elektrik port üyelik servisleri elektrik port üyelik servisleri

Klemsan Ticaret Müdürü Sn. Nami SAÇKESEN

Elektrik-elektronik sektörünün önde gelen firmalarından Klemsan, Türkiye'deki 7 bölge ofisi ve 54 ülkeye ihracatı ile faaliyetlerini sürdürüyor. Ar-Ge'den ürünlere, sektörden kariyere kadar bir çok konuyu Klemsan Ticaret Müdürü Sn. Nami SAÇKESEN ile konuştuk



A- A+
10.02.2011 tarihli yazı 7735 kez okunmuştur.

Klemsan 1974'te kuruldu ancak yeni bir yapılanma ile sektörde üretim ve satış yapıyorsunuz. Firmanızdan ve bu yapılanmanızdan kısaca bahseder misiniz?  


Klemsan 1974 yılında İzmir, Pınarbaşı'nda kurulan bir firmadır. Elektrik-elektronik sektöründe, daha o tarihlerde faaliyet gösteren nadir firmalardan biridir. 1998'den sonra yeni bir yönetim ve yeni bir yapılanma oluşturulmuştur. 1999 yılında ilk ihracat gerçekleştirilmiştir. 2001 yılı bizim için bir kırılma noktası teşkil etmektedir. Bu tarihten sonra ilk satış ekibimizi kurduk ve bugün itibariyle %75 ihracat oranını yakalayarak, şu an itibariyle 54 ülkeye ihracat yapan bir firma haline geldik.


Klemsan olarak yurtiçinde İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Bursa, Konya ve Antalya'da bölge ofislerimiz olmak üzere toplam yedi tane satış bölgemiz var. İstanbul bölge, aynı zamanda hem ticaret hem de yönetim merkezimiz. Fabrikamız da İzmir, Kemalpaşa'da bulunuyor. Ancak 2007'nin sonlarına doğru, Türkiye'de ticaretin ve işin merkezi ve ihracat yapacağınız, dünyaya açılacağınız merkez de İstanbul olduğu için, yönetimi buradan yürütme kararı aldık. Burası aynı zamanda satışla ilgili bölge müdürlüğü. Diğer 6 ilde bölge ofislerimiz var. Bütün bölge ofislerimizdeki arkadaşlarımız saha ağırlıklı olarak faaliyetlerine devam ediyorlar.



'Elektrik' ve 'otomasyon' olarak iki farklı grupta, oldukça geniş bir ürün yelpazeniz var. Ürünleriniz ve müşteri portföyünüz hakkında bilgi verir misiniz?  


Klemsan'ın 1974'te kurulduğundan beri ürettiği ana ürünü klemenstir. Klemsan ismi de zaten oradan geliyor. Ana ürün grubunun içinde klemens üretimine ek olarak, klemens aksesuarları, pano için yardımcı malzemeler ve ithal ettiğimiz bazı ürünler var, kablo kanalı, kablo bağı gibi, bunlar bağlantı elemanları ve pano için yardımcı malzemeler. Bu gruba 'elektroteknik grubu' diyoruz. Buna ek olarak, 2007'de Klemsan Otomasyon adı ile otomasyon firmamızı kurduk. Bu firmanın temelleri aslında 2004'te atıldı. Elektroteknik alanında faaliyeti çok uzun yıllardır gösteriyoruz. Yeteneklerimizi geliştiriyoruz ancak dünya çapında bir marka olmak gibi bir hedefimiz de var, bu nedenle otomasyon ürünleri alanında da ilerleme kaydetmemiz gerekiyor. Dünya devi olan rakiplerimizin yapısı da bu şekilde ilerliyor. Otomasyon ürünleri dışında çözüm üretemezseniz ana işin de bir şekilde ticaretini yapamaz hale gelirsiniz. Klemsan bu öngörüyü 2004'te yapmıştır. O dönemde kendi Ar-Ge'mizde, elektronik ve otomasyon tarafında ilk yaptığımız ürünler transdüser dediğimiz sinyal dönüştürücülerdir. Sinyal dönüştürücülerimizin çok başarılı ve teknik anlamda üst düzey ürünler olduğunu, sahadaki faaliyetlerden sonra gördük. Siz ne kadar iyi yaptığınızı söylerseniz söyleyin, karneniz sahada yaptığınız iştir, yani sizin notunuzu müşteri verir. Bundan yola çıkarak, Ar-Ge'mizin çok üst düzeyde ürünler üretebileceğini gördük. Hatta bu alanda geliştirdiğimiz ürünlere yönelik olarak, işe biraz tersten başladığımızı söyleyebilirim. Öncelikle en üst düzeyde ürünler ile başladık, daha sonra daha aşağıdaki ürünleri çıkardık. Aslında bu ticari anlamda mantıklı değil. Önce daha temel ürünü yaparsınız, onu oturtursunuz, sonra üstüne katarak ilerlersiniz. Biz daha kompleks üründen başlayıp daha alt ürünlere doğru gittik. Bunun nedeni aslında, işe ilk başladığımız zamanda ne yapacağımızı görebilmekti. En üst düzeyde bir ürün geliştirildiği zaman kendinize olan güveniniz çok artıyor. Biz de öz güvenimizi bu sayede çok arttırdık.


