elektrik port üyelik servisleri elektrik port üyelik servisleri

Bir Adım Sonrasını Düşünmek

Bir adım sonrasını düşünmek ve bu düşünceyi hayata geçirmek "GİRİŞİMCİLİK"



A- A+
09.04.2011 tarihli yazı 3458 kez okunmuştur.

Yükseköğrenim programlarında yer alan öğrenciler eğitim sürelerini genellikle büyük şirketlerde çalışma hayalleri kurarak geçirmektedir. Yine de son yıllarda, özellikle Batı'da başlayan yeni bir eğilim, gençleri istihdam arayan konumundan istihdam yaratan konumuna doğru ittirmektedir. Bu eğilimin adı "GİRİŞİMCİLİK"tir.



Girişimciliğin amacı; öğrenciyi, en büyük hayali olan sağlam bir kapıya kul olmak hedefinden vazgeçirmek ve kendi oluşturduğu ya da geliştirdiği bir iş fikrini, bir iş planı haline getirerek bu planı hayata geçirip hayat yolunu kendi kendine çizmesini sağlamaktır.



GİRİŞİMCİ KİMDİR?



Girişimciler, oluşan fırsatları görme yetenekleri ile yenilik yaratma arzuları olan ve bu amaçlarını gerçekleştirecek kapasitedeki kişilerdir. Girişimcinin işi; yaratmak, geliştirmek ve ekonomik değer oluşturmaktır. Bunu kendi başına veya uyumlu bir grupla halledebilir. Girişimciyi sadece kendi başına iş kuran kişi olarak görmemek gerekir.



Girişimcilerin hazırladıkları iş planı çerçevesinde geliştirdikleri projelerine destek sağlayacak olan kuruluşların ülkemizde yeni gelişmekte olması nedeniyle, kendi işini kurmak isteyen girişimcilerin başlangıç finansmanını sağlama konusunda ciddi sıkıntıları olmaktadır. Günümüzde bazı bankalar "risk sermayesi" sağlamak üzere yeni şirketler kurmaktadır. Mevcut olan şirketler ise, büyüme aşamasındaki ya da bu aşamayı tamamlayarak belli bir iş hacmine ulaşmış olan kuruluşlara finansman olanağı sunmaktadır.





GİRİŞİMCİ KENDİNİ NASIL BELLİ EDER?



Hızlı düşünme, belirsizlik altında hızlı karar alma, kararlı ve azimli olma, güçlü sezgi sahibi, iyi gözlemci, hayal gücü yüksek, kaynaklara ulaşabilecek ilişkiler ağına sahip, kaynaklar arasında özellikle insan kaynaklarını iyi yönetebilen, düşünme ve muhakeme yetenekleri güçlü, çok yönlü düşünebilen, yeninin kabul edilmesini sağlayacak ikna gücüne sahip olan, iyi iletişim kuran, bağımsız düşünebilen, esnek, yaratıcı, kendine güvenen, dayanıklı ve ısrarcı. Bir girişimcide bu özelliklerin büyük kısmı rahatlıkla gözlemlenebilir. Ama girişimcilik için sadece fikir üretebilmek yeterli değildir. Örnek olarak Zekâ-Akıl ve Zeki-Akıllı arasındaki ilişki gösterilebilir.



GİRİŞİMCİLİK NEDEN ÖNEMLİDİR?



• İşsizlik sorununa önemli bir çözüm olanağı sunduğu gibi ekonomik büyümenin de dinamosudur.


Girişimci, ekonomik kaynakların düşük üretkenlik alanlarından yüksek alanlara aktarılma sürecinde baş aktördür, çünkü üretim kaynaklarını yeni bir tarzda birleştirerek kullanılmayan üretim faktörlerinin kullanılmasını sağlar, ama daha önemlisi kullanılmakta olan üretim araçlarının ve mevcut girdilerinin değişik şekillerde kullanımı ile üretimi artırır.


Girişimci yeni düşüncelerin yaratılması, yayılması ve uygulamasını hızlandırır, ayrıca yeni endüstrilerin doğmasına yol açar, teknolojileri kullanan sektörlerde verimliliği artırır ve hızla büyüyen sektörler yarattığı için ekonomik büyümeyi hızlandırır.



AMERİKA'DA GİRİŞİMCİLİK ARAŞTIRMASI



ABD de yer alan Duke Üniversitesi Global Mühendislik ve Girişimcilik Bölümü tarafından 'Girişimcinin Anatomisi' isimli bir araştırma yapıldı. Yapılan bu araştırmanın amacı ise girişimcilerin nasıl bir alt yapıdan geldiklerinin saptanmasıydı.



'Girişimcinin Anatomisi' araştırması çeşitli sektörlerden 549 şirket kurucusu üzerinde gerçekleştirildi. Şirket kurucularının girişimcilik adımlarını atarken sahip oldukları motivasyonu, başarı için geçtikleri süreçleri sorgulayan araştırma da en göze çarpan saptama ise girişimcilerin % 71,5'inin orta sınıf ailelerden gelmeleri oldu.



Araştırmada ki girişimciler arasında bir çok ortak özelliğin olduğu tespit edildi. Orta sınıf ailelerden geliyor olmaları dışında iyi eğitim aldıkları, Ailelerinde ki ilk girişimci oldukları ve Şirketlerini kurduklarında yaş ortalamasının 40 olduğu dikkat çeken ortak özellikler arasında yer alıyor.



Girişimcilik ruhunda motivasyonu ise, Araştırmacıların % 74.8'inin zengin olma amacından ve geri kalanının ise kendi işinin patronu olma amacından kaynaklandığı belirtilmiştir.





