elektrik port üyelik servisleri elektrik port üyelik servisleri

Türkiye'deki Mühendisler Ne İş Yapar ?

Mühendislere ne iş yaparsınız dedik. Türkiye'deki mühendislere anket biçiminde sorular yönelttik. Değindiğimiz konu :Mesleğinizi nasıl icra ediyorsunuz, neler yapıyorsunuz ? Türkiye'de mühendis olmak nasıl bir duygu ? İşte bu soruların cevaplarını okuyup neler yapmamız gerekiyor düşünelim. Sizce mühendisler ne yapar ?



A- A+
23.04.2013 tarihli yazı 64184 kez okunmuştur.
Herkesin hayallerini süslediği mühendislik fakültelerinden mezun olanların çok azı gerçek mühendis olabiliyor. Türkiye'de bu oran % 25 olarak kabul edilebilir. Aslında yeni bir tasarım geliştiren, var olan bir tasarımı yenileyen ve bu tasarım üzerinden harikulade sistemler üreten bu mesleği icra etmenin elbette kolay olduğunu söyleyemeyiz. Ancak bir gerçek var ki ülkemizde mühendislik tam anlamıyla yapılmıyor veya yapılamıyor. Bunun birçok sebebi vardır ancak bunlara değinmeden önce kaç türlü mühendis var onlardan bahsedelim. 
 

Evet, 3 türlü mühendis vardır.

1) Ezberci Mühendis 

Bir elektronik firmasının kurucusu üç mühendisin özelliklerini şu şekilde aktarıyor. Birincisi, liseden sonra çözdüğü testlerle mühendislik fakültesine yerleşen aynı çalışma mantalitesini devam ettirip üniversite döneminde de bir yarış atı gibi çalışan ama ne okuduğunun ve gelecekte ne yapacağının farkında olmayan kesimdir. Genelde bu gruba girenler, hayatlarının devamında da bu şekilde çalışmayı sürdürürler ya da diplomayı çerçeveletip asarlar ancak mesleklerini hiçbir zaman tam anlamıyla yapmazlar.

2) Yönetici Mühendis 

İkinci kesim ise neden mühendislik fakültesinde olduğunu bilip hedeflerini önceden belirleyen kesimdir. Ancak bu kesime girenlerde tam mühendislik yapamaz. Konuların ana başlıklarını bilir ve genellikle problemin tam derinine inmemiştir. Çalışma hayatında ise farklı alanları ve sektörleri takip eder. Bunlar mühendis işletmecilerdir, yöneticilik ile uğraşırlar. Daha çok işletme mühendislerinin işlerini yaparlar. Mühendislik alanında iş yönetimi ve işletmecilik eğitimleri de almışlardır. arge veya satış mühendisliği yaparak yükselmiş çalışanlar artık sadece idari işlere bakanlar veyahut kendi işini kurarak yönetimi üstlenenler bu şekilde kategorilendirilir. Artık mühendisten daha çok işletmeci ve yöneticidir.

 

► Her şeyden Önce Mühendis Kavramını Öğrenelim.


3) Üretici Mühendis 

Üçüncü kesim ise mühendislik fakültesinde neden olduğunun farkındadır, çalışmalarını ona göre yapar projelerini ona göre hazırlar. Kendini bu yönde elinden geldiğince yetiştirir ve bir uzmanlık alanına yönelir. Sektörde de o alanda gerek tasarım gerekse yenileme yaparak mühendisliğin asıl işi olan problemi tespit edip çözüme kavuşturma işini üstlenir. Harikulade olan bu mesleği hakkıyla icraa eder. İşte gerçek mühendisler bunlardır. Şimdi gelelim Türkiye'de mühendislerin geneli ne yapıyor ?
 

  ► Türkiye'de Arge Mühendisi Olmak



TÜRKİYE'de GENELDE MÜHENDİSLER NE YAPAR ?

