elektrik port üyelik servisleri elektrik port üyelik servisleri

Cern'e Türk Şirketinden Katkı

Cern'deki hadron çarpıştırıcısının bazı bölümlerini Bursa'daki bir firma üretti.



A- A+
20.04.2010 tarihli yazı 3298 kez okunmuştur.



Avrupa Nükleer Araştırmalar Merkezi'nin (CERN) yürüttüğü Büyük Hadron Çarpıştırıcısı (BHÇ) deneyine Türkiye'nin KOBİ niteliğindeki bir firmayla katkıda bulunduğu belirtildi.





Dünyanın en büyük mıknatısı olan çarpıştırıcının detektör bölümündeki bazı parçaları üreten Bursalı Makine Freze Kalıp (MFK) Limited Şirketi Genel Müdürü Muhsin Mardin, yaptıkları işle gurur duyduklarını belirtti.





BHÇ bünyesinde devam eden CMS deneyinde çalışan Türk bilim adamı Prof. Dr. Yaşar Önel de Türkiye'nin CERN'e üye olmadığı için 40 milyon dolarlık başka bir projeyi kaçırdığını söyledi.





İsviçre-Fransa sınırında, yerin 100 metre altında, yüksek hızdaki protonları çarpıştırarak büyük patlamayı yeniden gerçekleştiren Büyük Hadron Çarpıştırıcısı'na Türk üniversitelerinden 64 bilim insanının yanında iki firma da katkıda bulunuyor.





Büyük Hadron Çarpıştırıcısı'nda devam eden 4 deneyden biri olan CMS deneyinde görevli, Iowa Üniversitesi CMS Deneyi Araştırma Ekibi Başkanı Prof. Dr. Yaşar Önel'in deney mekanizmasının yapımı sırasında Türkiye'den firmaların katkısını almak amacıyla yürüttüğü çalışma bir başarı hikayesiyle sonuçlandı.





Prof. Dr. Önel'in İstanbul'daki EAE Makina ve Bursa'nın Yenişehir ilçesinde faaliyet gösteren MFK firmalarıyla irtibata geçmesi ve CERN yetkililerin bu firmalarda yaptığı denetim sonrası, iki firmanın ortak çalışmasıyla dünyanın en büyük mıknatısı olan Büyük Hadron Çarpıştırıcısı'nın detektör bölümündeki ''hadron kalorimetresi destek parçaları'' Türkiye'de üretildi.





Üretimin tamamlanmasının ardından Cenevre'ye götürülen 36 parçadan oluşan yaklaşık 100 tonluk mekanizma, Cenevre'de monte edildi. Türk şirketleri, büyük ve çok parçalı yapının milimetrik hassaslığa sahip olmasına rağmen tek denemede üretilerek takılması nedeniyle CMS deneyine katkıda bulunan yüzü aşkın firma arasında ''Altın Ödül''e layık görüldü.





''GURURLUYUZ''





CERN için yapılan üretim hakkında bilgi veren MFK Genel Müdürü Muhsin Mardin, Oyak Renault'da üretim şefliği görevinden ayrılarak 1990 yılında kurduğu şirketin otomotiv sektörüne kalıp üreterek faaliyete başladığını, sonraki yıllarda havacılık sanayi için de kalıplar üretmeye başladıklarını söyledi.





2003 yılında CERN'deki projenin getirilmesi öncesi bir kaç havacılık şirketi için kalıp ürettiklerini, bunun önemli bir referans kaynağı olduğunu söyleyen Mardin, CERN'den istenen parçayı yapmak için çok özel bir tasarım ekibinin oluşturulduğunu, Karadeniz Ereğli'de kurşun döktürüldüğünü ayrıca Ereğli Demir Çelik Fabrikası'ndan özel malzeme istediklerini belirtti.





Ortaya çıkan eserle gurur duyduklarını belirten Mardin, ''Ülkemizde böyle işlerin de yapılabildiğini göstermek açısından örnek bir çalışma oldu. Oluşturulan ekip, büyük heyecanla çalıştı. Havacılık sektörüne bir çok parça üretiyoruz ama bu parçanın bizim için ayrı bir önemi var. Bu işi başarabildiğimiz için çok gururluyuz. Aldığımız altın madalya da bu gururumuzu artırdı'' dedi.





Mardin, şirket olarak Türkiye'de yapılan insansız hava aracının gövde parçalarını yaptıklarını, Boeing için TAİ aracılığıyla parça üretimine devam ettiklerini, 2011 yılında doğrudan ABD için parça üretimine geçeceklerini söyledi.





Uçak gövdelerinin yapıldığı kompozit parçaların kalıplarını üreten tek Türk firması olduklarını kaydeden Mardin, ''Şu anda birbirinden önemli projeler üzerinde çalışıyoruz. Örneğin Türkiye'de gerçekleştirilen en büyük savunma sanayi projesi olarak kabul edilen savaş uçağının orta gövde imalat programında görev almaktayız. Kısa adı TİHA olan ve önümüzdeki ay deneme uçuşlarına başlanacak olan Türk insansız hava aracı üretim programında yer alıyoruz. Airbus programlarından olan ve Türkiye'nin de ortak olduğu A400M askeri nakliye uçağı programında çalışıyoruz. Boeing Alenia olarak adlandırılan B787 Dream Line programında faaliyetlerimiz sürüyor'' dedi.





