elektrik port üyelik servisleri elektrik port üyelik servisleri

NTV ‘Türk İşi’ Ekibi Röportajı

Bilim ve teknolojiyi televizyonlarımıza taşıyan NTV'nin sevilen programlarından 'Türk İşi' ekibiyle keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. Ekip ve program hakkındaki birçok detayı röportajımızda bulabilirsiniz.



A- A+
09.03.2016 tarihli yazı 1621 kez okunmuştur.

Programın ilk çıkış noktası nedir? Ekip nasıl bir araya geldi?

Murat Kızılkaya: Biz yaklaşık 20 yıldır sürekli görüşen sıkı arkadaşlarız. Bir gün görüşmesek ikinci gün mutlaka bir araya geliyoruz. Bir gün dışarıda buluştuk. Sohbet esnasında arkadaşlara kendi içimizde toplanıp bir şeyler yapabileceğimiz önerisinde bulundum. Hepimiz bir alanda çalışmalar yapıyorduk. Yazılımcı, makanikçi, tasarımcı, malzemeci ekipte mühendislik dallarından oldukça güzel çeşitlilik vardı. Bunu değerlendirelim istedik. Her şeyin başlangıcı burada olmuştur.
 


Mühendislik; üretmek, bir şeyleri hayal etmek ve gerçeğe dönüştürmek demektir. Düşünüp - tasarlar, gereken kaynakları bulur ve ortaya çıkartırsınız. Mühendisliğin temeli budur. İş hayatı bir süre sonra monotonlaşıyor. Sabah işe gidip aynı şeyleri yapıp sonra çıkıyorsunuz. Bu bir mühendis için dünya üzerindeki en çekilmez, dayanılmaz durum oluyor. Bu döngüden çıkabilmek, monotonluktan sıyrılmak için farklılık yaratmaya karar verdik. Uzun bir beyin fırtınasından sonra bir sonraki toplantıya herkesin proje önerileriyle gelmesine karar verdik. Kendimize bir yol haritası çizdikten sonra 3D printer vb. projeleri kendi kendimize yapmaya başladık. Tabi diğer yandan da çalışma hayatımıza devam ediyoruz. Yaptığımız projeler hobi niteliğinde, farklı bir mecra. Yaptığımız projeleride büyük bir heyecanla severek yapıyorduk. Bir an önce akşam olsa ve işten çıkıp gitsek de projelerimize devam etsek diye can atıyorduk.
 

Fikri ekrana nasıl taşıdınız? NTV ile irtibatınız nasıl oldu?

Murat Kızılkaya: Tabi yaptığımız çalışmalar bizim için çok önemli bir hal aldı artık iş hayatımızın yanında birde böyle bir çalışma gerçekleştiriyorduk. Eş dost çevremiz ile de sohbet esnasında sürekli paylaşımlarda bulunuyorduk.
Ben Doğuş grubunda Dijital ve Teknik Direktör olarak görev alıyorum. Satış Grubu Başkanı Ateş İnce birgün yanıma geldi ve 3D printer’larla ilgilendiğimi duyduğunu, Cengiz Semercioğlu’nun bu konuda bir röportaj yapmak istediğini benim yardımcı olup olamayacağımı sordu. Bende olumlu karşılayarak yapabileceğimizi belirtim.

 


 
Yaptığımız 3D printer’ıda ofise getirerek röportajımıza başladık. Hatta röportaj sırasında Batman heykeli de bastık. O an açık ofis bir ortamdayken printer ve yaptığımız baskı herkesin dikkatini çekti. Şuan herkes 3D printer’a aşina ancak o dönemde oldukça ilgi çekici geliyor, gelen geçen merak edip yanımıza uğruyordu. Bu sıradakreatiften sorumlu Genel Müdür yardımcımız geldi ve printerı nasıl yaptığımıza dair sorular sormaya başladı.Daha sonrasında da bu işi ekrana taşıyabileceğimizi Discovery Channel ve National Geographic gibi kanallarda bu tarz programların yapıldığını, bizimde yapabileceğimizi belirtti.
 


Meslek grupları içerisinde bunu gerçekleştirebilen yok. Özellikle mühendislikte bu işi ekrana taşıyıp program haline getirmek çok zor. Seyirci akşama kadar çalışıp evine geldiğinde zaten yorulmuş olduğu için birde akşam evde 3D printer’ın yapımını izlemek istemiyor haklı olarak. Bizde programı daha eğlenceli hale getirmek amacıyla, 4 kafadarın evin bodrumunu atölyeye çevirmesini ve bir şeyler yapıp çalıştırmasını konu alan bir formata dönüştürdük. Bu sayede seyirci programın sonundaki ürünü merak ediyor ve izliyor. Burada güzel bir şey yakaladığımızı düşünüyoruz.
 

Hitap ettiğiniz sabit bir kitle mevcut mudur? Seyircileriniz ile iletişiminiz nasıl?

