elektrik port üyelik servisleri elektrik port üyelik servisleri

TEKNİK TERİMLER SÖZLÜĞÜ

Teknolojinin ilerlemesi ve bilgi kaynaklarının artması ile teknolojiyi takip etmek de önemini arttırıyor. Terimler Sözlüğü ile, teknoloji ve mühendislik dünyasında karşılaşabileceğiniz yabancı terimleri daha kolay anlayabileceksiniz.



A- A+
04.07.2011 tarihli yazı 2909 kez okunmuştur.

A - B - C  D - E - F  G - I - H  J - K - L  M - N - O  P - Q - R   S - T - U  V - W - X - Y - Z

 

P - Q - R


P&I diagram: boru hatları ve enstrümanların görüldüğü şema


PC: personal computer; kişisel bilgisayar


PCS: process control system; süreç kontrol sistemi


PIC: Perpheral interface controller; çevre birimleri kontrolörü; motor, röle, lamba, ışık, ısı sensörleri gibi birimleri kolay ve hızlı biçimde denetleyen işlemciler. Mikro işlemciden farklı biçimde giriş/çıkış verisi, bellek ve veri iletişim birim ve hatları bünyesinde barındırırlar.


PID: proportional, integral derivative; oransal, bütünsel, türevsel; bir kontrolörün zamanla orantılı, kendinden sıfırlayan ve ek eylemler bütünü şeklinde yürüttüğü üç modlu eylem.


PLC: programmable logic controller; programlanabilir mantıksal kontrolör; ekipmanların kontrolünde kullanılan mikro işlemli tabanlı sistem. Tipik olarak girdi/çıktı modülleri ile sensör ve aktüatörlere bağlanırlar. Pek çok PLC 1960'larda geliştirilen 'Relay Ladder Logic' isimli teknikle programlanmaktadır.


Partnering: en az iki firma arasında karşılıklı çıkar ve güvene dayalı olarak kurulan uzun dönemli ilişki ve işbirliği. Bu konuma gelen firmalar kazancın yanı sıra riskleri de paylaşırlar.


Permanent error: bilginin tekrar işlenmesine karşın düzeltilemeyen hata.


Portability: taşınabilirlik; bir yazılımın farklı donanımlar üzerinde çalışabilme özelliği.


Potentiometer: 1 .çoğunlukla bir devreyi kontrol etme amacıyla kullanılan değişken direnç. 2. gerilim ölçmede kullanılan dengeleme köprüsü.


Power supply: güç kaynağı; bir devreye güç evren bazen bağısız, bazen devrenin elemanı olan birim.


Predictive maintenance: kestirimci bakım; arız olmadan önce ipuçlarına göre bakım yapmak gerektiği görüşünü savunan düşünce


Primary axis: bir transdüser'in yüklenmesi için tasarımlanan eksen


Printed circuit board: baskılı devre kartı; genellikle yalıtkan cinsten plastik veya reçinelimalzemeden yapılan ve elektrik devrelerin birleştirilmesi için kullanılan kart. Levha ve elektrik devresi birlikte kartı oluşturur.


Problem: amaca ulaşma yönünde karşılaşılan, ancak gelişme fırsatı olarak görülmesi gereken engel. Problemlerin ortadan kaldırılması veya önlenmesi için kök nedenlerinin teşhis edilmesi ve düzeltilmesi gerekir.


Procedures: yönerge; standartlara erişmek için hangi işlemlerin yapılması gerektiğini adım adım belirten yazı.


Process: süreç; bir iş yapmanın sistematik biçimde tanımlanan metodu.


Process management systems: süreç yönetim sistemi; sürecin verimli ve etkili çalışması için planlanan, yürütülen ve kontrol edilen işlemler bütünü.


Process control: süreç kontrolü; bir sürecin enstrümanlar aracılığı ile otomatik biçimde izlenerek oluşan değişikliklerin düzeltilmesi.


Process simulation: süreç benzetimi; senaryo olarak adlandırılan farklı süreç işleyişlerinin dijital ortamda işlenerek karşılaştırılması. En iyi seçeneğin hangisi olduğunu bulmak amacıyla yürütülür.


Production control: üretim kontrolü; imalat faaliyetlerin doğru zaman ve sırada, yalnızca gerekli kaynaklarla yapılmasını sağlayan planlama, eşgüdüm ve yönlendirme sistemi.


Protocol: verilerin sistemler arasında transfer edilmesini sağlayan üzerinde anlaşılmış kurallar seti


Prototype tooling: ürün prototiplerinin hazırlanmasında kullanılan kalıp, takım ve aparatlar.


Proximity switch: yakınlık anahtarı; fiziksel temas yapmaksızın bir nesnenin varlığını veya yokluğunu algılayabilen ve buna bağlı olarak açma-kapama yapabilen cihaz.


