elektrik port üyelik servisleri elektrik port üyelik servisleri

Dünden Bugüne Asansörler ve Asansör Çeşitleri

Günümüzde hemen hemen yeni yapılan her binada olmazsa olmaz olarak nitelendirilen ve çok katlı binaların vazgeçilmezlerinden olan asansör sistemlerinin tarihsel gelişiminini hiç merak ettiniz mi ? Bu yazıda öncelikle asansör sisteminin ilk kullanıldığı zamandan bu yana yaşanan gelişim sürecini öğrenip asansörlerin amaçlarına göre sınıflandırılması hakkında genel bilgilere sahip olacaksınız.



A- A+
28.07.2014 tarihli yazı 8691 kez okunmuştur.

İlk Asansör


Asansörle ilgili ilk bilgiler Eski Roma İmparatorluğu zamanını işaret etmektedir. Asansör prensibinin yaratıcısı, birçoğumuzun yakından tanıdığı suyun kaldırma kuvvetini bulmasıyla tanıdığımız Archimedes (Arşimet)'tir. Archimedes’ in kurduğu bu sistem basit bir kaldıraçtan ibaret olsa da yıllar boyunca sürecek olan bir serüvenin başlangıcı sayılmaktadır.
 
Romalı Mimar Vitarüs’ ün M.S. 26 yılında yazmış olduğu eserde Roma’da M.Ö. 200'lü yıllarda yük kaldırmak ve indirmek için kullanılan, asansör olarak nitelendirilebilecek ilkel sistemlerden bahsetmiştir. Bu sistemler manastırların duvarlarının dışından çalışarak, savunma ve koruma amaçlı olarak düşmanların gece baskınlarını önlemek için kullanılmıştır.

 

17. Yüzyılda Asansör Yok! ‘’Uçan İskemle’’ Var!


17. yüzyılın başlarındayken mimarlık yapan Fransız Velayer, bu ilkel sisteme karşıt bir ağırlık ekleyerek daha stabil hale getirdi ve sistemin denge sorununu çözmüş oldu. Bu çağlarda uçan iskemle denilen sistem; bir makara ve çıkrık sistemine; iki dikme arasına yerleştirilen koltuktan ibaretti. Bugün için sistemin temini basit olan ve normal karşılanan bu sistem o yıllarda pahalı ve insan gücüne dayalı bir sistem olduğu için sadece zenginler kullanabilmekteydi.
 
O yıllarda, zenginlik simgesi haline olan bu sistemler çok zengin kişilerin binaların katları arasında geçiş yapması için kullanılır hale gelmiş olan bu sistemler günümüzde asansör olarak adlandırılmıştır. 
 
 

"Uçan İskemle", Asansör Oluyor!


19. yüzyıla kadar bu taşıma sistemine benzer insan ve hayvan gücüyle çalışan ve herhangi bir güvenlik önlemi olmayan sistemler sanayinin birçok alanında yük transferi amacıyla kullanılmıştır. 19. Yüzyılın ortalarına kadar büyük iş kolaylığı sağlamasına rağmen can ve mal güvenliği konusunda çok büyük sıkıntılara neden olmaktaydı. Bu konuda ilk gelişmeler bu yıllarda sağlanmıştır.
 
Bu yılların mimarisi incelendiğinde inşaat tekniği daha fazla kat yapacak kadar gelişmiş olmasına rağmen yapılan binaların insanların rahatlıkla çıkabileceği düzey olan maksimum 5 katla sınırlı kaldığı görülmektedir. 
 
Gerek bu tekniği geliştirmek için yapılan çalışmalar gerekse güvenlik çalışmaları 1853 yılında ilk meyvesini vermiş ve Amerikalı Elisha Grave Otis buharla çalışan ve insan taşıma amaçlı ilk yük taşıma sistemi geliştirmeyi başarmıştır. Bu asansör 23 Mart 1857 günü Amerika’nın New York şehrinin Broadway semtinde 5 katlı bir iş merkezine takarak kullanıma sunmuştur. Bu asansörünün çalışma sistemine değinecek olursak, buhar makinesi tamburu döndürerek, asansörün bağlı olduğu olduğu halatı oltalardaki gibi  tamburun üzerine sarmasında ibarettir.

1861 Yılında Elisha Grave Otis' in Üzerinde Çalıştığı Asansör Sistemi İçin Aldığı Patent Belgesi

 

Asansörün adını Fransa’ da alıyor… "Ascenseur"


Şimdiye kadar bahsettiğimiz bu sistem, ismini 1867 yılında Fransız Mühendis Leon Edoux’ tan almıştır. Edoux’un  ‘’Ascenceur’’ diye diye adlandırdığı ve ‘Uluslararası Paris Sergisi’ne gelen misafirleri en üst noktaya çıkarıp indiren bu sistemde kez hidrolik tabanlı bir sistemdir. Su basıncının etkisiyle çalışan bir piston kabini yukarı doğru itmekteydi. Edox’un asansörünün en önemli özelliği ise tahrik kasnaklarının kullanılmış olmasıydı. Kullanılan tahrik kasnakları sayesinde asansörün hem hareket mesafesi artmış hem de çok sayıda halat kullanabilme olanağı sağladığından diğer sistemlere göre daha güvenli bir sistem olmuştur.
 