 'Dünyada gelişen konjonktürün içinde olmalıyız, çünkü enerji fırsat olacak.'

2007'ye kadar, transdüser ile ilgili faaliyetleri, ürün çeşitliliğini artırarak geliştirdik. Daha öncesinde düşünmeye başladığımız elektronik yapısını şirketleştirip ayırma işini 2007'de gerçekleştirdik. Klemsan olarak sadece transdüser- sinyal dönüştürücü veya SCADA otomasyonuna yönelik ürünler üretmekle kalmayıp, çok daha geniş bir elektronik-otomasyon kapsamına sahip bir firma olmak istedik. Dünyadaki yapılanmada da olduğu gibi, enerjinin çok önemli olduğu, gelişen konjonktürün içinde bulunmayız. Çünkü enerji fırsat olacak. Enerji ile ilgili, herkes daha ekonomik enerji, daha kontrol edilebilir enerji, daha az enerji ile daha çok iş gibi konularla ilgilenecek. Dünyada enerji ile ilgili çok ciddi bir uyanış var. Enerji kaynaklarının azalması, insan nüfusunun artması ve buna bağlı olarak enerji talebinin artması buna etkendir. Sadece nüfus artması ile ilgili değil, bunun çok daha üstünde bir arz var, çünkü teknoloji o tarafta gelişiyor, yani daha fazla enerji talep eder hale geliyor insanlar. Köy hayatından kent hayatına geçtikçe ve kent hayatında da teknoloji kullanımı devam ettikçe daha fazla enerji talep edilir hale geliyor. Biz de bu fırsatın içinde olmak adına yapılanmamızı başlattık, 2007'de şirketleştik ve reaktif güç kompanzasyonundan başlayarak enerji izlemeye yönelik ürünler ve tamamlayıcı ürünler olarak da koruma ve kontrol rölelerini üretme kararı aldık. Bu konuda, Türkiye'de de ciddi bir boşluk olduğunu gördük. Türkiye'de imalatçı var olmasına rağmen, dünya çapında iş yapan firmaların ürünleri ile aynı seviyede üretim yapan imalatçı olmadığını gördük. Bu bizim için tetikleyici bir etkendi. Çünkü biz ana işimizde, Türkiye'de üretim yapıp dünyada bu işi yapan en üst seviyedeki firmaların kalitesinde ürün üretme hedefinde ve bu hedefi de gerçekleştiren bir firmayız. Yapımız budur. Biz bu işi burada ve en iyi yapanla aynı seviyede yaparız ve buranın fiyatları ile ürünlerimizi satarız. Otomasyon ve elektronikte öyle bir durum olmadığını gördük. Sektörde birçok imalatçı var ama dünyada bu işi en üst düzeyde yapan firmalarla bırakın aynı seviyede yapmayı, o firmaların seviyesine yaklaşan imalatçı bile yok. Türkiye'de elektronik alanda, teknolojik olarak üst düzeyde ürün yapma boşluğunu gördük ve bu boşluğu doldurmak niyetiyle bu çalışmaları başlattık.



