elektrik port üyelik servisleri elektrik port üyelik servisleri

'Santral kurulacak' haberini duyan haritadan ırmak satın alıyor

Yıllardır boşa akan ırmakları ekonomiye kazandırmak için uygulamaya konulan mikro barajlar projesi yoğun ilgi görüyor.



A- A+
21.01.2009 tarihli yazı 1421 kez okunmuştur.

Proje kapsamında elektrik üretmek isteyen kişi veya şirketler harita üzerinden ya da bizzat giderek ırmak seçimi yapıyor.



Lisans işlemlerinin ardından su kullanım hakkı satın alınıyor. Bugüne kadar ırmaklar üzerinde kurulu gücü 1 MW (megavat)'tan başlayan irili-ufaklı iki bine yakın proje hazırlandı. Ciddi yatırımcılar hemen yatırıma başlarken, bazı kişiler lisansını başkalarına satarak üretim yapmadan havadan para kazanmaya çalışıyor. Piyasada "çantacı" olarak adlandırılan bu kişilere engel olmak için lisans satışlarına yasal sınırlama getirilmişti. Ancak fırsatçılar bunun da kolayını buldu: Her bir proje için ayrı şirket kuruluyor. Müşteri bulununca da bu şirketler varlıklarıyla birlikte devrediliyor. İstismarların önlenebilmesi için su kullanım hakkını satın alanların elektrik üretimi işini bizzat yapıp yapmadığının sıkı bir şekilde denetlenmesi isteniyor.



Enerji Bakanlığı verilerine göre Türkiye'de


değerlendirilebilir hidroelektrik enerji potansiyeli 36 bin MW (megavat). Mevcut durumda ülke genelinde toplam kurulu gücü 13,3 bin MW olan 150 hidroelektrik santrali bulunuyor. Var olan potansiyelin ancak yüzde 36'sı ekonomiye kazandırılıyor. Türkiye'nin hidroelektrik enerji potansiyelini verimli bir şekilde değerlendirip doğalgaz ve fosil yakıtlara bağlılığın azaltılmasını amaçlayan çalışmalar son yıllarda hızlandırıldı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, yeni ve yenilenebilir enerji kaynaklarının ekonomiye kazandırılmasını içeren projelerin yasal altyapılarını oluşturdu. 2004 ve 2005'te yeni mevzuat hazırlanıp uygulamaya konuldu. Buna göre herhangi bir yerdeki su kaynağında HES yapmak isteyen şirketler, harita üzerinden veya bizzat nehrin olduğu yere giderek istenilen büyüklükte bir regülatör (baraj) yeri ve tipi seçiyor. Proje alanının kot ve koordinatları, krokisi, kısa jeolojisi gibi bilgileri içeren ön fizibilite raporu hazırlayarak Devlet Su İşleri'ne müracaat ediyor. DSİ, bu taleple ilgili duyuru yapıyor. Eğer söz konusu yer için bir ay içinde başka başvuru olmazsa ilk başvurana su kullanım hakkını içeren lisans veriliyor. Eğer birden fazla başvuru olursa talipliler arasında yarışma yapılıyor. Şirketler, su kullanım hakkını almak için projeye göre değişik miktarlarda katkı payı ödüyor. Mikro baraj olarak adlandırılan tesislerde üretilen elektrik devlete satılabildiği gibi özel sektöre de verilebiliyor.



Lisansını satanlar engellensin


Irmaklardan akan potansiyeli değerlendirmek için geliştirilen sistemle ilgili istismarlar da yaşanıyor. 'Su kullanım hakkı anlaşmaları'yla akarsuları yatırımcılara açan DSİ de uygulamayı ranta çevirme girişimlerinden rahatsız. EPDK ve DSİ ile lisans anlaşmasını yapan ciddi firmalar hemen gerekli harita, sondaj ve kamulaştırma çalışmalarına başlıyor, finansman ayarlaması yapıyor. Edinilen bilgilere göre, gerçekten yatırım yapma niyetinde olmayanlar ise hileli yolları kullanarak işi alıp sözleşmeyi imzalıyor. Firma aldığı hakkı hemen satabilmek için müşteri arayışına giriyor. Müşteri bulunana kadar proje atıl bekliyor. Hakkın devredilmesi kanunlara göre yasak ancak bu kural da ihlal ediliyor. Her bir proje için ayrı şirketler kuruluyor, bu şirketler yeni müşteri bulunduğunda varlıklarıyla birlikte devrediliyor. DSİ, geçtiğimiz yıllarda yaptığı duyuruda, ülkenin dört bir yanındaki su kaynaklarının elektrik üretimine dönüştürülerek ekonomiye kazandırılmasının hedeflendiğini, bu işi ticarete dönüştüren kişilerin gerçek yatırımcılardan ayıklanmasını istemişti. İstismarların önlenememesinde denetim yetersizliğinin etkili olduğu belirtiliyor. Projeleri kimin kontrol edeceği konusunda yasal boşluk dikkat çekiyor. EPDK'nın böyle bir yetkisi yok, DSİ de eleman ve yasal altyapı yetersizliğinden projeleri yeterince denetleyemiyor. Projelerin özerk müşavirlik firmaları tarafından kontrol edilmesi için üzerinde çalışılan yönetmelik 1-2 yıldır tamamlanamadı. Bu durum, dürüst yatırımcıların projelerinin kesin kabullerinin de gecikmesine sebep oluyor.



Kaynak: Zaman


ANKET
Endüstri 4.0 için En Hazır Sektör Hangisidir

Sonuçlar