elektrik port üyelik servisleri elektrik port üyelik servisleri

Elektromanyetik Alan Gerçeği

Bu yazımızda, günümüzde sıklıkla duymaya başladığımız elektromanyetik dalgalardan, çevremizdeki elektromanyetik etkilerden ve bu dalgaların oluşum kaynaklarını ve bu konuda yapılan büyük yanlışları aktarıp tüm bunların insan sağlığı üzerine etkilerine değineceğiz...



A- A+
16.09.2012 tarihli yazı 49841 kez okunmuştur.
Yaşantımız her geçen gün daha da kolaylaşıyor ve dünya sanki her geçen gün biraz daha küçülüyor. Sizce de böyle değil mi? Durumu bu hale getiren; son yıllarda daha da hızlanan teknolojik gelişimler… Teknoloji geliştikçe kullandığımız günlük aletlerde değişime uğradı. Son 10 yılı etüd ettiğimizde akla hayale sığmayacak şeyleri kullanır olduk. Eskiden manuel olarak kullandığımız birçok alet otomatiğe döndü. Günümüzde bunların büyük birçoğunluğu elektronik devrelerden meydana gelir oldu. Evlerimizde radyoyla başlayan serüven şimdi sınır tanımaz bir seviyeye erişti. O zamanlar radyonun çalışma sistemini anlamaya çalışan çok sayıdaki insan şimdi ceplerine giren telefonların görüntülü konuşma yoluyla dünyanın dört bir yanına ulaşmasının mantığını anlamaya çalışıyor. Teknolojinin bu kadar gelişmesi yanında bazı gereklilikleri de getirdi ve ciddi enerji sıkıntılarına yol açtı. Bu durum yeni santraller yapılmasına ve dolayısıyla dağıtım elemanlarının sayısının artmasına neden oldu. İlkokul sıralarındaki öğrencilerin bile ckullandığı cep telefonlarının sayısı da katlanarak arttı ve bunun sonucu olarakta baz istasyonlarının sayısında ciddi bir artış söz konusu. Dünyamız bu kadar değişirken bu değişimler tamamen lehimize demek çok da kolay değil aslına bakarsanız. Son yıllarda artan kanser vakaları ve biyolojik bozuklukların belki de en büyük nedenleri yukardaki gelişmelerin bir sonucu.

Yazının ilerleyen bölümlerinde bu günlerde daha sık duymaya başladığımız elektromanyetik dalgalardan, çevremizdeki elektromanyetik etkilerden ve bu dalgaların oluşum kaynaklarını ve bu konuda yapılan büyük yanlışlardan ve tüm bunların insan sağlığı üzerine etkilerinden bahsedeceğiz. 


Elektrik Alan ve Manyetik Alan Nedir, Nasıl Oluşur ?

Elektromanyetik alanların insan sağlığına etkisi dediğimiz zaman radyasyon tanımına değinmeden geçmek olmaz. Bunun için öncelikle radyasyon nedir ona bakmak gereklidir.

Radyasyon sözcüğü, madde içine nüfuz edebilen ışınlar için kullanılır. Madde içine nüfuz edip atomları iyonlaştırması ya da iyonlaştıramamasına göre iki tip radyasyondan bahsedebiliriz:

► DC – 300 GHz arası iyonlaştırmayan Elektromanyetik Radyasyon,
► 300 GHz üstü iyonlaştıran Nükleer Radyasyon (nöron, proton, alfa…)

Biz burada iyonlaştıramayan (elektron koparamayan radyasyondan) bahsedeceğiz.
 

Elektrik Alan

Elektrik Alan, bir elektrik yükünün başka bir elektrik yükü üzerinde yarattığı çekme ya da itme kuvvet etkisini ifade eder. Her elektrik yükü bir elektrik alana sahiptir. Yapılan testlerde, bir cihazın besleme gerilimini  yükselttiğimizde bunun sonucu olarak elektrik alanıda yükselir.

Elektrik Alan birimi [ V/m] dir. Birimden de anlaşıldığı gibi metre başına düşen volt anlamı taşıdığını anlamak zor değildir.

Bu konuda çoğumuzun bilmediği aynı zamanda anlayamadığı bir durumdan da bahsetmeden geçmek istemedim. Örneğin, evlerimizdeki TV’ ler stand-by konumundayken, yani içinden akım geçerken bir elektrik alanı oluşturduğunu bilmemiz gerekir. Hem sağlığımız hem de enerji enerji tasarrufu için elektrikli araçlarımız stand-by konumunda bırakmamaya özen gösterelim.


Manyetik Alan

Manyetik Alanlara geldiğimizde ise yine manyetik etkininde ana kaynağının elektrik yükleri olduğunu görüyoruz. Nasıl oluştuğuna gelince; elektrik yüklerinin yer değiştirmesi sonucu oluştuğunu biliyoruz. Yani kısaca elektrik akımın var olduğu heryerde manyetik alan mevcuttur. Birim olarak genelde mikrotesla (µT) ve amper/metre [A/m] kullanılır. 

