elektrik port üyelik servisleri elektrik port üyelik servisleri

Şirketlerin geleceği
"Enerji ve Sürdürülebilirlik"te saklı

Dünyanın lider profesyonel hizmet şirketi Deloitte, hazırladığı raporla şirketlerin enerji ve sürdürülebilirlik stratejilerine farklı bir açıdan baktı. Rapora göre 10 yıl sonra “enerji ve sürdürülebilirlik” departmanı olmayan bir şirket neredeyse kalmayacak.



A- A+
22.07.2011 tarihli yazı 3275 kez okunmuştur.

Raporda şu ifadelere yer veriliyor: 'Bir şirketin tükettiği enerji hakkındaki bilinçsizliği, bir kişinin süpermarkette içinde ne olduğunu ve fiyatını bilmeden ağzına kadar doldurduğu bir alışveriş sepetinin parasını ödemesine benzer. Bu yaklaşım, ürün ve hizmetlerin maliyetlerinin giderek arttığı bir dönemde başarılı bir operasyon yöntemi değildir.'



"Her Şirket Bir Enerji Şirketidir; Değilse Bile, Yakında Olacaktır"


Türkiye'de Denetim, Vergi, Danışmanlık, Kurumsal Finansman ve Kurumsal Risk alanlarında 25. hizmet yılını dolduran Deloitte tarafından enerji ve sürdürülebilirlik konularına farklı bir bakış açısının getirildiği "Her Şirket Bir Enerji Şirketidir; Değilse Bile, Yakında Olacaktır" başlıklı raporu yayımladı. Rapor, dünyada giderek daha çok önem kazanan ve bilinen enerji ile sürdürebilirlik konularını birçok açıdan masaya yatırıyor ve farklı önermeler getiriyor. Rapora göre her şirket bir enerji şirketi. Bu ifade çoğu kişiye şaşırtıcı gelse de rapora göre bundan 10 yıl sonra 'enerji ve sürdürülebilirlik' departmanı olmayan bir şirket, insan kaynakları departmanı olmayan bir şirket kadar nadir görülecek, ve bu şirketler rekabette saf dışı kalacak.



Şirket maliyetlerinin %5 – 20'si enerji tüketiminden gelirken iyi bir operasyon yönetimi için bu maliyeti yönetmek şart



Kimi zaman görünür olmasa da enerji tüketiminin bir işletmenin harcamasında önemli bir ağırlığa sahip olduğuna ve normal bir şirketin maliyetlerinin %5-20'sini enerji tüketiminin oluşturduğuna dikkat çekilen raporda, 'Bir şirketin tükettiği enerji hakkındaki bilinçsizliği, bir kişinin süpermarkette içindekileri ve fiyatını bilmeden ağzına kadar doldurduğu bir alışveriş sepetinin parasını ödemesine benzer. Bu yaklaşım, ürün ve hizmetlerin maliyetlerinin giderek arttığı bir dönemde başarılı bir operasyon yöntemi değildir. Her şirketin bir iş stratejisi; bir risk yönetimi stratejisi; pazarını büyümek için bir stratejisi, insan kaynaklarını yönetmek için bir stratejisi ve diğer başka stratejileri vardır. Fakat hâlâ birçok şirketin bırakın su, toprak ve diğer kaynakların kullanımının yönetilmesi için geniş bir sürdürülebilirlik stratejisini, bir enerji stratejisi bile yoktur' deniliyor.



'Enerji ve kaynak kullanımı stratejisi oluşturmanın zamanı geldi'


Deloitte Enerji ve Doğal Kaynaklar Endüstrisi Sorumlu Ortağı Sibel Çetinkaya, rapora ilişkin şunları söyledi: 'Artık şirketlerin bir enerji ve kaynak kullanımı stratejisi oluşturmalarının zamanı geldi. Enerji yönetimi en basit anlatımla şirketlerin enerjiyi tedarik etme ve kullanma yaklaşımlarını kendilerinin ve nihayetinde toplumun faydasına olacak şekilde yeniden tasarlamalarını ifade ediyor. Şirketler bir enerji ve kaynak kullanımı stratejisi geliştirmek suretiyle ihtiyaçlarına en uygun enerji tedarik yapısını kurgulamalı, operasyonlarını enerji tüketimlerini optimize edecek şekilde iyileştirmeli ve nihayetinde karlılıktan taviz vermeksizin enerji maliyetlerini minimize etmek durumundadır.'



