elektrik port üyelik servisleri elektrik port üyelik servisleri

İnşaat sektörü resesyona girdi bile

Türkiye ekonomisi, 2003 sonrası parlak döneminin sonuna geliyor gibi. Pek çok sektörü etkileyen inşaat durgunluğa girdi. Sektördeki ilk 9 aylık büyüme yüzde 1,1 geriledi.



A- A+
17.12.2008 tarihli yazı 1419 kez okunmuştur.

İnşaat sektöründe, 2005 ve 2006 yıllarında yakalanan yüzde 20'ler düzeyindeki büyüme hızı, 2008'in 3. çeyreğinde yüzde 4,3 küçüldü. Sektörün 9 aylık büyüme hızı da yüzde -1,1 oldu.



Müteahhitler Birliği Başkanı Erdal Eren, 2007'de başlayan "düşük tempolu büyümenin", 2008'de yerini negatif büyümeye bırakmak üzere olduğunu belirterek, ekonomi yönetiminin inşaat sektörü temsilcileriyle acilen bir "kriz toplantısı" yapması gerektiğini söyledi.



Küresel krizin atlatılmasında inşaat sektörünün ağırlıklı rol üstlenmesi gerektiğine inandıklarını kaydeden Eren, şöyle konuştu:


"Toplam 2,3 milyar dolar kaynak tahsis edileceği belirtilen GAP, DAP ve KOP adlı bölgesel kalkınma projelerinin eylem planlarına uygun olarak gerçekleşip gerçekleşmeyeceği inşaat sektörünün 2009'daki büyüme performansını doğrudan etkileyecek çok önemli bir faktördür.



Bu ve benzeri belirsizlikler nedeniyle 2009 için 'tutturulması gereken hedef' olarak gördüğümüz yüzde 10'luk büyümenin ne ölçüde aşağı çekileceğini kestirmek bu aşamada mümkün değildir.



Dileğimiz, inşaat sektöründen ekonomiyi kısa sürede canlandırabilecek bir lokomotif olarak yararlanılmasıdır. Bunun yapılmaması halinde 2009'da sektörümüz için en iyimser tahmin veya temenni büyümek şöyle dursun, küçülme oranının yüzde 5'in altında kalması ve firmalarımızın bu kritik süreci en az hasarla atlatabilmeleri olacaktır."





"KAMU YATIRIMLARINA AĞIRLIK VERİLMELİ"



Eren, 2009 yılı içinde yap-sat sektörünün kendi kendine canlanma imkanı görünmediğini ifade ederek, "Bu nedenle mutlaka kamu yatırımları ve yurtdışı müteahhitlik hizmetleri kanalıyla inşaat sektörünün canlandırılmasına ihtiyaç var" dedi.



Erdal Eren, bu çerçevede alınması gerektiğine inandığı önerileri şöyle sıraladı:


"Karayolları ve Devlet Su İşleri (DSİ) yatırımları başta olmak üzere kamu altyapı yatırımlarında öngörülen ödenek artışları, herhangi kısıntı yapılmadan uygulamaya yansıtılmalı. GAP, DAP ve KOP'ta eylem planlarına uygun yol alınması çok önemli.



- TOKİ'nin konut yatırımlarında, talep gerilemesinin de etkisiyle duraklama başladı. Bu yatırımların devamını sağlamak ve TOKİ'nin kaynaklarını güçlendirmek için kamu arazilerinin tahsisi dahil, gerekli önlemler alınmalı.



- Tüketici tedirginliğini bertaraf etmek üzere TOKİ'den konut satın alan vatandaşlara, geri ödeme güçlüğüne düşmeleri halinde yaptıkları ödemelerin iade edilebileceğine dair devlet güvencesi verilmeli.





"KAMU BANKALARI TEMİNAT MEKTUBU VERMELİ"


- Başta Ziraat Bankası olmak üzere, kamu bankaları yurtiçi ve yurtdışı inşaat projelerine teminat mektubu verme konusuna sıcak bakmıyor. Kamu bankalarının yönetimlerinin konuya sıcak bakmalarını sağlayacak düzenlemeler yapılmalı.



- Aynı çerçevede kamu bankalarının, müteahhitlik firmalarının yoğun iş yaptıkları Libya, Katar ve Cezayir gibi ülkelerde şube açmalı.



- Türk bankaları tarafından verilecek teminat mektuplarının, en azından geçici bir süre için banka kredi sınırlarının belirlenmesinde dikkate alınma karşılıkları minimuma indirilmeli.



- Geçmişte yaşanan sorunlar nedeniyle ülkeler, Türk bankalarının teminat mektuplarını kabul etmemeye başlamıştır. Sorunun çözümü ve Türk bankalarının yeniden yabancı ülkeler nezdinde itibar kazanmaları için özellikle yurtdışına verilen teminat mektuplarıyla ilgili ihtilafların çözümü için ihtisas mahkemeleri kurulmalı.



- Eximbank tarafından geçmiş dönemde başarıyla uygulanmış olan proje kredileri uygulaması yeniden, kapsamlı bir şekilde hayata geçirilmeli.



- Son dönemde global krize bağlı olarak çeşitli ülkelerde müteahhitlik firmalarının alacaklarında gecikmeler yaşanıyor. Bu gecikmelerin yaratmakta olduğu sıkıntıların giderilebilmesi için başta Rusya Federasyonu olmak üzere, müteahhitlik firmalarına yönelik köprü kredi uygulaması gerçekleştirilmeli.



