elektrik port üyelik servisleri elektrik port üyelik servisleri

Kibrit Kutusu Büyüklüğünde Enerji

"İnsanlığın ilerleyişi mutlak icatlara dayanır. Bu, yaratıcı zihninin en önemli ürünüdür. Onun nihai hedefi, doğanın güçlerini insanın ihtiyaçları için kullanarak, aklın maddesel dünya üzerinde mutlak hâkimiyet kurmasıdır." - Nicola Tesla



A- A+
23.08.2011 tarihli yazı 3903 kez okunmuştur.

Uzay çağının gelip geçtiği, atom parçalanamaz denildikten sonra atomu küçük parçalara ayırdığımız günümüzde, 1882 yılından bu yana elektrik üretim şeklimiz prensip olarak değişmemiş ve hala enerji dönüşümü büyük ölçüde, buhar türbinlerinin generatörleri döndürmesiyle sağlanmaktadır.


Elektrik üretiminin, kayıpların çok olduğu bu üretim şeklinden kurtulmasının, atomu parçalayarak çıkan enerji ile buhar oluşturmak yerine, bu enerjiyi doğrudan kullanabilecek teknolojiye erişmek için çalışmanın zamanı gelmiş ve geçmektedir.


Enerjinin üretimi ve dağıtımı esnasında, yatırım maliyetleri, devamlılık sağlanması, bakım giderleri, üretimde oluşan kayıplar, kablolama masrafları düşünüldüğünde cazip olmayan sistemler günümüzde kullanılmaktadır ve kullanılmaya da devam edeceklerdir.


Maddelerin üretilmesini sağladığı enerjinin, üretilirken geçirdiği dönüşümler, her dönüşümde kaybın oluşmasına neden olmaktadır. Atom enerjisinin ısı enerjisine, ısı enerjisinin, hareket enerjisine daha sonra hareket enerjisinin elektrik enerjisine dönüştürüldüğü nükleer santrallerde üretim fazla olduğundan oluşan kayıplar göz ardı edilebilir. Fakat günümüz dünyasında gün geçtikçe artan elektrik kullanımı bu kayıpların, fark edilmesini sağlayıp, önlenmesi gerektiğini düşündürmektedir. Sizce atomu parçalayarak buhar türbinini hareketlendirmek ilkel değil midir?



Şekil 1. Günümüzde kullanılan başlıca elektrik üretim santral çeşitleri




Güneş enerjisiyle üretimin gerçek teknolojik ve günümüze uygun bir üretim şekli olduğu aşikârdır. Fakat bu sistemlerin verimi – günümüzde %18'lere ulaşılmıştır - düşük olup, aynı yatırımla inşa edebileceğiniz bir hidroelektrik santrali, güneş santrallerinden daha fazla enerji üretebilir.



Şekil 2. Güneş ve Rüzgar Enerjisi Santralleri




Enerjiyi dönüştürmeden ya da atomun sahip olduğu enerjiyi direkt olarak kullanabileceğimiz sistemler inşa etmeliyiz. Ya da sürtünme, iletken dirençlerini ortadan kaldırmalıyız ki ikinci seçenek imkansız gibi görünüyor. Teknolojik yeniliklerin ve kazanımların atomun sahip olduğu enerjiyi zararsız ve kayıpsız olarak kullanmak üzerine hızla hareketlenmelidir. Ve enerjimizi kaybettiğimiz bu sistemlerden kaybın çok az olduğu üstün teknolojik sistemlere geçiş yapmalıyız.


Bir zamanlar düşünülüp , imkansız gibi görünen milyonlarca fikri, artık gündelik yaşamda sıradan bir şekilde kullanmaktayız. Evinizde, aracınızda, bilgisayarınız içinde tüm bu sistemlerin çalışmasını sağlayacak atom enerjisi odacıkları olduğunu düşündüğünüzde bilim-kurgu gibi görünse de imkansız değildir. Enerji üretmeyi düşünmek yerine, enerjiyi dönüştürme yolunu kısaltmayı hedeflemek, dört bir yanımızın enerji kaynakları ile dolu olduğu bir gezegende daha az yorucu olacaktır.


'Bir kum tanesinin sırrını çözmeyi başarsaydık. Bütün dünyanın sırrını öğrenmiş olurduk.' - Albert EINSTEIN




Melih Can ÖZÇİFTÇİ

Elektrik Mühendisi


ANKET
Endüstri 4.0 için En Hazır Sektör Hangisidir

Sonuçlar