elektrik port üyelik servisleri elektrik port üyelik servisleri

Depremin Ana Vatanı Japonya - Sismik İzolasyon Sistemine Bakış

17 ağustostu.. Hava sıcaktı, daha bir sıcak! o saatte kimi ayaktaydı,kimi uykuda.. şimdi; kimi hayatta, kimi uykuda. 17 Ağustos 1999'da yurttaşlarımızı bu dizelerle toprağa vermiştik. Depremin üzerinden tam 15 sene geçti ancak hiçbirimiz o depremi unutamadık. Bu felaketten sonra geçtiğimiz günlerde 6.5 şiddetinde bir deprem ile sarsıldık ve hepimiz şu sorulara kendi içimizde cevap aradık. Ülkemizde depreme hazırlık adına neler yapıldı ? Japonya depreme en hazırlıklı ülke olarak bilinir , onlar depreme yönelik bina zemini alanında ne tür çalışmalar yapmaktalar ve bu yapılan çalışmalar ülkemizde de uygulanıyor mu ? Bu soruları yazımızda cevaplamaya çalışacağız...



A- A+
27.05.2014 tarihli yazı 5570 kez okunmuştur.

Yerkabuğu içindeki kırılmalar nedeniyle ani olarak ortaya çıkan titreşimlerin dalgalar halinde yayılarak geçtikleri ortamları ve yeryüzeyini sarsma olayına "DEPREM" denir. Levhalar kıpırdanıp yer değiştirmeye çalışırken birbirlerine takılırlar. Takıldıklarında birbirlerinin hareketini engelleyen levhalar arasında sürtünme başlar. Levhaların birbirlerine sürtünmesi sırasında,büyük kaya kütlelerinin arasında sıkışmış olan “fay” dediğimiz zayıf yerler zorlanırlar ve buralarda fazladan enerji birikir. Zorlanma ve sürtünmenin etkisiyle kısa bir zaman periyodu içerisinde çok şiddetli bir kırılma ortaya çıkar. Bu sebepten deprem meydana gelir. 
 

Deprem Oluşumu


 
Deprem denilince aklımıza hep Japonya gelir. Çünkü tarihte olmuş en büyük depremlerin, yaklaşık %20 lik bir kısmı Japonyada meydana gelmiştir. En son 2011 yılında 9.0 şiddetinde meydana gelmiş ve binlerce kişinin ölümüne sebep olmuştur. Japonya'da çoğu zaman deprem olduğu bile hissedilmez. 7.0 , 7.5 gibi depremler onlar için pek önem teşkil etmez. Peki nasıl sağlanır bu sistem ? Yanıtı çok alışık olmadığımız sismik izolatörlerde gizli. Sismik izalatörler binanın bir nevi zeminle ilişkisini kesip, sallanmasını önlüyolar.  Bu sistemde, binanın temeline genellikle kauçuktan yapılan tamponlar yerleştiriliyor, böylece yapıyı kuvvetlendirmek yerine, yapının sallanmasını engelleyip az hasar alması yolunu seçiyorlar. Tabi ki birde zemini sağlam, dayanıklı malzemeden yapılınca 9.0 şiddetindeki depremler bile 5.0 şiddetinde hissediliyor. Binanın iskeletine yerleştirilen silindir şeklindeki hidrolik mekanizma sayesinde de, bina sallanma sırasında temeli ile birlikte hareket ediyor ve böylece yıkım engellenmiş oluyor

 

 


► İlginizi Çekebilir: Deprem Işıkları


Bu bilgilerden sonra insanların aklına ilk gelen, madem çok güvenli  "neden her binada uygulanmıyor?" sorusudur. Haklı olarak sorulan bu soruya cevap ise, sismik izolatörler uygulanması çok kolay olmayan sistemler. Her yapıya uygulanması mümkün olsada, gerekliliği daha önem taşıyor. Örneğin ülkemizde hastahaneye uygulanmış olması, deprem anında bile sallantıyı hissettirmediğinden ameliyatların bile devam edebilmesi, kısıtlı zamanın harcanmaması gerekliliğindendir. Özellikle çok yüksek katlı binalar, hastahaneler bu sistemin uygulanması için önem arz etmektedirler. Daha alçak katlı 10-20 katlı yapılar, dayanıklı malzemelerden yapılarak depremden hasarsız çıkabilir. Ülkemizde bu sistem uygulanıyor mu ? Depreme ne gibi önlemler almaktayız? 


 


Ülkemizde seneler önce ilk deprem sıralarına kavuştuğumuzda çok sevinmiştik. Kendimizi herşeyden önce, çok güvende hissetmiştik. Elbette depremden sonra, yeni yönetmelikle binalarımız çok daha sağlam oldu. Beton, demir gibi malzemelerin standartları değişti. Geçen yıllar içinde, son veri olan 2008 verileri itibariyle, ülkemizde 9 adet sismik izolatörlü yapı bulunuyor. Bunlardan ilki Erzurum Devlet Hastahanesi, ikincisi ise Kocaeli Üniversitesi Hastanesi. İkiside 9-10 şiddetine dayanıklı binalar. 17 Ağustos ile başlayan yapı yönetmeliği değişikliği, şuan çok daha iyi bir boyuta geldi. Kentsel dönüşüm ile yenilenen evler, 8 şiddetine en azından dayanması bekleniyor. Sismik izolatör sistemi yavaş yavaş büyük yapılarımızda ve yüksek binalarımızda yer almaya başladı. Ancak en büyük sorunumuz, deprem anında afet bölgesi, çadır bölgesi olan kısımlarımızın eksikliği. Umuyoruz ki ilerleyen dönemler de daha planlı ve sistematik şekilde depreme hazırlık sürecini gerçekleştiririz. Yine de yapı sektöründeki olumlu gelişmeler elbette ülkemizde de etkisini gösteriyor. Bardağın dolu tarafına bakmak gerekirse, artık çok daha fazla yapı gelecek olan depreme hazır.

 


► İlginizi Çekebilir: Betonun Altın Çağı


Son olarak gelecek olan büyük depreme hazırlık adına neler yaptığımızı sorgulamalıyız. Oturduğumuz yapıya güvenmiyorsak, zeminden numune aldırıp test yaptırmalıyız. Deprem çantalarımız hazır mı ? Hazırsa içindeki ekipmanların son kullanma tarihi geçmiş mi, örneğin fenerlerin pili tam mı ? vs konularda aldığımız tedbirleri arttırmak durumundayız. Ailecek depreme hazırlık, deprem anında yapılacaklar konusunda bilinçlenmeliyiz. Unutmayalım ki deprem değil, tedbirsizlik ve bilinçsizlik öldürür...
 

 

Japonya’daki gökdelenler deprem anında iki yöne doğru en az 3 metre gidip geliyor.


 

Kaynak:

► bridgestone

 

ANKET
Endüstri 4.0 için En Hazır Sektör Hangisidir

Sonuçlar