elektrik port üyelik servisleri elektrik port üyelik servisleri

Yıldırımdan Korunma ve Topraklama Çalıştayı Ankara'da yapıldı

Yıldırımdan Korunma ve Topraklama Derneği (YILKODER), 27 Aralık Salı günü Ankara'da “Yıldırımdan Korunma ve Toprakla Tesislerinde Standartlar ve Uygulamalar” konulu çalıştayını gerçekleştirdi. Sektörde mevcut ulusal ve uluslar arası standartların tartışıldığı çalıştayda uygulamada karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri dile getirildi.



A- A+
01.01.2012 tarihli yazı 3033 kez okunmuştur.


Çalıştayın açılış konuşmasını yapan YILKODER Yönetim Kurulu Üyesi Tuğcan Tekin, YILKODER’in öncelikli amacının sektörde faaliyet gösteren firmaları, şahısları ve sektörle ilgili kurumları bir araya getirerek bilgi paylaşımını büyütmek, ulusal ve uluslararası standartlara ve mevzuatlara uygun projelendirme, üretim ve tesisat çalışmaları yapılmasını sağlamak olduğunu söyledi. Türkiye’de yıldırımdan korunma ve topraklama sektöründe bilgi birikiminin ve kalitesinin yükseltilmesi için kat edilmesi gereken uzun bir yol bulunduğunu belirten Tekin şöyle devam etti: “Gelişmiş ülkelerin bilgi birikimi ve tecrübelerine sahip olmadan, gelişmiş ülkelerdeki tartışma konularına odaklanarak, ülkemizde mevcut uygulamalar ve teori arasında büyük bir fark oluşmasına neden oluyoruz.   Elektrik projelerinde topraklama genellikle kopyala yapıştır bilimselliğinde hazırlanırken, doğru bir topraklama tesisi kurmadan, dış yıldırımlık ve iç yıldırımlık sistemlerinin sağlıklı çalışmasını umuyoruz. Yapılardaki elektronik cihazların korunması için zaruri olan alçak gerilim parafadurlarına birçok mühendisimiz yabancı. Birçok dış yıldırımlık proje ve uygulamasında adım/dokunma gerilimi önlemlerini görememekteyiz. Eş potansiyelleme bile halen bir çok mühendis tarafından yanlış yorumlanmakta ve birçok uygulamada yapılmamaktadır. Bunlar gibi birçok sorun önemsenmeyerek, dünya genelinde süregelen aktif paratonere evet/hayır tartışmasında gereğinden fazla zaman ve enerji kaybediyoruz.“



YILKODER’in amacının, bir görüşü veya fikri savunmak değil proje, üretim ve tesisatların dayandırıldığı mevzuatlara ve standartlara uygun yapılmasını sağlamak olduğunu belirten Tuğcan Tekin, “Bu doğrultuda, üniversiteler, ilgili mühendis odaları, kamu kurumları ve sektör bileşenlerini bir araya getirerek bilimsel, teknik ve ekonomik kriterler dahilinde tarafsız bir tartışma ve paylaşma ortamı oluşturmayı amaçlıyoruz. “ şeklinde konuştu.



Çalıştayın birinci oturumunda düzenlenen panelde ilk sözü alan Amper Elektrik Proje ve Bakım Mühendisi Özlem Kapucu, yıldırımdan korunma tesislerinde topraklamanın önemini anlattı. Yıldırıma karşı alınan önlemlerin tarihçesinden ve yıldırımın fiziksel oluşumu hakkında bilgiler veren Kapucu, yıldırımın etkilerilerine karşı sadece dış yıldırımlık sistemlerinin yeterli olmadığını ve eşpotansiyelleme, aşırı gerilim koruması ve topraklama sisteminin de beraber düşünülmesi gerektiğini kaydetti.



Panelde ikinci sözü alan Radsan Proje Mühendisi Sevirm Serindağ, Türkiye’de yıldırımdan korunma konusunda kullanılan ulusal ve uluslararası standartları anlattı. Standartlara uygun yapılmayan tesislerin önemli maddi kayıplara neden olduğunu ve insan hayatı için tehlike oluşturduğunu belirten Serindağ, yıldırım ve aşırı gerilimden korunma sistemlerinde topraklamanın önemli olduğunu ve kullanılan malzemelerin ve uygulanan tesisatın standartlara uygun olması gerektiğini söyledi. 