Birimlerden de anlaşılacağı gibi akım arttıkça manyetik alanda artar. Mesafenin artması ise hem elektrik alanın hem de manyetik alanın etkisini azaltır.

Belki size ilginç gelebilir ama dünyamızın kendi kendine oluşturduğu bir alanda mevcut:

► Normal havada statik (DC) elektrik alan değeri 120-150 V/m değerinde,
► Yağmurlu ve şimşekli havalarda bu değer 10000 V/m ‘ ye çıkabilir.
 
Yukarıda anlatmaya çalışılan, elektrik alan ve manyetik alanın birarada var olması Elektromanyetik Alanları oluşturur. Yapılan incelemelerde ise elektomanyetik alanda elektrik dalgaları ve manyetik dalgalar sürekli olarak yer değiştirdiği gözlemlenmiştir. Elektormanyetik alanların en önemli özellikleri ise frekans ve dalga uzunluğudur. Hepimizin de bildiği gibi frekans yükseldikçe dalga boyu azalır ve buda alanda yayılan enerjinin yüksek olduğunun işaretidir.


Önemli Bir Değer: SAR Değeri Nedir?

Günlük hayatımızda kullandığımız; radyo, TV, telsizler, GSM sistemleri, radarlar, mikrodalga fırınları vb. elektromanyetik radyasyonun canlı doku ile etkileşimi birimidir. Kısaca dokularda soğurulan ve ısıya dönüşen güçle ilgilidir.

Bu değeri aslına bakarsanız tüm cep telefonları kullanıcılarının en az 1 kez duymaları gerekmektedir. Ama büyük ihtimalle büyük çoğunluğumuz ilk kez duyuyorda olabilir.  Aslına bakarsanız, ilginç olanı sağlığımız için önemli olan bu değer nedense ülkemizde satış yaparken ürün özellikleri kısmında yer almaması. Bunun 2 nedenini net olarak söyleyebiliriz:

Birincisi bilinçsiziz, ikinci olarakta bu değerler bizden saklanıyor. Birincisinde hem fikirsek ikincisi için biraz bilgi sunalım. Dünya  Sağlık Örgütü’nün cep telefonları için belirlediği bir değer var. Uygulamada olan "Elektromanyetik Alanlar Projesi"nde yer alan max. değer 0.1 W/kg SAR olarak belirlenmiştir. Buna rağmen ülkemizde satılan telefonlarda bu değerler 1.11 w/kg SAR' a kadar yükselmektedir. 
 

Tablo 1: Sürekli kullanılan bazı cihazlardan yayılan Elektrik ve Manyetik Alan değerleri 


Elektrik Alanın Varlığını Vücudumuzda
Nasıl Hissederiz?

Eğer bir gün durup dururken saçlarınız ve vücudunuzdaki tüyler titreşiyorsa, cildinizde "üfleniyormuş" hissi ve nahoş bir his varsa elektrik alanın etkisinde olma ihtimaliniz çok yüksektir. Bildiğimiz gibi bedenimiz elektriği iletme özelliğine sahiptir. Ancak maruz kaldığımız elektrik alanın etkileri kişiden kişiye az ya da çok etki gösterebilir. Bu tamamen genetik ve yaşam faktörlerine bağlıdır. Örneğin, vücut tüyü miktarı fazlalığından erkekler kadınlardan daha fazla elektrik alandan etkilenirler. Aynı şekilde hayvanların bu konudaki hassasiyeti ise insanlardan çok daha fazladır. Avucumuzun içindeki ölü deri sayısının fazla olması, elimizin üzerinden çok daha fazla olduğundan hassasiyet avuç içinde daha azdır. Bu hassasiyetin diğer bir faktörü ise elektrik alanın pozisyonudur. Örneğin; kollarımızı yukarı kaldırdığımızda, kolların ve ellerin yüzeyine etki eden elektrik alanını arttırırız. Yıldırımlıkların çalışma mantığıyla bu mantık benzer özellik göstermektedir.
              
Elektrik alan değerlerine göre vücudumuzda oluşan etkiler şu şekildedir:

 10 kV/m, bazı insanlarda deriye "üfleme" hissiyatı
 10 – 20 kV/m bazı insanlarda derilerinde iğnelenme
 20 kV/m’ nin üzerinde bazı insanların % 5’ inden fazlası iğneleme hissetiğini ve bunu nahoş olduğunu söylemişlerdir.


Manyetik Alanın Varlığını Vücudumuzda
Nasıl Hissederiz ?

Elektrik alana maruz kaldığımızda tahribatın geçici ve az seviyede olduğu konusunda hem fikiriz artık. Ancak aynı şeyi manyetik alan için söyleyemeyiz. Manyetik alan etkileri insan vücudunda tedavisi güç hatta mümkün olmayan hasarlar bırakabilir.


