elektrik port üyelik servisleri elektrik port üyelik servisleri

Türkiye’de Biyogaz İhtiyacı

Türkiye’nin dış ticaret açığında en büyük faktör hiç şüphesiz enerji ithalatıdır. Fosil yakıtların enerji üretiminde başrol oynaması neticesinde ise dışa bağımlılığımız, sürekli yükselen enerji tüketimiyle artmaktadır. Enerjide alternatif kaynaklar bu çıkmaza çare olabilir: Yenilenebilir Enerji Kaynakları…



A- A+
01.03.2014 tarihli yazı 4029 kez okunmuştur.

Türkiye’de Biyogaz İhtiyacı


Günümüzde Türkiye, enerji tüketiminin yüzde 70’ini ancak ithalat ile karşılayabiliyor. Türkiye enerjide dışa bağımlılığı, doğalgazın yüzde 99’unu ve petrolün yüzde 94’ünü ithal ederek ödüyor. Artan petrol fiyatları ve değişen küresel politikalar, ülkemizin her yıl artan enerji tüketimi sebebiyle ekonomisini daha da zorluyor. Bunun yanında hızla büyüyen bir ekonomiye sahip. Ki bu durum bizi FED’in gelişmekte olan ülkeler için oluşturduğu ekonomik endekste ‘en kırılgan ülke’ olarak tanımlanmamıza neden oluyor.


 

Ekonomide enerji yükünü hafifletmek adına enerji kaynaklarını çeşitlendirmemiz, sürdürülebilir ve yerli kaynaklarımızdan faydalanmamız, enerjide verimliliği artırmamız gerekmekte. İşte tam da bu noktada yenilenebilir enerji kaynakları devreye giriyor. Çevre dostu, güvenilir, sürdürülebilir, yeşil enerji olarak adlandırılan yenilenebilir enerji; artan enerji ihtiyacı, küresel ısınma, fosil enerji kaynaklarının giderek azalması ve nükleer enerjiye olan güvenin sarsılması ile enerjide alternatif bir kaynak oluşturuyor.

Ekonomiden söz etmişken, an itibariyle dünyanın en büyük ikinci ekonomisi olan Çin de yenilenebilir enerji kaynaklarından faydalanmakta. Üstelik düşük olanaklara sahip köylerinde bile bu enerjiyi kullanıyor: BİYOGAZ.




 
Dünyadaki tesisler oranının % 80'i Çin'de %10'u Hindistan, Nepal ve Tayland'da bulunmaktadır. Avrupa'nın hayvan gübresi ile elde ettiği biyogaza ve tesis sayısına bakılacak olursa bu noktada Almanya 2,200 tesis ile en fazla üretim yapan ülke konumundadır. Bu ülkeyi 70 tesis ile İtalya takip etmektedir. Almanya'da biyogaz tesislerinin yapımı 1993 yılından itibaren artmış ve yine aynı yıldan günümüze kadar 139 tesisten 2,200 tesise kadar artmıştır.




Hindistan da, 500 nüfuslu  ve 250 büyükbaş hayvana sahip 100’er hanelik köylerde, günde 130 m3 biyogaz üretilmektedir. Bu da, yaklaşık 650 kW tutarında elektrik enerjisine eşdeğerdir. Yüksek kapasiteli biyogaz tesislerinden, alternatörler (jeneratör) aracılığıyla elektrik enerjisi de elde edilmektedir. Peki nedir biyogaz?

Biyogaz, organik maddelerin, anaerobik (oksijensiz) ortamda yaşayan bakteriler varlığında fermantasyonu sonucu ortaya çıkan renksiz, kokusuz ve içeriğinde organik maddelerin bileşimine bağlı olarak yaklaşık;  % 40-70 CH4, % 60-30 CO2, % 0 – 3 diğer gazlar (H2S, N2,H2, CO) bulunan bir gaz karışımıdır. Biyogaza ısıl değerini veren içerdiği metan miktarıdır. Anaerobik fermantasyon sonucu üretilen biyogaz; Hidroliz, Asit üretimi ve Metan üretimi olmak üzere üç kademede oluşur.

Hidrolizde, bakteriler uzun zincirli kompleks karbon hidratları, proteinleri, yağları ve lipitleri kısa zincirli yapıya dönüştürürler. Asit üretiminde anaerobik bakterilerce organik maddeler, asetik asit başta olmak üzere uçucu yağ asitleri, hidrojen (H2) ve karbondioksit (CO2) gibi daha küçük yapılı maddelere dönüştürürler. Son safha olan Metan üretiminde ise asetik asitlerini parçalayarak ve/veya hidrojen (H2) ile karbon dioksit (CO2)‘nin sentezi sonucu biyogaza dönüştürürler. Havasız şartlarda üretilen metanın yaklaşık %30’u hidrojen gazı ile karbondioksit gazından, %70’i ise asetik asit’in parçalanmasından oluşur.


 

Bununla birlikte, karmaşık üretim teknolojilerine ve pahalı tesislere ihtiyaç duymadan biyogaz üretmek mümkündür. Biyogaz üretimi için kullanılan en basit ve ucuz yöntem çiftlik hayvanlarının gübresini hammadde olarak kullanıp fermantasyon tankında belli bir süre (örneğin; 50 ila 300  m3 için 15-20 gün) bekleterek oluşan metan (CH4) gazını çekmekten ibarettir. Çeşitli yöntemlerin yanı sıra en çok kullanılanı kesik besleme yöntemidir. Fermantasyon tankına taze çiftlik hayvanı gübresiyle doldurulup havasız ortamda ortalama 20 gün bekletilerek anaerobik fermantasyon gerçekleştirilir. Fermantasyon hazinesine daldırılan bir boru, gazometre denilen gaz depolanma kabı’na bağlanır ve oluşan gaz, bu kapta birikir. Gazometre kabında biriken gaz, ikinci bir boru ile tüketileceği yere (örneğin mutfaktaki ocağa) kadar götürülerek tüketime arz edilir.




Ucuz, çevre dostu ve yenilenebilir bir enerji kaynağı olan biyogaz ülkemizde 2002 yılı itibariyle yerel yönetimlerde bu konuya ilgi duymaya başlamıştır. Türkiye’de biyogaz tesislerinin kurulması için uluslararası firmaların ilgisi yüksektir. 2004 yılında önceliğin tavuk çiftliklerinde olmak üzere diğer büyükbaş ve küçükbaş hayvan çiftliklerinin de bu konuya önem verecekleri öngörülmektedir. 8. Beş Yıllık Kalkınma Planı kapsamında 2005 yılında 15 GWh fiili biyogaz üretimi öngörülmüştür. Bu rakam sevindirici bir rakamdır. Yapılan çeşitli değerlendirmelerde Türkiye biyogaz potansiyeli 2,5–4,0 Milyar m3 (Yaklaşık 25 Milyon  kWh)  olarak belirtilmektedir.


FATİH DURSUN


 


ANKET
Endüstri 4.0 için En Hazır Sektör Hangisidir

Sonuçlar