elektrik port üyelik servisleri elektrik port üyelik servisleri

MIT'den Yeni Füzyon Reaktörü |
ARC

Enerji kaynaklarımızın hızla tükenmesi engellenemez bir gerçektir. Artan insan nüfusu ve sanayileşme sürecinden dolayı bu tükenişi engellemek yerine sürdürülebilir ve temiz enerji kaynakları oluşturma girişimlerine büyük yatırımlar yapılıyor. Bunlardan biri uzun zamandır geleceğin ucuz ve temiz enerji kaynağı olarak görülen füzyon enerjisi olabilir mi? Detaylar haberimizde.



A- A+
07.09.2015 tarihli yazı 2999 kez okunmuştur.
Nükleer füzyon enerjisi ve reaktörleri, güvenliği sık sık tartışma nedeni olan ve eleştirilen bir konudur. Atomların parçalanmaları (fisyon) ve birleşmeleri (füzyon) sırasında ortaya çıkan nükleer enerji, termonükleer silahların yapımına ve başta Çernobil olmak üzere ciddi boyutta kazalara yol açması gibi sebeplerden dolayı, dünyanın enerji ihtiyacını ne derece karşılayacağı üzerinde çok fazla durulmuyor. Çok sayıda fisyon reaktörü dışında, hidrojen izotoplarının birleştirilmesiyle ortaya çıkarılacak enerji için 1985 yılında yapımına başlanan ITER (Uluslarası Termonükleer Deneysel Reaktör) projesi mali, güvenlik ve çevrecilerin yoğun baskıları gibi nedenler yüzünden devreye alınamadı. Uzmanlar, oluşturulan çok güçlü elektromanyetik alan içinde, tıpkı Güneş'in yaptığı gibi 100 milyon santigrat derecenin üstünde, hidrojen izotoplarının birleştirilmesiyle yüksek oranda enerji elde edileceğini savunuyor.

 
gfr

Araştırma ekibinden Brandon Sorbom'un sol elinde tuttuğu ve reaktörün temelindeki teknoloji olan bakır baryum oksit şerit, sağdaki daha geniş bakır kablo ile eşdeğer iletkenliğe sahip.



►İlginizi Çekebilir: Nükleer Reaktörler ve Çevre Kirliliği
 
 
ITER ve diğer girişimlerin dışında MIT (Massachusetts Teknoloji Enstitüsü), yeni bir füzyon reaktörü üzerinde çalıştığını duyurdu. ARC adı verilen reaktör, enerji üretmeye başladığında 100.000 insanın enerji ihtiyacını karşılayabilir güçte olacak.
 
 
ARC'nin Diğer Projelerden Farkı Ne?
 
 Şimdiye kadar üzerinde çalışılan reaktörlerin koruyucu zarfı, zamanla aşınan ve değiştirilmek zorunda kalınan katı bir yapıdan meydana geliyor. ARC'de ise sürekli sirküle halinde bir sıvı zarf koruma görevini üstleniyor. Böylece koruyucu modülün yenilenmesi işlemi sadece sıvının değiştirilmesinden ibaret.
 
 Oluşturulacak elektromanyetik alan için nadir toprak elementlerinden olan baryum ve bakırdan üretilen süper şeritler kullanılıyor. Baryum-bakır oksit şeritlerden oluşan bobinler, çok yüksek sıcaklıklara ulaşmak için daha uygun bir ortam hazırladığı gibi mevcut ITER projesine göre 4 kat daha yüksek manyetik alan üretebilecek.
 
 Dış çapı 3,3 metre, iç çapı 1,1 metre olan ARC, ITER reaktörünün yarısı kadar alan kaplıyor. Buna rağmen 500 MW olmak üzere aynı güç çıkışına sahip olması küçük, ucuz ve daha etkin bir reaktör olduğunu kanıtlıyor.
 
 En güçlü emsali olan ITER projesinin toplam maliyetinin 40 milyar doları bulacağı ve tam operasyona alınacağı tarihin 2027'yi bulacağı tahmin ediliyor. MIT araştırma ekibi ise ARC reaktörünün 5 yıl içinde tamamlanabileceğini ve daha ucuz bir maliyete sahip olacağını belirtiyor. Araştırmacılar aynı zamanda üreteceği enerjinin arttırabilir olduğu yönünde ortak görüşe sahip.

 




ARC reaktörünün iç yapısı


►İlginizi Çekebilir: Nükleer Enerji Dosyası
 
 
Nükleer enerji, bir yandan yapay güneş, yenilenebilir enerji gibi sıfatlarla süslenip kamuoyuna tanıtılmaya çalışılırken, bir yandan çevrecilerin büyük baskısına maruz kalıyor. Geçmişte hidrojen bombası kullanımına tanık olduğumuz, kullanımı sonucu oluşan radyoaktif atıkların yok edilmesinin standart bir yolunun bulunamaması ve sahip olduğu yüksek enerji potansiyelleriyle birlikte bu enerjinin hala büyük soru işareti olduğu bir gerçek. Bu soru işaretinin Türkiye'deki temsilinin Akkuyu Nükleer Güç Santrali olduğunu söyleyebiliriz.


Kaynak:

► MIT

Nevra Aydın Nevra Aydın Yazar Hakkında Tüm yazıları Mesaj gönder Yazdır



ANKET
Endüstri 4.0 için En Hazır Sektör Hangisidir

Sonuçlar
Aktif etkinlik bulunmamaktadır.