elektrik port üyelik servisleri elektrik port üyelik servisleri

Limak Enerji CEO'su Röportajı |
Birol Ergüven

Limak Holding bünyesinde kurulan adını son dönemde enerji piyasasında sıklıkla duyduğumuz Limak Enerji kısa sürede sektörün önemli oyuncularından biri haline geldi. Limak Enerji'nin bu başarısını, hedeflerini ve enerji piyasasına ait değerlendirmelerini CEO Birol Ergüven ile konuştuk.



A- A+
05.01.2013 tarihli yazı 11438 kez okunmuştur.

Limak Enerji’yi kısaca tanıyabilir miyiz?


Limak Enerji başta enerji ticareti, üretimi, satışı ve dağıtımı da dahil olmak üzere, enerji piyasasındaki tüm alanlarda faaliyet gösteren, dikey entegre yapıya sahip bir enerji şirketidir. Limak Enerji olarak en aktif olduğumuz alan toptan enerji ticaretidir.  

Özellikle enerji ithalatı için aylık ihalelerde yer almakta ve bir çok yabancı şirketle çalışmalarımızı yürütmekteyiz. Bunun yanı sıra VOB üzerinden de elektrik kontratlarının alım/satım işlemlerini gerçekleştirmekteyiz. Tabiki perakende enerji satışında da faaliyetlerimiz bulunmakta. Perakende satışta sunmakta olduğumuz alternatif ürünler sayesinde piyasanın güvenilir bir şirketi olarak adımızdan söz ettiriyoruz.

İşletmede bulunan tamamı hidroelektrik santrallerimizin kurulu gücü toplam 430 MW ve her geçen yıl devreye giren yeni yatırımlarımızla artış göstermekte.  Uzun vadeli planlarımız doğrultusunda da kurulu gücümüzü 3000 MW’ın üzerine çıkartmayı hedefliyoruz. Ayrıca yeni aldığımız ihale ile birlikte üç dağıtım bölgesinde ortaklıklarımız bulunmakta. Sahip olduğumuz bu dağıtım bölgelerinde toplam 5 milyon aboneye hizmet vermekteyiz.
Kısaca özetlemek gerekirse, Limak Enerji, elektrik piyasasındaki her alanda aktif bir şekilde rol alan ve her yıl büyüyerek yurtiçinde ve yurtdışında adından söz ettiren bir enerji şirketi.

 
2012 yılının sonuna doğru yaklaşırken bu yılın ekonomi dünyası için pek parlak geçmediğini söylemek mümkün. 2012 yılı Limak Enerji için nasıldı?
 
Ne yazık ki 2012 enerji piyasaları için pek iyi başlamadı. Kış döneminde doğalgaz piyasasında yaşanan tedarik sıkıntısı, arzın %50 sinin doğalgaz dan sağlandığı elektrik piyasasına da ağır bir darbe vurdu. Doğalgaz ve buna bağlı olarak elektrikte kesintiler yaşandı, fiyatlar maksimum seviyelere çıktı. Tabiki bu tarzda kriz ortamları risk yönetiminin ne kadar önemli olduğunun kanıtı. Birçok büyük şirket ciddi miktarda zarar gördü, bazı orta ölçekteki şirketler ise battı. Bu şekilde başlayan 2012 yılı devamında yüksek oranlarda doğalgaz ve elektrik zamlarını beraberinde getirdi. Bu kadar değişikliğin ve krizin olduğu ortamlarda şirketlerin birinci önceliğinin zarar etmemek olması gerektiğini düşünüyoruz. 

Limak Enerji olarak bu doğrultuda sıkı risk politikaları belirleyerek çalışmalarımızı yürüttük. Bu çalışmaların meyvelerini de aldık. Özellikle 2. Yarıyılda beklentilerin üzerinde bir performans sergileyerek 2012 yılını oldukça olumlu sonuçlarla kapatmayı hedefliyoruz.

 
2013 yılındaki hedefleriniz nelerdir? Gelecek yıllar için Limak Enerji kendini sektörde nerede görmek istiyor?

Önümüzdeki yıl için ilk hedefimiz mevcut ticaret ve satış portföyümüzü büyütmek. Yeni devreye girecek santrallerimizle birlikte zaten bir büyüme öngörüyoruz. Ancak asıl büyümeyi Avrupa’da yeni kurduğumuz enerji ticareti şirketlerimiz ile yapmayı planlıyoruz.
Uzun vadeli planlarımız öncelikle Türkiye’nin en aktif enerji ticareti şirketi olmak, sonrasında da yatırımlarımızla birlikte 3000 MW’ın üzerinde bir kurulu güce sahip olmak.

