elektrik port üyelik servisleri elektrik port üyelik servisleri

Zbs Alfaçelik İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. |
Genel Müdür Rıdvan Murat

Çelik yapıların "Proje - Üretim - Montaj" hizmetlerini bir bütün olarak sunan ve bu sayede projelerde çözüm ortağı olan Zbs Alfaçelik, tüm faaliyetlerinde müşteri memnuniyeti odaklı çalışmaya özen gösteren bir firma. Biz de aynı zamanda bu sene Boğaziçi Üniversitesinde düzenlenecek olan Uluslararası Design&Construct 2014 Yarışmasına bir çok proje arasından ilk 16’ya kalarak katılmaya hak kazanan Bülünt Ecevit Üniversitesi “Dostluk Köprüsü Bir Dostluk Hikayesi” takımının malzeme ve üretim sponsoru olan Zbs Alfaçelik İnşaat Sanayi ve Tic. A.Ş. Genel Müdürü Rıdvan Murat ile sektör hakkında faydalı bir röportaj yaptık.



A- A+
18.03.2014 tarihli yazı 3589 kez okunmuştur.
Zbs Alfaçelik, kurulduğu günden bu yana  "Yapısal Çelik" sektöründe faaliyet göstermektedir. Birikimi ve kapasitesi sayesinde, sektörünün tercih edilen lider firmaları arasında yerini almıştır. Bünyesinde istihdam ettiği tecrübeli teknik eleman ve uygulama kadrosu ile hizmet kalitesini arttırarak, büyümesini sürdürmektedir. 
 

 Alfaçelik kaç tarihinde kurulmuştur? Kurulurken yıllık üretim hedefi neydi şimdi ne?

Alfaçelik 1999 Haziran ayında projelendirme firması olarak kurulmuştur. Sonradan yaşanan Marmara depreminden yola çıkılan fikirle üretim tarafını da oluşturduk. O gün itibariyle hedefimiz aylık 400 ton çelik konstrüksiyon üretimiydi. Şu an itibariyle kendi fabrikamızın üretim kapasitesi  aylık 1300 ton olarak devam ediyor. Aynı kaliteyi sağlayacak dış imalat ürünleri kullanarak da yıllık 20000 ton civarında bir üretim kapasitemiz var.
 


 

► Avusturyalı Zeman Holding ile ne zaman birleştiniz? Zeman Holding üretim artışında hedefler belirledi mi?

Zeman Holding ile ortaklık görüşmelerini 2008 Şubat ayında başlattık. Daha önceden yurt dışı ortak arayışımız vardı. 2009 Aralık ayında da ortaklığı gerçekleştirdik. Şirket ortaklığı açısından oldukça hızlı bir süreç bu, 10 ay içinde bu işi yapmak.  Onların bizimle ilgili hedefi şu an geldiğimiz seviyeydi. Yıllık 15000 ton ile 20000 ton arası üretim kapasitemiz var. Arası diyorum çünkü projeye göre bu kapasite çok değişebilir .


► Yapısal çelikte firmanızın yeri nedir? Ülkemizde kaçıncı sıradadır tahminen?

Sadece tonaj olarak değerlendirmemek lazım, yapısal çelik üç temel süreçten oluşur. Birincisi projelendirme ikincisi imalat üçüncüsü lojistik ve montajdır. Böyle baktığımızda ilk 5 firma arasında olduğumuzu rahatlıkla söyleyebiliriz.


 

► Ülkemizde yapısal çelik yeterince gelişmiş midir? Gelişmemişse sebebi nedir?

Yapısal çelik son 10 yıl içinde hızlı bir büyüme gösterdi fakat geldiği nokta itibariyle % 6-7’ler seviyesindedir. Ulaşmamız gereken dünya ortalaması % 50’lerin üstündedir. Daha alınacak çok yol var. 1999 depreminden bugüne yani yaklaşık 13-14 senedir sektör 1000’de 5’ ten % 6’lara gelerek hızlı bir büyüme kaydetmiştir. Maalesef bu büyümenin büyük bir kısmı yurt dışı projelerine aittir.  Yurt içinde hala daha çelik tercihi projelerde betonarme tercihinin arkasında kalmaktadır.
 


 

► Gelişen inşaat teknolojisinde estetik önem arz etmektedir. Yapısal çelikte estetik elde etmek zor mudur?

Yapısal çelik mimarların estetik projelerine daha çok imkan sağlayabilir. Nitelikli projelerde yani endüstriyel olarak düşündüğümüzde  geniş açıklıklı endüstriyel yapılar, endüstriyel tesislerde zaten alternatifsizdir. Diğer tür projelerde konut, rezidans vb. buralarda da mimari estetiğin gereği olarak çelik kullanılmaktadır ama ana yapı bakımından ağırlıklı olarak betonarme tercih edilmektedir. Bu biraz da mühendisliğimizin Alman ekolünden kaynaklanan bir sosyolojik boyuta bürünmesidir. Yani Türkiye yaklaşık % 90-95 inşaat mühendisliğini betonarme üzerine kurar. Halbuki Türkiye 9. Cumhurbaşkanı inşaat mühendisi Süleyman Demirel’in de dediği gibi altı çürük bir coğrafyadır yani çok hareketli bir deprem coğrafyasındayız. Fakat betonarme Alman ekolü nedeniyle daha çok bilinen, uygulanan bir metottur.
 


