elektrik port üyelik servisleri elektrik port üyelik servisleri

Cebimizdeki tehlike!

Cep telefonları 1973 yılından itibaren hayatımıza girmeye başladı. İlk telefon 850 gram ağırlığında ve 25 cm boyundaydı. Gelişen teknoloji ile cep telefonları da gelişti; özellikleri arttı, boyutları küçüldü ve ağırlıkları azaldı. Bunlara bağlı olarak da insan sağlığını verdiği zarar arttı. Dünyanın farklı yerlerinde,farklı yöntemler kullanılarak cep telefonunun zaraları gösterilmeye çalışıldı.



A- A+
27.03.2011 tarihli yazı 3801 kez okunmuştur.

İngiltere'de bulunan Loughborough Üniversitesi Uyku Araştırma Merkezi'nde James Horne ve meslektaşları tarafından bir deney yapıldı. Bu deney, o dönem oldukça yaygın kullanıma sahip ve popüler bir cep telefon modeli ile ve yeterince uyku uyumamış (bir önceki gece 6 saat uyku ile sınırlandırılmış) 10 sağlıklı kişi ile gerçekleştirildi. Bu deneyde cep telefonun açık, kapalı, beklemede, dinlemede ya da konuşma durumunda olduğu sürelerde ve farklı gecelerde beynin yaydığı dalgalar 30 dakikalık aralıklarla incelenmiştir. Örneğin; telefon konuşma durumunda iken beyin, "delta" diye adlandırılan farklı bir beyin dalga yapısı sergilemekte ve bu titreşim azalma gösternekte ve bu durum telefon kapandıktan yaklaşık bir saat sonrasına kadar da o şekilde devam etmektedir. "Delta" olarak adlandırılan beyin dalgaları, uykuya dalışta ve uykunun en derin halinde beyin tarafından üretilmektedir. Ayrıca bilgileri dışından telefonları çalışır halde bırakılan denekler, her ne kadar önceki gün uykusuz bırakılmışsalar da uykuya dalmakta yaklaşık bir saat zorluk çekmişlerdir. Bu demek oluyor ki, cep telefonları sadece konuşurken zarar vermiyor, kapatıldıktan sonra da zararlı etkisini sürdürüyor.



Cep telefonu alkol kadar tehlikeli


Bilim adamları cep telefonu kullanan sürücülerin alkollü sürücülerden farkı olmadığını ortaya çıkardı. Cep telefonu kulaklıkla bile olsa kaza riskini 5 kat arttırıyor. ABD'li bilim adamlarının yaptığı bir araştırma, direksiyon başında cep telefonuyla konuşan şoförlerin, içkili araç kullananlar kadar tehlikeli olduğunu ortaya koydu.



Utah Üniversitesi'nde yapılan araştırma, 40 şoför üzerinde yapılan simülasyon testlerine dayanıyor. Araştırma kapsamında her bir denek, araç simülasyonuna dört kez girdi; bir kez dikkatini azaltacak bir unsur olmadan, bir kez cep telefonuyla, bir kez kulaklık ya da hoparlörü olan cep telefonuyla, bir kez de yasal limitin üzerinde alkol alarak. Sonuçlar şoförlerin cep telefonunu nasıl kullanırsa kullansın reflekslerinin aynı derecede zayıfladığını ve kaza yapmaya daha meyilli olduklarını gösterdi. Sonuçta ise alkol yada cep telefonu kullanmanın kaza riskini en az 5 kat arttırdiği belirlendi. (NTV 30.06.2006)



Cep telefonunun zararlarını gösteren daha pek çok araştırma var. Kandaki zararlı toksinlerin ve proteinlerin beyne gitmesini engelleyen savunma mekanizmasını devre dışı bırakmaya, yüksek tansiyon oluşmasına, baş dönmesi ve dikkatin dağılmasına sebep olduğu kanıtlanmıştır.



Cep telefonunun kısa vadeli zararları:





görüş alanında daralma

yoğun stres ve yorgunluk hissi

kalıcı işitme bozuklukları

kadınlarda düşük riskinin artması

baş ağrıları ve sersemleme

bağışıklık sisteminin bozulması

uzun vadeli zararları

yüksek tansiyon

genetik yapının bozulaması

sperm sayısının azaltılması

cilt kanseri

lenfoma kanseri vb.






Telsiz telefonlara dikkat!


Cep telefonunun neden olduğu benzer problemler, telsiz telefonlarda da yaşanmaktadır. Uzun mesafede etkili olması amacıyla daha güçlü dalga boylarına sahip telsiz telefon üretilmekte ve bunun sonucunda da sorunlar meydana gelmektedir.