Bir ürünü daha iyi ve daha kaliteli olması için yeni özellikler üzerinde çalışan yeni özellikleri icat eden geliştiren, sistemleştiren kişiye mühendis diyoruz.  Aynı şekilde tüm mühendislik dalları kategorilerine ve alanlarına göre amaçlar geliştirip, daha iyi ve daha kaliteli özellikler üretmek için çalışırlar. Mühendislerin ürettiği sistemler üzerinde tamirat, bakım vs. çalışmaları yapanlar ise genelde teknikerlerdir. Ancak Türkiye'deki çoğu mühendis teknikerin işini yapar ve çoğu zamanda teknikerden daha iyi yaptığı söylenemez. Tabi tekniker de bunun farkında olduğundan ister istemez gururlanır. Mühendis; tasarım, arge, sistemleştirme gibi kendi işini, zor olan işi yapamadığından teknikerin bakım, onarım, kullanım işlerini yapar ve aslında kendisi de mühendis diplomalı bir teknikerdir. Şirketlerinde mühendis yerine tekniker almayı tercih etmelerinin sebebi mühendise sırf diplomasından dolayı fazla para vermek istememesindendir. Şirket aynı işi daha ucuza yaptıracaksa neden daha pahalıyı seçsin ki?  Aslında kalifiye eleman bulmaktan yakınan iş veren kalifeli eleman bulduğunda da hakettiği ücreti vermemekte diretir. Bu patronları anlamakta gerçekten zordur.

Açıkcası Türkiye'de mühendislerin geneli pratik konulardan pek anlamaz. Daha çok teorik eğitim almıştır. Bu sebepledir ki yeni mezunlar ilk başlarda pratik eksikliğinden dolayı iş bulmakta zorlanır. İşveren gözüyle baktığımızda pratik eleman arayıp bulamamakta sıkıntılı bir durumdur. Mühendis bu anlatılanlara alınmamalıdır. Kendimizi kandırmayarak gerçeği görmek için gelişmiş ülkelerdeki kalifiye mühendisleri gözlemlemek gerekiyor. Ülkemizdeki mühendisleri yermek için değil bilakis onların yabancı rakiplerine karşı olan hırs ve şevkini arttırmak için eleştirisel bir gözle yazımızı yazıyoruz.

Zamanında bir yerde okumuştum. Asteğmenler kantinde toplanmış oturuyorlar. Bir tane astsubay gelip 3 tane makine mühendisi lazım diyor. 3 tanesini seçiyor.

Astsubay - araba çalışmıyor

Mühendis X - Immm şey.. Biz tam araba tamir edemiyoruz.

Astsubay - Tamir etmeyeceksiniz? ittireceksiniz.

Evet, bu işler böyle. Fazlamı abartıyoruz, abartıyorsak yazıların aksini düşünelim....


Neden Türkiye'de Teknoloji Gelişmiyor
Anlıyor Musunuz?

Bazı mühendisler meclisten dışarı ancak Türkiye'deki %75 mühendis çavuşluktan başka bir şey yapmazlar. Patron tabur komutanı, müdürler subay ve astsubay, işçiler er, sende çavuş. Bekçilik, bakıcılık, gözcülük, çobanlık,  iş takipçiliği... adını siz koyun..

Her türlü ayak işleri. Excel' de işçilerin izin durumlarını tablolar ile düzenler, Word ile değişen servis güzergahını yazar, Outlook ile tüm bu yaptıklarını müdürlere mail atarsın. Tabi birde paint  var, onunla da evrak düzenlersin! Belli başlı kayıt işleri. Açıkcası zeki bir lise talebesinin yapabileceği işlerdir bunlar. Şirketlerde pek bir şey beklemez aslında çünkü bu işleri de yapması gereken bir insan olmalı, mühendis alıp mühendislik beklememesi de  şaşılacak bir durum, demek ki alışmışlar. Aldığımız bunca kaliteli eğitimin meyvelerini yiyemiyor, kapasitemizin sınırlarını zorlayamıyoruz.


