elektrik port üyelik servisleri elektrik port üyelik servisleri

TEKNİK TERİMLER SÖZLÜĞÜ

Teknolojinin ilerlemesi ve bilgi kaynaklarının artması ile teknolojiyi takip etmek de önemini arttırıyor. Terimler Sözlüğü ile, teknoloji ve mühendislik dünyasında karşılaşabileceğiniz yabancı terimleri daha kolay anlayabileceksiniz.



A- A+
04.07.2011 tarihli yazı 3837 kez okunmuştur.

A - B - C  D - E - F   G - I - H   J - K - L   M - N - O   P - Q - R  S - T - U   V - W - X - Y - Z
 

S - T - U


SCADA: supervisory control and data acquisition; gözetimsel kontrol ve veri toplama. Ekipmanların uzaktan izlenmeside, konut gönderilmesinde ve veri toplamada kullanılan bilgisayar tabanlı sistem

SMS: short message service; kısa mesaj hizmeti. Telekomünikasyon şebekelerinde kullanılan bir yazılı iletişim standardı

SPC: statistical process control; istatistiksel süreç kontrolü; son ürünlerin muayenesi yerine üretim sürecinin izlenerek verilerin istatistiksel analize tabi tutulmasını, böylelikle sürecin arzu edilen şekilde devam etmediğini ve istenmeyen durumların nedenlerini anlamaya yarayan teknikler bütünü. İstatistiksel süreç kontrolü içinde "ürünler sonuç, süreclen ise neden olarak görülmekte ve nedenler kontrol altında tutulursa sonuçlar da arzu edildiği şekilde gerçekleşir" mantığı bulunur.

SQL: Structured query language; yapısal sorgulama dili; ilişkisel yapıdaki veri tabanlarında veri erişimi için kullanılan bir dil. Başka bir dil QBE (query by examples)'tır.

Scan: tarama; 1. süreç sensörlerindeki verilerin hesaplama amacıyla incelenmesi. 2. PLC'lerin girdi-çıktıların değerlerini güncellemek için yaptıkları işlem.

Scan time: tarama zamanı; PLc programının girdi-çıktı değerlerini güncelemek için geçirdiği zaman

Semiconductor: yarı iletken; bir iletkenden daha yüksek yalıtkanlığa, bir yalıtkandan daha düşük iletkenliğe sahip olan katı madde. Silicon, germanium, kurşun sülfat, selenium, gallium arsenid metallerinden yapılır.

Sensor: algılayıcı; girişi fiziksel büyüklük, çıkışı sayısal olarak ölçülebilir herhangi bir büyüklük olan transdüser.

Sequence control: bir makine hareketinin diğerini başlatması şeklinde devam eden ardışık makine hareketlerinin kontrolü.

Servo mechanism: pozisyon, hız, ivme gibi herhangi bir çıktıdan geri besleme alarak çalışan otomatik, kapalı çevrim kontrol sistemi.

Servomotor: 1. birincil kontrol sağlayan güç tahrikli mekanizma 2. Elektriksel girdilerin motor rotorunun pozisyonunu belirlediği elektromekanik cihaz. Makine ve robot üretiminde kullanılır.

Signal conditioning: sinyal koşullandırma; bir sinyali şeklini veya modunu işleyerek bir cihaz ile uyumlu hale getirme.

Standards: bir ürünün ölçüleceği kural veya ölçü birimi. Kalite, ağırlık, değer gibi herhangi bir büyüklüğün ölçülmesine veya oluşturulmasına yönelik kurallar kümesi.

State languages: durum dilleri, gerçek dünyadaki işlem sıralarını ifade etmek için kullanılan programlama dilleri. Bu diller bir programın bir durumlar veya adımlar silsilesi şeklinde gösterildiği, yazılım bir adım boyunca icra edildiği ve adımda oluşan değişikliğin başka bir adıma geçişi sağladığı yapıdadırlar.

Step motor: adım motoru; rotoru çok küçük açılarda hareket ettirip durdurulabilen motor türü.

Stepper motor: step motor; adım motoru

Stereolithography: CAD dosyalarından doğrudan katı plastik prorotip ürünler elde etmeye yarayan bir yöntem. Işığa hassas reçine üzerine mor ötesi ışınlar düşürme prensibi ile çalışır.

Strategies: bir amaca ulaşmak için planlanan ana işlemler.

Supervisory control: gözetimsel kontrol; bilgisayarların operatör arabirimi olarak kullanaılarak süreçlerin izlenmesi

Switch: anahtar; bir elektrik devresinin bağlatılarını kurmak, kaldırmak, değiştirmek için kullanılan cihaz. Otomasyon uygulamalarından switch başka manyetik alanlar ile çalıştırılan anahtar anlamında kullanılır.

Synchronize a state: farklı sistemlerin frekanslarını eşitlemek

System: dizge; aynı amaç doğrultusunda çalışan, canlı ve cansız elemanların oluşturduğu topluluk.

Systems integration: sistem entegrasyonu; farklı imalatçıların ürünlerini birbirleri ile çalışabilir bir bütün hale getirme.

TCAT: Timer/Counter Access Terminal; saat/sayaç erişim terminali

TCP/IP: Transmission Control Protocol/Internet Protocol; OSI'nin 7 katmanlı referans modelinde taşıma katmanına ve şebeke katmanına karşı gelen protokoller. Amerika Birleşik Devletleri Savunma Bakanlığı tarafından geliştirilmiştir. Günümüzde pek çok şebekede ve şebekeler arası iletişimde yaygın biçimde kullanılmaktadır.

TNS field: transaction field. İşlem alanı; hangi mesaj işlemlerinin yer aldığına işaret eden 16 bit genişliğindeki alan.

