elektrik port üyelik servisleri elektrik port üyelik servisleri

Fatih Sultan Mehmet ve İlimseverliği |
Osmanlı’da Bilim 1.Bölüm

Türk tarihinin en büyük dönüm noktası olan, 3 kıtada hüküm süren cihan imparatorluğu Osmanlı Devleti sadece savaş zaferleriyle değil, eğitime, bilime ve teknolojiye verdiği destekler ve yetiştirdiği bilim adamları sayesinde de uzun süre diğer devletlerin önünde yer almış, takip edilen bir devlet olmuştur. Bu yazımızda bilime büyük önem veren, İstanbul’un fethine damga vuran şahi toplarının çizimini bizzat yapan Fatih Sultan Mehmet’in bilime, kültüre ve eğitime yaptığı katkıları inceliyoruz.



A- A+
29.05.2015 tarihli yazı 17901 kez okunmuştur.
Tarihte Türk devletleri arasında en uzun ömürlü devletlerden biri olan, Türk tarihinin büyük dönem noktası olan ve birikimiyle birlikte yerini Türkiye Cumhuriyeti’ne devreden cihan imparatorluğu Osmanlı Devleti, her ne kadar genellikle tarih derslerinde savaşlarıyla, zaferleriyle, mağlubiyetleriyle anılsa da, cihan imparatorluğu olmasını pozitif bilimler eğitimine, döneminin diğer devletlerine göre daha ileriyi görmesine, gelişmesine ve bilim adamlarına verdiği desteğe de borçludur. Uluslararası alanda tanınan ve eserleri hala dünyanın birçok yerinde referans nitelikte olan bilim adalarının yanı sıra sultanlarıyla da Osmanlı’nın bu alanda öne çıkmasını sağlamıştır. Bu sultan arasında şüphesiz ki en çok dikkat çeken Fatih Sultan Mehmet’tir. Şimdi kısa bir şekilde Sultan Mehmet’in hayatını ve eğitime, bilime verdiği önem, katkı ile birlikte, İstanbul’un fethinde büyük önemi olan, Sultan Mehmet’in bizzat çiziminde bulunduğu şahi toplarını inceleyelim.

 
Fatih Sultan Mehmet’in Eğitim Hayatı

 
Miladi takvime göre 30 Mart 1432’de o zamanki başkent Edirne’de II. Murat’ın oğlu olarak doğan Sultan II. Mehmet, 2 yaşına kadar Edirne’de kalmış, sonrasında önce Amasya daha sonra Manisa – Saruhan’a sancakbeyi olarak gitmiştir. Sultan Mehmet’in bu sancaklarda, “Lala” denilen, şehzadelerin eğitiminde hizmet eden devlet adamları ile birlikte eğitimi başlamıştır. İlk zamanlarda eğitimleri önemsemeyen Sultan Mehmet’in bu durumuna karşı, Sultan Murat o dönemdeki son derece yetkin ve bir o kadar da disiğlinli ve otoriter olan Molla Gürani’yi Sultan Mehmet’in lalası yapmış, hatta anlatılanlara göre Gürani'ye bir değnek vererek, itaatsizlik durumunda kendisine yetki vermiştir.
 
 
 
 
Sultan Mehmet Manisa sarayında Molla Gürani’nin yönetiminde birçok eğitim almıştır. Şehzadelik döneminde, Kuran, hadis fıkıh, tefsir, siyer ve kelam gibi dini eğitimlerin yanı sıra akademik çalışmalar da yapan Sultan Mehmet, matematik, tarih, coğrafya, edebiyat gibi alanlarda eğitimler almış, ateşli silahlar alanına büyük ilgi göstermiş, aynı zamanda önce Arapça ve Farsça, daha sonra Sırpça, Yunanca, Latince gibi batı dillerini de öğrenmiştir. Eski doğu dillerinden ve Yunancadan Arapçaya çevrilen felsefe kitapları okuyan Sultan Mehmet, Antik Yunan dönemi eserlere de ilgi göstermiştir. Sultan Mehmet’in yetişmesinde en büyük pay sahiplerinden biri de Akşemseddin’dir. Akşemseddin, Sultan Mehmet’in hem düşünce dünyasına rehberlik yapmış hem  akıl hocalığı yapmış hem de İstanbul kuşatmasında dahi yanında bulunarak ona her zaman destekte bulunmuştur.
 

Fatih Sultan Mehmet Dönemindeki Eğitim Kurumları

 
Her ne kadar babası ve dedeleri de ilimle meşgul olsalar da, bilimi en çok gözeten sultan Fatih’tir. İstanbul’un fethinden sonra 16 adet medreseyi barındıran ilk büyük külliyeyi inşa etmek Sultan Mehmet’e nasip olmuştur. Fetihten sonra İstanbul’da kurulan ve Fatih külliyesi içinde yer alan Sahn-ı Seman Medresesi, eğitim kurumları arasında en üst düzeyde eğitim veren kurumdu. Sahn-ı Seman Medresesi’nin eğitim sistemi ve ders dağılımı, zamanın en büyük matematikçilerinden olan Ali Kuşçu ve Molla Hüsrev, Mahmut Paşa ile birlikte hazırlanmış, Sultan Mehmet bu sistemi kanunlaştırmıştır. Sahn-ı Seman’da Kur‘an, hadis, kelam, fıkıh, tefsir gibi dini bilimlerden ve fizik, kimya, matematik, astronomi gibi pozitif bilimlerden dersler verilmiştir. Kelime anlamına bakıldığında sahn-ı bölüm, seman sekiz anlamına gelmektedir. Yani medresede 8 bölüm bulunmaktadır ve her bölümde 19 oda bulunur. Bu bölümlerde en fazla iki çocuk kalırdı. Sahn-ı Seman Medresesi şu anki İstanbul Üniversitesi’dir.
 