Mühendislik deneyim ve uygulama yoluyla matematik ve fen bilimlerine ilişkin edinilen bilgilerin, doğanın sunduğu malzeme ve enerjilerin insanlığın yararına ekonomik bir şekilde kullanılması için yöntemler geliştirmek üzere değerlendirmeler yapılmasını ve uygulamaya geçirilmesini sağlayan meslek olmasına karşın hala mühendislik mesleğinin başka işlerde yapıp mühendis olunabileceğini savunan insanlarla doludur memleketimiz.


Neden üretmek yerine çoğu şeyi ithal ediyoruz ?            


Türkiye'nin en nezih kuruluşlarında bile bu aktarılanların birçoğu yaşanmaktadır. Ürünler yurt dışından ithal edilir. Yabancılar gelip kendi ürünlerini kurarlar, yerleştirirler, ooh ne rahat! Üstelik kurulum, bakım onarım hizmet bedellerini de alırlar. Bizim mühendis de geçer makinenin başına hiçbir profesyonel bilgi gerektirmeyecek şekilde, sistemin kullanılışını işleyişini öğrenir ve işini yapar. Aynı işi tekniker de yapar tabi. Makine eğitimlerini yurt dışındaki eğitmenler verir. Biz de buna rağmen makineleri tam fonksiyonlu kullanmayız. Bunun da altını çizmek isterim. Makinenin kullanımını %100 bilsek yine içim gam yemeyecek.

 
Satış ve Satınalma Mühendisi 

Birde mühendislik ürünlerinin satın alınması ve satışı var. Yani yurt dışından getirilen malların özelliklerini bilip satan kişi mühendis ise ona satış elemanı denmez sanki mühendislik yapıyormuş imajı verilerek satış mühendisi denir. Elbette mühendisin yaptığı bir şeyi en iyi mühendislik eğitimi almış birisi satar. Hem ikna kabiliyeti hem de teknik bilgisi olması mecburi bir kıstas olmalıdır. Lakin her ne kadar ismi satış mühendisliği de olsa aslında bu elaman mühendislik yapmaz.Burada ana kıstas, insan ilişkileri kuvvetli, ikna kabiliyeti yüksek, sosyal hayattan bunalmayacak, çekinmeyecek mühendislerin seçilmesidir. Hem teknik özelliklerini anlatıp hizmet sunmalı hem de satış ve pazarlamayı bilip ürünü satmalıdırlar. 
 

Google ve Facebook'ta Çalışmak: Tıklayın.




 

Peki Kimdir Gerçek Mühendislik İşlerini Yapan?

Tabi ki başta G8 ülkelerindeki mühendisler olmak üzere ayrıca Güney Kore, Hindistan gibi ülkelerdeki mühendisler.  Bu ülkelerdeki politikalar mühendislere önem verir, sermayedarler ise mühendisleri el üstünde tutarlar. Başarı bu şekilde şekilleniyor. Onlar sistemi tasarlar, hesaplar, analizlerini çıkarırlar, testini yapıp dökümanlarıyla birlikte Türk mühendislerin eline verirler, oto sanayide çalışan çırağın bile anlayabileceği projeyi önüne koyarlar. Sen de işlerin projeye uygun gidip gitmediği kontrol eder, teslim tarihine kadar ürünü çıkartmaya çalışırsın. Yeri gelir senden daha çok tecrübesi olan ortaokul mezunu tornacıya yalvarırsın, yeri gelir parasız parça tedarik edersin, yeri gelir sahte belge ile uygundur raporu alırsın, yeri gelir yurt dışından gelecek parça gümrükte takılmasın diye rüşvet verirsin ki (her iş böyle olmasa da) işler böyle böyle yürür. Evet sonunda, kesinlikle ve kesinlikle ürün istenenden uzaktır ve zamanında bitirilemez. Müşteriye taklalar atarak yalanı sen söylersin, yıkama yağlama pasta cilayı sen çekersin.Tüm bunların yanında müdüründen herkesin içinde küfür boyutunda hakaret işitir, maaş çekmek için bankamatiğe gittiğinde, işi telefonlara bakmak olan santral görevlisinden 1,5 kat fazla para aldığını acı içinde görürsün. Bunlar Türkiye'de mühendislik yapan kişilerin konuşmaları ve gerçekleridir. Nereye giderseniz gidin kompleks makineleri ve cihazları inceleyin, sonuç olarak şunu görürsünüz, geneli G8 ülkelerinden ithal edilmiştir. Bizim ürettiklerimiz kompleks olmayan daha basit kavranabilen ürünlerdir. Gelişmemiş ülkelerin gelişmemesinin tek nedeni mühendisliği kullanamamasıdır. Bu kadar basit.
 