    Murat Kızılkaya: Evet. Aslında direkt olarak sabit bir kitlemiz yok. Yaş grupları olarak 7'sinden 70'ine ekran başında gerekse diğer mecralardan bizleri takip edip ilgi duyan insanlar var. Tabi hitap ettiğimiz kitle bu kadar geniş olunca yapılan her işte aynı düzeyde heyecanı yakalayamıyorsunuz. Belirli bir yaş seviyesine gelmiş insanlar için, yaptığımız projelerden biri olan tavanda yürümek ilgi çekici olabiliyorken genç arkadaşlarımız bunda ne var ki neden uçmadınız diyebiliyor! O yüzden birazda önem arz ediyor projelerimiz.
 


Seyircilerimizle iletişim konusuna gelecek olursak hemen hemen bütün sosyal medyayı bu amaçta kullanıyoruz. Ayriyeten Türk İşi web sitemizde (www.turkisi.tv) yaptığımız projeler hakkında detaylı dokümanları paylaşıp bunlar üzerinde çalışan arkadaşlarımıza elimizden gelen desteği aktarmaya gayret ediyoruz. Tabi direkt olarak kesin çözümü vermek yerine o çözüme nasıl ulaşacaklarını aktarıyoruz. Arkadaşlarımız bu şekilde kendileri araştırıp sorunlarını çözüyorlar.

Metin Şahin şu cümlelere vurgu yapıyor. “Kolay elde edilen her bilgi çabuk unutulur. Murat benim birçok konuda hocam sayılabilir, geçmişte sürekli beni bu şekilde yönlendirip araştırmalarla sonuca ulaşmamı sağladı.”

 

Yaptığınız bir projenin çalışmadığı ve yayınlayamadığınız oldu mu? Karşılaştığınız sorunlar nelerdir?

Hayır böyle bir şeyle karşılaşmadık. Zaten ilk olarak projeyi kendimiz gerçekleştiriyoruz ve daha sonra ekrana taşıyoruz. Projenin yapım aşamasında mutlaka bir terslik çıkıyor hatta hiçbir proje ilk etapta çalışmıyor diyebilirim ancak buradaki en önemli nokta hiçbir zaman bırakmıyoruz ve sorunu mutlaka çözüyoruz. Bazende ortaya çıkardığımız prototip çalışırken biranda çekime geçtiğimizde çalışmamaya başlıyor, aksilik işte nerede ne zaman denk geleceği belli olmuyor. Ürün yaparken her şey planlanmış olduğu için gayet güzel gidiyor ancak biz prototip yaptığımız için her an aksaklık yaşama tehlikesi var. Normalde de 10 günde yapılacak bir projeyi 2 günde yapmaya çalışıyoruz.Zaten çekimlerede çalışan örnek ile başlıyoruz ve bir aksilik çıkmıyor.
 

 

Programınızın formatının yurtdışında yayınlanan birkaç programa benzediğini söyleyebilir miyiz? Özellikle Discovery kanalında yayınlanan MythBusters’ın formatına benzer gibi duruyor.

Aslında tam olarak bu format yok. MythBusters’ta efsane bir soru ortaya atılıyor ve çalışıp çalışmadığı test ediliyor. Bizim programımız ise tamamen maker kültürünü  televizyona taşımak üzerine.
 

Gerçekleştirdiğiniz projeleri gelen talepler doğrultusunda şekillendirmeyi düşünüyor musunuz?

Zamanın kısıtlı olması sebebiyle bu çok zor. Biz bu programı yaparken aynı zamanda işlerimizede devam ediyoruz. Gün bitiminde iş çıkışı toplanıp bu projeleri gerçekleştiriyoruz. Hiç uyumadığımız günler oluyor. Birçoğumuz ciddi anlamda kiloda verdik. Ekibimizi genişlettiğimiz an bu taleplere cevap vermeyide düşünüyoruz. 


 

Bir proje ilk baştan son haline kadar nasıl gerçekleşir?

Bir projeye başlamak için ekip, zaman, alan ve bütçeye gerek vardır. Bunların stratejisini yaparak başlanmalıdır. Başlangıç için kaynak araştırımı iyi yapılmalı. Algoritmasını ne kadar iyi oluşturursanız projelerinizde oluşacak sorunlar minimuma iniyor.
Farklı proje düşünemediklerinden bahseden arkadaşlarımız bizlere bir şeyler yapmak istediklerini fakat hep akıllarına aynı projeler geldiğinden bahsediyorlar. 3D printer, drone vb ürünlerle kısıtlı hissediyor. Bu konuda en önemli husus elbette ki hayal gücü. Fakat her zaman yeni bir ürün oluşturmayı hedeflemektense olan bir teknolojiye sihirli dokunuşlarınızı katabilirsiniz. Yaptığınız ufak değişiklikler, projelerinizi daha cazip hale getirebilir.

