elektrik port üyelik servisleri elektrik port üyelik servisleri

Yol ve Sokak Aydınlatmasında Yükselen Trendler

Dış aydınlatma uygulamalarında kullanılan deşarj lambalarının liderliğini günümüzde LED ışık kaynakları hızla ele geçiriyor. Peki, LED’ler sadece yeni bir ışık kaynağı mı, yoksa teknolojideki bu dönüşüm beraberinde başka sonuçları da getirecek mi?



A- A+
18.08.2014 tarihli yazı 2856 kez okunmuştur.
Misyon; Enerji Verimliliği, LED Teknolojisi ise Bu Hedefe Götürecek Araç

Kamusal alanları aydınlatma, belediye veya kamu idaresinin genel enerji tüketiminin önemli bir kısmını oluşturuyor. Kullanılmakta olan aydınlatma sistemlerinin yüksek bir oranı da artık etkin ömürlerinin sonuna yaklaştılar. Bazı ülkelerde, halen yetersiz aydınlatma seviyeleri sunan ve cıva gibi zararlı maddeler içeren ışık kaynakları ile donatılmış birçok aydınlatma armatürünün var olduğunu görüyoruz.
 
LED’li yol aydınlatma armatürleri teknolojisi; optimize edilmiş termal ve fotometrik performansları ve farklı aydınlık düzeyi gereksinimlerine çözüm sunabilen otomasyon sistemi entegrasyonu sayesinde uygulamaya ve değişim yapılması plananan ışık kaynağına bağlı olarak enerji tüketimini %50 ile %80 arasında azaltabilir.
 


Daha İyi Görsel Performans için "Beyaz" Işık

LED’lerde beyaz ışık genel olarak üç renk sıcaklığında (sıcak-nötr-soğuk) sunuluyor. En fazla kullanılan sıcak beyaz (3000K) ve nötr beyaz (4000K) aralığındaki boşluk ise her geçen gün giderek azalıyor. Böylece hem görsel konfor hem de teknik performans sunabilen bir ışık kaynağı ortaya çıkıyor. LED ışık kaynaklarının deşarj  lambalara göre; çok daha yüksek renksel geri verim özelliği ile gözardı edilemez derecede iyileştirilmiş bir görüntü ortaya çıkıyor. Bu özelliğin diğer bir sonucu ise, standardizasyon kurumlarının belli bir uygulamaya yönelik önerilen aydınlık düzeyi değerlerini azaltabilmelerini sağlayabilecek olmasıdır.


Maaliyetleri Sürekli Azalırken Aydınlatma Şiddeti Artıyor

LED’ler üzerinde yıllardır süre gelen gelişmeleri gözlemleyerek yapılmış tahminler Haitz yasası olarak bilinir. Haitz yasası, her 10 yılda paket başına düşen lümen miktarının 20 kat artacağını ve her lümen başına maliyetin 10 kat azalacağını söyler.
 
Bugüne kadar böylesine bir evrim konvansiyonel ışık kaynaklarında bilinmiyordu. Birim maliyetlerinin giderek azalıyor olması hem yeni hem de mevcut aydınlatma sistemlerinin renovasyonu için her tür kamusal aydınlatma uygulamalarında, LED aydınlatmanın geniş boyutta uygulanabilinmesine olanak sağladı.
 
Sadece geleneksel sokak aydınlatması değil, aynı zamanda tünel, cephe, spor, sanayi vs. gibi alanlardaki uygulamaların da hızla LED’li armatürler ile donatıldığını veya yenilendiğini görüyoruz. Bazı Avrupa ülkelerinde yeni uygulamalarda LED penetrasyonu %50-70’lere ulaştıki bu oran bugüne kadar yapılmış olan iyimser tahminlere çok daha erken ulaşıldığını gösteriyor.


Yatırım Maliyeti, Enerji Verimliliği ve Servis Ömrü

LED’ler farklı sürücü akımları ile çalıştırılabilir. Sürücü akımıyla elde edilen ışık akışı ve LED ömrü arasındaki ilişki önemli olup, doğrusal bir ilişki görülmez. Yüksek sürücü akımı ışık akışında artış sağlarken, servis ömründe çok daha belirgin bir azalmaya neden olabilir. Tüketici belirtilen değişkenlerden hangisinden ödün vereceğine karar vermek durumunda kalır. Bu esneklik deşarj lambalarda olmayan bir özelliktir.


LED'in Dijital Dünyasında "Kontrol" Ön Plana Çıkıyor

LED ışık kaynakları elektronik donanım veya sürücülerle çalıştırılır. Bu üniteler LED’ler için sadece uygun sürücü akımını sağlamakla kalmaz, aynı zamanda ünitelere entegre edilebilen kontrol sistemleri sayesinde trafiğin yoğunluğuna göre, zaman dilimi ve hava şartları vs.’ye göre aydınlık düzeyi ayarlanabilir. Sonuç olarak, bu donanımlar sensör ve kamera kullanımı ile konfor ve güvenlik seviyeleri artırırken, elektrik tüketimi de azaltılabilir.
 
Kamu alanlardaki aydınlatma tasarımlarının artık kontrol edilemez, kendi başına çalışan uygulamalar olması gerekmiyor. Uzaktan (kablosuz) yönetim sistemleri ile gerçek zamanlı durum görüntüsü ve raporu alınabilir, ihtiyaca göre aydınlatma senaryoları esnekçe kurulabilir, doğru güç tüketimi ölçümü yapılabilir, bakım programları optimize edilebilir ve yüksek seviye kontrol yazılımları entegre edilebilir. Tüm bunlar “Akıllı Şehirler” konsepti açısından ilk ve en önemli adımlardır.

 

Kaynak:
 (Koen Van Winkel -  Schréder Avrupa Bölgesinden Sorumlu Pazarlama Müdürü)
Ahmet Gökhan Seyrek Ahmet Gökhan Seyrek Yazar Hakkında Tüm yazıları Mesaj gönder Yazdır



ANKET
Endüstri 4.0 için En Hazır Sektör Hangisidir

Sonuçlar