Çok geniş bir müşteri portföyümüz var. Alçak gerilim sektöründeki herkes bizim müşterimiz. Panonun içine giren birçok üründe biz varız. En birincil müşteri grubunuz pano imalatçıları, makine imalatçıları ve otomasyon işi yapan firmalardır. Bunların dışında fabrikalar, taahhüt grupları, hepsi bizim ana müşteri grubumuzdur. Alçak gerilim sektöründeki herkes potansiyel kullanıcıdır. Bu açıdan, oldukça geniş bir müşteri yelpazemiz olduğunu söyleyebiliriz.



Yeni ürünlerinizden REMO-Q serisi reaktif güç kontrol rölesi seriniz oldukça dikkat çekici. Yeni ürünlerinizi ne kadarlık bir periyotta piyasaya sunuyorsunuz? Firmanızın Ar-Ge çalışmalarından bahseder misiniz?  


Önümüzdeki birkaç ay içinde, üç yeni ürün ailesi gelecek. İnce Röle Serisi çıkaracağız, bu seride 17 tane ürün var. Üç farklı haberleşme modülü çıkacak, birisi ethernet çeviricisi, birisi GPRS çevirici, diğeri de RS-232 çevirici olacak. Bunların yanında yeni nesil bir Power Supply ürünümüz de çıkacak. Bunlar birkaç ay içinde devreye girecek ürünlerdir. Enerji analizörleri ile ilgili olarak, daha ürün piyasada tanınmadan, üründe üç kez üst versiyon çıkarılmıştır. Üst versiyon bir ay sonra piyasada olacak. Sürekli olarak daha iyisini hedeflediğimiz için Ar-Ge çalışmalarını bitmez bir süreç olarak görüyoruz. Sürekli araştırma yapıp, daha iyisini, daha iyi fiyata üretmek zorunda olduğumuzu düşünüyoruz.



REMO-Q reaktif güç kontrol rölesi piyasada bizim çığır açtığımız bir üründür. Biz yapana kadar, hiçbir firmada olmayan bazı özellikler mevcuttur. Teknik olarak detayına inmeden şunu söyleyebilirim, biz reaktif güç kontrol rölesini çıkardığımızda bu işi çok uzun yıllardır yapan firmalar yeni röle tasarımı yapma ihtiyacı duydular. Bir ürünü ilk defa yapıyorsunuz, daha önce böyle bir ürünle ilgili hiç tecrübeniz yok ve öyle bir şey yapıyorsunuz ki, bu işi uzun yıllardır yapan firmalar sizin ürününüzden sonra yeni ürün geliştirme ihtiyacı duyuyorlar ve geliştirdikleri üründe sizin ürününüzdeki özellikleri katma ihtiyacını duyuyorlar. İlk çıkardığımız reaktif güç kompanzasyon rölesi ile takip edilen firma olduk. Bu da bize gurur veriyor. Diğer firmalar bizim şu anki seviyemize geldiğinde, biz iki adım daha atmış olacağız.