Mühendisin ağzından dökülen sitem ve çözümü


İşler yolunda gitse de iş görenler, iş verenlerden taleplerini tam anlamıyla alamaz. Firmaya düşüncesini katmak isteyen çalışana kulak tıkanır. Yapılan itiraz ve istekler reddedilir. Firma bir yardım kuruluşu veya vakıf değildir, para kazanmalıdır. Hep daha çok para... Mevcut durumda senden maksimum gelir elde etmelidir ki çok çok para kazansın..7 gün 24 saat fabrikada kalıp çalışsan kimse sen napıyorsun demez ama sabah 10 dakika geç kalsan, hemen sorguya çekilirsin. Ayrıca kapıda işsiz onlarca mühendis beklemektedir. İstifa etsen bile yerine adam bulmaları, halı sahadaki maça adam bulmaktan kısa sürer. Sürekli bununla tehdit edilirsin. Toplantıların bitiş konuşması tamamen tehditlerle doludur. Tüm bu olanlardan sonra saat 20:00 de eve gelir düşünürsün. "Bu şekilde 30 yıl çalışsam bir ev satın alabilir miyim diye?" Sonuç olumsuz... Maaşım bu değil de şu olsa, burada değil de şurada yaşasam hayalleri içinde uyur kalırsın , sabah saat 06:00 da yoğun kar yağışı altında külüstür bir servisi beklerken bulursun kendini. Gelişmiş ülkelerden örnek verirsem mühendis iş gücü olarak patrondan bir kademe daha üstedir, çünkü şirkete işi yapan odur para kazandıran da o, yetkinliğiyle aranan adamdır.  Kaybedilmek de istenmez. Şirketten ayrılmasın diye kalifiye mühendisin önüne servetler serilir , bir dediği iki edilmez. Hisse dahi verilir. Tabi hem Türkiye'deki mühendislerin yetkinliği hem de sektör yapısı ne yazık ki bu denli gelişmiş şirketlerle rekabeti sağlayacak ölçüde değil. Umutluyuz !!!  Ben Osman Kemal. Araştırdım ve kendi gözlemlerime dayanarak bu yazıyı yazdım. Kısaca, bir mühendis olarak tavsiyem, eğer Türkiye'de yaşayacaksanız ve rahat içinde yaşamak istiyorsanız yapacağınız şey belli... Kalifiye mühendislerin yanında olun, bu sıradanlığa son verip aykırı olun. Kalifiye mühendislik yapın  ve kendi işinizi yapın, kalifiye mühendis olun. Adanmışlardan Olun. Tıpkı yazının ortasındaki serçe gibi tuttuğunuzu koparın. Yıllarca okul okuyup, yukarıdaki eziyeti çekerim diyen varsa onuda ayrı bir tebrik etmem gerekir.


İşe Alım Mantık Testi İçin : Tıklayın

Mühendislik Yetkinlik Sınavı 5Q2S : Tıklayın.

İşe Alım Dikkat Testi Bilgi Gerektirmez : Tıklayın.


Osman Kemal Dağ Osman Kemal Dağ Yazar Hakkında Tüm yazıları Mesaj gönder Yazdır



Aktif etkinlik bulunmamaktadır.