elektrik port üyelik servisleri elektrik port üyelik servisleri

Siemens SWT3.6-130 Direct Drive Rüzgar Türbinleri |
Düşük Rüzgar Hızlarında, Yüksek Enerji Üretimi

Nüfus artışı ve kentsel yerleşimlerdeki yoğunluk nedeniyle dünyadaki enerji talebi hızla artarken, bu talebi yenilenebilir kaynaklarla karşılamak da giderek daha büyük bir ihtiyaç haline geliyor. Türkiye gibi birincil enerji kaynaklarının yüzde 75’ini dışarıdan ithal eden, dolayısıyla cari açık üzerinde enerji harcamalarının yükünün ağır olduğu ülkelerde, yerel ve yenilenebilir kaynaklarla enerji üretmek daha da büyük önem taşıyor.



A- A+
08.05.2016 tarihli yazı 9907 kez okunmuştur.
Siemens Rüzgar Enerjisi bölümü Satış Müdürü Veli Bilgihan Yaşacan yeni çıkan 3.6MW’lık 130m kanat çapında “direct drive” rüzgar türbinlerinin tanıtımını gerçekleştirdi.

Siemens olarak gerek çevresel etkiler gerekse ekonomik nedenlerle, rüzgar enerjisinin ülkemiz açısından önemli bir fırsat olduğunu düşünüyoruz. Türkiye, rüzgâr enerjisinde güçlü bir potansiyel taşıyor. 2006-2016 arasında 5 GW kurulu güce ulaşıldı. Bundan sonraki 5 yıl içinde de 5 GW daha kurulu gücün inşa edilmesini hedeflememiz gerekiyor. Çünkü kurulu rüzgâr gücünün artması, enerji ithalatına bağımlılığımızı azaltırken yeni yatırımlarla istihdam da olumlu etkilenecektir.

Bu bağlamda, her zaman rüzgar enerjisi sektörünün gelişimine yönelik yenilikçi teknolojileri sunmak üzere çalışıyoruz. Türkiye’de rüzgar hızının yüksek olduğu çok fazla sahanın kalmaması nedeniyle, yatırımların orta ve düşük rüzgar hızlı bölgelere kaymasını bekliyor, bu nedenle bu konuda detaylı ve yenilikçi Ar-Ge çalışmaları gerçekleştiriyoruz. Bu çalışmalarımızın en son ürünü ise 3.6MW’lık 130 metre kanat çaplı Direct Drive (dişli kutusuz) rüzgar türbinimiz SWT3.6-130.



SWT3.6-130’u geliştirirken başarısı kanıtlanmış ve güvenilir teknolojilerimizin en iyi yönlerini aldık ve yeni model türbinimize uyguladık. 130 metrelik rotoruyla geniş bir süpürme alanı olan SWT-3.6-130, Direct Drive teknolojisiyle rüzgar hızının düşük olduğu zamanlarda bile bir önceki nesil ürüne nazaran % 25 daha fazla enerji üretimi sağlıyor. Saha koşullarına bağlı olarak 135 metreye varan kule yükseklikleriyle sunulabilen türbin, düşük ve orta hızdaki rüzgâr bölgelerinde 3,6 MW seviyesinde enerji üretimi gerçekleştiriyor. Aeroelastik tasarımları sayesinde kanatlar çok daha hafif imal ediliyor ve bu sayede ürettikleri enerjinin birim maliyetinin düşürülmesi sağlanıyor.


Biraz “Direct Drive” teknolojisinden bahsedecek olursak;


Siemens D3 platformunda yer alan dişli kutusuz (Direct Drive) türbinler, sade ve yüksek verimli bir jeneratör konseptinin akılcı bir şekilde uygulanması ile yenilikçi bir yaklaşım getirmiştir.

Geleneksel dişli kutulu bir türbinlere kıyasla, daha az sayıda hareketli parça içeren dişli kutusuz rüzgar türbinleri yatırımcıya yüksek performans, güvenilirlik ve sürdürülebilirlik sağlamaktadır.

