elektrik port üyelik servisleri elektrik port üyelik servisleri

İnsansız Hava Araçlarının Yükselişi

İnsansız hava araçları, modern dünyanın yeni ve popüler bir bilim alanı olarak kabul ediliyor. Askeri alanda, daha çok keşif için olmasının yanında artık araçların ofansif kapasitesi kullanılmaya başlandı ve bu konuda yapılmış bir çok yeni geliştirmeler mevcut. Bu araçların genel özelliklerini ve çeşitli örneklerini yazımızda bulabilirsiniz...



A- A+
06.09.2013 tarihli yazı 8352 kez okunmuştur.
Teknoloji büyük bir hızla gelişimine devam etmekte. Özellikle mühendislerle birlikte performansa yönelik çalışmaların arttırılması sonucu insansız hava araçlarının yakın gelecekte insan kontrolündeki hava araçlarıyla eşit olması bekleniyor. 
 
 

 
Prox Dynamics tarafından geliştirilen ve Afganistanda İngiliz askerleri tarafından kullanılan "The Black Hornet" isimli mikro hava aracı.

 
İnsansız hava araçlarının şüphesiz yararlı olduğunun düşünüldüğü şu sıralarda, silahlı güçlerin sayısının yükselişe geçtiği de bir gerçek. Bunun yanı sıra bu silahlı güçlere destek olacak ufak, çevik ve hareketi kolay bir destek kuvvet ihtiyacı da doğuyor. Ayrıca yerden rahatça kontrol edilebiliyor olmaları da mikro hava araçlarını bu ihtiyacı karşılamak için listenin en başına koyuyor. 

 
 

"Black Hornet" 

Şu sıralarda mikro hava araçları dünyasına adım atan araştırmacılar hararetli bir piyasa ile karşı karşıyalar. Araştırmacıların en çok karşılaştıkları konular ise bu küçük araçların manevra kabiliyetleri, binaların içlerine doğru uçabilme imkanları ve askerlere keşif imkanını kolayca sağlamaları olarak listelenebilir. 

Mühendisler işe mikro büyüklükte olan hava araçlarını nano büyüklüğe indirgemek için uğraşıyorlar. Ancak öncelikle batarya ve elektronik malzemelerin büyüklüğünü indirgemek gerektiği için şu sıralar bu proje askıya alınmış durumda. 

Southampton Üniversitesinde mikro hava araçları uzmanı Dr. Stephen Prior'a göre insanlar 5-10 yıl sonra görebilecekleri buluşları günümüz teknolojisiyle gerçekleştirebilir seviyeye gelmiş. "Mikroişlemciler ucuzluyor, hızlanıyor ve güçleri artıyor. Uzaktan erişimli teknoloji ise yaygın ve uygun fiyatlı bir hale geliyor." diyerek laflarına devam etmiştir Dr. Stephen Prior. 

Bu konuda en çarpıcı örneklerden birisi belki de "Black Hornet" ( PD1000) isimli mikro hava aracıdır. Afganistanda İngiliz askerleri tarafından kullanılan araç, minik bir gözetleme helikopteri olarak tanımlanabilir. 

 


"Black Hornet" isimli mikro hava aracının kalkıştan hemen önceki fotoğrafı.


Black Hornet'ın Özellikleri 

İngiliz askerleri için mikro hava araçlarını üreten norveçli firma; Prox Dynamics. Firmanın mikro hava araçları sektöründen önce radyo kontrollü maket uçak üretimi gerçekleştirmesi de belirli bir tecrübeye sahip olduklarını gösteriyor. "Black Hornet" isimli araç, 15 gram ağırlığında ve ölçüleri 10x2,5 cm.  Cihaz üretimden kısa bir süre sonra İngiliz ordusuna adapte edildi. 

Cihazın havalanması el aracılığıyla yapılırken, kontrolü tablet bilgisayar ile gerçekleştiriliyor. Cihazın üzerinde minik bir video kamera bulunmakta ve bağlı olduğu tablet bilgisayara görüntü aktarımı sağlıyor. Bu sayede cihazı kontrol eden kişi çok daha rahat bir şekilde kontrolü sağlıyor. 