Pulse: 1.darbe; gerilim ve akım düzeyindeki ani yükselme. 2. çok kısa süreli ve kare biçimli gerilim veya akım dalgası. 3. bir mantık devresi üzerinden bir anahtar veya röleyi çalıştırmak için oluşturulan kısa bir akım veya gerilim değişikliği


Pulse generator: darbe üreteci; kontrollü elektrik etkisi serisi üretmek için kullanılan cihaz.


Pulse modulation: darbe modülasyonu; darbeli veya aralıklı bir taşıyıcıyı modüle ederek bilgi iletmek.




Quadrature: geri besleme cihazlarında bulunan elektrik sinyalleri kanallarını birbirlerinden 90 derece ayırma tekniği. Hareket yönünü anlamak amacıyla enkoder ve resolverler tarafından kullanılır.


Quality assessment: kalite değerlendirme; ürünlerin, hizmetlerin, süreçlerin, uygulamaların, programların kalite düzeyini ortaya çıkartmak amacıyla yapılan operasyonel faaliyetler.


Quality control: kalite kontrolü; kalite standartlarına ulaşılıp ulaşılmadığını anlamak amacıyla özel araç ve yöntemler kullanılarak yapılan operasyonel faaliyetler.


Quality values: kalite değerleri; bir örgütün ve çalışanlarının vizyon, misyon ve stratejilerini belirlerken gözönünde bulundurdukları kalite konusundaki prensip ve inançlar


Quality circle: kalite çemberi; imalat sisteminin kalite sorunlarını ortaya çıkarmak, bu sorunları çözmek ve iyileştirmeler sağlamak amacıyla, o imalat sistemi içinde çalışan bir kısım mavi yakalı personelin gönüllü olarak biraraya gelerek oluşturduğu birim.


Quaternary: veri ve bilgileri göstermek üzere dört farklı gerilim düzeyi kullanan bir kodlama şeması. Kontrol döngüleri içinde kullanılabilir.




RAM: random access memory; içindeki verilerin okunabildiği ve üzerine yazı yazılabilen bellek.


ROM: read only memory; yalnızca okunabilen bellek; sistem fonksiyonlarının yer aldığı, içine veri kaydetme olanağı bulunmayan saklama ünitesi


RP: rapid prototyping; hızlı prototipleme


RTR: remote transmission request; uzaktan iletim talebi


Rapid prototyping: hızlı prototipleme; yeni ürün geliştirme sürecinin aşamalarından biri olan prototip üretiminin üç boyutlu printerler benzeri cihazlarla yapılması. Bu sayede prototip çok hızlı biçimde elde edilebilmektedir. Özel bir türü sterolitografi adıyla bilinir.


Real time: gerçek zaman; bir sürecin veya işlemin gerçekleştiği andaki zaman bilgisi


Real time system: gerçek zamanlı sistem; çok sayıda değişken içeren bir sürecin kontrolünü hassas zamanlama ile yapabilen sistem


Recovery time: toparlanma zamanı; bir algılama cihazının işlevini yerine getirdikten sonra yeniden işlev yapabilir hale gelmesi için gerek duyduğu zaman. Cihazın normal haline dönünceye kadar geçen zaman.


Redundancy: yedeklik; güvenilirliği arttırmak amacıyla sistem için yedek ünite yerleştirilmesi


Relay: röle; uzaktan kontrol veya otomatik kontrol için kullanılan ve elektrik akımındaki değişiklikler yardımıyla harekete geçirilen elektromekanik cihaz. Röleler aynı veya başka devredeki cihazları çalıştırırlar.


Relay ladder logic: bir PLC programlama dili. Bu dil programın bir seri sargı ve kontaklar şeklinde ifade edildiği, rölelerin çalışmasının simülasyonunun yapılabildiği bir dildir. Dilin avantajı pek çok elektrikçinin röle çalışma mantığına aşina olmasıdır. Ancak analog giriş-çıkış ve ikili sayı sistemine uygun olmayan hareket kontrolü dilin zayıf yanlarıdır. Alternatif olarak "state language control" isimli dil bulunmaktadır.


Resolver: bir dönme sırasında mutlak mil pozisyonunu ölçmek amacıyla manyetik kavrama kullanan pozisyon transdüseri.


Rework: yeniden işleme; bir ürünün spesifikasyonlara uymaması nedeniyle yeniden imalata alınması


Robotics: robot bilimi; robotların tasarımını, imalatını ve kullanımını inceleyen bilim dalı.


Router: OSI modelinin üçüncü katmanı olan network katmanında çalışan cihaz. Farklı mimarideki şebekeleri birbirlerine bağlamada kullanılır.


Rule based system: kural tabanlı sistem; içinde bulunan bilgilerin kurallar yapısı içinde gösterildiği sistem. Bir uzman sistem veya bilgi tabanlı sistem türüdür.


A - B - C  D - E - F   G - I - H   J - K - L   M - N - O   P - Q - R   S - T - U  V - W - X - Y - Z


ANKET
Endüstri 4.0 için En Hazır Sektör Hangisidir

Sonuçlar