elektrik port üyelik servisleri elektrik port üyelik servisleri

TEKNİK TERİMLER SÖZLÜĞÜ

Teknolojinin ilerlemesi ve bilgi kaynaklarının artması ile teknolojiyi takip etmek de önemini arttırıyor. Terimler Sözlüğü ile, teknoloji ve mühendislik dünyasında karşılaşabileceğiniz yabancı terimleri daha kolay anlayabileceksiniz.



A- A+
04.07.2011 tarihli yazı 3543 kez okunmuştur.

A - B - C   D - E - F G - I - H  J - K - L  Â M - N - O P - Q - R  S - T - U V - W - X - Y - Z


D - E - F


D/A: Dijital/Analog dönüştürücü, sayısal biçimde kodlanmış ifadeleri gerilim veya akım eşdeğerine çeviren, böylelikle hoparlörleri, motorları vs. tahrik etmede kullanılan cihaz.


DBMS: veri tabanı yönetim sistemi, veri tabanı ile karşılıklı olarak yapılan tüm seviyelerdeki işlemleri yöneten, örneğin verilere erişimi ve kullanmayı sağlayan yazılım.


DC: doğru akım, yalnızca tek yönde akan sabit değerdeki akım


DCOM: Dağıtık kullanılan COM, Microsoft firmasının geliştirdiği bileşen tabanlı yazılım mimarisinin ağ üzerinde kullanılabilen türü.


DCS: dağıtık kontrol sistemi, geniş bir alana yayılmış sürekli ve parti tipi üretim sistemlerinin gerçek zamanlı kontrolüne olanak veren otomasyon sistemi.


DIN: dünya genelinde kabul gören Alman standardı.


DSP: dijital sinyal işleme veya dijital sinyal işleyici.


Dangle: öncesinde ve sonrasında başka iş olmayan proje aşaması.


Dark Factory: karanlık fabrika; insan gücünün imalat sürecinde yer almadığı, bu nedenle ışıklandırma gereği duyulmayan tam otomatik fabrika, (henüz örneği bulunmuyor)


Dashboard: üzerinde anahtar göstergelerin yer aldığı durum panosu; otomobil ön paneli veya proje yönetim panosu veya şirket yönetim kokpiti için kullanılan genel ifade.


Data: veri, işlenmemiş enformasyon.


Data acquisition system: güçlendiriciler, çoklayıcılar ve diğer gerekli analog/sayısal dönüştürücü cihazlar kullanarak algılayıcılardan veri toplayan sistemler


Data collection: uzak noktalardaki, dağıtık verilerin merkezi bir alana getirilmesi işlemi


Data element: verinin tek, atomik parçası, anlamını kaybetmemesi nedenyile daha fazla bölünemeyen veri parçacığı.


Data logging: veri tutanağı.


Data management: veri tabanındaki verilerin üzerinde gerçekleştirilen kayıt, değiştirme, geri çağırma gibi işlemlerinin hepsine birden verilen isim.


Data scrubbling: var olan verilerin gözden yanlışlarını düzelmek ve eksiklerini gidermek amacıyla yapılan gözden geçirme ve analiz işlemi.


Data space: veri uzayı, verilerin bulunduğu yer.


Data warehouse: veri ambarı, verilerin analiz edilmeleri için bulunduruldukları veri tabanı, veri tabanlarının aksine veri ambarları günlük işlemlerin kayıtları için kullanılmazlar.


Database: veri tabanı; bir formata göre düzenlenmiş verilerden oluşan yapı.


Days sales outstanding: bir örgütün alacaklarını toplama süresi, satışlarını nakde dönüştürme süresi.


Days supply: elde bulunan envanterin üzerine herhangi bir ekleme olmaksızın ne kadar sürede tükeneceğini geçmiş istatistiklere bakarak hesaplama yaklaşımı


Dead band: ölü bant; proses kontrol uygulamalarında giriş sinyalinin çıktı sinyalinde değişim yaratmadan değişebileceği aralık


Dead lock: Açmaz, iki işlemin birbirlerini belirsiz süre bekleyip başka iş yapmadıkları durum.


Debug: Hata ayıklama.


