elektrik port üyelik servisleri elektrik port üyelik servisleri

Hareketli Tren İstasyonları

Günümüzde insanoğlu zaman ile bir yarış içerisindeyken en fazla zaman kaybını ulaşımda harcıyor. Bu sebeple ulaşım araçları sürekli bir evrim döngüsünün içerisinde. Bunun en iyi örneği geçmişte yavaşlığı ile bilinen trenlerin 580 km/s hızına kadar çıkabilme özelliği kazanmaları. Ancak geçmişten bugüne değişmeyen tek şey trenlerin istasyonlarda durma zorunluluğu. Peki, bu zorunluluk ortadan kaldırıla bilinir mi?



A- A+
28.01.2013 tarihli yazı 6114 kez okunmuştur.

O DA NE TREN TAM TERSİ YÖNDE HAREKET ETMEYE BAŞLIYOR !!!


Şunu hayal edin. Yetişmeniz gereken bir tren var ve perondasınız. Uzakta yaklaşmakta olan treninizi görüyorsunuz. Tren iyice yaklaşmaya başladığında ise ayağa kalkıyor ve rahatlamak için derin bir nefes alıyorsunuz çünkü treninize tam zamanında yetiştiniz. Artık vagonda rahat rahat yürüyüp oturabileceğiniz rahat bir koltuk bakabilirsiniz. Bir an için pencereden dışarıya bakıyorsunuz ve o da ne tren tam tersi yönde hareket etmeye başlıyor.


 

 

''TREN YOLU SİSTEMİ, İNTERNET GELMEDEN ÖNCE Kİ TELEKOMÜNİKASYON SİSTEMİNE BENZİYOR''


Bu hayal Priestmangoode adlı şirkete ait. 'Moving Platforms : Hareketli Platformlar' ismini verdikleri konseptin ve Mercury adlı yüksek hızlı trenin yaratıcısı olan Londra temelli tasarım şirketi. Şirketin yöneticisi olan Paul Priestman, uzun mesafeli tren seyahatlerinin olması gerekenden çok daha fazla zaman aldığını ve bunun sebebinin trenin zorunlu olarak durma ihtiyacından kaynaklandığını dolayısıyla trenin çok fazla zaman kaybettiğini savunuyor. ''Problem şu ki; biz 21.yüzyıl hizmetlerini vermek için 19.yüzyıl altyapısını kullanıyoruz. Ben istasyonların tamamen çağ dışı olduklarını düşünüyorum. Günümüzde ürettiğimiz modern trenleri bir istasyonda durdurmak tam bir saçmalık. Tren yolu sistemi, internet gelmeden önce ki telekomünikasyon sistemine benziyor. ''


 

 

TRAMVAY = İSTASYON


Proje, yerel bir tramvayın hareketli bir tren platform gibi yüksek hızlı tren ile yan yana gelerek yolcuların trene binmesini ve inmesini sağlamasına dayanıyor. Bu sayede durma, bekleme ve yolcu bindirme gibi sebeplerden dolayı oluşan zaman kayıpları ortadan kaldırılarak yüksek hızlı tren yol boyunca aynı hızda çalışmaya devam ediyor.

 

Pratikte böyle görünse de gerçekte bu sistem bu kadar etkili olabilir mi ?


Elbette, bu sistem ile seyahat süreleri çok ciddi oranlarda kısalıyor yani şehir merkezlerine uzak yaşayan herkesi sevindirecek seviyelerde. Ancak çevreye olumsuz etkileri olabilir. Biz bu konuda sorunluluğumuzun farkındayız ancak çift tren kullanmamız elbette ki iki katı karbon salınımı anlamına geliyor.

 

İnsanlar bu sistemi kullanmak isterler mi ?


Birde şu gerçek ki, eğer şimdiki tren sistemi tamamen kapatılır ve tek seçenek olarak Hareketli Platform projesi kullanılırsa halk arasında bir karmaşıklığa sebep olacaktır. Ulaşımdaki bu devrim, şimdiki tren ağını tamamen değiştirilmesi yerine gereken eklemeler yapılarak adım adım insanlara sunulmalıdır.

 

''İNSANLAR DEĞİŞİME KARŞI İSTEKSİZDİR''


Yalnızca bölgedeki bir süpermarkete bile bakarsak değişim için insanların ne kadar isteksiz olduğunu görebiliriz. Çoğu kişi anında alışverişlerini tamamlayabilecekleri self servis kasaları kullanmaktansa, uzun kuyruklara girmeyi tercih eder ve onlar her hafta yeni sistemi denemeyi reddedip aynı şeyleri tekrarlarlar.

 

ACABA GEÇİŞ KAPISINI KAÇIRIR MIYIM?


Bu projede ki kuşkumuz; insanların, ‘tren hareket halindeyken kapıların kapalı olması gerektiği’ algısının zihinlerine yerleşik olması. Trenin içerisinde alınan birçok güvenlik önlemine rağmen bu algı sebebiyle, bir çok insan ‘acaba geçiş kapısını kaçırır mıyım?’ korkusunu yaşayabilir.



Tüm bunlara rağmen Hareketli Platform fikri gerçekten ilgi çekici, bu haliyle günlük hayattan çok bilim kurgu filmleri için uygun görünüyor ama gelecekte bizi neler bekliyor bunu bilemeyiz.

Orçun ŞEN Orçun ŞEN Yazar Hakkında Tüm yazıları Mesaj gönder Yazdır



ANKET
Endüstri 4.0 için En Hazır Sektör Hangisidir

Sonuçlar