elektrik port üyelik servisleri elektrik port üyelik servisleri

Phoenix Contact WIN Fuarı Röportajı

‘Bakır ve Fikirler’ den yola çıkılarak 1923 yılında kurulan Phönix Elektrizitatsgesellschaft, H. Knümann & Co.’nun Almanya’daki enerji firmaları ile yaptığı yoğun temaslar sonucu modüler ve ray klemenslerini icat etmiştir. İletkenler arasındaki ve baskılı devre üzerindeki elektriksel bağlantılar, otomasyon teknolojisi, sinyal dönüşümü ve aşırı gerilim koruma dünyasını kapsayan Phoenix Contact, 12.800 Phoenix çalışanı müşterileriyle partnerlik anlayışı ile çalışarak tüm dünyada yaratıcı ve yenilikçi ürünler sunmaktadır. WIN Fuarı kapsamında Phonenix Contact Türkiye Genel Müdürü Sn. Gökhan YÜCEL ve Satış Direktörü Haluk ŞENGÖR ile yaptığımız röportajı sizlere sunuyoruz.



A- A+
17.04.2014 tarihli yazı 3296 kez okunmuştur.
Firmanızın kuruluş hikayesini öğrenebilir miyiz?
 
Gökhan Yücel:
 
Phoenix Contact,  1923 yılında Almanya’nın Essen şehrinde klemens üreterek yolculuğuna başladı ve bu şekilde devam etti.  Bugün geldiğimiz noktada Phoenix Contact  1.6 milyar Euro ciroya sahip olup tüm dünyada klemensin yanında interface alanında da sektörün önde gelen şirketlerindendir. Dünyada 13.000’in üzerinde çalışanımız var ve yaklaşık her ülkede Phoenix Contact’ın kendi ofisi bulunmaktadır.

Phoenix Contact, Türkiye’de de 27 yıldan beri faaliyetlerini sürdürmektedir. Türkiye’de distribütör üzerinden çalışılmaya başlanmış olup, 10 seneyi aşkın bir süredir de %100 Phoenix Contact Almanya sermayeli Phoenix Contact Türkiye olarak faaliyetlerimize devam ediyoruz. Bugün Phoenix Contact Türkiye’de 45’in üzerinde çalışanımız bulunmaktadır.

Türkiye’de genel merkezimiz İstanbul’da olup Ankara, İzmir, Adana, Kayseri ve Bursa’da bölge ofislerimiz ile faaliyet göstermekteyiz. Bunlara ek olarak Perpa Ofisimizi’de bir bölge ofisi veya showroom olarak düşünebiliriz. Çalışanlarımızın çoğu mühendis olup müşterilerimiz endüstriyel sektördendir. Çünkü endüstriyel pazarlara hizmet veriyoruz. Türkiye’de ve dünyada bu şekilde bir yapılanmamız var.
 

Sektörde ihtiyaç olan bütün ürünleri üretebiliyor musunuz?

Gökhan Yücel:

Sektörde kendi konumuzla alakalı olan ürünlerin çoğunu üretiyoruz. Şunu da eklemek isterim; sloganımız “Inspiring Innovations”  “İlham Veren Yenilikler”. Dolayısıyla sektördeki gelişmeleri çok yakından takip ediyoruz. Satış ekibimiz ve pazarlama ekiplerimizle ihtiyaçları belirlediğimiz noktada bunu Almanya ile paylaşıyoruz.

Ar-Ge merkezimiz Almanya’da bulunduğundan dolayı ürünler Almanya’da geliştiriliyor. Tüm ürünleri değil sektörün ihtiyaç duyduğu çözümleri geliştirmeye çalışıyoruz. Bu noktada başarılı olduğumuzu söyleyebilirim. Phoenix Contact, Türkiye’de ve dünyada yenilikçi bir firma olarak tanınıyor.  Müşterilerimizin sorunlarına çözüm getirebildiğimizi düşünüyoruz yaptığımız araştırmalar neticesinde. 
 


Biz senede bir müşteri memnuniyeti anketleri yapıyoruz. Bu anketlerde elde edilen sonuçlardan da müşterilerimizin sektörün sorunlarına çözüm ürettiğimizi düşündüklerini görüyoruz. Gerçekten önemli ve sevindirici bir nokta. Her şeyi üretmeyi değil müşterilerin ihtiyaçlarına çözümler geliştirmeye odaklanmış durumdayız.

