elektrik port üyelik servisleri elektrik port üyelik servisleri

Geleceğin Türkiye'sinde Yenilenebilir Kaynakların Önemi |
1. Bölüm

Dünya ekonomisi geçtiğimiz son yirmi yılda ağırlığını hızlı bir şekilde gelişmekte olan ülkelere doğru kaydı. Bu ülkelerin nüfus ve insan kaynağının giderek daha ağır basmaya başlamasıyla yeni dünya düzeni artık yavaş yavaş kurulmaya başlandı. Şu sıralar Amerika ve Avrupa borç krizleriyle uğraşa dursun E7 (Çin, Hindistan, Rusya, Meksika, Türkiye, Brezilya, Endonezya) ülkeleri ekonomilerini her geçen zaman biraz daha büyütüyorlar.



A- A+
18.08.2011 tarihli yazı 8468 kez okunmuştur.

Dünya Bankası tahminlerine göre 2020 yılından itibaren E7 ülkelerinin ekonomisi, G7 ülkelerinin ekonomisini geçmeye başlayacak. Türkiye' de büyüyen ekonomisi ve dinamik nüfusuyla gelecek vadeden ülkeler arasında. 2050 yılı tahminlerine göre, Türkiye, Rusya'nın ardından dünyanın en büyük 11.ekonomisi olurken, satın alma gücüne göre Fransa'nın ardından 12. sıraya yerleşecek. Tabi bunların gerçekleşmesi için Türkiye'nin 2050 yılına kadar her yıl ortalama yüzde 4.4 oranında büyümek zorunda olduğunu unutmamak gerek.



Hızla artan nüfus da göz önüne alındığında enerjiye olan ihtiyacımızın her zamankinden daha çok olacağı aşikar. Bugünkü koşullarda bile zaman zaman enerji darlığı çektiğimizi düşünürsek ekonomimizin devinimi için enerjinin sürdürülebilir ve bağımsız olması temel ilkelerimizden biri olmalı. Dahası, bugünkü ekonomi açısından Türkiye'yle benzer durumda olan ülkelerle rekabet edebilmemiz için daha çeşitli ve verimli kaynaklara yönelmemiz büyük önem taşıyor. İşte bu noktada yenilenebilir enerji kaynakları büyük önem arz etmekte. Ülkemizin şu an ki enerji arz talebindeki dengesizlik düşünüldüğünde ülkemizi geleceğe taşımak için bu enerji kaynaklarının doğru ve etkin bir biçimde kullanılması büyük önem taşıyor.



İthal ettiğimiz enerji giderek toplam kullandığımız enerjide daha fazla yer kaplamaktadır






2020 yılında E7 ülkeleri G7 ülkelerini geçerken bu tarihten itibaren makas ters yönde açılmaya başlayacak.



Yıllık büyüme hızımız yüzde 4.4 olarak tahmin edilirken, gayrisafi yurtiçi hasıla (GDP) 2030 yılında 1.473 trilyon dolar, 2050 yılında 3.536 trilyon dolar olarak tahmin edilmekte.

 


Bugünkü şartlar düşünüldüğünde Türkiye'nin enerji elde ettiği yenilenebilir enerji kaynaklarını 5 ana başlıkta toplayabiliriz.


1. Jeotermal Enerji


Türkiye jeotermal enerji açısından dünyada en şanslı ülkelerin başında geliyor. 31500 MW kullanım kapasitesiyle dünyada yedinci Avrupa'da birinci sırada olan ülkemiz bu potansiyelin tamamını kullandığında yılda 8 milyar kwh elektrik enerjisi, 500.000 konut eş değeri ısıtma,30.000 dönüm sera ısıtma ve 400 dönüm termal tesis elde etme kapasitesine sahip. Tüm bunların ise Türkiye ekonomisine yıllık 6.8 milyar dolara yakın bir kaynak oluşturması bekleniyor. Bugünkü durum ise, 2000 MW olan elektrik enerjisi üretme potansiyelinin 93 MW kullanırken toplam jeotermal kapasitenin yaklaşık yüzde 13'ünü(4000MW) kullandığımız şeklinde. Öte yandan jeotermal enerjinin diğer bir çok enerji kaynaklarına nazaran üretiminde ileri teknoloji uygulamalarına ihtiyaç duyulmaması Türkiye gibi geçiş dönemi ülkeleri için büyük önem arz etmekte.



Bugün 13 sahada 100 MW yakın kurulu güç için çalışmalar yapılmakta. Planlanan diğer santrallerle bu gücün 550MW kadar çıkması tahmin ediliyor.


2. Güneş Enerjisi


İronik bir biçimde dünyanın güneşten bir saniyede aldığı enerjinin bir yılda tükettiği toplam enerjiden daha fazla olmasına rağmen, güneş enerjisi en çok ihmal edilen enerji kaynaklarından. Oysa Türkiye güneş enerjisi bakımından oldukça şanslı bir ülke. Günlük ortalama 7.2 saat, yıllık 110 gün etkin güneşlenme süresiyle bu konuda başı çekebilecek ülkeler arasında. Böyle bir enerji kapasitesiyle Türkiye'nin yıllık 380 milyar kWh enerji üretebileceği tahmin edilmekte. Ancak güneş pillerinin ve ısıl güneş enerjisi(CPS) teknolojilerinin henüz çok yeni olması büyük çapta güneş enerjisi santrallerinin kurulumunda oldukça yüksek maliyetlere neden olmakta. Şuan ki durumda Türkiye'de kullanılan güneş enerjisini yöntemlerini iki kısımda inceleyebiliriz.


2.1 Güneş kolektörleri;


Türkiye'de güneş enerjisinden en yaygın yararlanma yöntemi sıcak su sistemleridir. Özellikle Akdeniz ve Ege bölgelerinde yaygın olan bu sistem kurulumu ucuz, uzun ömürlü ve kullanımı kolaydır. Şuan da kurulu kolektör miktarı 12 milyon metrekare olup yıllık üretim miktarı ortalama 750.000 metrekaredir. 2007 yılı verilerine göre yıllık 420.000 TEP'e(1MW=0.086 TEP) ulaşmıştır. Türkiye bu oranla dünyada önde gelen ülkeler arasındadır.






Kurulu güneş kolektörleri son yıllardaki teşviklerle önemli mesafe kat etti ve şu an dünyada en ön sıralarda yer almakta


2.2 Güneş pilleri (Fotovoltavik piller);

Bu yöntem özellikle elektrik şebekesinin bulunmadığı, yerleşim yerlerinden uzak bölgelerle, sinyalizasyon, deniz fenerleri, yol aydınlatma gibi sistemlerde rahatlıkla kullanılabilmektedir. Güneş enerjisinin temini yönünden herhangi bir sıkıntı olmasa da daha önce belirtilen CPS sistemlerinin uygulanabilirliğinin düşük olmasından dolayı geniş ölçekte elektrik enerjisi üretimi kısa vadede çok da mümkün görülmemektedir.

 





Dünyadaki fotovoltaik pil gelişim grafiği

 



Güneş pili uygulamalarından faydalanılan kurumlar


Mehmet Cem Ateş Mehmet Cem Ateş Yazar Hakkında Tüm yazıları Mesaj gönder Yazdır



ANKET
Endüstri 4.0 için En Hazır Sektör Hangisidir

Sonuçlar