elektrik port üyelik servisleri elektrik port üyelik servisleri

Pervanesiz Rüzgar Türbini:
WindStalk!

Klasik pervane bıçakları ile elektrik üretimine başlanan rüzgar türbinleri, teknolojik gelişmelerle birlikte günümüze kadar içerik ve konseptinde bir çok değişime uğramıştır. Fakat bu denli bir değişim, geleceğin icadı olabilir!



A- A+
22.03.2013 tarihli yazı 13012 kez okunmuştur.
Rüzgar türbini denilince çoğumuzun aklına bıçakların dönmesiyle birlikte milde oluşan torkun elektrik ürettiği bir yapı aklımıza gelir. Rüzgar türbinlerinin 'uçabilen, balona bağlı ve açık denizlerde bulunan' farklı konseptlerinde bile  pervane olduğunu düşünürsek, bu yeni uygulama sağlam bir inovasyon olabilir.
 
 

'WINDSTALK' KAĞIT ÜZERİNDE HAZIR

 
Windstalk, yani 'rüzgar sapları' ismi projeye uymuş diyebiliriz. Çünkü  proje, belirli bir düzen içinde yerleştirilmiş 1203 tane direkten oluşmaktadır. Bu direkler 55 metre yüksekliğinde olup her biri, çapları 10-20 metre arası değişen beton zeminlere bağlanmıştır. Saplar, karbon fiber takviyeli reçine direklerinden yapılır. Sapların alt tabanı 30 cm çapında, üst kısımları ise 5 cm çapındadır. Direklerin üst 50 cm i bir LED lamba ile aydınlatılır. Rüzgar olmadığı zamanlarda ya da direkler sabit ve hareketsiz ise lamba söner. Enerji üretiminin aktif olup olmadığı bu Led ler ile anlaşılır.
 

 
Direkleri destekleyen tabanlar site boyunca logaritmik bir spiral oluşturacak şekilde birbirini izler. Tüm tabanlar, bir çeşit halı ya da kumaş gibi birbiri ile temas halindedir.
 
 


Tabanlar girdaba benzeyen bir biçimde şekillendirilmişlerdir. Yağmur yağdığında sınırlı miktarda bulunan suyu toplamak için suyun, tabanın yamaçlarından aşağı akıp birikmesi sağlanır.
 


Konsept çıktılarından anlaşıldığı üzere taban kısımlarında yürünebilecek hatta çapraz bir istikametle tüm site boydan boya gidilebilinecek. 

 

ÇALIŞMA PRENSİBİ


Her bir oyuk kutubu, piezoelektrik seramik disk yığınından oluşmuştur. Seramik disklerin arasında elektrotlar bulunmaktadır. Diğer tüm elektrotlar tepeden tabana kadar ulaşan kablolar ile birbirine bağlıdır. Bir kablo çift elektrotları birbirine bağlar, diğer kablo ise tekli elektrotları bağlar. Rüzgar, direği salladığı zaman, piezoelektrik disk yığınları kompresyona kuvvet uygular, böylece elektrotlardan akım üretilmiş olur.
 


Her bir beton tabanda tork jeneratörünü barındıran bir oyuk çember bulunur.Jeneratör, sallanan direkteki kinetik enerjiyi, akım üreten darbe emiciler sayesinde bir düzen içerisinde elektrik enerjisine çevirir.

Üreticileri, "Projemizin ürettiği elektrik sabit bir değere sahip değildir, rüzgara bağlıdır." diyerek bunun bir kez daha altını çizmiş oluyorlar. Fakat bana göre "rüzgar yoksa enerji de yok"  diyerek işin içinden çıkmak yerine bunun çözüm yollarını aramış olmaları en önemli nokta. Eğer konsepti hayata geçirebilirlerse çok verimli bir enerji üretim sistemi olacağını düşünüyorum. Çünkü yapılan simülasyonlara bakıldığında sistemin rüzgara tamamen bağımlı olmağını görüyoruz. Yani rüzgar olmasa da bir şekilde enerji üretilebiliyor. Bunu da yağmur sularından biriktirdiği sulardan sağlıyor.

Şöyle ki;

Direklerin alt kısımlarındaki bölge iki tane çok geniş çemberden oluşmuştur. Bu çemberler üst üste hizalanmıştır. Rüzgar varken darbe emiciler sayesinde elektrik üretilir. Rüzgar olmadığı zamanlarda ise üst çemberden alt çembere su akışı sağlanarak elektrik üretimi sağlanır.
 
 






Kaynak: atelierdna
Ali Han YENİÇERİ Ali Han YENİÇERİ Yazar Hakkında Tüm yazıları Mesaj gönder Yazdır



ANKET
Endüstri 4.0 için En Hazır Sektör Hangisidir

Sonuçlar