Haluk Şengör:

Phoenix Contact’ın 60.000’in üzerinde ürünü var ve her yıl satmış olduğu ürünlerin yaklaşık % 20’si son üç yıl içerisinde geliştirilmiş, üretilmiş ürünler olması yönünde bir hedefimiz var. Dolayısıyla sürekli olarak tasarım ihtiyacı olan yeni ürünleri, yenilikleri biz dünya pazarlarına sunmaya gayret ediyoruz.

Bu anlamda baktığımızda çok geniş bir yelpazede, sektörün muhtelif alanlarındaki ihtiyaçlarına karşılık verebiliyoruz, ihtiyaçları görebiliyoruz. Burada elbette Phoenix Contact’ın global olarak yeni yapılanmasının önemli bir etkisi var.

Phoenix Contact, sektörel bazda bir yapılanmaya geçti ve bu sayede de hedef sektörlerdeki hedef kitlenin ihtiyaçlarını daha kolay tesbit edip, daha fazla yeni ürünleri geliştirme ve üretip pazara sunma yönünde çalışmalara devam ediyor.

Gökhan Yücel:

Haluk Bey önemli bir noktaya değindi. 60.000’in üzerinde ürün var. Tabi hepsi baz anlamda ürün değil çeşitli ürünlerin versiyonları da bu 60.000’in içindedir. Türkiye’de şu an 6.000-7.000 ürün civarında bu portföyden ürün satıyoruz.  Türkiye’ye her sene Almanya’dan yeni ürünler getirmeye çalışıyoruz ve bunu da en hızlı şekilde pazara sunuyoruz. Arada kesinlikle bir gecikme söz konusu değil hatta bazen Almanya’da piyasaya çıkmamış ürünleri ilk defa Türkiye’de pazara sunduğumuz da oluyor açıkçası.

Haluk Şengör:

Hatta şu anda standımızda sergilenen PLC Logic Relay ve MINI Analog Pro adlı iki yeni ürünümüz, önümüzdeki ay yapılacak olan ve sektörümüzün dünyada en büyük buluşma noktalarından biri olan Hannover Fuarı'ndan önce dünyada ilk kez bu standda, WIN fuarında sergileniyor. Bu da bence önemli bir ayrıcalık. 
 
Dünyada sektörünüz neresi dersek ne söyleyebilirsiniz? Bölge müdürlükleri olarak yurt dışı ve yurt içi kapsamında nerelerdedir?

Gökhan Yücel:

Çok fazla sektörde faaliyet gösteriyoruz, hakikaten bizim müşteri portföyümüz çok geniş bir banttadır ve her birinin ihtiyacı da çok farklı olmaktadır. Örneğin; Türkiye’de demir çelik sektöründe çok ağır şartlar söz konusudur ve burada çok yüksek sıcaklık ile devamlılık ön plandadır.

Otomasyon sektöründen, denizcilik sektörüne kadar birçok sektörde faaliyet gösteriyoruz ve bunların yanı sıra çözüm noktasında belirlediğimiz ana sektörler olarak;  otomotiv, yenilenebilir enerji, altyapı, atık su- temiz su arıtma, ulaşım, trafik sinyalizasyonunu sayabilirim.  

Haluk Şengör:

Ek olarak çevre teknolojileri ön plandadır.

Gökhan Yücel:

Son zamanlarda yenilenebilir enerji ve çevre konusu dünyada olduğu gibi Türkiye’de ön planda ve bu kapsamda da solar enerji çok öne çıkmış durumda. Bizim de burada çok önemli çözümlerimiz bulunmaktadır. Konektörler, bağlantı sistemleri, arabirim ürünleri ve otomasyon noktasında çözümlerimiz söz konusu.

Ayrıca şunu da söylememiz lazım; bu fuarda ana standımız bu salonda. Ayrıca bu salonda ayrı bir standımız daha var. Orada da biraz önce bahsettiğim altyapı, atık su, temiz su arıtma, güneş enerjisi sektörü gibi otomasyon ve çözümlere yönelik çözümlerimizi ve bu standda sergileyemediğimiz ürünleri de orada sergiliyoruz.

