elektrik port üyelik servisleri elektrik port üyelik servisleri

Malezya Uçağı ve Kara Kutusu

Malezya uçağı bir haftadır kayıp. Hakkında türlü türlü komplo teorileri ortaya atılıyor. Uzmanlar ise kara kutunun bulunmasının gerekliliğinden bahsetmekteler. Yeryüzünden 30.000 ft yukarıda tek bir görgü tanığı var. Uçağın kara kutusu. Peki nedir kara kutu ? Ne işe yarar ve nasıl çalışır ? Haberin detayını yazımızda bulabilirsiniz.



A- A+
04.04.2014 tarihli yazı 6230 kez okunmuştur.
Malezya Uçağı hakkında türlü senaryolar ortaya atıldı. Pilot intihar etti, yıldırım düştü, İranlı yolcular uçağı kaçırdı, ikinci 11 eylül saldırısı için hazırlanıyorlar vs bir sürü senaryo üretildi. Peki biz gerçeği nereden öğrenebiliriz. Tabi ki uçağın kara kutusundan.
 

 
İlginizi Çekebilir: Bir Gökyüzü Ajanı 


Kara kutular uçuş bilgilerini kayıt etmek için icat edilmiş aygıtlardır. Mucidi zamanında Avustralya- Melbourn şehrinde havacılık alanında araştırmacı olan ve aynı zaman da uçak kazaları ile ilgili soruşturmalara katılan David Warren (1925-2010) adlı bir bilim adamıydı. İlk kara kutu prototipini 1956’da yapmıştır. 1960 yılında ise tüm uçaklara konulmaya başlanmıştır.



Kötü haberler vermelerinden ötürü kara kutu adı konulduğu söylense de, asıl rengi turuncudur. Sebebi ise bir kaza anında binlerce parça arasından farklı rengiyle fark edilip daha hızlı bulunabilmesi içindir. Genellikle en ve boyu 25 cm, derinliği ise 12 cm olacak şekilde imal edilirler. Paslanmaz çelikten üretilip, darbelere karşı mukavim olsun diye plastikle çevrili sıvı köpük ile çevrelenmişlerdir. Başlarda uçağın kanat bölgesine konulan kara kutular sonra bu bölgenin kaza anında, kara kutuya hasar vermesi sebebiyle yerleri değiştirilip kuyruk kısmına konulmaya başlanmışlardır.

Bir kara kutu, 250-300 farklı veriyi kaydedebilir. Kaydettiği verilerden bazı örnekler verecek olursak;

Uçaktaki hava basıncı, Uçuş irtifası, Uçak hızı, tüm yaptığı manevralar, motorundaki güç değişimleri, pilot ve kule arası konuşmalar vs gibi aklımıza gelebilecek her türlü veriyi depolarlar.

 


Bu cihazların her biri 10.000 – 15.000 $ dolar civarındadır. Eskiden manyetik tape olarak kayıt yapılırken şimdi hard disk teknolojisi ile kayıt yapılmakta. Kayıt yapılabilecek hafıza olarak kokpit içi görüşmeleri kaydeden CVR cihazları iki saate kadar, FDR  uçuş bilgilerini kaydeden cihaz yirmi beş saate kadar kayıt yapabilmektedir.
 
En dayanıklı modelleri, okyanus altındaki basınca bile dayanabilmektedir. Bozuk para boyutundaki alana uygulanan 5 tonluk baskıya eşdeğer bir basınç bu. Aynı zamanda kara kutular, 1100 derece sıcaklığa bir saat ve ekstra 10 saatlik süre ile 500 dereceye dayanabilmektedirler. Dayanıklılık testleri ise tam bir işkence. Hava topuyla beton duvara fırlatmak, kuvvetli pres makinelerinde akıl almaz baskıya maruz bırakmak, denizaltı aracılığıyla denizin çok derin noktalarına götürülmek ve tüm bunlarla yetinmeyip birde kesici aletlerle parçalamaya çalışmak var. Kara kutular o kadar dayanıklıki, yaşanan onca dehşet verici uçak kazasına rağmen, şimdiye kadar 50 bin kara kutudan sadece altısı işlev yapamaz hale gelmiş.
 


İlginizi Çekebilir: Efsane Uçak SR-71 Blackbird


Suyun altında otuz gün süre ile radyo sinyali gönderebildiğinden ötürü şuan Malezya uçağının 7 günden az bir zamanı kaldı. Ancak uçaklarda CVR yani kokpit içi ses kayıt edici otuz dakika kayıt yapabildiğinden ve otuz dakika sonunda yeni kayıdı, eski kayıt üzerine yaptığından ötürü artık iki saat süre ile kayıt yapan CVR cihazları çoğu uçağa yerleştirilmiştir. Uçak düştükten sonra kara kutunun bulunması gerekliliğine çözüm aslında var. Aslında uçaklara an ve an uydu üzerinden bilgi aktarabilen bir sistem yerleştirilebiliyor. Ancak bu çok çok az özel jette uygulanıyor. Bunun sebebi uydu trafiğini çok yoğunlaştırması ve inanılmaz maliyetli oluşu. 
 

 
Bu sebepten kara kutular hala popülerliğini korumakta. On binlerce feet yukarıdan uçan dev kuşların, tek görgü tanığı olarak bulunmaktalar. Kaybolan Malezya uçağının en kısa zamanda bulunmasını dilerken, gerçeklerin açığa çıkmasını sağlayacak yegane aracın kara kutusu olduğunu unutmayalım.
 


KAYNAK:

► Says

ANKET
Endüstri 4.0 için En Hazır Sektör Hangisidir

Sonuçlar