 
Ülkemizde hidroelektrik santrallerin katkısını çıkardığınızda yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik üretimindeki payı %5’i bile bulmuyor.  Oysa Danimarka gibi güneş fakiri bir ülke geçtiğimiz günlerde bir açıklama yaparak güneş enerjisi santrallerinde 200 MW kurulu güce ulaştığını açıkladı.  Almanya’yı zaten biliyoruz. Türkiye neden yenilenebilir enerjide istediği yere gelemiyor? 
 
Türkiye rüzgar ve güneş enerjisi bakımından çoğu avrupa ülkesinden daha yüksek potansiyele sahip. Ancak mevcut mevzuatsal yapının ve teşviklerin yeterli olmaması ve günümüze kadar uygulanmış olan enerji politikaları bu alandaki gelişmelerin kısıtlı kalmasına neden olmuştur. Türkiye uzun vadeli enerji politikalarını yeni yeni düzene koymaya başlamış bir ülke. Enerji piyasasının da çok uzun bir tarihçesi ne yazık ki yok ancak çok hızlı ilerlediğimiz kesin. Tek kamu kurumu tarafından yönetilen yapıdan liberal bir yapıya geçiş yaptığımız bir dönemdeyiz. Devlet enerji yatırımı yapmayarak bu yatırımı tamamen özel sektöre bıraktığını açıklayarak sadece yenilenebilir enerji değil, her türlü enerji yatırımının önünü açtı. Rekabetçi piyasa koşulları ve fiyat sinyalleri oluşmaya başladı. Bunların hepsi yatırımcılar için önlerini görmelerini sağlayan araçlar. Ayrıca teşvik mekanizmaları da oluşturuldu. Şu anda sadece alt mevzuatların netleştirilmesi, uygulamalardaki belirsiz konuların netleştirilmesi gerekiyor. Eğer bu konularda netleşir ise yenilenebilir enerji yatırımlarında çok hızlı bir şekilde ilerleyeceğini düşünüyoruz.
Türkiye’nin 2023 yenilenebilir enerji hedefleri 20.000 MW Rüzgar ve 3.000 MW güneş enerjisi kapasitesine sahip olmak. Bunlar doğru mevzuat yapısı ve uygun ekonomik şartlar oluştuğunda ulaşılması mümkün olan rakamlar. Biz de Limak Enerji olarak bu gelişmeleri çok yakından takip ediyoruz. Hem rüzgar enerjisi hem de güneş enerjisi konusunda çeşitli çalışmalarımız bulunmakta.

 
Bildiğiniz gibi Özelleştirme İdaresi Boğaziçi Elektrik Dağıtım İhalesi için yeterlilik alan firmaları açıkladı ve süreç hızlanmaya başladı.  Geçtiğimiz yıllarda bu ihale sonuçlanması rağmen son adım tamamlanamamıştı. Siz bu sefer ihalenin geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Sadece BEDAŞ için değil tüm dağıtım özelleştirmeleri için çok sıkıntılı bir dönemden geçildi. Ne yazık ki ihale süreci ciddi bir ekonomik kriz ile birlikte sekteye uğradı. Teklif edilen rakamların da o dönemdeki mevzuatsal yapı çerçevesinde çok doğru rakamlar olmadığı belli oldu ki, çoğu ihale tamamlanamadı. Ancak yeni gelişmeler dağıtım özelleştirmelerine hız kazandıracak gibi görünüyor. Özellikle gelir tavanlarının belirlenmesindeki iyileştirme, ihalelere daha olumlu bakılmasını sağlayacaktır. Bir önceki ihalede sunulan teklifler yeniden gözden geçirilerek, bu sefer sonuçlandırılabilecek seviyede tekliflerin verileceğini düşünüyorum. Nitekim dağıtım özelleştirmelerinin tamamlanması çok önemli. Perakende satış faaliyetlerinde serbest rekabetin en üst seviyede desteklenmesi gerekiyor. Bunun için de tüm perakende şirketlerin özelleştirilmesi şart. Buna bağlı olarak dağıtım şirketlerinin enerji tedarik anlaşmalarının da serbest piyasa koşullarında yapılıyor olması önemli.

Nitekim Limak Enerji olarak iki dağıtım bölgemize ek olarak yeni sonuçlanan Akdeniz EDAŞ ihalesini de ortaklarımız ile birlikte almış bulunuyoruz. Bundan sonraki süreçte de yeni ihaleleri takip edeceğiz. Kısaca özetlemek gerekirse yeni koşulların, dağıtım özelleştirmeleri için olumlu bir ortam oluşturduğunu söyleyebiliriz.
      
 

Mehmet Cem Ateş Mehmet Cem Ateş Yazar Hakkında Tüm yazıları Mesaj gönder Yazdır



ANKET
Endüstri 4.0 için En Hazır Sektör Hangisidir

Sonuçlar