elektrik port üyelik servisleri elektrik port üyelik servisleri

Rüzgar Enerjisi Hakkında Doğru Bilinen Yanlışlar

Sınırı aştık, artık karar verme değil harekete geçme vakti! Fosil yakıtları tüketmekten vazgeçip yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmediğimiz sürece karanlık bir gelecek bekliyor bizi. Rüzgar enerjisi yenilenebilir enerji seçenekleri arasında kirlilik yaratmayan ve çevreye etkisi asgari düzeyde kalan bir kaynak.



A- A+
23.12.2015 tarihli yazı 4454 kez okunmuştur.

Rüzgar enerjisine dair hala kuşkularınız varsa, işte doğru bildiğimiz yanlışlar:


1.YANLIŞ: Türkiye rüzgar enerjisinden yeterli verimi alabilecek bir coğrafya değildir.


DOĞRUSU: Almanya Rüzgar Enerjisi Enstitüsü DEWI’nin verilerine göre ülkemizin rüzgar potansiyeli İspanya’nın rüzgar potansiyeline eşdeğer. İspanya Avrupa’da rüzgar santrali kurulu gücüne sahip ülkeler arasında Almanya’dan sonra ikinci sırada yer alıyor.
 




2.YANLIŞ: Rüzgar enerjisi kesintisiz bir güç kaynağı değildir.


DOĞRUSU: Türkiye’nin rüzgar haritası ülkemizde yılın neredeyse tamamında rüzgar enerjisinden elektrik üretilebileceğini gösteriyor. Depolama kapasitesi saatlik üretimin ortalama 6 katı civarında oluşturulduğu takdirde başka hiçbir enerji desteğine ihtiyaç duymadan enerji üretebilir.

3.YANLIŞ: Rüzgar enerjisi doğal yaşama zarar verir, kuş ölümlerine yol açar.



DOĞRUSU: Her rüzgar enerji santrali projesi Çevresel Etki Değerlendirmesi raporlarının titizlikle incelenmesi sonucunda oluşturulur. Göç güzergahları gibi büyük kuş ya da yarasa gruplarını çeken bölgelere kurulmamasına büyük özen gösterilir. İspanya’da Navarra eyaletinde yapılan bir araştırmanın sonuçlarına göre büyük ve orta büyüklükteki kuşların yıllık ölüm oranı türbin başına 0.13. ABD istatistiklerine göre, her yıl binalara çarparak ölen kuş sayısı 1 milyar, taşıtlara çarparak ölen kuş sayısı ise 80 milyon. ABD’deki ticari rüzgar türbinlerinin, insan yapımı yapılar ve faaliyetlere çarpmalarla kıyaslandığında, her yıl ölen tüm kuşların yalnızca yüzde 0.01-0.02’sinin direkt ölümünden sorumlu olduğu hesaplanıyor.


4.YANLIŞ: Rüzgar enerjisi santralleri gürültü kirliliği yaratır.


DOĞRUSU: Teknolojideki gelişmelerle birlikte modern bir rüzgar türbini 300 metrelik bir mesafede artık en fazla bir buzdolabı kadar gürültü yayar duruma geldi. Öyle ki sessiz kırsal bölgelerde esen rüzgarın sesi, genellikle türbinlerin sesinden daha yüksek. Yine de ÇED raporlarına istinaden muhtemel rahatsızlıkların önlenmesi için rüzgar türbinlerinin civardaki yerleşim yerlerinin yeterince uzağına kurulması önceliklidir.



5.YANLIŞ: Rüzgar enerjisi santralleri tarımsal faaliyetlere zarar verir.


DOĞRUSU: Tam tersine rüzgar enerjisi santralleri kurulu olduğu alanın yalnızca yüzde 1’ini işgal eder. Alanın geri kalanı tarım, ormancılık gibi faaliyetlerde kullanılabilir. Rüzgar türbinleri hiçbir atık çıkarmadığından topraklar, göller ve akarsular temiz kalır. Su da kullanmadığı için tasarruf edilen su, tarıma ve insanların kullanımına ayrılır. Oysa termoelektrik santrallerde her gün binlerce ton su tüketilir.
 


6.YANLIŞ: Rüzgar türbinleri elektronik aletlerin çalışmasını engeller.


DOĞRUSU: Kullanılan kanatlar manyetik dalgaları etkilemekten çok onları engelleyebilirler. Bu da kısa mesafeler için geçerlidir. Kulenin tepesinde bakım yapan ekipten bazı insanların telefonu çekmeyebilir; fakat uzaklık 20 metreden fazlaysa telefon ve telsiz gibi cihazların çalışmalarında bir sorun yaşanmaz.


7.YANLIŞ: Rüzgar türbinlerinin insan sağlığına zararlı elektromanyetik radyasyon sebebi olduğu iddia ediliyor.


DOĞRUSU: Bir rüzgar santralinde elektromanyetik radyasyona sebep olacak kısımlar elektrik jeneratörü ve trafolar; bunların yaydığı manyetik radyasyon da son derece düşük ve çok az bir alanda etkili. Yapılan ölçümler bu parçaların sebep olduğu manyetik radyasyonun türbinin tabanına geldiğimizde bile ihmal edilebilir şekilde düşük olduğunu gösteriyor.
 




8.YANLIŞ: Rüzgar enerjisi güvenilmezdir ve diğer enerji kaynakları ile desteklenmek zorundadır.


DOĞRUSU: İster rüzgar santrali olsun ister başka bir santral, her elektrik üretim santrali, çıkışında tüm elektrik sistemi tarafından desteklenir. Sistem bir bütün olarak hareket eder ve içeriğinde tüm santrallerden en üst verimi almak için planlamalar yapar. Danimarka ve İspanya gibi ülkeler elektrik ihtiyaçlarının yüzde 20’si ile 40’ı arasındaki miktarı rüzgar enerjisinden sağlıyor ve bunu güvenlikten bir şey kaybetmeden başarıyorlar. Rüzgar enerjisini elektrik arzına eklemek ve sistemin devamlılığını sağlamak için herhangi bir yedek sisteme de ihtiyaç duyulmuyor.



 

Enerji ve Isı Tasarrufu Derneği (ETADER) Hakkında:


Türkiye’de enerji ve ısı tasarrufu bilincini arttırmak ve bu amaçla kamu yararına etkinlik göstermek üzere kurulan Enerji ve Isı Tasarrufu Derneği (ETADER), Türkiye’nin bu alandaki öncü sivil toplum kuruluşlarından biridir. ETADER, tüm insanlığın ve canlıların ortak kullanım alanı olan dünyamızdaki kaynakların daha etkin ve verimli kullanılması amacı ile Türkiye ve dünyada sosyal sorumluluk projeleri geliştirmekte ve bunları hayata geçirmek üzere çaba göstermektedir. Isı tasarrufu ise enerji kaynaklarının daha etkin ve verimli kullanılmasının dolayısıyla enerji verimliliğinin en öncelikli konusudur.


Kaynak:

ETADER

ANKET
Endüstri 4.0 için En Hazır Sektör Hangisidir

Sonuçlar