Decentralized: merkezkaç; bir sistemin kararlarının çoğunu merkezden almamasını ifade eden yapı.


Decibel: desibel, bell biriminin onda biri, sinyalin göreli kuvvetinin ölçü birimi.


Decimal precision: bir sayıdaki virgülden sonraki hane sayısı


Decision: Karar; bir sonuca, yargıya veya sonuca ulaştırma, seçeneklerden birini benimseme.


Decision support system: karar destek sistemi, karar vericilerin enformasyonu modelleyerek kullanmalarına olanak veren yazılım çözümü, karar destek sistemleri yönetim bilişim sistemlerinde bulunan enformasyon sorgulama ve rapor üretme yeteneklerinin yanı sıra model ve bilgi tabanlarına da sahiptirler.


Decision tree: karar ağacı, karar vermede yararlanılan, olasılıkları ve olasılıkların görece değerlerini gösteren ve ağaç dallarına benzeyen araç


Default value: bilgisayarın bir komut veya enformasyon yokluğunda başvurduğu seçenek


Dedicated equipment: özel bir işlem için ayrılmış ekipman


Defect analysis: kusur analizi; kusurların kaynaklarına göre sınıflandırılması


Delivered duty paid: satıcının gümrik harcamalarının tümünü üstlendiği sevkıyat türü


Delphi technique: uzmanların fikirlerine başvurarak yürütülen karar verme yaklaşımı, bazen uzmanlar bir kolaylaştırıcı yönetiminde bir araya getirilerek yüz yüze görüşmelerle kısa sürede sonuca gidilir


Demand: talep, istem.


Demand management: kurumsal kaynak planlama sistemlerinde tahminlerle, kesinleşmiş siparişlerin birlikte ele alınması yaklaşımı.


Demand over lead time: bir envanter kaleminin tedarik süresi içinde karşılaşması beklenen talep.


Demand pattern: talep şablonu, bir ürün talebinin zaman, miktar ve düzgünlük profili.


Demand response: talebe yanıt verme türü; talep stoktan veya üretim yaparak karşılanabilir


Deming's 14 points: A.B.D.'li bilim adamı Edward Deming'in önerdiği kalite iyileştirme kuralları.


Demodulation: taşıyıcı üzerine bindirilmiş bilgi taşıyan işareti süzerek alma.


Demonstrated capacity: geçmiş performansa bakılarak gelecekte sahip olunacağı düşünülen kaynak miktarı.


Dependent demand: bağımlı talep; bir envanter kontrol sistemi türü, ürünü oluşturan parçaların talebinin ürünün talebine bağlı olduğunu kabul eden yaklaşım


Dependent variable: bağımlı değişken.


Depreciation: amortisman.


Deployment: bir faaliyet veya sürecin örgüt içinde uygulanabilecek diğer tüm alanlara yayılması.


Design for manufacturability: imalat için tasarım; ürün tasarımında üretim kısıtlarının dikkate alınması, böylelikle imalat maliyetlerinin düşük düzeyde gerçekleşmesini sağlayan yaklaşım.


Design for test: test için tasarım, ürün tasarımı sürecinde test işlemlerinin kolayca yapılmasının amaçlanması.


Design to order: sipariş için tasarım.


Deterministic model: girdilerin bilinmesi halinde çıktıların da bilineceği model türü.


Detrend: tahmin modellerinde trendlerin (uzun dönemli etkilerin) dikkate alınmaması için yapılan işlem.


Development tools: geliştirme araçları, yazılım üretmede kullanılabilecek programlama dilleri veya bu dillerle hazırlanmış kullanımı kolay araçlar.


Deviation: sapma; referans değeri ile gözlem arasında bulunan fark, planlar ile yürütme arasında oluşan farklılık.


Device driver: bilgisayar çevre birimlerini kontrol eden yazılım.


Differential: türevsel, açık/kapalı kontrolör türünde kontrol edilen değişkenin değerinde kontrolörün açılması ile kapanması arasındaki sürede değişiklik.


Digital: Sayısal, kesikli durumları olan, bütün bilgilerin açık veya kapalı durmlarını 0 ve 1 şeklindeki kodlarla temsil edilmesi.