Biz Ar-Ge'yi ikiye ayırıyoruz. Birincisi, elektroteknik dediğimiz klemens grubunun Ar-Ge'si, ki bu aynı zamanda bizim için 'mekanik' Ar-Ge'dir. İkincisi de elektronik Ar-Ge'dir. Mekanik Ar-Ge'miz Türkiye'nin en iddialı plastik kalıp teknolojisine sahiptir. Biz plastik kalıp teknolojisini kendi içimizde tutuyoruz. Bu çok önemlidir. Bu konuda çok kaliteli ve üst seviyede bir iş çıkarıyoruz. Biz dışarıya kalıp yaptırmak yerine bu işi kendi içimizde yapıyoruz. Buradaki en büyük farkımız da hızımızdır. Çok hızlı bir şekilde ürün devreye alabiliyoruz. Ürünü A'dan Z'ye özgün ürün olarak tasarlayıp üretiyoruz. Tasarımını da, prototipini de, kalıbını da kendimiz yapıyor ve ürün haline getiriyoruz. Aynı durum elektronik ürünlerimiz için de geçerlidir. Ürün tasarımı, yazılım, donanım ve üretim aşamalarının tamamını kendi içimizde yapıyoruz.. Ürünün kutusuna kadar A'dan Z'ye tüm parçalar Klemsan'a ait, dışarıya hiçbir malzeme yaptırmıyoruz. Bu işi bu yapıda yürüten tek firmayız. Başka bir örnek yoktur. Elektronik ürün üretmekteki hızımız da piyasada oldukça dikkat çekicidir. Çünkü piyasada şu anda bu işi yapan diğer firmalarda eskiden gelen bir ağırlık vardır. Genel olarak yapı şudur, birkaç senede bir ürün çıkarılır. Bazen senede bir, iki ürün çıkarmak başarıdır, ancak bu bizim dinamiğimize uygun değil. Elektronik tarafında senede 10-15 tane ürün yapıyoruz. Aynı şekilde klemens tarafında da 80'in üzerinde kalıp yapıyoruz. Ama bizim dinamiğimiz çok farklıdır, yani biz çok hızlı çalışan, doğru çalışan bir yapıda olmak durumundayız, çünkü hedeflerimiz, diğer firmaların hedefleri ile paralel değil. Onlar para kazanma ve Türkiye'deki pazarlarını elde tutma derdindeyken, biz dünya firması olma derdindeyiz. Dünyada söz sahibi olan, saygı duyulan, Ar-Ge üreten, teknoloji üreten, ürünlerini de tüm dünyaya satan ve tüm dünyada bu işi en üst düzeyde yapan firmalarla aynı seviyede anılan bir firma olmak istiyoruz. Dünyada bu işi en iyi yapan firmalar yüz yaşının üzerindedir. Biz tecrübe olarak onlardan çok daha gerideyiz. Onlara yetişmek için hepsinden daha dinamik, daha hızlı olmak durumundayız.



Eskiden Avrupa'lıların 'know-how' diye bir tabirleri vardı. Bunu söyleyerek, 1'e mal ettiklerini 10'a satarlardı. Artık dünyada öyle bir şey yok, onların yaptıkları her şeyi siz de yapabiliyorsunuz. Eskiden Avrupa'lılar, yaptıkları ürünlerin fiyatlarına mühendislik farkı eklerlerdi, yani ürünün bedelinin çoğu bu mühendislik farkıydı. Biz artık bu mühendislik seviyesine yetiştik. Onların Ar-Ge'sini yapabiliyor ve hatta önlerine geçebiliyoruz. Bu biraz da her şeye kolay ulaşabilme ile alakalı bir şey. Artık herkes, her şeye kolayca erişebiliyor ve her şeyi kolayca görebiliyor. Doğru ve yeterli çalışma ile onlardan bir farkınız olmadığını görüyorsunuz. Bu nedenle artık o mühendislik farkını koyamayacaklar. Avrupalılar yıllarca, teknolojik dedikleri ürünleri, burada kimse yapmadığı için, fiyatlara mühendislik farkı koyarak çok ciddi paralara sattılar. Bizim gibi firmaların sayısı arttıkça artık bunu yapamayacaklar.



2010 yılında çeşitli yurtdışı fuarlarına katıldınız. Almanya SPS, Moskova PTA Otomasyon Fuarı, Rusya Electro 2010 bunlardan bazıları. Bu fuarlardan ne gibi faydalar sağladınız? Yurtdışı yapılanmanızdan bahseder misiniz? 