Nisan ayında katılacağımız Solarex Fuarı'nda da güneş enerjisine yönelik bir fuar olması nedeniyle Phoenix Contact’ın bu sektöre yönelik çözümlerini tanıtacağız.  


Yenilenebilir enerji konusunda çalışmalar yapıyor musunuz?

Gökhan Yücel:

Yenilenebilir enerji konusu noktasında elektrikli araçlar tüm dünyada çok önde ve hızlı gelişiyor. Bu sene bizim “GKOM” dediğimiz bir toplantı,  Almanya’da Volkswagen firmasının genel merkezinin bulunduğu Wolfsburg şehrinde yapıldı. Burada bizim elektrikli araçlar için geliştirdiğimiz sistemler, konektörler tanıtıldı.

Türkiye’de de yine bu çözümlerimizi tanıtıyoruz ve Türkiye’de de bu alanda hızlı bir gelişme var. Elektrikli araç noktasında yapılan yatırımlar da var. Bizim ürünlerimizin de tercih edildiğini görüyoruz. Bu da bizi mutlu ediyor. 

Mühendis alırken nelere dikkat ediyorsunuz, yeterince donanıma sahipler mi sizce?

Gökhan Yücel:

Mühendis değil de çalışan alırken diye söyleyelim. Hatta çalışanlarımızı biz bir ailenin parçası olarak görüyoruz. Bünyemize aldığımız çalışanlarla uzun süre beraber devam etmek istiyoruz. Dolayısıyla öncelikli olarak firmamıza alacağımız arkadaşlarda bizim buradaki aile kültürümüze, arkadaşlık ortamına uyum sağlayıp sağlayamayacakları konusundaki gözlemlerimiz önemli oluyor.

Bunun dışında tabi ki yetkinliklerine bakıyoruz. Ama yetkinlikler her zaman en önde gelen kriterler olmuyor bizim için. Biz iki senede bir çalışan memnuniyeti araştırması yaparak çalışanlarımızın memnuniyetini ölçümlüyoruz.  Bizim onlardan memnuniyetimizin yanında onların da bizden memnun olması lazım. Yapılan son ankette bu memnuniyetin arttığını da gördük.

Haluk Şengör:

Teknik yetkinlik bir dereceye kadar önemli ama Gökhan Bey’in de bahsettiği gibi birinci derece de önem taşımıyor. Önemli olan gerçekten bir ekip çalışmasına uyum sağlayabilecek olup olamayabileceği noktadır. Çünkü çalışanların yaptığı, sorumlu olduğu işle ilgili olarak yeterlilikleri şirketimiz tarafından sağlanan eğitimlerle pekiştiriliyor. Bu işin bence en önemli kısmıdır.

Aralık ayı sonunda yaptığımız yıllık şirket değerlendirme toplantımızda şirket çalışanlarımızın toplam kaç yıllık Phoenix Contact geçmişi var diye küçük bir araştırma yaptık.  Toplamda 300 yıla yakın bir rakama eriştik. Bu da aslında şunu ortaya koyuyor. Bu arkadaşlarımız çok uzun yıllardan beri şirketimizde devamlılık gösteriyorlar ki, bu da zaten bütün müşterilerimize ve çalışanlarımıza sağladığı bir güvenin bence önemli bir göstergesidir. Bunu sürdürmeyi hedefliyoruz.

Gökhan Yücel:

Kesinlikle Haluk Bey’in bahsettiği nokta çok önemli. Bunun yanında tabi biz çalışanlarımızla düzenli olarak yaptığımız toplantılarda onları sonuçlardan haberdar ediyoruz. Tabi bunun dışında aylık olarak yaptığımız bilgilendirmeler de var ama üç ayda bir yaptığımız bu toplantılar daha önemli oluyor. Bütün çalışanlarımız yaptıkları çalışmaların şirkete ne katkısı olduğunu bilmek istiyorlar. Bu çalışmaların neticesinde şirket nereye geldi? Nereye gidiyoruz? noktasında yönetimden direkt bilgi alıp yönetime doğrudan soru sormak istiyorlar.

Bu toplantıların da çok başarılı geçtiğini, iletişim motivasyonuna pozitif katkısı olduğunu düşünüyoruz. Yönetim olarak devamlı bu yönde çalışmalarımız oluyor. Üniversiteden yeni mezun olanlara da her zaman Phoenix Contact’ın iyi bir çalışma yeri olduğunu hatırlatarak bunu akıllarında tutmalarını tavsiye ediyoruz. 