 

Mucit olmak isteyenlere ne gibi önerileriniz olur? 

İlk olarak basit olanı küçümsemeyin. Yani bunun anlamı ilk olarak basitten başlamak gerekiyor. Basit denilen her işte içine girdiğiniz zaman birçok sorunla karşılaşacaksınız. O sorunları oralarda halletmezseniz projeleriniz büyüdükçe iş daha karmaşık olacaktır. Bu konuda hedefinizi tabi ki her zaman en ileride belirleyin. Fakat buraya direkt gitmek yerine adım adım ilerlemek gerekiyor.

Projelerinizi her zaman eğlenebileceğiniz işlerden belirleyin. En temel olarak bahsedersek LED yakmak bile meraklı kişilere mutluluk verir. İşlerinizde mutlu olduğunuz sürece bir şeyleri başardığınızı gördükçe zaten zamanla her şey ilerleyecektir.

 


Bireysel çalışmak çoğu zaman projelerinizin uzamasına ve uzadıkça işin içinden çıkılmaz hal almasına neden olacaktır. O yüzden ekip olmalısınız. Birlikte olmaktan eğlenebileceğiniz arkadaşlarınızı seçin. Bunun için erken yaşlar çok önemlidir. Birlikte vakit geçirip bir birinizi en iyi tanıyacağınız bu zamanlarda sürekli çalışmalar yürütün.

Bir diğer konu ise risk alın. Bozduğunuz, yaktığınız, kırdığınız her şey size bir tecrübedir. Bunlar kötü tecrübe değil. Basit projelerden başlamak gerektiğinden bahsettik, edinilen her tecrübe sizi daha kolay hedefe ulaşmanıza vesile olacaktır.

 

Gençlere kariyer konusunda ne gibi tavsiyeleriniz olur? Özellikle staj ve yüksek lisans hususlarında görüşlerinizi aktarabilir misiniz?

Murat Kızılkaya: Kesinlikle stajlarınızı yapın. Herkesin staj yaptığını düşünürsek buradaki husus stajınızı sizi en çok zorlayacak noktalarda yapın. Eş, dost, ahbap ilişkileri ile yata yata staj yapmak sizin için gerçekten kötü sonuçlar oluşturacaktır.

Metin Şahin: “Ben lisede öğretmenlik yapıyorum aynı zamanda bölüm şefiyim. Okulda bazı sorumluluklarım oluyor. Bu konuda kendimin belirlediği bazı öğrencilere bu işleri verebiliyorum. Böyle daha lise çağında işin içerisinde bulunmuş birçok arkadaşımız daha üniversiteden mezun olmadan iş teklifleri alıyorlar.

Yüksek lisansı ise biraz daha öğrencilik hayatı yaşayayım eğleneyim kafasından çok kariyer olarak planlamak gerekiyor. Bireysel olarak görüşümüz ise yüksek lisanslarınızı bir işte çalışırken yapmanız. Bu konuda çok fazla seçenek var değerlendirilmesi gereken.

 

Türk işi ekibi olarak ticari yönünüz var mı?

Bizim bu projeleri gerçekleştirmekteki amacımız ticari yönlü değildir. Projeleri gerçekleştirdikten sonra mümkün olduğunca en açıklayıcı şekillerde bunların dokümanlarını yayınlıyoruz. Aslında buradaki amacımız Türkçe kaynaklar oluşturmak ve paylaşılan her proje daha önce dediğimiz gibi ilgili bir arkadaşımızın sihirli dokunuşlarıyla çok farklı, çok daha etkili hale gelebilir.
Geçenlerde Bill Gates servetinin bir kısmını hayır amaçlı paylaştığını duyurdu. Sonuç olarak güzel bir davranış elbette ki ama mesela Windows’u açık kaynak yapsaydı belki de şuanda uzayda kolonileşmiştik.
Yardımlaşmak, paylaşmak her zaman projelerinizi ileriye taşıyacaktır. Sizinle beraber ilgili birçok insanın gelişmesini sağlar.

 

Yeni sezonda seyircileri bekleyen sürprizler nelerdir? 

Yeni sezonda güzel bir sürprizimiz olacak. Bir mekanizmayla bazı arkadaşları alıp hayal bile edemeyecekleri bir yerlere götürmek. Bu şekilde güzel proje planlarımız var gerçekleştirmeye çalışacağız.
 

Türk İşi ekibine ulaşmak için:
 




Bizimle gerçekleştirdikleri bu keyifli röportaj için 'Türk İşi' ekibine teşekkür ederiz.

Röportajı Hazırlayanlar: Ahmet Seyrek ve Recep Özdemir


 
Recep Özdemir Recep Özdemir Yazar Hakkında Tüm yazıları Mesaj gönder Yazdır



ANKET
Endüstri 4.0 için En Hazır Sektör Hangisidir

Sonuçlar