Biz fuarlar konusunda çok aktif bir firmayız. Yılda 10 tane fuara katılıyoruz. Türkiye'de sadece WIN Fuarı'na katılıyoruz. Bu fuara yurtiçi ve yurtdışında çalışan tüm ticari personelimizle katılıyoruz. Yerli bir firma olduğumuz için kendimizi, kendi evimizde en iyi şekilde temsil etmeliyiz. Bu sene de aynı şekilde WIN Fuarı'na çok ciddi bir sunumla hazırlanıyoruz. Ayrıca 2012 yılındaki fuar için de şimdiden çok ciddi sürprizlere hazırlanıyoruz. WIN Fuarı dışında en önemli fuarımız Almanya'daki Hannover Fuarı'dır. Bu fuara 2000 yılından beri katılıyoruz. Yine Almanya'daki sadece otomasyonayönelik Nürnberg SPS Fuarı'na da son 3 senedir katılıyoruz. Moskova'da PTA, Electro fuarları ve İran'da, Dubai'de bazı fuarlara katılıyoruz. Geçen yıl Hindistan'da Elecrama Fuarı'na katıldık. Bu sene mayısta ABD'de Las Vegas'taki fuara katılacağız. Özetle, fuarlar konusunda oldukça aktif bir firmayız. İhracat yaptığımız müşteri grubumuzun önemli bir kısmını fuarlar sayesinde edindiğimizi söyleyebiliriz. 


İhracat yapılanmamızı şu şekilde özetleyebilirim. Rusya'da ve Dubai'de kendi ofislerimiz mevcut. Bu senenin nisan ayında ABD'de de kendi ofisimizi açıyoruz. Yani yurtdışındaki ülkelerde lokalize olup, yurtiçinde edindiğimiz tecrübeleri ve yapıyı aktarıp, yurtiçindeki dinamiklerimizi yurtdışına taşımayı hedefliyoruz. Klemsan'ı satış temsilcisinden sekreterine kadar dünyanın her yerinde aynı hizmet anlayışı ile temsil etmeyi amaçlıyoruz. Bugün Rusya'da ve Dubai'de bizi temsil eden arkadaşlarımız bizim aramızda yetiştiler. Burada bizim çalışma sistemimizi ve mantığımızı özümsediler ve oradaki yapıyı oluşturdular. Bu süreçte biz de her an yanlarında olup desteğimizi sağlıyoruz. Biz büyümenin yolunu burada görüyoruz. Fırsat gördüğümüz pazarlardalokalize olup yapılanarak, büyümemizi başka ülkelerde de devam ettirmek istiyoruz.



2009 yılında yaşanan krizin ardından Klemsan 2010 yılını nasıl kapattı? Genel anlamda baktığımızda 2011 hedefleriniz nelerdir?

2009'daki krizden tabi ki herkes gibi biz de etkilendik, bir küçülmemiz oldu. Başarılı mıyız, değil miyiz sorusunu cevaplarken referans noktamız piyasanın değişim oranlarıdır. 2009'da piyasanın küçülmesinden daha az küçüldük. Piyasa dediğimiz bizim kendi sektörümüz, yani alçak gerilim sektörüdür. Alçak gerilim sektörünün toplam ticaret hacmine göre %10 daha iyi seviyede idik. 2009'u minimum zararla kapattık. İhracattaki artış nedeniyle toplamda bir küçülme olmadı, bir miktar büyüdüğümüzü söyleyebiliriz. Yani krizi başarılı geçirdik. Krizden sonra 2010'da, 2009'a göre ciddi bir hızla, %70'in üzerinde bir büyüme sağladık ki bu çok ciddi bir rakamdır. Bunu finanse etmek ve yönetmek çok zordur. Biz bunu başarıyla atlattık. İç piyasada büyüme %40 civarlarındaydı. Yurtdışında ise ihracatımızı ikiye katladık. Özellikle Rusya'da çok ciddi, büyük projelerde söz sahibi hale geldik.