Almanya'nın iki katı kadar konuşuyoruz


Cep telefonlarının aylık ortalama konuşma süresini gösteren MoU değerlerine yer verilen rapora göre, Haziran 2010 itibarı ile Turkcell'in MoU değeri 177 dk, Avea'nın 272 dk, Vodafone'un 266 dk olduğu belirlendi. Türkiye'de abone başına düşen aylık konuşma süresinin ise 209.3 dk olduğu belirtildiği raporda, Türkiye'nin bu oran bakımından İspanya, Portekiz, İtalya, İngiltere ve Almanya'nın üstünde yer aldığı kaydedildi. Raporda Almanya'daki cep telefonu kullanıcıların aylık ortalama 105.8 dk konuştuğuna yer verilen rapora göre Türkiye ortalama konuşma süresi Almanya'nın yaklaşık iki katı olması dikkat çekiyor.



Cep telefonu aynı zamanda büyük bir ekonomik pazar


Türkiye cep telefonu pazarı 2010 da yüzde 55'lik rekor büyümeyle 3.92 milyar TL yani 2.5 milyar dolara yükseldi. Devlete ödenen vergiler çıkarılınca cep telefonları için 1.4 milyar dolar ithalat bedeli ödendi. Böylece 45 milyar dolar olarak beklenen 2010 yılı cari açığının yüzde 3.15'i sadece cep telefonu ithalatından sağlandı.



Cep telefonuna harcanan para tutarındaki rekor artışın en büyük nedeni ise tüketicilerin 200 TL altındaki ucuz telefonlar yerine daha pahalı olan dokunmatik ve akıllı telefonlara yönelmesi oldu.



SAR=Specific Absorbtion Rate


SAR (özgül emilim oranı) cep telefonu kullanırken kafanın içine absorbe edilen radyasyon miktarını gösteren bir değerdir. Yüksek olması kafa içinde daha fazla radyasyon emildiğini gösterir. Bu enerji vücudun 1 kilogramının sıcaklığını 1°C yükselten elektromanyetik enerji miktarıdır.



Gelişen ağ teknolojisi ve bunları cihazlarımıza bir bir eklenmesi, aşılması gereken bir engel olarak karşımıza çıkıyor. Çünkü eski modellerde 0.50 seviyesinde bulunan SAR değeri, yeni teknoloji harikalarıyla birlikte 1.59'lara ulaştığı görülmüştür. 3G'li cep telefonları 2100 MHz, mikrodalga fırınların ise 2450 MHz frekansla çalışması, 3G'li telefonla konuşmanın, mikrodalga fırın kulağa tutuyormuş gibi beyne elektromanyetik dalga yaydığı anlaşıldı. Mikrodalga fırınlarda 2450 MHz frekans kullanılmasının nedeni; 2450 MHz et gibi gıda malzemelerin, biyolojik ürünlere en fazla elektromanyetik ışıma yapan frekanstır. İletişim yaparken mikrodalga fırını başımıza tutuyomuş gibi oluyoruz. Mikrodalgaya bir et, bir kemik konulduğunda et hemen pişer ve elle tutulamaz. Kemik ele alınabilir. Gençler ve çocuklar da et ile aynı yapıya sahiptirler. Yüksek güçle çalıştığı için daha fazla elektromanyetik dalga yayan bu telefonlar, çocukları ve gençleri daha fazla etkiliyor. Daha fazla para ödeyerek daha fazla sağlığa zarar vermek tüketiciler için kötü bir sürpriz...



SAR bilgilerini nerede bulabiliriz?


SAR bilgileri, ürünün kullanım klavuzlarında SAR bilgisine yer alması mecburidir. Telefon almadan önce SAR değerleri hakkında mutklaka bir araştırma yapılmalıdır.



Dicle Üniversitesi (DÜ) Tıp Fakültesi Biyofizik Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr.Süleyman Daşdağ, yaptığı açıklamada, Türkiye´de cep telefonu kullanımının 1994-1995´li yıllarda başladığını, o tarihten itibaren cep telefonunun canlılar üzerindeki etkileri konusunda araştırma çalışmalarına başladıklarını söyledi.



Cep telefonu kullanımının canlılar üzerindeki etkilerinin sadece Türkiye´de değil dünyanın birçok ülkesinde araştırıldığını kaydeden Daşdağ, şöyle dedi:



´´Cep telefonu kullanımının 10 yılı aştığı ülkemizde cep telefonunun risklerinin belirlenmesi amacıyla ulusal bir program oluşturulması şart. Tespitlerimizde uzun süreli cep telefonu kullanımının programlanmış hücre ölümü sürecini etkilediğini tespit ettik. Tüm canlılarda her hücrenin belli bir yaşam süresi vardır. Bu yaşam süresi dolduğu zaman hücre kendini programlı bir şekilde öldürür. Cep telefonları bu süreci etkileyerek sürecin uzamasına neden oluyor. Hücrenin ömrünün uzaması ölmesi gereken hücrenin yaşamını sürdürerek risklere daha açık hale gelmesine neden oluyor. Hücrenin tümör hücresine dönüşme riskini artıran bir faktör olma ihtimalini artırıyor.´´ (Bilim&Teknik)




Gülnaz ATEŞ


ANKET
Endüstri 4.0 için En Hazır Sektör Hangisidir

Sonuçlar