elektrik port üyelik servisleri elektrik port üyelik servisleri

Kyoto Protokolü ve Karbon Ticareti

Küresel ısınma, hava kirliliği ve iklim değişikliğinin felaket habercisi sonuçlarını her geçen gün arttırdığı bir ortamda Kyoto Protokolü resmen uygulamaya geçmiş durumda. 169 ülkenin imzaladığı protokolü en son Türkiye imzaladı.



A- A+
22.08.2011 tarihli yazı 6754 kez okunmuştur.

Karbon ticaretinin tarihi Kyoto Protokolü'ne dayanmaktadır. Kyoto Protokolü, CO2 ve diğer zehirli gazların salınımını minimuma indirmeyi amaçlamaktadır. Bunu uygularken ise sera gazları olarak adlandırılan bu zehirli gazları üretenlere bir takım zorlamalar getirerek yapmaktadır. Bu yöntemlerden biri, bunları üretenleri bir bedel ödemeye zorlayarak sera gazı salınımını azaltmaya çalışmaktır. Kyoto Protokolü'nün hedefi, gelişmiş ülkelerin 2012 yılına kadar karbon salınımında 1990 yılında kaydedilen rakamlara göre %5,2 kesinti sağlamasıdır. Fakat 1990 yılından bu yana meydana gelen sanayi ve teknoloji alanındaki gelişmeler ciddi sanayileşme farkı oluşmasına neden olmuştur. Bundan dolayı bu %5,2'lik oran, pek çok ülke için mevcut karbon salınımlarını yüzde 15-20 azaltmaları anlamına gelmektedir.


Kyoto Protokolü kriterleri bu kapsamda, CO2 emisyon değerleri yüksek olan şirketlere CO2 kredisi kullanma zorunluluğu getirmiş ve bu durum sonucunda CO2 emisyon ticareti ve borsasını ortaya çıkmıştır. 1992 yılında, Rio De Janerio'da yapılan Dünya Zirvesi'nde kabul edilen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çevre Sözleşmesi'ne (BMİDÇS) ek olarak, 1997 yılında Japonya'da Kyoto Protokolü kabul edilmiştir ve protokol 2005 yılında yürürlüğe girmiştir.


Birleşmiş Milletler Çevre Programı basın bildirisine göre Kyoto Protokolü'nün amacı, altı sera gazının 2008-2012 yıllarında 5 yıllık ortalama salınım değerlerini azaltmaktır. Bu altı gaz;



► Karbon dioksit (CO2 )
►Metan (CH4 )
►Diazot monoksit (N2O)
►Hidroflorokarbonlar (HFCs)
►Perflorokarbonlar (PFCs)
►Kükürt heksaflorid (SF6 )

gazlarıdır.


 

KARBON TİCARETİ


Karbon ticareti, "emisyon ticareti" olarak da adlandırılmaktadır. Bu ticaret sistemi, basit bir mekanizmadır. Bu sistem firmalara belirlenen emisyon azaltımı hedeflerine hızla ulaşmak için, düşük maliyetli bir pazar çerçevesinde karbon ticareti yapmalarını sağlayan bir sistemdir.


Bu sisteme göre, sera gazı emisyonunu belirlenen hedeften daha fazla azaltan bir şirket ya da ülke, gerçekleştirdiği bu ek indirimi başka bir şirkete veya ülkeye satabilmektedir.



 

Protokol sayesinde gelişmiş ülkelerin sera gazı emisyon hedeflerine ulaşabilmek için, diğer ülke veya şirketlerin salınım haklarını satın alabilmelerine olanak sağlamaktadır.


Bu sistem ile herhangi bir bölgede mevcut olan sera gazı kirliliğini diğer bir bölgede sera gazı azaltımı ile dengelenmiş olur. Örneğin; bir firma elektrik kullanımı ve iş seyahatleri nedeni ile 100 ton karbon emisyonuna neden oluyorsa, karbon negatif etkisini sıfırlamak (karbon nötr) için 100 ton karbon kredisi satın alarak bu etkiyi dengeleyebilir:


Pratikte, gelişmekte olan ülkelerin sera gazı sınırlamalarına tabi olmadıklarını, ama sera gazını azaltan bir projenin uygulanması durumunda elde ettikleri karbondioksit kredisini gelişmiş ülkelere satabileceğini anlatmaktadır. Protokol ayrıca, Japonya ve Hollanda gibi zaten az salınım yapan ve çevre standartlarına saygılı ülkeler için, kendi sera gazı salınımlarını azaltmak yerine karbondioksit kredisi almalarını sağlar. Bu şekilde gelişmekte olan ülkeler de sera gazı salınımlarını azaltmak için teşvik edilmiş olurlar çünkü karbondioksit kredisi satarak bu projeleri için kaynak edinmiş olurlar.


Salih SARIHAN

Elektrik Mühendisi


ANKET
Endüstri 4.0 için En Hazır Sektör Hangisidir

Sonuçlar