 
Peki " Üniversite Sanayi İşbirliği " başlığı altında çalışmalar yapıyor musunuz? Ya da bununla ilgili planlarınız var mı?

Haluk Şengör:

Bu konu ile ilgili bazı örnekler vermekte fayda var. Yıldız Teknik Üniversitesi’nde Phoenix Contact’ın çok donanımlı, büyük bir otomasyon laboratuvarı var. Bu laboratuvarda YTÜ Elektrik-Elektronik bölümünde okuyan ağırlıklı olarak son sınıf öğrencileri projeler belirleyip, bu projelerde Phoenix Contact’ın otomasyon sistemlerini ve yazılımlarını kullanarak projelerini gerçekleştiriyorlar.

Bu bir ön hazırlık, bunun yanında Phoenix Contact’ın “Xplore” ismi altında dünyada global olarak gerçekleştirdiği bir yarışma var. Bu yarışma tüm üniversitelere, teknik liseler veya teknik eğitim veren diğer teknik okullara ve burada okuyan öğrencilere ve onların danışmanlık hizmeti alabilecekleri eğitmenlerinin birlikte geliştirecekleri projeler ile katılımına açık, çok geniş kapsamlı ve beş ayrı kategoride düzenlenen bir yarışmadır. Yaklaşık olarak bir buçuk iki yıla yakın bir süre devam eden ve sonunda da Hannover Fuarı'nda her kategori de dereceye giren projelerin ödül töreni ile taltif edildiği bir organizasyon.

Phoenix Contact açısından Xplore yarışmasının en önemli değerlendirme kriterlerinden birisi; yarışma için tasarlanan ve geliştirilen projeler, fikirler daha sonra uygulamaya ve sanayide kullanıma dönüştürülebilir mi? Dolayısıyla Xxplore sadece bir fikir projesi değil uygulamaya ve üretime döndürülüp kazandırılması işin en önemli kısmıdır.

Gökhan Yücel:

Tabi bütün öğrencileri Xplore sayfasına girip incelemelerini tavsiye ediyorum. Yarışmalara ön şartları yerine getirdikten sonra istiyorlarsa katılabilirler. Türkiye’den daha fazla takımın katılmasını istiyoruz. Geçmişte Türkiye’den bir takım birincilik de aldı yarışmada. Bu bizim açımızdan gurur verici.

Ayrıca söylediklerime EduNet’i de eklemek istiyorum. Üniversiteleri buluşturduğumuz bir platform dünyada. Phoenix Contact öncülük ediyor. Türkiye’den YTÜ dahil, başka üniversiteleri katmak için çalışmalarımız devam ediyor.  Yakın zamanda bunların isimlerini açıklayacağız. Ek olarak EduNet konferansı bu sene Türkiye’de YTÜ’de gerçekleştirilecektir.
"
Dünyanın her tarafından, Çin’den, İspanya’dan, Amerika’dan bu konferansa akademisyenler katılıyor. Bu da Türkiye için gerçekten güzel bir organizasyon olacak diye düşünüyorum. EduNet’te üniversite-sanayi iş birliği açısından düşünülebilir. 

Yurt içi ve yurt dışı fuarlarını ne açıdan faydalı buluyorsunuz? Gelecekte yer alacağınız şu anda belirlediğiniz fuar merkezleri nereler?

Gökhan Yücel:

Fuarlar bizim müşterilerimizle buluşmamız için önemli bir platform diye düşünüyoruz. Bugün de görüyoruz bunu, yoğun bir katılım var. Tüm Türkiye’den müşterilerimiz geliyorlar ve fuarda ürünlerimizi görmek, bizimle yenilikleri konuşmak istiyorlar. Dolayısıyla fuarlara düzenli olarak, hiç aksatmadan katılıyoruz.

WIN fuarı özellikle bu açıdan sadece Türkiye değil Ortadoğu ve hatta belki Kafkaslar da dahil olmak üzere çok önemlidir. Bu ziyaretçi çeşitliliği de WIN fuarını önemli bir fuar haline getirmiştir. Profesyonellik açısından da hakikaten güzel düzenlenmiş, organize edilmiş bir fuar. Bunun yanında biraz önce de bahsettiğim bazı sektörel fuarlara katılmayı da çok önemsiyoruz.