2011'e de çok hızlı başladık. 2011'de geçen senenin büyüme rakamları üzerine reel olarak %30-40 katmak gibi bir hedefimiz var. Bunu da başaracağımızı görüyoruz. Şu andaki tablo çok güzel. Dünyada, özellikle emtia fiyatlarının hızlı değişimi, emtia borsalarındaki hareketler, hammadde fiyatlarının değişimi ile ilgili bazı anlık tepkiler bizi bazen ürkütüyor ancak biz genel anlamda 2011'in ekonomik olarak iyi bir yıl olacağını ön görüyoruz. Bu yıl için de piyasanın büyüyeceğini, bizim de piyasanın üzerinde büyüyeceğimizi ön görüyoruz ve çalışmalarımızı ona göre hazırlıyoruz.


Genç mühendis adayları için Klemsan'da kariyer olanakları nelerdir? Gençlere ne gibi tavsiyelerde bulunabilirsiniz?

Biz öğrenciyken ya da yeni mezunken işe alıp kendi içimizde yetiştirebileceğimiz, kurum kültürümüzü aşılayabileceğimiz arkadaşlar arıyoruz. Yöneticilerimizin ben dahil bir çoğu burada yetişmiştir. Klemsan, Genel Müdür'ümüz Sayın Savaş Yalçın'ın ilk görev yeridir. Mezun olduktan bir hafta sonra işe başlayıp, bu konuma gelmiştir. Kendisi 27 yaşında Genel Müdür oldu. Ben ise 28 yaşında Pazarlama Müdürü oldum, daha sonra da şu anki görevim olan Ticaret Müdürlüğü pozisyonuna geldim. Yapılanmamızı, genç yaşta sorumluluk alıp o sorumluluğu yürütebilen arkadaşlarla kurmak istiyoruz. Biz de genç yaşta sorumluluk aldığımız için daha hızlı tecrübe edindik ve belirli yerlere geldik. Şimdi de işi gençlere emanet etmek istiyoruz. Yöneticiyi dışarıdan transfer edersek, yapımıza çok uymuyor. Nedeni de şu, biz çok dinamik bir firmayız, hızlı hareket ederiz, hızlı karar alırız ama hızlı karar alırken tüm detayları ve stratejileri de çok iyi planlarız. Bu dinamizm, firmanın kültüründen kaynaklanıyor. Dışarıda bir takım alışkanlıklarla buraya gelen kişiler, bu alışkanlıkları aşamıyorlar. Çünkü o dışarıdaki yapı, buradaki yapıya uymadığı zaman, ortaya uyuşmazlık çıkıyor. O yüzden biz arkadaşlarımızı sıfırdan alıp burada eğitmek ve yetiştirmek istiyoruz. Bu yüzden genç mühendislere çok önem veriyoruz. Mümkün olduğu kadar yeni mezun veya daha üniversitede olan arkadaşları seçip burada yetiştirmek istiyoruz. Hep buna önem verdik ve bu genç arkadaşlara firmanın geleceğini emanet etmek, burada kariyer imkanları sunmak istiyoruz. Buradaki birçok arkadaşımıza, daha 2-3 senesini doldurmadan kariyerindeki bir sonraki adım kendisine sunulmuştur. Çoğu birkaç sene içerisinde yükselmiştir. Bu birçok yerde mümkün değildir. 2-3 sene içerisinde yükselmek, terfi etmek birçok yerde nadiren karşılaşılır. Klemsan da ise normal bir şeydir. Mühendis arkadaşlar için özellikle bunu istiyoruz. Genç mühendisin de hedefi bu olmalı zaten. 2-3 sene içerisinde hala terfi almayıp da bunu normal gören arkadaş bizim için sorunludur. Başarı için istekli, azimli arkadaşlara ihtiyacımız var. Biz de burada herkese kariyer hedefleri sunuyoruz ki o motivasyonları hep üst düzeyde olsun. Burada tabi şöyle bir avantajımız var, organizasyonumuz hızlı büyüyor, hızlı büyüdüğü zaman yeni pozisyonlar da çok hızlı gelişiyor. Herkese hemen pozisyon oluşabiliyor. Oluştuğu zaman da o yeni gelen, sıfırdan alıp yetiştirdiğimiz arkadaşları o pozisyonlarda görmek istiyoruz.



