İngiltere’nin Norfolk şehrinde doğmuştur. Hayatını hep fark yaratarak yaşamaya çalışmış ve her zaman inatçı bir insan olmuştur. 1966-1970 yılları arasında Royal College of Arts’ta mobilya tasarımcılığı ve iç tasarım okumuştur.

 

Henüz mezun olmadan 1970 yılında yüksek hızda bir çıkartma gemisi olan Sea Truck'ı (Deniz Kamyonu) tasarlamış ve 500 milyon sterlinden fazla satış yapmıştır. 





Dyson için tasarım,bir eşyanın nasıl göründüğü değil ne işe yaradığıdır. Tasarım, işlevden yola çıkmalıdır. Bu sebeple işlevini yerine getiremeyen bir ürün yeterince iyi tasarlanmamıştır. 1978 yılında çamura saplanmış bir el arabasından ilham alarak , el arabasını yeniden tasarlamış ve Ballbarrow (toplu el arabası) doğmuştur.




Ballbarrow, bir tekerlek yerine şişme bir top, sarsılmazlığı sağlayan kısa ve kalın bir ayak, paslanmayan ve duvarlara zarar vermeyen plastikten oluşan bir el arabasıydı. Ballbarrow’un tasarımında ki ince ayrıntılar (topun bir tekerlekten daha işlevsel olması ve dengeyi sağlaması) yüksek satış rakamlarına rahatlıkla ulaşmasını sağladı. Ancak ballbarrow’un üretimi sırasında yaşanan aksaklık tüm üretimin yavaşlamasına sebep oldu. Dyson, yaşanan gecikmenin sebebini araştırırken imalat yerindeki boya bölümündeki hava filtresinin toz parçacıklarıyla tıkandığını ve bu yüzden boya işinin daha fazla zaman aldığını fark etti. Bu yüzden endüstriyel bir siklon kulesi inşa ederek merkezkaç kuvvetini yerçekimi gücünün 100.000 katına arttırarak toz parçacıklarını havadan uzaklaştırdı. Aynı fikrin bir elektrik süpürgesinde işe yarayıp yaramayacağını merak eden Dyson, işe koyuldu. 5 yıl ve 5127 prototipten sonra dünyanın ilk torbasız elektrikli süpürgesini yarattı.

 


Bu devrim niteliğindeki buluşunu endüstri devleriyle paylaşan Dyson beklemediği bir sonuçla karşılaştı.  Dünyada yılda 500 milyon dolarlık bir değere sahip toz torbası piyasasından kazanılan geliri kaybetmeyi hiçbir patron istemiyordu. 1980'li yılların ortalarında Dyson büyük borç içindeydi. Bu yüzden Dyson torbasız elektrik süpürgesinin patent haklarını ilk olarak küçük bir Japon firmasına sattı. G Force adı ile üretilen süpürge, 1991 Japonya Uluslararası Tasarım Fuarı ödülünü kazandı. Japonlar G Force’ un çalışmasından o kadar etkilendiler ki, bu bir statü simgesi haline geldi ve tanesi 2000$’a satılmaya başlandı.



 
Japon lisansından gelen parayı kullanan Dyson, İngiltere’de kendi ismini taşıyan yeni bir model üretmeye karar verdi. Haziran 1993’de kendi evine pek uzak olmayan Wiltshire’da kendi araştırma merkezi ve fabrikasını açarak, daha ince toz parçacıklarını toplayan (sigara dumanı gibi mikroskobik parçacıkarı dahil) bir makine geliştirdi. Sonuç sürekli emiş sağlayan ürün gamının ilki, DC01 oldu.




Sonraki yıllarda Dyson ve ekibi, Dyson Root Cyclone Sistemi olarak adlandırdıkları teknolojiyi geliştirdiler. Geleneksel torbanın yerini, tozla tıkanmayan ikili siklon odacığı aldı. Dyson’ın dış siklonu büyük toz ve kir parçacılarını havadan ayrıştırdıktan sonra, içteki siklon havayı daha da hızlandırarak gözle görülmeyen ve sağlığı tehdit eden parçacıkları hapsetmeyi başardı. James Dyson, insanların satın alabileceği bir fiyata, daha iyi bir ürün yapılabileceğini ispatladı. Bunun sonucu olarak Dyson Root Cyclone, Batı Avrupa’nın en çok satan elektrikli süpürgesi oldu.




Dyson’ın son tasarımı ise ‘pervanesi olmayan vantilatör’. Nasıl böyle bir tasarım olur diye düşünmeyin Dyson’ın hayata farklı baktığını söylemiştik. Air Multiplier (Hava çoğaltıcı) adlı tasarım pervaneleri olmadan da tıpkı diğer vantilatörler gibi güçlü ve soğutucu etki yaratabiliyor. Aslında gizli kanatları var ancak bunlar cihazın iç kısmında saklı. Hava çoğaltıcı, çevresindeki havayı haznesine çekerek, yaratılan hava akımının gücünü 15 katına çıkarıyor ve çoğaltılan havayı dairesel bölümden dışarı üflüyor. Çıkan hava akımının, normal fanlar tarafından üretilenden daha yumuşak ve ferahlatıcı olduğu için sizi rahatsız etmiyor. Air Multiplier bu özellikleriyle kısa bir süre içerisinde yüksek satış rakamlarına ulaştı bile.





Eğer bir ürün için “Ben bundan daha iyisini tasarlardım!” diye düşünürsünüz, Dyson gibi bir an önce harekete geçmelisiniz. Kimbilir belki yıllardır kullandığınız ürünün sizin bakış açınıza ihtiyacı vardır.
Orçun ŞEN Orçun ŞEN Yazar Hakkında Tüm yazıları Mesaj gönder Yazdır



ANKET
Endüstri 4.0 için En Hazır Sektör Hangisidir

Sonuçlar