Digital output: girdinin büyüklüğünü bir dizi kesikli miktarlar biçiminde gösteren çıkış sinyali.


Digitizer: Sayısallaştırıcı, analog girdileri sayısal eşdeğerine dönüştüren birim.


Direct cost: dolaysız maliyet, bir ürüne atanması gereken, değişken malzeme ve değişken işgücü maliyetlerinin toplamı.


Direct labor: dolaysız işçilik


Discrete event: kesikli olay.


Discrete event simulation: kesikli olay benzetimi.


Discrete manufacturing: kesikli imalat.


Discriminant analysis: istatistiksel test tekniği, bir değişken kümesinin bir konu ile ilgisinin incelenmesinde kullanılan bir yöntem.


Disk mirroring: disk sürücülerin çoğaltarak verileri koruma.


Dispatch list: sevkiyat listesi.


Displacement: deplasman, kayma, yer değiştirme.


Distance learning: uzaktan öğrenme, öğrenme ve eğitimin merkezi bir birimden uzakta bulunan yerlere aktarılmasına olanak veren yapı.


Distributed processing: dağıtık işlem


Distribution center: dağıtım merkezi, arz zinciri içinde envanterlerin depolandığı birim, taşıma maliyetlerinden tasarruf sağlamak amacıyla kurulmuş olan bağımsız depo


Distribution management: dağıtım yönetimi


Distribution network: dağıtım ağı


Distribution resource planning: dağıtım kaynakları planlaması, arzu edilen envanter düzeylerinin tutturulabilmesi için sevkıyat araç ve işgücünün planlanması.


Distributor: ürünleri imalatçıdan alarak başka firmalara satan kurum.


Diversity: bir kümenin elemanları arasındaki farklılıklar sonucunda oluşan karakteristik.


DMAIC methodology: altı sigma yaklaşımının aşamaları; tanımla, ölç, incele, iyileştir, kontrol kelimelerinin ingilizce karşılıklarının baş harfleri ile oluşturulan kısaltma (define, measure, analyse, improve, control).


Document management system: doküman yönetim sistemi, serbest formattaki bilgilerin ve web sayfalarının birbirlerine bağlanmalarında kullanılabilen uygulama yazılımı.


Downtime: ekipmanların iş yapamaz durumda oldukları zaman.


Draft: ödemeleri yönlendiren finansal doküman.


Drill down: özet raporlardan detay raporlara inmeyi sağlayan uygulama özelliği.


Droop: oransal kontrolörlerde ortaya çıkan, kontrol edilen değişkenin set değeri ile kararlı duruma eriştiği değer arasında ortaya çıkan fark.


Drum-buffer-rope: üretim akışını darboğazları yöneterek yapmanın yararlı olacağını savunan kısıtlar teorisi yaklaşımı içinde yer alan teknik


Due date: vade, bir malzeme veya ürünün ne zaman kullanılabileceğini gösteren tarih


Dunning: muhasebedeki alacaklar başlığı ile ilgili terim


Dynamic dispatching: imalat atölyesinde yürütülmekte olan tüm işlemlerin üzerinde gerçek zamanlı biçimde değişiklik yapılabilmesi olanağı


Dynamic scheduling: koşullar değiştiğinde üretim çizelgelerinin üzerinde düzenlemeler yapılmasına olanak veren yazılım


Dynamic lot size: aynı mal kaleminin farklı zaman ve koşullarda ne kadar üretilirse optimum olacağını belirleyen yaklaşım




EAM: Enterprise asset management; ekipman ve demirbaşların bakım işlemlerinin yönetimi.


EDI: Electronic data/document interchange; elektronik veri/doküman değişimi. İş verilerinin/dokümanlarının satıcı ve alıcı şirketler arasında otomatik değiş tokuşu ve bu konudaki standardın adı. Firmalar arasındaki satın alma siparişi, fatura ve diğer iş dokümanlarının kağıt yerine dijital ortamda yapılmasını ve elektronik fon transferini sağlayan standart yapı.


EDMS: Engineering document management system; mühendislik dokümanları yönetim sistemi. Tasarım ve çizim dokümanlarını tamamlayıcı bilgileri ve açıklama notları ile birlikte arşivlemeye, versiyon numaralarını denetlemeye olanak veren yazılım grubu ismi.