Kartal Metal Galvaniz firması adına sözü alan Tekin Kartal, yıldırımdan korunma ve topraklama malzemelerinde galvaniz kaplamanın önemini anlattı. Galvaniz kaplamanın malzemelere önemli özellikler kazandırdığını belirten Kartal, standartlara uygun yapılmayan malzemelerin toprak altında bozulmaya uğrayacağını ve topraklama tesislerinde zarar meydana getireceğini belirtti.



Çalıştayın ikinci oturumunda düzenlenen “Yıldırımdan Korunma ve Topraklama Tesislerinde Standartlar ve Uygulamalar” isimli panel, Gazi Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği öğetim üyesi Prof. Dr. Cengiz Taplamacıoğlu’nun moderatörlüğünde gerçekleşti. Panelin açılış konuşmasında yıldırımdan korunma ve topraklamanın her zaman gündemde olan bir konu olduğunu söyleyen Taplamacıoğlu, özellikle yıldırım sebebiyle yaşanan can ve mal kayıplarının önemine değindi. Topraklama konusunda önemli bir bilgi eksikliğinin yaşandığını söyleyen Taplamacıoğlu, standartlar ve uygulamalar konusunda zaman zaman üniversitelere başvurulduğunu ve bu toplantının bu konuda katkı yapmasını beklediğini ifade etti.



Elektrik Mühendisleri Odası adına sözü alan Elk. Yük. Müh. Sabri Günaydın, Türkiye’de elektrik tesisat, yıldırımdan korunma ve topraklama konularında referans alınan Avrupa standartlarını, standart kuruluşlarını ve örnek şartnameleri anlattı.



Elektrik İç Tesisleri Yönetmeliği’nin ilk yayın yılının 1984 yılı olduğunu söyleyen Sabri Günaydın 1986, 1995, 1996, 1998, 2000, 2004 yıllarında yapılan tüm güncellemelere rağmen oldukça yetersiz olduğunu ve güncel teknolojik gelişmelerin çok gerisinde kaldığını dile getirdi. Elektrik Mühendisleri Odası’nın EN, HD, IEC gibi güncel standartlar doğrultusunda 2005 yılında hazırladığı yönetmelik taslağını Enerji Bakanlığı’na gönderdiklerini söyleyen Günaydın, gönderilen taslağın hiçbir şekilde yayınlanmadığını belirtti. Aynı şekilde Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği ve Topraklama Yönetmeliği’nin de yetersiz olduğunu söyleyen Sabri Günaydın, Elektrik Mühendisleri Odası olarak yönetmeliklerle ilgili gerekli çalışmaları başlattıklarını söyledi. Yönetmeliklerde uyulması gereken standartların açıkça belirtilmesi gerektiğini belirten Günaydın, “Aksi takdirde  yönetmelikler teknolojik gelişmelerin gerisinde kalacak ve hiçbir zaman da güncel olmayacaktır. Standartların, yönetmeliklerin ve şartnamelerın, can ve mal güvenliğinin temel unsurları olduğunu hiçbir zaman unutmamalıyız” diye konuştu. 



 





Geleneksel yıldırımdan korunma sistemlerinin tüm dünyada gerçekleştirilen bilimsel çalışmalarla onaylandığını söyleyen Sabri Günaydın, geleneksel olmayan aktif paratonerlerin bu tür bilimsel çalışmalar tarafından güvenilmez kılındığını ve bunların çeşitli bilim ve standart kuruluşlarınca reddedilmelerine yol açtığını söyledi. Ancak yeni bir ürün üretildiği ve deneylerle kabul edildiği takdirde gerekli mevzuat değişikliğinin yapılacağını söyleyen Günaydın, bu durumda bunun kabul edilebileceğini ve Elektrik Mühendisleri Odası olarak kesinlikle bilimsel ve teknik çalışmaları esas aldıklarını ifade etti.



Panelde ikinci sözü alan Fizik Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu İkinci Başkanı Çetin Tekin, Türkiye’de standartların ve yönetmeliklerin yetersiz olduğunu ve güncellenemediğini söyledi. TSE 622 standardının kaldırılması ile 2000 yılından sonra radyoaktif paratonerlerin satışının yasaklandığını ve aktif paratonerlerin piyasaya girdiğini söyleyen Tekin, ilk 4-5 yıl bu ürünlerin yurtdışından ithal edildiğini daha sonra ise yerli ürünlerin piyasaya çıktığını söyledi. 2005 yılına kadar Türkiye’de yaklaşık 80.000 aktif paratoner ithal edildiğini söyleyen Tekin, bu ürünlerle ilgili TSE’nin yeni bir standart oluşturamadığını söyledi. Yerli üreticilerin bu konuda kendi çabaları ile yurtdışından standart ve şartnameleri sağlayıp bir bilgi birikimi oluşturduklarını ve doğru tesisatların yapılmasını sağlamaya çalıştıklarını söyleyen Çetin Tekin, özellikle son yıllarda yerli üreticilerin sayısında önemli bir artış olduğunu ve belirli bir standart olmamasından dolayı denetimsiz firmaların kalitesiz ürünleri piyasaya sürdüklerini belirtti.  