Türkiye’de çok fazla fuar düzenleniyor ve tümüne katılmamız mümkün de değil. Yurt dışında Hannover de bizim katıldığımız önemli bir fuar var. Hannover Messe’nin organize ettiği o fuar endüstri fuarı olarak geçiyor.

Almanya Başbakan'ı muhakkak her sene katılıp açılışını yapıyor. İki sene önce de Sn. Recep Tayyip Erdoğan, Sn. Angela Merkel ile birlikte fuarın açılışını yapıp, birlikte Phoenix Contact’ın standını ziyaret etmişti. Bu fuara tüm dünyadan olduğu gibi Türkiye’den de davet ettiğimiz müşterilerimiz ile birlikte bir grup halinde katılım gösteriyoruz.

Fuarlar müşterilerimizle buluşup yeni ürünlerimizi sergilememiz, çözümlerimizi göstermemiz için bizler için çok önemli.

Önümüzde ki dönemlerde de fuarlara katılımımızı sürdüreceğiz.

Haluk Şengör:

Az önce Gökhan Bey, WIN fuarının akabinde nisan ayının başında yapılacak olan Solarex fuarına katılımımızdan bahsetmişti. Bunların yanı sıra günümüzün koşulları içersinde Türkiye’de farklı kullanıcıların çoğunun fuarlara katılması, fuarları ziyaret ederek, firmalar ile irtibata geçmesi her zaman çok mümkün olmuyor.

Bizim en önemli amaçlarımızdan bir tanesi her zaman müşterilerimizin yanında olabilmek. Bu amaçla özel olarak tefriş edilmiş, muhtelif ürünlerimizin sergilendiği araçlarımız var. Bu araçları Türkiye turuna çıkartıyoruz. Yakın dönemde nisan ayı ortasından başlayarak bir ay sürecek 4.500 km’lik bir tur programı ile Türkiye’de 100’ün üzerinde müşterimizi kendi işletmelerinde ziyaret ederek, birebir müşterimizin veya o işletmenin kendi alanı içerisinde bu işletmeden maksimum sayıda ilgilinin aracımızı ziyaret ederek, birebir orada faydalanabileceği, bilgi alabileceği, bir takım uygulamaları ve denemeleri yapabileceği bir program planladık.

Fuarlarda Phoenix Contact’ı ziyaret edemeyen müşterilerimize de bu sayede ürünlerimizi ve çözümlerimizi tanıtıyoruz.

 İlginizi Çekebilir : Phoenix Contact InfoLINER Türkiye Turunda

Son olarak müşterilerinizin sizi seçmesindeki en önemli etken ne olabilir?

Gökhan Yücel:

Bir tek neden söylemek zor diye düşünüyorum ama ben şunu söylemek istiyorum. Müşterilerimizin Phoenix Contact markasına büyük bir güveni var. Bence en büyük nedenlerden birisi budur. Biz bu güveni, hiçbir zaman sarsmamaya çalışıyoruz.

Tüm ekibimiz; üretimden satış ve pazarlamaya, muhasebeden depoda çalışan arkadaşlarımıza kadar, bu algıyı devam ettirmeye gayret ediyoruz ve bu güvene layık olmaya çalışıyoruz. Tabi ki güzel ürünlerimiz var ama öncelikle müşterilerimiz bu güven neticesinde bizi tercih ediyorlar.

Haluk Şengör:

Güven çok çok önemli. Bununla birlikte güven çok uzun sürede, pek çok kez sınanarak, tesis edilip çok kısa sürede de kaybedebileceğiniz çok hassas bir kriter. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de müşterilerimizin güvenini kazanabildiğimizi gördüğümüz için mutluyuz. Bunun dışında tabi ki kalite. Tüm müşterilerimize her zaman en üst seviyede kaliteli ürün ve hizmetlerin sunulması, bunun sürdürülebilir olması. Bu bizim en iyi yaptığımız, en iddialı olduğumuz ve hiçbir zaman taviz vermediğimiz unsurların başında yer almaktadır. 

ANKET
Endüstri 4.0 için En Hazır Sektör Hangisidir

Sonuçlar