EEPROM: Electrically erasable programmable read only memory; silinebilen, programlanabilen, yalnızca okumada kullanılan bellek;


EIS: Equipment identification system; ekipman tanımlama sistemi


ERP: Enterprise resource planning system; kurumsal kaynak planlama sistemi; MRP'nin tüm firma fonksiyonlarını kapsar hale getirilmiş şekli.


Effectiveness: Etkenlik, hedefin gerçekleştirilme derecesi.


Efficiency: Verimlilik, veri hedefi gerçekleştirmede kaynakları kullanma başarısı, bir sisteminin çıktılarının girdilerine oranı.


Effector: Etki edici, Robot kollarının ucundaki iş yapan birime verilen özel ad.


Emergency: Olağanüstü durum, sistemin çökmesine yola açabilecek arızanın varlığı veya oluşma olasılığı.


Emulation: Bilgisayar, yazıcı veya herhangi bir donanımın bütün özelliklerini taklit ederek onun işlevini yerine getirme.


Employee involvement: Örgütün çalışanlarının düzenli toplantılarla işlerinin yapılmasına ilişkin kararlara katıldıkları, önerilerde bulundukları uygulama pratiği.


Empowerment: Yetkilendirme; çalışanların kendi işlerine ilişkin kararları verebildikleri, bağımsız eylemlerde bulunabildikleri durum.


Enclosure: Ekipmanı bulunduğu ortamdan ayıran koruyucu kasa. Aynı zamanda personeli ekipmanla temastan korur.


Encoder: 1. kodlayıcı; başka sistemlerden gelen bilgilerin kodunu değiştiren birim, 2. mekanik hareketi elektrik sinyaline dönüştürerek aktüatörün pozisyonuna yol gösteren geri besleme cihazı.


Encoding: 1. kodlama, bir veri değerinin ifadesinin kısaltılması veya özetlenmesi, 2. verileri dijital formata dönüştürme işlemi.


End user interface: Uygulama yazılımının kullanıcılarıyla iletişim kurduğu arayüz.


Entity: Enformasyonun depolandığı somut (işçi, parça vb.) veya soyut (olay vs.) kimlik veya varlık.


Entropy: Entropi; bir sistemdeki düzensizliğin veya bozukluğun ölçüsü.


Ergonomics: Ergonomi; insan ile iş yaptığı ortam arasındaki ilişkileri inceleyen bilim dalı.


Ethernet: Dijital equipment Corp. (şimdiki hp), Xerox ve Intel firmaları tarafından ortaklaşa geliştirilen yerel iletişim şebekesi standardı. Ethernet eşeksenli kablo üzerinden saniyede 10...100 megabit hızda veri iletimi yapar.


Event: Olay; bir işin gerçekleşmesi, bir etkinliğin başı veya sonu olabilir.


Expert system: Uzman sistem; bir uzmanlık alanına ilişkin tüm bilgileri ve çoğunlukla kurallar şeklindeki çeşitli akıl yürütme mekanizmalarını içeren yapay zeka uygulaması. İnsan uzmanların yerini tutmak üzere geliştirilen yazılım türü olup, uzmanların uğraştıkları problemleri çok daha ucuza çözme düşüncesiyle ortaya atılmıştır.




FDDI: fiber distributed data interface; fiber optik teknolojisi kullanan Dağıtık veri arayüzü, bir şebeke iletişim standardı


FFF: free form fabriation, hızlı prototipleme.


FM/AM: 1.facilities management/automated mapping; 2. frequency modulation/amplitude modulation


FMC: flexible machine center veya flexible manufacturing cell kelimelerinin başharfleri; esnek makine merkezi veya hücresi anlamına gelir. CNC makinelerin, yükleme boşaltma robotlarının, parça taşıma araç veya konveyörlerinin oluşturduğu imalat birimi.


FMS: flexible manufacturing system; esnek imalat sistemi


FORTRAN: FORmula TRANslation kelimelerinin baştaki harfleriyle oluşturulmuş bir programlama dili ismi. Mühendislik, matematik, bilim problemlerini çözmede kullanmak amacıyla geliştirilmiş prosedür yönelimli 3. kuşak bilgisayar dillerinden biri.


