elektrik port üyelik servisleri elektrik port üyelik servisleri

Yeni kömür sahaları bulundu!

Nükleer'de dışa bağımlılığı bitirecek çalışmalar için ihale çalışmaları devam ediyor.



A- A+
24.04.2008 tarihli yazı 1993 kez okunmuştur.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, nükleer santral konusunda ihale çalışmalarının devam ettiğini belirterek, "Kendi uranyumumuzu, toryumumuzu çıkarıp değerlendirerek, dışa bağımlılığımızı ortadan kaldıracak çalışmalar yapıyoruz" dedi. Güler, İstanbul'u ise mücevherat merkezi yapmak istediklerini belirtti



Güler, Yurt Madenciliğini Geliştirme Vakfı ve Uluslararası Kalıp Üreticileri Birliğince düzenlenen Maden Türkiye ve Kalıp Avrasya 2008 Fuarı kapsamında gerçekleştirilen "Dünya Kalıp Fuarında Türkiye'nin Yeri" konulu panele katıldı.



Panelin açılışında konuşan Güler, madenciliğin çok fedakarca çalışma gerektirdiğini, ancak birtakım haksız eleştirilere maruz kaldıklarını ifade ederek, bunun mutlaka giderilmesi gerektiğini, çünkü madensiz bir hayat düşünülemeyeceğini dile getirdi.



Birtakım eleştirilere uyup madencilikten vazgeçilmesi durumunda dünyada ne demir, ne çimento, ne inşaat makinesi, ne iğne, ne de iplik olamayacağını kaydeden Güler, "Taş devrine dönmek istiyorsanız, yani ilk insanın kıyafeti gibi... Düşünün, böyle bir hayat, her şeyi çiğ yiyen, kılığı, kıyafeti dahi olmayan... Maden olmazsa hayat böyledir" dedi.



Bakan Güler, madencilik sektöründe bir eksiklik olduğuna işaret ederek, "Bir aile bütünlüğü içinde olduğumuz için söylüyorum. Halkla ilişkilerimiz biraz zayıf. Yaptıklarımızı iyi anlatamıyoruz. Yani biz sözü işe çeviriyoruz, ama işi söze çeviremiyoruz. Onun için de madenciler gelenden gidenden gol yiyor. Bunu mutlaka gidermemiz lazım" diye konuştu.



Bu amaçla, Maden Yasasında gerekli düzenlemeler üzerinde çalıştıklarını vurgulayan Bakan Güler, yasaların dinamik olarak görülmesi durumunda, uygulamadaki aksaklık ya da eksikliklerin giderilebileceğini anlattı.



Güler, bu noktada verimliliği esas alacak çalışmalarla gerekli önlemlerin alınması durumunda madenciliğin "altın çağını" yaşayacağına dikkati çekerek, sektörde vergi, uygulama ya da girdi gibi birtakım sıkıntılar olduğunu, bunların karşılıklı ele alınarak düzeltilebileceğini ifade etti.



Yenilenebilir enerji öne çıkıyor



Enerji politikasının büyük ölçüde yerli kaynaklara bağlı olarak yeniden düzenlendiğini dile getiren Güler, bunun içinde de su, rüzgar, güneş ve jeotermal kaynakların başı çektiği yenilenebilir enerjinin bulunduğunu söyledi.



Güler, kömürün tekrar gündeme geleceğini vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:



"MTA'yla yeni kömür sahaları bulduk. Bunu tekrar değerlendireceğiz. Nedense bazı kesim kömürü kirli, pis diye tanıttı, ama bugün Amerika elektriğinin yüzde 50'den fazlasını kömürden elde ediyor. Almanya ve Rusya aynı... Biz de bu şekilde yapacağız. Bunun için Afşin Elbistan dahil yeni bulduğumuz sahaları özel sektöre açacağız. Çayırhan'da mesela çok güzel bir üretim yapıldı. Yatağan, Kemerköy, Yeniköy ve Soma, bunlar da süratli şekilde ele alınacak ve yeni kömür santralleri yapacağız. Yapmaya da mecburuz."



Nükleer santral konusuna da değinen Bakan Güler, ihale çalışmalarının devam ettiğini belirterek, "Orada da kendi uranyumumuzu, toryumumuzu çıkarıp değerlendirerek, dışa bağımlılığımızı ortadan kaldıracak çalışmalar yapıyoruz" dedi.



Güler, mermer konusunda da Türkiye'nin İtalya ile rekabet ettiğine işaret ederek, artık Türkiye'de mermer makinesi inşa eden bir sektör ortaya çıktığını ve bu konuda çok iyi olduğunu söyledi.



Jeotermal enerji konusunda ise Türkiye'nin rezerv olarak Avrupa'da birinci, dünyada da yedinci sırada bulunduğunu dile getiren Güler, bu kaynağın yeterince kullanılmadığını, bunun için daha derinlere inecek sondaj makinelerine ihtiyaç duyulduğunu kaydetti. Güler, mevcut makinelerin 500-600 metreye kadar indiğini, hedefin ise 2 bin 500-3 bin metre olduğunu ifade etti.



İstanbul 'mücevherat merkezi' olacak



Güler, altın konusuna da değinerek, şunları söyledi:



"Dikkat ederseniz, bütün madenleri çıkarınca bir ses olmuyor, altına gelince millette bir hassasiyet başlıyor. Garip bir şey. Halbuki Atatürk demiş ki; 'Ben MTA'yı yer altı zenginlikleri tespit etmek için kurdum. Çalışacaklar, onlardan mesut sürprizler bekliyorum' 1935 yılında MTA'yı kurmuş. Altın ve petrol aramayla ilgili yapıyı da 1933 yılında oluşturmuş. Ulu Önder Atatürk'ün dediğini yapacaksak, bunların hepsini arayacağız. Hakkını vereceğiz. Altın da bulacağız, kömür de, nikel de, kurşun da, jeotermal kaynakları da çıkaracağız. Bu konuda kararlıyız. Altın konusunda İstanbul'u mücevherat merkezi yapmak istiyoruz. Kaynaklarımızın tamamını kullanırsak dünyada altında 2. olma durumumuz var, eğer yapmazsak 9. oluruz. Bunu yaparken de tabii ki çevreye gayet uyumlu bir şekilde hareket etmek bizim boynumuzun borcu."



Bakan Güler, siyanür konusunda bilgi kirlenmesi olduğunu belirterek, siyanürün yalnızca yüzde 1'inin madencilikte, yüzde 99'unun ise başka sektörlerde kullanıldığını söyledi.



Maden arama konusunda daha derinlere ineceklerini vurgulayan Güler, MTA'nın ortalama yaptığı sondaj derinliğinin 180 metre olduğunu, bu rakamın Avrupa Birliği ülkelerinde bin 200 metreyi bulduğunu,Türkiye'nin de çalışmalarını daha derinlere indirmek istediğini sözlerine ekledi.


ANKET
Endüstri 4.0 için En Hazır Sektör Hangisidir

Sonuçlar