Üniversiteler de bu konu ile ilgili yeterli bilimsel çalışmaların yapılmadığını söyleyen Çetin Tekin, Türkiye’de bu konu ile ilgili çalışmaları onaylayacak, akredite olmuş laboratuarların da olmadığını dile getirdi. Bu çalışmaların yapılmadığı müddetçe bu konu ile ilgili teknolojinin dışarıdan geleceğini ve yurtdışında hangi teknoloji kullanılıyorsa onun Türkiye’de uygulanacağını belirten Çetin Tekin, üniversitelerin süratle bu konunu üzerine eğilmesi gerektiğini kaydetti .



Fransa’nın EN 62305 standartına tabii olmasına rağmen aktif paratonerle ilgili standardını muhafaza edebildiğini söyleyen Çetin Tekin, tüm dünyada aktif paratonerlerin önemli sayıda kullanımda olduğunu ve klasik yöntemleri benimsemiş ülkelerde bile uygulama alanı bulabildiğini söyledi.



YILKODER Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Gökhan Akman, aktif paratonerlerin ya da klasik yöntemlerin kullanılması konusunda inisiyatifin tasarım mühendisine bırakılması gerektiğini belirtterek “Hangi yöntem tercih edilmişse onunla ilgili standartın dikkate alınması gerekir” dedi.



EN 62305 standartı ile birlikte ülkelerin kendi ulusal standartlarını da kullandıklarını belirten Akman, dünyanın bir çok ülkesinde bu durumun görüldüğünü ifade etti. Özellikle yanlış tesisatlar sonucunda klasik yöntemlerin de yeterli korumayı sağlayamadığına dair çok sayıda örneğin yaşandığını söyleyen Gökhan Akman, yanlış uygulanmış tesisat fotoğrafları ile aktif paratonerlerin eleştirilmesinin etik olmadığını ve hiçbir yıldırımdan korunma sisteminin %100 koruma sağlayamadığın belirtti. 





2009 yılında CENELEC’in (Avrupa Elektroteknik Standartizasyon Komitesi) aktif paratonerleri yasaklayacağına dair görüşler belirtildiğini belirten Gökhan Akman, CENELEC’in altı ayda bir olarak düzenlediği toplantılar kapsamında Nisan 2009 yılında böyle bir tezin ortaya atıldığını ancak Nisan 2009, Kasım 2009 ve Nisan 2010 yıllarında böyle bir şeyin uygulanamayacağı görüşünün kabul edildiğini ve her sistemin kendi standartları dahilinde uygulanması yönünde karar alındığını sözlerine ekledi. 



Panelde son sözü alan Genel Galvanizciler Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Serdar Kazancı, yıldırımdan korunma ve topraklama sistemlerinde kullanılan malzemelerde galvaniz kaplama sürecini anlattı. Galvaniz kaplamanın özelliklerine ve malzemeye kazandırdığı üstünlüklere değinen Kazancı, galvaniz kaplama sürecinden bahsetti. Standartlara uygun yapılan galvaniz kaplama ile düşük maliyetli, uzun ömürlü, güvenilir, hızlı uygulanabilen ve dayanıklı malzemeler elde edilebileceğini belirten Kazancı, çelik malzemeleri açık ortamda korozyondan korumak için kullanılan en yaygın,güvenilir ve ucuz yöntem çinko kaplama işlemi olduğunu belirtti. TS EN ISO 1461 standartının demir ve çelikten yapılmış malzemeler üzerine sıcak daldırmalı galvaniz kaplamaların özellikleri ve deney metotlarını anlattığını belirten Kazancı, galvaniz kaplamalı malzemelerin kalite kontrolünün kolay olduğunu ve standartlara uygun olup olmadığının kolayca denetlenebildiğini ifade etti.  





 



ANKET
Endüstri 4.0 için En Hazır Sektör Hangisidir

Sonuçlar