elektrik port üyelik servisleri elektrik port üyelik servisleri

Toplu Yapılarda Yıldırımdan Korunma Yöntemleri

Yıldırımdan korunma, üzerinde titizlikle ve standartlara uygun çalışılması gereken bir konudur. Avrupa Birliği ülkeleri ve gelişmiş dünya ülkelerinde yıldırımdan korunma konusunda sürekli sempozyumlar düzenlenmekte, standartlar revize edilmektedir. Biz de bu yazımızda toplu yapılarda yıldırımdan korunma yöntemlerini inceliyoruz.



A- A+
27.04.2015 tarihli yazı 10653 kez okunmuştur.
Ülkemizde bu konu diğer ülkeler kadar aktif olmasa da uluslararası standartların takibi ve yürürlüğe girmesi TSE’nin çalışmaları arasındadır ve uluslararası akredite laboratuvarlardan belgeli ürünlerin önemi artan değerdedir. Standartların önemi kadar yapılan işin doğru projelendirilmesi ve doğru uygulanması da oldukça önemlidir. Çünkü yıldırım sırasında ortaya çıkan yüksek gerilim sonuç olarak ciddi boyutlarda can ve mal kaybına yol açmaktadır. Can ve mal kaybının olmasını önlemek adına da yeryüzündeki insanların ve binaların bulunduğu tüm alanların yıldırım deşarjına karşı korunması gerekliliği kaçınılmaz bir gerçektir.
 


 

►İlginizi Çekebilir: Rüzgar Türbinlerinin Topraklanması



Yapıların yıldırımdan korunmaları için birçok yöntem aktif olarak kullanılmaktadır. Ancak bu yöntemlerin seçiminde yapıların tipleri, boyutları, jeopolitik durumları, elektriksel durumları gibi birçok kriter mühendisler tarafından doğru olarak incelenmeli ve sonuç olarak en doğru sistemin yapıya uygulanarak yıldırım deşarjının olumsuz etkilerinin yapılardan uzaklaştırılması sağlanmalıdır.




Yakın zamana kadar yıldırım iletkeninin yüklemesiyle, yapı için yıldırıma karşı yeterli bir koruma sağlandığı düşünülüyordu. Bu kısmi koruma günümüzde bir takım uyumlu cihazlarla desteklenmektedir. Bu cihazların tasarlanma amaçları; direkt yıldırım çarpmalarına karşı korunma, yapının komşu iki nokta arasındaki tehlikeli potansiyel farklarından kaçınmadevre tertibatı ve elektrik iletkenleri üzerindeki indüksiyon etkilerini önleme ve network hatları üzerinde taşınan yüksek gerilimi bastırmaktır. Yapılar tekil ve toplu olarak yıldırımdan korunabilmektedir. Yapıların yıldırımdan korunması için;
 
Paratoner ile Korunma Yöntemi, 

Franklin Çubuğu (yakalama ucu ) ile Korunma Yöntemi, 
Faraday Kafes Yöntemi ve Gergi Teli Yöntemi günümüzde kullanılmaktadır. Ancak bu yöntemler sadece yıldırımdan korunma basamaklarının bir ayağını oluşturmaktadır.
 
 
 
 
Yapıların ve insanların yıldırımdan tam olarak korunabilmesi için aşağıdaki 4 maddenin sağlanmasının şart olduğu düşünülmektedir.
 

Dış Yıldırımlık Sisteminin Kurulması,
İç Yıldırımlık Sistemi Kurulması,
Temel Topraklamanın Yapılmış Olması,
Eş Potansiyel Sisteminin Gerçekleştirilmesi
 
Bu 4 madde ışığında keşifleri gerçekleştirilen toplu yapıların olduğu alanlarda, yıldırımdan korunma açısından hangi yöntemlerin önerildiğine geçmeden önce, toplu yapılar kavramının biraz açılması gerekmektedir. 50 bloklu bir büyük site de toplu yapılar kavramına dahil olmaktadır, 5 bloklu bir site de bu kavram içindedir. Ayrıca sanayi kuruluşlarının birkaç bloktan oluşan üretim tesisleri, bloklar halinde yer alan üniversite binaları, hastaneler ve askeri alanlar gibi yapılar toplu yapılar kavramı içerisinde yer almaktadırlar.
  
 
  
  
Yukarıda detayları verilen yapıların yıldırımdan korunması 4 kademede ele alınmalıdır. Dış yıldırımlık sistemlerinden sonra iç yıldırımlık sistemlerinin kurulması elektronik cihazların yüksek gerilimden etkilenmemeleri için önem taşımaktadır. Ancak bu sistemlerin kurulabilmesi için binaların topraklamalarının doğru ve düzgün olarak yapılması tek koşuldur. İç yıldırımlık sistemleri B, B+C, C, D, koaksiyel kamera koruması, server korumasıtelefon hattı koruması gibi kademelere ayrılarak ana ve tali panoların güçleri dahilinde kurulmaktadır.

  




Genellikle sitelerin ana panoları ortak ise bu noktaya B sınıfı koruyucu takılması ve konutların tali panolarına C sınıfı koruyucuların takılması daha sonra hassas noktalarda D sınıfı korumaya geçilmesi önerilen koruma şeklidir. Bu sistemler sonucunda elektronik cihazların zarar görmesi engellenmiş olunur.
 
Bu iki sistemi kurduktan sonra ve binalarımızın topraklamalarında da herhangi bir sorun yer almıyorsa gerçekleştirmemiz gereken son adım site içerisinde binalar arasında eş potansiyeli sağlamaktır. Eş potansiyeli sağlayarak site ya da tesis içinde kuplaj etkilerini ortadan kaldırmış olur ki bu da ortak topraklama noktası ile güvenilir bir yapıda oturmamızı sağlayacaktır.


 
Özet olarak yıldırımdan korunma sistemlerinin kurulması ciddi mühendislik hesaplarını ve tecrübeyi getirmektedir. Her konudan önce kurulacak tüm sistemlerin ve kullanılacak tüm ürünlerin ilgili standartlar çerçevesinde üretilmiş olması ve gerekli test belgelerini almış olmaları önemlidir.


Sayın takipçilerimiz sizce en uygun ve yararlı yıldırımdan korunma nasıl gerçekleştirilebilir?

 
 



Kaynak: 
 
 


ANKET
Endüstri 4.0 için En Hazır Sektör Hangisidir

Sonuçlar