 

Asansörün Elektrikle Buluşması 1880 Yılına Dayanıyor…


Takvimler 1880 yılını gösterdiğinde ise Almanya’daki Mannheim Sergisi’nde  asansör sistemleri için milat olabilecek nitelikte bir buluş ortaya çıktı. Bu sergide Alman Fizikçi Werner Van Siemens insan gücüyle başlayan asansör serüvenine bambaşka bir boyut kazandırarak elektrikle çalışan asansörü görücülere sundu. Bu sistem kabının altına monte edilen elektrik motoruyle çalışmaktaydı. 1880 yılında başlayan gelişmenin ardından 1889 yılında ise elektrik motoruyla çalışan asansörler yüksek binalarda kullanılmaya başlandı.


 

 

Türkiye’ de ki İlk Asansör


Avrupa’nın çeşitli bölgelerinde oteller ve iş merkezlerinde kullanılmaya başlanan asansörlerin ülkemizdeki ilk kullanıldığı yer ise dünyaca ünlü kişilere yıllardır ev sahipliği yapan ve yine dünyaca ünlü polisiye yazarı Agatha Christie’ nin ‘’Doğru Eksprensinde Cinayet’’ romanını yazdığı Pera Palace Otel dir. 
 
Dünyaca  ünlü Orient Express 1888 yılında Paris-İstanbul seferlerine başladığında; İstanbul’da Orient Express’in yolcularının alışmış olduğu standartta bir otel İstanbul’da bulunmamaktaydı. Bu amaçla yapılan büyük bir ihtişam ve lükse sahip ‘’Pera Palace Otel’’ aynı zamanda Türkiye’nin ilk elektrikli asansörüne sahip binasıdır. 1892 yılında devreye alınan "Pera Palace Otel"de bulunan bu asansör ilk günkü yapı ve tasarımıyla günümüze kadar gelmiştir.

1892 Yılında Devreye Alınan ve Hala Aktif Olarak Çalışan, Ülkemizin İlk Asansörü

 
Günümüzde ise hayatımızın hemen hemen her alanında bize büyük kolaylıklar sağlayan asansörlerin teknik açıdan gelişimleri devam etmektedir. Bu gelişim asansörlerin hem stabilitesini artırma hem de makinelerinin küçülmesi yönündedir.
 
Şimdi de ilk icat olduğu zamandan bu yana öyküsü anlatılan asansörleri kullanım amacına göre sınıflandırması şu şekilde olmaktadır.


►İlginizi Çekebilir: Asansör | Zamanın Artısı



 


Kullanım Amaçlarına Göre Asansörlerin Sınıflandırılması


İnsan Asansörleri
 

Adından da anlaşılacağı gibi günlük hayatımızın neredeyse bir parçası haline gelmiş olan; binaların içinde ya da dışında insanların kullanımı için tasarlanan asansörlerdir. Kapasite aralığı 1 kişiden 33 kişiye kadar artabilmektedir. Hızları ise çeşitli etmenlere bağlı olarak 0.6 m/sn’ den 2.5 m/sn aralığında seçilebilmektedir.
 


Yük Asansörleri


Bu tipteki asansörler tasarlanırken yükün insan refakatinde taşınacağı esas alınır. İhtiyaca yönelik bir asansör tipi olduğundan konfordan ziyade kaldırma kapasitesi ön plandadır. Bu tip asansörlerde hız ikinci plandadır. Kaldırma kapasitesini artırmak için kullanılan palanga sistemi sistemin hızını olumsuz yönde etkilemiştir. 
 

 

►İlginizi Çekebilir: Halatsız Asansör | MULTI


Sedye Asansörleri


Hız bakımından 0,4 m/sn ile 3 m/sn aralığında ve taşıma kapasitesi bakımından 1600 kg, 2000 kg ve 2500 kg seçenekleri olan asansörlerdir. Adından da anlaşılacağı gibi hastaların sedyeyle katlar arası taşınması amacıyla kullanılmaktadır. En önemli ve dikkat edilmesi gereken özelliği hastanın rahat ve güvenli bir şekilde taşınmasıdır. Bu nedenle bu tip asansörlerde hijyen ve stabilite büyük önem arz etmekte ve kullanılan argümanlar bu koşullara uygun seçilmektedir.


Araç Asansörleri


Araç tamirhanelerinde, otoparklarda, otomotiv plazalarda kullanılan asansör tipidir. Bu tipteki asansörlerin yük taşıma kapasitesi 2,5 ton ile 8 ton arasındadır. 


Servis Asansörleri (Monşarj Asansörler)


Bu tip asansörler genelde insanların giremeyeceği büyüklüktedir. Kullanım amacı yemek servisi, tabak, bardak, bulaşık taşıma amaçlıdır. Bu tip asansörler 50 kg ile 300 kg aralığında yük taşıma kapasitesine sahiptir. 


Engelli Asansörleri


Bu tip asansörler fiziksel engelli ve yaşlıların; fiziksel engellerinden dolayı gerçekleştiremedikleri ya da gerçekleştirmede zorlandıkları eylemlerini gerçekleştirmesine yardımcı olmak amacıyla kullanılmaktadır.
 
 
 

Çağdaş Ozan Pamuk Çağdaş Ozan Pamuk Yazar Hakkında Tüm yazıları Mesaj gönder Yazdır



Aktif etkinlik bulunmamaktadır.
ANKET
Endüstri 4.0 için En Hazır Sektör Hangisidir

Sonuçlar