Tachometer: takometre; hız ölçer dönme hızı ile orantılı analog gerilim sinyali üreten, elektromanyetik alan etkisi ile çalışan transdüser.

Terminal: uzak yerlerden bilgisayar ile iletişim kurmaya yarayan herhangi bir operatör arayüzü.

Termination: sonlandırıcı, iletim hattının sonuna bağlanan herhangi bir yük. İletim hattının işlevini yapması için zorunlu olan ve sinyal yansımalarının önüne geçmek için hattın empedansı ile uyumlu olarak seçilmesi gereken birim.

Thermocouple; termokupl; ısı ile genleşme karakteristikleri farklı iki metalin birbirlerine yapıştırılması ve ısındıkları zaman gösterdikleri eğilmeden yararlanarak sıcaklığı ölçmede kullanılan iletken çifti.

Throughput: bir ekipmanın işlediği veya ilettiği veri veya malzeme. Aynı zamanda fabrikaların üretim miktarlarını ifade etmede de kullanılır.

Thumb-wheel switch: parmakla hareket ettirilen çok pozisyonlu döner anahtar

Toggle: anahtarın konumunu iki olası konumdan birine getirmek

Token: 1) şebekeyi yöneten bilgisayar ile terminallerden biri arasındaki iletişim, 2) iletişimi başlatma hakkı.

Tool: araç; bir işi yerine getirmek için, toplanan verileri göstermek için kullanılan enstrüman, yazılım veya herhangi bir teknoloji.

Torque: 1)döndürme momenti, 2) dönme veya burulma etkisi yaratan kuvvet.

Total quality management: Toplam kalite yönetimi; sürekli iyileşmeye dayalı, müşteri odaklı yönetim yaklaşımı. Son yıllarda sistematik bir şekle getirilmiş ve EFQM (European Foundation of Quality Management) veya Malcolm Baldridge modelleri şeklinde anılır olmuştur.

Touch screen: dokunmatik ekran;operatörün ekrandaki sembollere dokunarak komutları bilgisayara ilettiği, klavye ve diğer girdi araçlarını gereksiz bırakan arayüz.

Transducer: bir sinyali bir fiziksel biçimden diğerine çeviren cihaz.

Transformer: iki veya daha fazla sargı grubundan oluşan ve manyetik indükleme prensibi ile çalışarak gerilim değiştirmede kullanılan elektrik makinesi.

Transient: geçici. Çoğunlukla akım veya gerilim değerlerindeki anlık sapmaları ifade etmede kullanılır.

Turn-around time: bir iletişim modülünün bir mesajı alması, yorumlaması, ilgili eylemi yapması ve yanıt vermesi aşamalarının tümünü yerine getirmek için kullandığı toplam süre.

Turnkey: anahtar teslim; bir sistemin çalışmaya hazır hale getirilinceye kadarki tüm kurulumunun tamamlanarak teslim edilmesi durumu.

Twinaxial cable: ikiz eksenli kablo; yalıtımlı ikili kablonun merkez oluşturacak şekilde önce iletken sonra yalıtkan bir katmanla kaplanması

UART: Universal Asynchronous Receiver/Transmitter; Evrensel asenkron alıcı/verici. Seri paralel dönüşümlü bir arayüz birimi.

UL: Underwriters Laboratories Inc., ABD'de bulunan ticari ve endüstriyel ürünler için standartlar oluşturan bağımsız bir laboratuar.

UPC: Universal Product Code; perakende satışlarda kullanılan bir standart bar kod tipi.

UPS: Uninterruptible Power Supply; kesintisiz güç kaynağı. Elektrik şebekelerinin güç kalitesizliği ve kesintilerine karşı kullanılmak üzere geliştirilen cihazların genel adı.

USART: Universal Synchronous/Asynchronous Receiver/Transmitter; senkron çalışma özelliğini haiz UART.

Unattended system (bar code): bar kodların taranması ve kodlarının çözülmesi işlemlerini yapabilen bir cihaz.

Unbalance: dengesizlik; merkezcil kuvvetlerin etkisi sonucunda yataklarında oluşan bozulmalar nedeniyle rotorda meydana gelen titreşim durumu.

Unbalance tolerance: dengesizlik toleransı; çalışma performansını etkilemeyeceği düşünülen dengesizlik miktarı, titreşim birimi veya açı ile ölçülür.

Ungrounded Junction: bir termokupl çubuğunun yaptığı ölçüm değerinin okunduğu iki metalin birleştiği yerin adı

Uni-directional I/O module: tek yönlü giriş-çıkış modülü, bir giriş çıkış modülünün iletimde olduğu tarayıcı veya işlemci ile yalnızca tek yönlü veri alışı veya verişi sağlayan türü.

Update time: güncelleme zamanı. 1) analog girdilerde bellekte bulunan ve analog giriş sinyalini sembolize eden dijital değerin güncelleme süresi ' analog çıkışlarda bellekteki dijital değerin analog modül tarafından alınması ile analog çıkış değerine dönüştürülmesi arasında geçen süre.

Upload: kullanılan bir bilgisayardan başka bir bilgisayara veri, enformasyon veya program yüklenmesi

Upper nible: bir byte'ın en anlamlı dört hanesi

Utility software: sistem yazılımları kategorisine giren ve bilgisayarların veya şebekenin daha iyi çalışması, sorunların ayıklanması, sisteme ilişkin verilerin elde edilmesi gibi konularda kullanılan yazılımlar

Validation: geçerliliğini anlama; bir yazılımın amaçlanan doğrultuda hazırlanıp hazırlanmadığının araştırılması (bkz. Verify)


A - B - C   D - E - F  G - I - H   J - K - L  M - N - O   P - Q - R   S - T - U   V - W - X - Y - Z


ANKET
Endüstri 4.0 için En Hazır Sektör Hangisidir

Sonuçlar