Manyetik Alanın Uzun Süreçte İnsanlara Etkileri

 Beyin hücrelerinde ölüm ve beyin tümörü riski,
 Beyaz kan hücresi (lenfoma) kanseri,
 Kan beyin bariyerinin zedelenmesi,
 Kalp rahatsızlıkları,
 Hafıza zayıflaması,
 Kalıcı işitme bozuklukları,
 Embriyo gelişiminin zarar görmesi,
 Düşük riskinin artması,
 Kan hücrelerinin bozulması

 

Manyetik Alanın Kısa Süreçte İnsanlara Etkileri

 Stres,
 Görüş alanının daralması,
 Kalp pilinin bozulma riski,
 Kulak çınlaması,
 Yorgunluk hissi,
 Konsantrasyon bozulması,
 Baş ağrıları,
 İşitmede geçici aksaklıklar,
 Sersemleme,
 
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından benimsenen eşik değerleri aşağıdaki gibidir.
Tablo 2
 
Türkiye tarafından kabul edilen Manyetik ve Elektrik Alan Sınır değerleri için Tablo 3 den yararlanabilirsiniz.

Tablo 3




► Tablo 4: Avrupa ülkeleri tarafından kabul edilen Elektrik ve Manyetik Alan sınır değerleri

 

Geçmişi incelediğimizde, insan sağlığı için tehlikesi kanıtlanmış hemen hemen her şey sonradan zararlı ilan edilmiştir.


Belki de bu söz size fazla iddalı gelmiş olabilir ancak bunu kanıtlayacak örnekler mevcut. Somut örnek olarak sigarayı verelim. Ticari çıkarlar uğruna, yıllarca sağlığa zararlı bir etkisi olmadığı söylenmesine rağmen, bir süre sonra birden sağlığa zararlı olduğunun çıkması ilginç değil mi? Sigaranın kanserojen etki yaptığına dair buluntular 1960’larda ortaya atılmaya başlamasına rağmen 1990’larda zararının kesinliği kabul edilmiştir. Konumuzla alakalı bir örnek vermek gerekirse, bir cep telefonu üretici firması için araştırma yapan Biyofizikçi Rose Adey’ in araştırma sonuçlarını beğenmeyen firma yetkilileri, Adey’in çalışmaları için ayrılan fonu kesip, araştırmalarına son vermesini sağlamışlardır.

Basit ve güncel bir örnek vermek gerekirse yukarıda verdiğim örneği destekleyecek cinsten bir örnek daha vereyim, şu an kullandığımız cep telefonlarının sağlığa zararlı tek etkisi araç sürerken kullanan sürücülerin kaza yapmalarına sebep olması. Cep telefonlarının sağlığa zararının; sadece araç sürerken dikkat dağıtıp kazaya neden olmasından ibaret olup olmadığı anlamak için irili ufaklı birçok çalışmalar sürmekte. Ama biraz biyoloji bilgisine sahipseniz ısıl etkinin vücut hücrelerinde oluşturduğu olumsuz etkinin boyutlarını da bilirsiniz. Termal kameralarla alınan görüntülerde cep telefonuyla konuşmadan önceki ve sonraki halleri aşağıdaki gibidir. Konuşmadan sonraki durumda kulak ve baş bölgesindeki kırmızı renkler, farkın hiçte azımsanamayacak büyüklükte olduğunu göstermekte. 
► Şekil 1: Cep telefonuyla konuşmadan önceki ve sonraki vücut sıcaklıkları

Bu tip durumlar dikkate alındığında ilerleyen süreçlerde ortaya çıkması muhtemel olan cep telefonlarının insan sağlığı üzerindeki zararları sürpriz olmaz. "Ama kanıtlanmış bir şey yok" diye düşünmek yerine kişisel bazı önlemler almamız bizim yararımıza olmaktadır.

Yazının sonuna gelirken bahsetmezsem eksik kalacak dediğim başka tehditlerde var. Şu an için çok dikkat çekmese wireless sistemlerde bu konuda tehdit içerme ihtimali muhtemel. Ayrıca binaların üstlerinde bile sık sık görür olduğumuz baz istasyonları ilgili yönetmeliğe göre mi yer seçimi yapılıp takılıyor? Düzgün planlama yapılmadığı için yıllar önce kurulan şalt sahalarının çevresindeki yapılaşmalarda yine ilgili yönetmelik dikkate alınıyor mu? bunlarıda sorgulamamız lazım.

Kısaca artık elektromanyetik alanlar her yanımızda, bu alanların etkisinde kalmanın verdiği zararları yukarıda anlatmaya çalıştım. Öncelikle kendimizin, sonra ailemizin, hatta torunlarımızın sağlıklı bireyler olması birazda bize bağlı. Alacağımız küçük önlemler ve az da olsa bu konudaki duyarlılığımız çok şeyi değiştirebilir.          


Kaynak:

► EMO
► TÜBİTAK
► Endüstriyel & Otomasyon, Şubat 2005 (Çevremizdeki Elektrik ve Manyetik Alanlar)


Çağdaş Ozan Pamuk Çağdaş Ozan Pamuk Yazar Hakkında Tüm yazıları Mesaj gönder Yazdır



ANKET
Endüstri 4.0 için En Hazır Sektör Hangisidir

Sonuçlar