İngiliz ordusu cihazı yaklaşık 1 yıldır kullanıyor ve şu zamana kadar herhangi bir arıza reporu mevcut değil. Ayrıca askerlerin de bu durumdan memnun olduğu gözlenmiş. Prior'a göre daha önce yapılamayan şeyleri bu cihaz sayesinde askerler rahatça gerçekleştiriyor. Eskiden olduğu gibi belirli bir yere direk gitmek yerine önce mikro hava aracıyla keşif yaptıklarını da belirtiyor Prior. 

 



►    İlginizi Çekebilir:  ODTÜ' den Radar Düşmanı İnsansız Hava Aracı
 

İnsansız Hava Araçları Hakkında Geliştiricilerin Düşünceleri 

Prior sözlerine devam ederken mikro hava cihazlarının zaman kazandırıcı avantajlarından bahsediyor. Büyük arazilerde askerin uzun sürede yapacağı keşifi bu kabiliyetli cihazlar sayesinde kolayca ve hızlıca keşif gerçekleştiren askerler,
savunma sanayide kullanılan teknolojinin gelişmesinden memnun olduklarını belirtiyor. 

Ancak cihazlar doğal olarak pahalı. İngiliz ordusunun 160 üniteye 20 milyon sterlin ödediği öğrenilen bilgiler arasında. Durum böyle olunca İngiltere medyasının, orduyu bu kadar parayı "oyuncak" için harcadığı sebebiyle suçladığı da biliniyor. 

Prox Dynamics CEO'su ve kurucusu Petter Muren ise, İngiliz ordusundaki mikro hava araçlarının, günümüzdeki herhangi bir uzaktan kumandalı hava aracında bulunan teknolojiden çok daha fazla teknoloji barındırdığını belirtiyor. Servo motorları ve sensörler gibi yapıları çok daha ufak ancak çok daha etkili bir durumda. Radyo frekans bağlantısı çok daha güçlü durumda ve tüm sistem GPS entegreli. Otomatik pilot sistemi ise daha güçlü ve dengeli. 

Bir başka söyleşide Dr. Prior, 15 gramlık ağırlığa uçuş kontrolleri, kamera, video bağlantısı, video merkezi gibi malzemelerin sığdırılmasının pek kolay olmadığını belirtirken birçok hava koşulunda cihazın rahatlıkla çalışabileceğini söyledi. Rüzgarlı, yağmurlu veya karlı hava koşullarında bu boyutlardaki bir hava aracının ayakta durması aslında pek kolay bir durum değil. Bu konuda özellikle cihazın aerodinamik yapısı üzerinde çok çalışılmış ve en uygun hale getirilmiş. 

İngiliz ordusunda kullanılan mikro hava cihazlarının yanı sıra, birçok araştırma grubu daha farklı arayışlar içinde ve daha kompleks yapıdaki teknolojik cihazlar için araştırmalarına devam ediyor. Bu gruplardan bazıları Prox Dynamics firması ile "mikro helikopter" gibi projeler üzerinde çalışmakta. Southamptondaki diğer bir grup ise quad-rotor cihazlarının kuşlardan ilham alınarak geliştirilmesi üzerinde çalışıyor. 

Bu tarz bir projenin sonuçlarının mikro hava cihazlarından daha etkili olacağı gözüyle bakılıyor. Sadece kuşlar değil, uçan böceklerden (helikopter böceği, arı vb.) örnekler alınarak çok daha aerodinamik bir yapıda ve harcanan enerjinin minimum seviyede olduğu teknoloji harikası cihazlar geliştirilebilir. Projeye ek olarak geliştirilen bu cihazın sessiz olması için araştırma yaptığı ve çalıştığı bir grup da var. 

Böyle bir teknoloji geliştirildikten sonra çeşitli firmalar tarafından kopyalanması veya taklit edilmesi yeni bir mücadeleyi başlatacaktır. Başta askeri sanayi olmak üzere dünya üzerinde insansız hava araçlarının gelişimi büyük merakla takip ediliyor ve bu konuda ihtiyaçlar da mevcut. Ancak daha şimdiden bu konu üzerinde mücadeleler kızışmaya başladı. 

 


Harvard Üniversitesinde insansız hava araçlarında kullanılmak üzere 
geliştirilen bir robot.
 

"RoboBee"

Bu konudaki girişimlerin sayısız örnekleri mevcut. Harvard Üniversitesi "RoboBee" isimli robot grubu, böcek boyutlarında bir robot geliştirdi ve 10 gram ağırlığındaki bu robot, belirlenen bir rotada uçuşuna devam edebiliyor. 

