elektrik port üyelik servisleri elektrik port üyelik servisleri

Karbondioksit Kayalara Hapsedildi!

Atmosferde en bol miktarda bulunan sera gazlarından birisi olan karbondioksit, devrim yaratacak ve belki de küresel ısınmayı sonlandıracak yeni bir proje ile kayalara hapsedildi. Ayrıntılar haberimizde.



A- A+
18.06.2016 tarihli yazı 6600 kez okunmuştur.

Küresel Isınma Sorunu İçin Önemli Bir Adım

Dünyanın en büyük jeotermal santrali Hellisheidi, İzlanda'da başkent Reykjavik’te yeraltındaki volkanik aktivitelerle ısınan suyun türbinlerden geçirilmesiyle enerji sağlıyor. Fakat süreç temiz değil ve havaya karbondioksit ve hidrojen sülfit gibi tehlikeli volkanik gazlar salınıyor. Atmosferde en bol miktarda bulunan sera gazlarından birisi olan karbondioksit, devrim yaratacak ve belki de küresel ısınmayı sonlandıracak yeni bir projede kullanıldı.
 
 
CarbFix adı verilen projede, karbondioksidi bazalt taşına hapsederek kısa sürede gazdan kurtulmanın yolu bulundu. Çalışmalarda, ortaya çıkan karbondioksit gazının %95 oranında hapsedildiği ve sürecin iki yıldan az sürdüğü belirlendi. Karbondioksit gazını atmosferden uzak tutmayı ve farklı alanlarda kullanmayı hedefleyen bu özel proje, volkanik bazaltın karbondioksit yakalama özelliğinden yola çıkılarak geliştirilmiş.

 


 

Hedef Yılda 10 Ton Hapsedebilmek

Santral yılda yaklaşık 40 bin ton karbondioksit salıyor. Bu proje ile, beklenenden kısa sürede, yılda 5 bin ton gaz hapsedilebilmiş durumda. Yaklaşık 25 ton deniz suyu da karbonun kireçlenmesi işleminde kullanılmıştır. Araştırmacılar, deniz tabanı ve kıtaların %10’unu kaplayan gözenekli, siyah renkli bazaltın mevcut miktarı nedeniyle çözümü makul buluyor. Doğada bolca bulunan bazaltın içerisindeki kalsiyum, demir ve magnezyum maddeleri, karbondioksitin çökelmesine de yardımcı oluyor.

Araştırmacılar, hem gazı suyla karıştırarak uçuculuğunu engellemiş hem de çökelme hızını beklendiği gibi 8-12 yılda değil iki yıldan az sürede gözlemlemeyi başarmışlardır. Proje sorumlusu Edda Aradottir, bu yaz miktarı iki katına çıkararak 10 ton gaz hapsedebilmeyi hedeflediklerini belirtmektedir.

 

En Büyük Engeller Maliyet ve Su İhtiyacı
Daha önce de gazı hapsetmek üzere dünyanın başka yerlerinde benzer çalışmalar yapılmıştı. Fakat o çalışmalarda su kullanılmamış, karbondioksit saf haliyle hapsedilmeye çalışılmıştı. En büyük sorun, tektonik hareketlerle gazın hapsolduğu kayaları kırıp yeniden doğaya karışması riskiydi. Sürece suyun katılmasıyla bu risk ortadan kalktı.

Yeni yöntemin önündeki en büyük engeller, maliyet ve su ihtiyacı. Önceki projelerde bir ton gazın hapsedilmesi için 130 dolar maliyet hesaplanıyordu. Bu çalışma maliyeti ton başına 30 dolara çekse de, birçok özel şirket için bu ekstra maliyet caydırıcı olabilir.

 


Bir başka beklenmedik engel ise, Mayıs ayında keşfedilen karbonat mineralleriyle beslenen bakteriler oldu. Bu bakteriler, gazın hapsedildiği taşlarla beslenip ortama çok daha tehlikeli bir sera gazı olan metanı salgılıyor. Bu mikropların sadece okyanus tabanında var olduğu sanılıyordu ancak California’da toprakta da varlıkları saptandı. Alandaki bakteri popülasyonunu incelemek üzere Paris’ten uzmanlar davet edildi. Bu konuyla ilgili de çalışmalar sürüyor. 
 
Kaynak:
 

Theguardian
Science
Nationalgeographic 
Anıl Gül Anıl Gül Yazar Hakkında Tüm yazıları Mesaj gönder Yazdır



ANKET
Endüstri 4.0 için En Hazır Sektör Hangisidir

Sonuçlar