Facet: CAD/CAM terimi, üç boyutlu bir nesneyi göstermede kullanılan, üç veya dört kenarlı, ağ görüntülü poligon elemanı.


Facilitator: süreç iyileştirme, problem çözme, ürün/sistem geliştirme vb. yeteneklerden birine vakıf, bu konularda çalışan takımlara ve takım liderlerine koç, iletişimci, koordinatör, motive edici veya eğitmen olarak hizmet veren kimse.


Fail safe: arıza güvenliği; bir sistemin önemli bir arıza durumunda kendisini denetimli bir şekilde durdurma yeteneği.


Failure rate: hata oranı; belirli bir zaman aralığında oluşan hata sayısı.


Faraday cage: Faraday kafesi; bir donanım veya binayı dış elektrik alanlardan korumak için kullanılan topraklanmış tel perde.


Fault current: hata akımı; akım sınırlayıcı herhangi bir birimin çalışmaya başlamasından önce kısa devreli bir sistemden geçecek maksimum elektrik akımı.


Fault tolerance: sistemin hangi biriminde arıza oluşursa oluşsun görevi yerine getirme yeteneği.


Feedback: bir sistemin çıktısına ilişkin bilgilerin sisteme geri alınması. Sistemin kendini düzeltmesi ve kontrol amaçlarıyla kullanılır.


Feedforward: sistemin çıktılarını dış ortamda oluşan veya sistemin çıktısını alan diğer sistemlerde oluşması beklenen değişikliklere göre ayarlaması amacıyla ön bilgi toplanması.


Fiber optics: cam veya plastik lifler içinden ışık fotonları aracılığıyla veri iletmede kullanılan ortam.


Field: 1. saha, 2. veri tabanı terimi, kayıtların bir bölümü.


Fieldbus: Saha cihazları ve onların kontrol sistemleri arasındaki dijital iletişime ilişkin standart.


Finite scheduling: Sonlu çizelgeleme; ekipmanların ve diğer kaynakların gerçek kapasitelerini dikkate alarak imalat programları yapmak.


Flip flop: Enerji bulunduğu sürece bir bitlik verinin saklanmasında kullanılan devre.


Flexible automation: Bir ürünün imalatından diğerine hızla geçme yeteneği veren otomasyon türü, tek veya az sayıda ürünü üretmeye yönelik yapı olan 'rigid automation' karşıtı olarak kullanılır.


Flexible manufacturing system: Esnek imalat sistemi; esnek imalat hücrelerinden oluşan, çok sayıda farklı ürün tiplerinin hızlı ve düşük maliyetli üretimine olanak veren bilgisayar kontrollü imalat, iç taşıma ve otomatik depolama sistemlerinden oluşan karmaşık üretim sistemi.


Flow rate: debi, bir akışkanın fiili akış hızı


Forecasting: tahmin; çoğunlukla ürün talep tahmini anlamında kullanılır, istatistiksel yöntemler veya sezgiler aracılığıyla gelecekteki talebe ilişkin öngörü oluşturulması.


Free form fabrication: Hızlı prototip üretimi.


Frequency: Birim zamanda tekrar eden olay sayısı, Hertz birimi ile gösterilir, kısaltması Hz'dir.


Front end: Bir yazılımın operatör, kullanıcı arayüzü.


Function: 1. işlev; bir işin planlanan şekilde gerçekleştirilmesi için yapılacak eyleme veya işleme ilişkin karakteristikler, 2. yazılım komutları sonucunda gerçekleştirilen işlem.


Fuzzy logic: Bulanık mantık; 0 veya 1 şeklinde ifade etmenin doğru veya yeterli olmadığı yerlerde kullanılmak üzere geliştirilen metot, çoğunlukla süreç elemanları arasındaki ilişkilerin doğrusal olmadığı durumlarda kullanılır.


A - B - C   D - E - F  G - I - H   J - K - L   M - N - O   P - Q - R  S - T - U   V - W - X - Y - Z


ANKET
Endüstri 4.0 için En Hazır Sektör Hangisidir

Sonuçlar