Cranfield Üniversitesinde profesör olan Rafal Zbikowski'ye göre ise insansız hava araçlarında geliştirilen teknolojinin artık araştırma laboratuvarlarından çıkıp, büyük firmalar tarafından seri şekilde üretilmesi, satışa sunulması ve kullanılması gerekiyor. Şu zamana kadar bu konuda binlerce araştırma yapıldığını belirten Rafal, çeşitli teşviklerle bu durumun somut bir hale getirilmesini istiyor. İngiliz ordusunda kullanılan cihazı ise bu durumun güzel bir örneği olarak gösteriyor. 

İnsansız hava araçları konusunda göze çarpan bir başka proje ise "Sinek Kuşu". 2011 yılında Amerikan  Aeroviroment firması tarafından geliştirilen cihaz, aerodinamik olarak kuşa benzemesinden ve kanatlara sahip olmasından dolayı çok yüksek seviyelerde manevra kabiliyetine sahip olmasıyla dikkat çekiyor. 

 



İlginizi Çekebilir: Yeni İHA'larımız Samsun'da Geliştiriliyor

 
Amerika araştırma merkezi DARPA'nın 4 milyon dolarlık bütçesiyle gerçekleştirilen proje, insansız hava araçlarının ne kadar gelişebileceğinin büyük bir göstergesi. 16 cm kanat genişliği bulunan cihaz, 19 gram ağırlığında. Hareket kabiliyeti çok yüksek olduğundan dolayı istenilen her rotayı kolayca yol alabiliyor ve bu yolculuğunu 11 dakika boyunca durmadan sürdürebiliyor. 

Ancak 2 yıldır faaliyet gösteren cihazın ticari olarak tanıtımları ancak gerçekleştirilebildi. Projenin başındaki Dr. Prior ise bu durumun oluşmasındaki başlıca sebep olarak cihazın tam olarak istenildiği şekilde uçamaması ve istenilen performansı vermemesini gösteriyor. Bu yüzden çeşitli geliştirmelerden sonra cihazın son halini aldığını ve bu son halini aldıktan sonra tanıtımının yapılmasının daha doğru olduğunu da belirtiyor. 

Festo'nun Geliştirdiği "Bionicopter"

Alman otomasyon firması Festo da bu konuda bir cihaz geliştirdi. Geçtiğimiz baharda tanıtılan "Bionicopter" isimli cihaz 63 cm kanat genişliğine, 44 cm uzunluğa ve 175 gram ağırlığa sahip. Uzaktan kontrolünü ise akıllı telefon aracılığıyla gerçekleştiriyor ve diğer cihazlardan ayrılan özelliği olan her kanadın bağımsız olarak çalışabilmesi sayesinde her türlü manevrayı gerçekleştirebiliyor. Hatta geriye doğru bile uçabiliyor. 

 



►  İlginizi Çekebilir : Uçan Robotlar


Alman firması Festo'nun övünç kaynağı olan cihaz birçok geliştiricinin beğenisini kazanmış durumda. Ancak cihazda önemli bir hata mevcut: belirli bir rotayı tam olarak takip edemiyor. Bu yüzden askeriye tarafından tercih edilmese de özel amaçlı kuruluşlar tarafından şu anda kullanılıyor. Cihazı aşağıdaki videodan daha ayrıntılı bir şekilde inceleyebilirsiniz; 
 
 
 


Bu tarz projeler mevcutken şu andaki araştırmalar ise daha küçük ve daha az maliyetli insansız hava araçları konusunda yapılıyor. Prox Dynmacis'e göre kontrolü zor bir teknoloji ve bu teknolojinin kimler için geliştirilip satıldığına firmaların çok dikkat etmesi gerekiyor. Bu yüzden Prox Dynamics şu an sadece devlet bünyesinde kontrollü olarak satışlarını gerçekleştiriyor. Ayrıca bu teknoloji konusunda Amerika ve Avrupanın da bir rekabet durumunda olduğunu belirten Dr. Prior, Avrupanın test sahasının daha geniş olması sebebiyle avantajlı durumda olduğunu da ekliyor. 
 

Kaynak: 

The Engineer
Hızır İlyas Seçen Hızır İlyas Seçen Yazar Hakkında Tüm yazıları Mesaj gönder Yazdır



ANKET
Endüstri 4.0 için En Hazır Sektör Hangisidir

Sonuçlar