Sibel Çetinkaya sözlerine şöyle devam etti: 'Şirketler aynı zamanda enerji ve kaynak kullanımında toplumun faydasını da gözetmek durumundadır. Bizce bir enerji stratejisi geliştirmek sadece koruma alanında küçük bir girişim olarak kalmamalı, bir şirketin ve toplumun kârını artırabilecek olumlu bir girişim rolü oynamalıdır. Aynı şekilde moda olandan da kaçınmalıdır: Bu sadece çevreye duyarlı gibi davranmak ya da 'şık yeşil' olmakla ilgili değildir. Enerji ve sürdürülebilirlik stratejileri, en zorlu iş kararlarıyla ilgilidir, kaynakları ve kaynak kullanımını yönetmenin temellerine inmekle ilgilidir. Kıtlık, kârlılığın azalması anlamına gelebilir ve uzun vadede işin sağlığını tehlikeye düşürebilir. Sonuç olarak şirketler ve devletler fosil yakıtların baskın olduğu şu anki dönemden temiz enerjinin temel enerji kaynağı olacağı gelecek döneme bir geçiş yapmanın yolunu bulmalıdırlar. Bu bir ya da iki kuşak boyunca sürdürülecek bir mücadele olacaktır. Bu raporla birlikte buna yönelik önerilerimizi kamuoyunun dikkatine sunuyoruz."



Enerji yönetimi ve sürdürülebilirliğin ön plana çıkan meslekleri ise raporda şöyle sıralanıyor:





Enerji verimliliği uzmanları, mühendisler, strateji uzmanları ve yöneticilerin hepsi karbon fiyatı yükselirse şirketler için giderek artan bir öneme sahip olacak.

Kurum genelinde enerji kullanımından sorumlu enerji yöneticiliği, teknoloji, davranışsal değişim, uyumluluk ve satın alma gibi konularda deneyim gerektirir.

Kurumların yasalar ve diğer prosedürlerle uyumluluğunu sağlayan çevre yöneticileri.

Şirketin karbon ayak izini izleyen ve en aza indiren tedarik zinciri uzmanları.

Yazılım geliştiriciler, veri yöneticileri, sistem yöneticileri ve kontrol mühendisleri







Enerji kullanımı vicdani bir davranış


Günümüzde her yerde vatandaşlar ve kurumların uyanmış olduğu ve yetkiyi ele aldığı belirtilen raporda, 'Enerji kullanımı artık bilinçli bir hareket ve vicdani bir davranış. Bu bilinçli davranış, ekonomik gücün ve sürdürülebilirliğin temeli. Bu davranış erdemli olmayla, kârlı olmayla ilgili ve yanında erdem karşılıksız elde ediliyor.' ifadelerine yer veriliyor.



Binalardaki enerji kullanımını %15 azaltabilsek 295 milyar dolar tasarruf edeceğiz


Politik bir çözüm veya temiz enerji teknolojisi yönünde büyük bir değişim olmadığı sürece, sahip olunan enerjiyi yönetmek en önemli öncelik haline geliyor. Daha az kaynakla daha fazla şey yapabilmenin önemi artıyor. Örneğin, enerji tüketimini ortalama %30 – 50 oranında azaltan yeşil binalar dünyada yaygınlaşıyor. Binalardaki sadece %15 oranında daha az enerji tüketimi, tüm dünyada 295 milyar dolarlık enerji tasarruf anlamına geliyor. Rapora göre kurumların enerji yönetimi ve sürdürülebilirlik stratejilerinde tasarruf potansiyellerini de göz önünde bulundurmaları gerekiyor.







Haber Bülteni








ANKET
Endüstri 4.0 için En Hazır Sektör Hangisidir

Sonuçlar