Mardin, yaptıkları projelerin çok önemli olmasına rağmen bir çoğunun gizlilik anlaşmasıyla yürütüldüğünü, bu nedenle kamuoyuna duyuramadıklarını da sözlerine ekledi.





TÜRKİYE ÜYE OLMAYINCA KAYBETTİ





Prof. Dr. Yaşar Önel ise Türkiye'nin CERN'e üye olmaması nedeniyle Türk firmalarının deneyler için açılan ihalelere katılamadığını ancak sadece CMS deneyine üye olunması nedeniyle bu deney kapsamındaki bir ihaleye katılabildiklerini belirtti.





Yaptıkları girişimler sonucu CMS deney mekanizması içinde yer alan önemli bir parçanın Türk şirketleri tarafından tamamlandığını ve altın ödülü kazandığını ifade eden Önel, 1 milyon İsviçre frangı tutarındaki bu işle Türkiye'nin CMS deneyine üyelik için verdiği paranın yüzde 80'ini geri aldığını söyledi.





Prof. Dr. Önel, bu işte kaydedilen başarı üzerine BHÇ'nin diğer parçalarına katkıda bulunacak başka Türk firmalarını araştırmaya başladıklarını, toplam 40 milyon dolarlık bir proje olan seramik işlem gerektiren parçaların üretimi için Ankara'da bir firmayla anlaştıklarını ancak sözleşme aşamasına gelindiğinde Türkiye'nin CERN'e üye olmaması nedeniyle işin başka bir ülkedeki firmaya kaydırıldığını belirtti.





Prof. Dr. Önel, şunları söyledi:





''O yıllarda TÜBİTAK'ı bu konuda uyardık. Türkiye'nin mutlaka CERN'e üye olması gerektiğini ifade ettik. Ancak sanıyorum katılım bedeli yüksek geldiği için dikkate alınmadı. Oysa ki bu bedelin çok daha fazlasını Türk sanayisi geri kazanacaktı. Sadece para olarak değil Türk mühendisler ileri teknolojinin uygulanması konusunda deneyim kazanacaktı. Kimseyi tenkit etmek istemiyoruz. Ancak Türkiye geçen zaman diliminde CERN'e üyelik için 3 kez girişime geçip sonra durdu.





Artık zaman geçirmeden CERN'e üye olunması gerekiyor. Bu konuda TAEK girişimlere başladı. Aralık ayında CERN'den bir heyet Türkiye'ye gelecek. Türkiye'nin mevcut altyapısını inceleyecek. Üyelik sürecinde Türkiye'den bazı taahhütler istenecek. Bu sefer bu üyelik tamamlanmalı. Çünkü Türk firmalarının CERN'de yapacağı yığınla iş var. Firmalarımızın büyük maliyet avantajı var. Ayrıca CERN'in üyelik sonrası Türkiye'ye iş verme taahhüdü de var.''





ÜYELİK SÜRECİ VE GETİRİLERİ





Türkiye, AB çatısı altındaki 20 ülkenin üye olduğu Avrupa Nükleer Araştırmalar Merkezi'nde (CERN) ABD, Hindistan, Rusya, Japonya ve İsrail ile birlikte gözlemci üye statüsünde yar alıyor. 2009 yılında üyelik başvurusunda bulunan Türkiye'nin talebi Haziran ayında değerlendirilecek. Adaylık başvurusunun kabul edilmesi halinde üye olma süreci yaklaşık beş yıl süreceği, Türkiye'nin milli gelirine oranla belirlenen yaklaşık 50 milyon dolarlık bir üyelik bedelini her yıl vermesi gerekiyor. Bu paranın yüzde 80'inin ise ilk yıl Türkiye'de yapılan parçacık fiziği projelerine aktarılacağı belirtiliyor. Türkiye'nin halen CERN'de çalışan 64 bilim adamı kadrosunu da artırması gerekiyor.





CMS Deneyi üyelerinden İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Durmuş Ali Demir ise kamuoyunun CERN'de sadece yeni fizik kanunlarının araştırıldığı yönünde yanlış bir algıya sahip olduğunu belirterek, deneylerde çağdaş yaşamı şekillendiren internet, kanser tedavisinde kullanılan hadron terapisi gibi buluşların yapıldığını, şu anda benzeri bir çok teknoloji üzerinde çalışmaların devam ettiğini belirtti.





Fizikçilerin yanında Türk mühendislerin deneylerin içine girmesinin ülkenin geleceği adına büyük fayda sağlayacağını kaydeden Prof. Dr. Demir, CERN'e üyelik halinde Türk şirketlerinin de teknolojide sınıf atlayabileceğini anlattı.



Kaynak: Habertürk


ANKET
Endüstri 4.0 için En Hazır Sektör Hangisidir

Sonuçlar