SWT3.6-130 modelinde özellikle kanatlar, Siemens’in ürün geliştirmede sürekliliği hedeflediğinin kanıtı olarak kabul edilebilir. Aeroelastik tasarımları sayesinde kanatlar çok daha hafif imal edilmiştir ve bu sayede ürettikleri enerjinin birim maliyetinin düşürülmesini sağlar. SWT3.6-130, yeniden tasarlanan jeneratörü sayesinde bir öncek model ile karşılaştırıldığında % 25’e varan oranlarda daha yüksek enerji üretimi sağlamaktadır.



Enerji üretiminin sürekliliği SWT3.6-130 türbinini geliştirirken, düşük rüzgar koşullarında yüksek üretim sağlamanın yanı sıra, diğer önemli unsurlara da odaklandık:
 

Gürültü Kontrolü,

Günümüzde rüzgar santralleri ülkemizde genellikle yerleşim yerlerinden uzak yapılmaktadır. Ancak santral sayısı her geçen gün artmakta ve ilerleyen yıllarda gürültü kısıtlayıcı tedbirler alınması beklenmektedir.

SWT3.6-130’un düşük rüzgar koşullarında yüksek enerji üretimi sağlamanın yanında bir diğer önemli özelliği de gürültü kontrolü. 

Teknolojimiz rüzgar santrallerinde üretilen gürültünün kabul edilebilir bir seviyede tutulmasını sağlarken, bunun yanında şebeke kararlılığını desteklemek için de “rüzgar olmadığında reaktif güç oluşturabilme” fonksiyonu ve “atalet tepkisi” fonksiyonu gibi özellikler ekledik.

On-shore sahalar için ideal seçenek Yeni ürün, ayrıca şebeke kararlılığını desteklemek için “rüzgar olmadığında reaktif güç oluşturabilme” fonksiyonu ve “atalet tepkisi” fonksiyonu gibi özellikler de sunuyor.

Farklı kule yükseklikleri (85, 115 ve 135 metre) ve 200 metreye uzanan kanat uç yüksekliklerini mümkün kılıyor ve bu da SWT3.6-130’un, on-shore (karasal) sahalar için ideal bir seçenek olmasını sağlıyor. Bununla birlikte, yatırımları uzun yıllar boyunca korumak üzere uzun vadeli servis ve bakım çözümleri de sunuluyor.
 

Tüm parçalarda optimizasyon;


Daha yüksek enerji üretimi sağlamak için rüzgar türbinin her bir parçasını yeniden ele aldık ve performansı daha da yükseltmenin yeni yollarını bulmak için çalışmalarımızı kesintisiz olarak sürdürüyoruz.

Yeni SWT3.6-130 rüzgar türbininde aşağıdaki özellikler öne çıkmaktadır.

• Daha yüksek performans için geliştirilmiş jeneratör tasarımı
• Daha büyük bir rotor için optimize edilmiş ana yatak çerçevesi ve sapma sistemi
• Her koşulda en iyi şekilde üretim sağlamak için yükleri ve gürültü seviyesini korurken aerodinamik verimliliği maksimize etmek üzere tasarlanan ve kanat açı kontrolü ile desteklenen rotor
• Daha sade bir çalışma ortamı sağlamak için geliştirilmiş rotor göbeği
• Daha yüksek performans sağlamak için yeniden tasarlanmış havalı soğutma sistemi

Yeni türbinimiz çıkar çıkmaz yatırmcılar tarafından memnuniyetle karşılanmış ve piyasada oldukça rağbet görmüştür. Yapmış olduğumuz iş girişleri bunun en açık göstergesidir.

Yazar: Veli Bilgihan Yaşacan
Siemens Türkiye Rüzgar Enerjisi Bölümü Satış Müdürü
bilgihan.yasacan@siemens.com      




 

ANKET
Endüstri 4.0 için En Hazır Sektör Hangisidir

Sonuçlar