TÜRKİYE'NİN DURUMU



Birleşmiş Milletler Gelişme Programı tarafından çok sayıda sosyal, ekonomik, eğitim ve politik faktörler göz önüne alınarak 2002 yılında yapılan İnsani Gelişim Endeksi'nde Türkiye, 173 ülke içinde 85'inci sıradadır. Türkiye eğitim, sağlık, gıda, kadın ve çocukların durumu ve okuryazarlık gibi göstergelerde Küba, Malezya, Libya ve Ermenistan'dan daha kötü performans göstermektedir ve Avrupa'da sadece Arnavutluk ve Moldavya'dan iyi konumdadır.



AİLELERİN GİRİŞİMCİLİĞE YAKLAŞIMI




1) Mesleğin iş garantisinin olması: Ailelerin ağırlıklı olarak tercih ettikleri meslekler iş garantisi olan meslekler oluyor. Bu doğrultuda da çocuklarının genellikle kamu kurumlarında çalışmalarını istiyorlar. Son yıllarda aileler için meslek önceliği, mesleğin hangi meslek olduğundan çok, söz konusu mesleğin iş olanağına sahip olup olmadığı. Ailelerin bu yaklaşımı garanticilikle birleştiğinde en uygun alternatif 'devlet kapısı' olarak görülüyor. Ayrıca aileler için meslekten çok, o mesleğin hangi üniversitede okunarak elde edileceği de önem taşıyor. Örneğin ODTÜ, Boğaziçi, İTÜ, Hacettepe vb. üniversitelerden dil vb. donanıma sahip olarak mezun olmak da mesleğin bir iş garantisi olarak algılanabiliyor.



2) Cinsiyet: Türkiye'de aileler kız çocuklar için az riskli, garantili, düzenli çalışma saatleri olan meslekler seçerlerken; erkek çocukları için riskli olabilecek, düzensiz çalışma saatleri olan ancak geliri yüksek askeri veya teknik meslekleri seçiyor. Bu anlayışa göre kadının emeği eve bir katkı olarak görülürken; güçlü erkek imgesinin var olduğu ataerkil toplum yapısında erkeğin emeği evin yegâne geliri olarak görülüyor.



3) Ait olunan sosyal sınıf: Üniversitelerin eğitim fakülteleri, mühendislik fakülteleri ve iktisat, işletme ve kamu yönetimi bölümleri taşra-merkez fark etmeksizin sürekli artan puanlarla daha fazla tercih ediliyor ya da ailelerce çocuklarına tercih ettiriliyor. Yeni orta sınıf ya da orta-üst sınıf denilebilecek kentli profesyoneller ve üst sınıf ailelerin eğilimleri daha farklı olabiliyor. Onlar bilişim sektörüne, modaya, yeni teknolojilere yönelik ve doğrudan iş piyasasına entegre olabilen bölümleri ve üniversiteleri seçiyorlar. Bu bağlamda yeni ve revaçta olan geleceğin meslekleri üzerine eğitim almak da giderek sınıfsallaşıyor. Ayrıca sosyal sınıf kapsamında ailenin sosyo-kültürel yapısı da meslek tercihini doğrudan etkileyen etmenler.



AİLELER GİRİŞİMCİLİĞİ KARİYER OLARAK ALGILAMALI




Ülkenin sosyo-ekonomik durumu girişimci tiplemesini de etkiliyor diyen Özyeğin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Erkut, azgelişmiş toplumlarda girişimcilerin büyük çoğunluğunun zaruretten girişimci olduğunu söylüyor. Bilgi toplumlarından çıkan girişimcilerin büyük çoğunluğu ise başka alternatifleri olmasına rağmen bir fırsat görüp girişimci olmaya karar veriyorlar. Erkut, Türkiye'nin bu yelpazede şu anda ortalarda yer aldığını ifade ediyor ve ekliyor: 'Son Global Girişimcilik Raporu'na göre ülkemizdeki girişimcilerin yüzde 37'si zaruretten yatırımcı. Bu rakam Türkiye'nin sınıfında olan 24 ülke için (örneğin Brezilya, Rusya, Çin) ortalama yüzde 31. Türkiye'de girişimcilik henüz çok yeni. Toplumun çok önünde giden tek tük örnekleri bir kenara bırakırsak, girişimcilik tarihimiz son 30 yıl ile sınırlı. Şu anda Türkiye'nin iş gücünün yüzde 3.7'si olgunlaşmış girişimci, yüzde 5.1 ise yeni iş sahibi. Ancak toplumun kalkınması için bu rakamlar yeterli değil. Türkiye'nin benzersiz bir fikirle yola çıkıp evrensel değerler yaratabilecek on binlerce yeni girişimciye ihtiyacı var. Bizim ailelere önerimiz, girişimciliği de bir kariyer olarak değerlendirmeleri. Çok değişik yollardan geçerek girişimci olunabilir (bilim, mühendislik, işletme, hukuk).'



Türk toplumu tarihinin, sosyolojik ve ekonomik nedenlerle geçmişte meslekler konusunda oldukça tutucu olduğunu ifade eden Erkut, bunun son 20 yılda hızla değiştiğini söylüyor. Bu değişimde ekonomi büyük rol oynadığı gibi, başarılı rol modelleri de çok önemli oluyor. Türkiye'den başarılı bir teknoloji veya internet şirketinin çıkabilmesi binlerce Türk gencine cesaret veriyor. Türk toplumunun 2000'li yıllarda ciddi bir değişimden geçtiğini söylemek mümkün diyen Erkut, eskiye kıyasla çok daha açık görüşlü ve fırsatları değerlendirmeye çalışan kuşaklar yetiştiğini belirtiyor.



KAYNAKLAR: http://www.hurriyetkampus.com


http://www.girisimcilik.org





Halit ALGÜL