 
 
 
 ►İlginizi Çekebilir: Cumhuriyet Tarihinde Gelişen Eğitim
 
 
Sahn-ı Seman Medresesi’nin yanı sıra Ayasofya, Zeyrek ve Eyüp camilerinde de medreseler açılmıştır ve bu medreselerde önemli devlet ve bilim adamları ve sanatkarlar yetişmiştir. Ülke genelinde de birçok yerde medrese açan ve pozitif ilimlerin eğitiminin yayılmasını sağlayan Fatih, bu konuya ne kadar düşkün olduğunu göstermiştir. Bu medreselerin haricinde Yirmili Medreseler (
müderrislerine 20 akçe verilmesi sebebiyle bu adı almıştır), Otuzlu Medreseler, Kırklı Medreseler, Ellili Medreseler ve Altmışlı Medreseler adlarıyla çeşitli medreseler de açılmıştır. Sadece Sultan Mehmet değil, dönemin vezirleri de kendi adlarına medreseler yaptırmıştır. 
 
 
 
 

 

Fatih Sultan Mehmet Dönemindeki Bilim İnsanları

 
Fatih döneminde Ali Kuşçu, Sinan Paşa, Ahmet Paşa başta olmak üzere birçok bilim adamı yetişmiş ve bu insanlar devlet yönetiminde de söz sahibi olmuşlardır. Ayrıca Fatih sadece müslüman bilim adamlarından yararlanmamış, batı devletlerden de bilim insanlarını saraya davet etmiştir. Örneğin, Bizanslı Patrik Gennadious Fatih’in isteğiyle Hıristiyanlık dininin esaslarını konu edinen İ’tikadname adlı eserini yazmıştır. Özellikle Yunan ve Latin kaynaklarının araştırılmasını isteyen Fatih, kütüphanelere büyük eserlerin katılmasında örnek olmuştur.
 
 
 
 
 
 
Dönemin bilim insanları medreselerde ders verebilmek için adeta yarışmıştır ve yazdıkları eserleri Sultan Mehmet'e sunmak istemişlerdir. Alimleri sarayında kabul etmeyi, onlarla tartışmayı, sohbet etmeyi seven Fatih bir gün, dönemin ünlü matematikçilerinden Ali Kuşçu'nun

üçgenin açıları ile ilgili bir problemi üzerine ondan hemen cevap vermemesini istemiş, diğer alimlerin de bu problem üzerine tartışmasını ve fikir yürütmesini isteyerek onları izlemiştir. Böylece hem rekabet ortamı oluşturmuş hem de farklı fikirlerden yola çıkarak yeni fikirlerin de üretilmesine zemin hazırlamıştır.
 

Fatih Sultan Mehmet ve Şahi Topları

 
Ateşli silahlar bilimine ilgi duyan ve bizzat çalışmalar yapan Fatih, İstanbul kuşatmasında da kullandığı şahi toplarının çiziminde Türk mühendisler ile birlikte bizzat bulunan bir sultandır. Havan topu olan şahi topunun dökümünde daha önce Bizans’tan sınır dışı edilen Macar Urban ve Cenevizli Donar Usta da bulunmuştur. Edirne’de deneme atışları yaptıran Fatih, bu topu İstanbul kuşatmasında kullanmıştır. 91.5 cm’lik namluya sahip olan topun 680 kilogram ağırlığındaki güllesinin menzili ise 1200 metredir. Daha sonra 1464’te Çanakkale Boğazı’nın savunmasında da kullanılan şahi topları, 1807’de de kullanılmış İngiliz donanmasına büyük zarar vermiştir. Bu toplardan günümüze 6 tane kalmıştır ve bunlar İngiltere’de ve İstanbul Harbiye’deki müzelerde bulunmaktadır.
 
 
 
 
 ►İlginizi Çekebilir: Bir Asra İsmini Veren Adam |El-Biruni
 
 
Sonuç olarak her ne kadar Fatih Sultan Mehmet’le İstanbul’u fethinden dolayı ve kazandığı savaşlardan dolayı gurur duyuyor ve övünüyor olsak da, Osmanlı’yı ayakta tutan bilim ve eğitime verdiği önem ve katkıyla da gurur duymalı, aldığı eğitimleri göz önünde bulundurarak örnek almalıyız. Böylece binlerce yıldır dünya tarihinde büyük devrimler yaratan atalarımıza, miraslarına ve Türk tarihine sahip çıkarak,  var olmamız gereken noktaya en kısa sürede gelmeyi sağlarız.
 
 
Kaynak:

Academia
Türk Eğitim Tarihi
Jstor.org

 
Osman Öztürk Osman Öztürk Yazar Hakkında Tüm yazıları Mesaj gönder Yazdır



ANKET
Endüstri 4.0 için En Hazır Sektör Hangisidir

Sonuçlar