► Yurt dışına yaptığınız ihracat üretiminizin yüzde kaçını oluşturmaktadır?

Ortalama % 60 civarı yani birkaç yılın ortalaması. Hedefimiz bunu bu seviyelerde tutabilmek .


► Zeman Holding ile ortak olduktan sonra makine teknolojisinde imalat kolaylığı açısından ne gibi faydalar sağlanmıştır?

İmalatın donanımı bakımından yani yerleşim ve makine planı bakımından faydası oldu. Aynı zamanda buna yazılım demeyelim de know-how tarafında, operasyonel tarafta yani iş yapış biçiminde gelişmeler oldu. Bunun takibinde onların yıllar sonunda geliştirdiği yazılımları ve metotları kullanıyoruz. Yani hem donanım hem de know-how bölümünde o bakımdan olumlu gelişmeler oldu.
 
 

► Yapısal çelikte en çok ne tür yapılar talep görülmektedir?

Ağırlıklı olarak fabrikalar. Fabrikalar dediğimiz zaman akla her türlü şey gelir. Antrepolar, depolar, hangarlar, endüstriyel projeler,  çimento fabrikaları, enerji plentleri daha sonra avm’ler ,bunların çatıları sadece.


► Türkiye’nin yapısal çelik üretimi konusunda dünyadaki yeri nedir? Mesela dünya sıralamasında kaçıncıyız?

Şöyle söyleyeyim hiç iyi bir yerde değiliz. Onun da örneklerini şu şekilde açıklayayım: İnşaat sektöründeki çeliğin oranı Amerika’da  ve Japonya’da % 70’lerin üstündedir. İngiltere’de % 54’lerin üstünde Avrupa’da % 50 ye yakın İran’da % 80 Türkiye’de %6-7. İşte neredeyiz anlayalım.


► Hammadde ihtiyacını nasıl karşılamaktasınız? İç piyasadan mı yoksa ithalatla mı?

Ağırlıklı olarak Türkiye’den karşılıyoruz. Profilde  belli bir büyüklüğe kadar yerli onun üstünde ithal.


► Toplamda fabrikanızda kaç kişi istihdam edilmekte?

Toplam 200 civarında. Projeye bağlı olarak dışarıdan işçiler alıyoruz. Bunun 35 kişisi idari kadrodur. Geri kalan formen, ustabaşı ve işçiden oluşur.
 

 

► Biraz kendinizden bahseder misiniz? Çelik sektörünü seçmeniz çocukluk hayaliniz miydi yoksa tesadüf mü?

Ben hep işimi kurmayı hayal etmiş bir adamım. Bunu yaptım Allah’a şükür. Yurt dışına hisselerimi satacağım demiştim, sattım. Ama zarar döneminde sattığım için çok kar elde edemedim. Şöyle söyleyeyim ben İstanbul Teknik Üniversitesi mezunu işletme mühendisiyim, 1988 yılında mezun oldum. 1999 yılında Mayıs ayında bu işi yapan bilen arkadaşlarla bir araya gelerek karar verdik bu sektöre atılmaya. İnşaat çok bildiğim bir iş değildi. Önü açık bir sektör olarak gördüğümüz için bugünlere kadar hem yurt içi hem yurt dışı projelerde sektörde öncü olmaya gayret ediyoruz. Hedefimiz yurt dışı projelerinde yani %60 ihracat hedefimizi başarıyla gerçekleştirip hem yerli istihdamı sağlamak hem de yurtdışına ihracat yapan bir firma olmak. Türkiye ekonomisine, milletine hizmet etmek, başarılı olmak. Niyetimiz bu gayretimiz bu. Allah muvaffak eder inşallah.

 

► Genç mühendis adaylarına tavsiyeniz ne olur?

Benim bir kere herkese söyleyeceğim şey sevdiği işi yapması. Çünkü işini severek yapıp hakkını vermek gerekir. Bunlar genel şeyler. Başbakan, bakkal vb. Bu herkes için geçerli. Sevdiği işi yapıp hakkını vermek gerekir. Çeliğe yönelik olarak da bizim sektör için bu söyleyeceklerimi mutlaka bilsinler: İşin imalat, projelendirme veya montaj kısmında çalışacak dahi olsalar bunların herhangi birinde uzmanlaşmadan önce bu üç süreci bilmelerinde fayda var.  Çok iyi bir projeci olmak hedefindeyseler imalatı ve sahayı bilmeleri gerekir. Bir de projenin bütçe ve teknik manadaki yönetimini yani proje yönetimi üzerine yoğunlaşmaları gerekiyor. Bundan şunu kastediyorum ne zaman hangi maliyette, müşteriyi nasıl memnun edeceğiz sürecini , bu üç soruya cevap verebilecek kadar süreci yönetmeyi bilmeleri gerekiyor. Yani projeyi yapmadan hammaddeyi almamak gerekir. Hammaddeyi almadan imalatı yapamayız. Bütün bunları şantiyenin inceliklerine göre planlamazsanız şantiyeye kirişleri gönderirsiniz kolonlar daha fabrikadadır. Sahada oturur boşuna beklersiniz, o maliyetler zarar olarak hanenize yazılır. Bunu basit bir örnek olarak söyledim.  Bu manada mutlaka okul derslerinin yanında proje yönetimi üzerine kendilerini geliştirmelerini tavsiye ediyorum.
 

ANKET
Endüstri 4.0 için En Hazır Sektör Hangisidir

Sonuçlar