Bizim için yeni mezun arkadaşların teknik bakımdan çok iyi olması önemli değil. Teknik, yetiştirilip verilebilecek bir şey. Ama mühendislik yeteneği, mühendislik öngörüsü, analitik düşünme yeteneği bizim yetiştirmemizle edinilecek bir şey değil. O, ya yapısında olan bir şeydir ya da kişi mühendislik fakültesinde bunu almış olmalıdır. Teknik eğitim bizim tarafımızdan da verilebilir.



'Mühendislik formasyonu ancak çalışarak kazanılır.'

Genç mühendis arkadaşların bence en büyük hataları, ham ve tecrübesiz olduklarının farkında olmamaları ve çaba göstermeden, hemen bir yerlere gelebilme ve hızlı bir biçimde çok şey kazanma derdinde olmaları. Zamanında biz de aynı hataya düştük, kendimizi yetiştirmeden piyasaya çıktık ama biz iş hayatına başladığımızda kendimizi yetiştirmek için zamana ihtiyacımız olduğunun farkındaydık ve bu zaman içinde de çok çalıştık. Bir yerlere gelebilmek için çok çalışmanın gerekliliğini anladık. Çalışmadan bir yerlere gelinmeyeceğini, çalışmadan kazanılıyorlarsa o işte bir dengesizlik ve sağlıksızlık olduğunu gördük. Bu noktada, her şey para değil. İnsan için, eğer hayatında mühendislik gibi bir formasyonu taşımak önemliyse o ancak çalışarak kazanılır, olay sadece para değildir.


 Röportajımızın son kısmında Klemsan'ın genç mühendislerinden Sayın Okan Kolcuoğlu'na, Klemsan'daki kariyer sürecini ve genç meslektaşlara tavsiyelerini sorduk.



Okan Kolcuoğlu:
Klemsan'da 2007 yılında 1. sınıftayken stajyer olarak başladım. Şu an Klemsan'da dördüncü senem. İlk başta Satış Departmanı'nda başladım. 2008'de Teknik Destek'te, 2009'da Moskova Ofisi'nde satış elemanı olarak çalıştım. Şu an Dış Ticaret Departmanı'nda yarı-zamanlı asistan olarak çalışıyorum.



Klemsan gençler için birçok avantaj sağlayan bir firma. Öncelikle, bir şey bilmeden, tamamen boş olarak geliyorsunuz. Burada sizi şekillendiriyorlar. Öğrencilik döneminde okulda öğrendiğimiz teknik bilgileri burada görmek ve uygulamak çok farklı ve güzel bir şey. İş hayatını tanıma, yeni gelişmeleri görmek, piyasayı öğrenmek, Klemsan'da edindiğim en büyük artılardı benim için.



Klemsan'da hedefim, Nami Bey'in anlattığı gibi çalışmak ve kısa sürede yükselebilmek. Klemsan çok hızlı büyüyen bir firma. Gün geçtikçe yeni pozisyonlar açılıyor. Çok çalışarak ve kendinizi göstererek istediğiniz konuma kısa sürede gelebiliyorsunuz.



Genç arkadaşlarıma, henüz okuldaki meslektaşlarıma şu tavsiyeyi verebilirim. Mümkünse, özellikle son sınıfta, maddi kaygıları bir tarafa bırakıp tecrübe kazanmak ve iş hayatını erken tanımak için bir firmada çalışmak gerekiyor. Okul ve iş hayatı birbirinden çok farklı. İş, okulda değil, işte öğreniliyor. 

 


Röportaj: Alper COPLUGİL


Fotoğraf: Kemal EŞ


 


ANKET
Endüstri 4.0 için En Hazır Sektör Hangisidir

Sonuçlar