- Eximbank'ın, Türk bankalarına ait teminat mektuplarının kabul edilmediği ülkelere dönük düzenlemiş olduğu teminat mektubu kontr-garantisi uygulamasına işlerlik kazandırılması için yeniden gözden geçirilmeli ve gerekli değişiklikler yapılmalı.



- Yurtdışı müteahhitlik hizmetlerine yönelik Eximbank aracılığıyla bir risk sigortası sistemi ivedilikle hayata geçirilmeli.



- Yurtdışı müteahhitlik hizmetlerinde Türk işçisi çalıştırmanın önündeki zorluklar kaldırılmalı."





"ORTA GELİRLİNİN KREDİ KULLANMASI ZOR"



Türkiye İnşaat Sanayicileri İşveren Sendikası (İNTES) Başkanı Şükrü Koçoğlu da A.A muhabirine açıklamasında, özel sektörün konut yapımlarının düştüğünü, fabrika ve benzeri yatırımların da azaldığını ifade ederek, kredi imkanlarındaki daralmanın etkisine dikkati çekti.



Küresel krizin olumsuz etkilerinin konut sektöründe derinden hissedildiğini dile getiren Koçoğlu, şöyle konuştu: "Konut sektörü 2 yıl önce malzeme fiyatlarındaki artıştan derin bir yara almıştı. Şimdi de mali kriz nedeniyle özellikle orta kesime yönelik konut talebi durma noktasına geldi. Konut kredi faizleri bu devrede önemli ölçüde arttı. Küresel mali kriz ortamında konut faiz oranlarının da bir süre düşmesi zor gözüküyor. Yüksek faiz ortamı ise zaten küçülme süreci içindeki konut sektöründeki yavaşlamayı derinleştirecektir. Konut kredi faiz oranları Eylül ayı verilerine göre 1,79 seviyelerine kadar yükselme gösterdi. Bu ortamda, orta gelirli bir tüketicinin kredi kullanması zor."





İNŞAAT SEKTÖRÜNÜN GELİŞİMİ


İNTES'in hazırladığı "İnşaat Sektörü Raporunda", Türkiye'de inşaat sektörünün 1980'li yıllarda ciddi bir gelişim gösterdiği, büyüme trendinin 1988 yılından sonra yavaşladığı kaydedildi.



Raporda, "Yavaşlamanın en önemli nedenlerinden biri faizlerin serbest hale gelmesine yol açan liberalizasyon sürecinin başlaması. Yüksek faizler, hem yatırım maliyetlerini artırdı hem de inşaatçının finansman maliyeti yükseldi" değerlendirmesine yer verildi.



Rapora göre, 1993-2003 döneminde Türkiye ekonomisi yüzde 26,13 oranında büyüdü ancak inşaat, ana sektörler arasında küçülen tek sektör olarak yüzde 22,4 daralma gösterdi. Raporda daralmanın esas olarak, kamu inşaat sektörü yatırımlarındaki düşüşten kaynaklandığı belirtildi.



2003 yılı öncesinde konut inşaatlarının da düşük seviyede olduğuna işaret edilen raporda, "Bunun en önemli nedenlerinin başında, yüksek faiz ve döviz kurları nedeniyle bireysel tasarrufların konut yatırımları yerine kamu kağıtlarına yönelmiş olmasıdır. Konut sektörü 2004 yılından itibaren canlanmaya başlamış, 2005'in ilk yarısında inşaat ruhsatlarındaki artış oranı, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 40 artmıştır" denildi.





SEKTÖRÜN 2009 İÇİN UMUDU SULAMA YATIRIMLARI


Rapora göre, 2004 yılında başlayan büyüme sürecinde, faiz oranları ve enflasyondaki düşüşün yanı sıra uzun vadeli, düşük faizli konut kredileri ve "yapım tekniği eleştiri konusu olan" duble yol projeleri etkili oldu. Sektör, 2004'te yüzde 4,6, 2005'te yüzde 21,5, 2006'da yüzde 19,4 büyüme gösterdi.



2006 yılı sonunda başlayan duraklamanın 2007 yılında da devam ettiği kaydedilen raporda, "2007'nin seçim yılı olması, belirsizlik ortamını doğurmuştur. Belirsizlik ortamı ise başta özel sektör yatırımlarının ertelenmesine neden olmuştur" denildi.



Raporda, büyümedeki yavaşlamanın inşaat sektörüne de yansıdığı ve sektördeki büyüme oranının yüzde 5,7 düzeyinde kaldığı belirtilerek, 2008'in ilk 6 ayında da sektörde küçülme sürecinin devam ettiği kaydedildi.



Enflasyondaki yükseliş ve faiz oranlarının yukarı yönlü hareketinin geleceğe ilişkin yatırım kararlarını etkileyeceği ifade edilen raporda, "Uluslararası gelişmeler paralelinde kredi koşullarındaki sıkılaşmanın konut sektörünü olumsuz etkilemeye devam edeceği düşünülmektedir. Ancak 2009 yılı için olumlu gelişmelerin sinyalleri de vardır. Sektör yatırımları için beklenti tarımsal sulama yatırımlarının ön plana çıkmasıdır" denildi.




Kaynak: Referans


ANKET
Endüstri 4.0 için En Hazır Sektör Hangisidir

Sonuçlar