elektrik port üyelik servisleri elektrik port üyelik servisleri

Dünyayı Kaldırmayı Planlayan Adam |
Arşimet

Galileo öncesi dönemde fizikçi diye bir kavram yoktu. O çağın bilim insanları fizikolog, filozof, matematikçi ve simyacılardan çıkmaktaydı. İşte o zamanın en büyük fizikçisi sayılan, aynı zamanda büyük bir matematikçi ve filozof olan Arşimet'in hayatını, hakkındaki ilginç rivayetleri ve yapmış olduğu icatları sizler için derledik.



A- A+
30.06.2014 tarihli yazı 11122 kez okunmuştur.
Günümüzden 2200 yıl öncesinde yaşamış bir dahinin hayatına bakarsak, önce o dönemin varsayımlara dayalı fiziğine deney olgusunu katan bir meraklı görürüz. Peki Arşimetin başarısı gerçekte neydi? Onun icatlarının yapı taşları çok daha önceleri birçok isimsiz mucit tarafından bulunmuştu. İşte asıl başarısını,  fizik tarihinde ilk kez fiziksel olayları yasalar halinde açıklanmasına borçlu bu dahi. 
 


►İlginizi Çekebilir: Modern Bilimin Babası |Sir Isaac Newton 


O Meşhur Hikaye

Arşimet diyince hepinize orta okul yıllarınızdan bir hikaye gelir. Hatırlamıyor musunuz gerçekten, işte o hikaye Sicilyanın Sirakuza kentinde doğmuş, İskenderiye okulunu bitirmiş bu dahinin, kendini dönemin kralına kanıtlamasıyla ilgili. Aslında hayatında ölümüde dahil birçok ilginç hikaye bulunan dahinin bu ünlü hikayesi Kral Hieron'un kuyumcularından altın bir taç sipariş etmesiyle başlar. Fakat gelen tacın saflığından şüphe duyulmaktadır. Gelen taç sadece altından mı, yoksa gümüş katılmış bir taç mı? Bu soru üzerine olaya dahil olan Arşimet, o dönemin şartlarınıda düşünürsek günlerce düşünmeye çekilir.  Bir gün rivayete göre hamamdan çıplak bir şekilde çıkıp " Evreka !! Evreka !!" diye yani " Buldum !! Buldum!!" diye Sirakuza sokaklarında çığlıklar atarak gezmiştir.
 


► İlginizi Çekebilir: Kendi Sonunu Hazırlayan Mucitler


Sorunun yanıtını bulmuştur. Gümüş katılmış ile saf altından taçların dış görünüşüne bakılarak bunun anlaşılamayacağını zaten bilen dahi küvete girdiğinde etrafa saçılan suyu gördüğünde, çakmıştır şimşekler bir kere. Durdura bilene aşk olsun hemen tacı suya batırıp taşan su miktarını ölçmüş, ardından aynı ağırlıktaki saf altın külçesinin taşırdığı su miktarıyla karşılaştırmıştır. Kuyumcunun cezalandırılmasıyla biten olaydan Arşimetin o ünlü ilkesi çıkmıştır. Bir nesne bir sıvıya batırıldığında taşırdığı sıvının ağırlığına eşit bir kuvvetle yukarı itilir. Sıvıya batıralan cisim taşırdığı sıvıdan ağırsa batar; ağırlığı, taşırdığı sıvının ağırlığına eşitse yüzer.
 

Arşimet Prensibi

► İlginizi Çekebilir: Uçaklar Nasıl Uçar? 


Aslında bu hikaye akıllarda bazı soru işaretleri bırakmıyor değil. Eğer altının aynı büyüklükteki gümüşten ağır olduğu biliniyorsa ki biliniyordu, eğer Aristo zamanında çoktan ilk kaldıraçlar yapıldı ise neden Arşimetin aynı büyüklükteki altın külçesine sahip olmasına rağmen, kaldıraçla ağırlık karşılaştırması yapmadı ? Benim şahsi düşüncem, Arşimetin kaldıraçlarında nasıl çalıştığını açıklayan kişi olmasına dayanarak, o zamanlar kaldıraçlar vardıysa bile, şimdi bizim merak ettiğimiz yada kullandığımız ama açıklayamadığımız olaylarla aynı şekilde, Arşimetin kaldırma kuvvetinin keşfinin ardından kaldıraçları merak ettiğidir. Önce yada sonra o dönemde gemicilik ilerlemiş durumdaydı ve büyük gemileri suya indirmek büyük bir sorun oluyordu. Arşimet geliştirdiği kaldıraçlar ve makaralarla gemileri suya indirmeyi başarmıştır.
 

► İlginizi Çekebilir: Dönen Asansör | Falkirk Wheel


İşte bu dahi kaldıraç çalışmalarının ardından hepimizin bildiği Kaldıraç Kanunu oluşturmuştur. Ne mi, kuvvet çarpı kuvvet kolu eşittir yük çarpı yük kolu, tanıdık geldi mi?  "Bana yeterince uzun bir dayanak bulun, dünyayı yerinden oynatayım" sözü Arşimete ayittir. Tabi gemilerle ilgili tek sorun suya indirmek değildi. Ambara dolan suyuda boşaltmak gerekliydi, aksi takdirde gemi batabilirdi. Bu soruna Burgulu Su Pompasını icat ederek çözüm getirdi. Bu Arşimet Burgusu sadece gemilerde değilde madenlerde yer altı ırmaklarında, tarımda vb. birçok yerde kullanıldı.
 


 

Arşimet Burgusu

► İlginizi Çekebilir: Newton Teleskobu



Çok Yönlü Kişiliği

Arşimetten sadece fizikçi olarak bahsetmek ona haksızlık olur. O aynı zaman usta bir matematikçiydi. Geometride kürenin yüz ölçümünün dört pi r kare olduğunu ve hacminin dört bölü üç pi r küp olduğunuda kanıtladı. Tabi pi sayısı bilinmemekteydi onada tahmini bir çözüm üretti.
 


 

Burada dışarıdaki karenin çevresi ile içerideki karenin çevresinin ortalaması alınırsa 3,4 elde edilir. Dairenin çevresinin iki pi r olduğuda bilindiği için pi sayısı 3,4 olarak elde edilir.

► İlginizi Çekebilir: Bilimin Saklı Yüzü |Henry Cavendish



Ne Yazık Ki !!

Belkide Arşimetin en büyük talihsizliği çok fazla savaş olan bir dönemde yaşamış olmasıydı. Gerçi tarihte ne zaman yoktu ki. Tabi buda onun bu dünyadan erken yok olmasına neden oldu. İşte o savaş döneminde başarılı insan bu sefer savaşlarda mühendisliğini konuşturmuş ve kullandığı makara ve kaldıraç sistemleriyle oluşturduğu mancınıklarda dahil bir çok aletle savaşlara damga vurmuştur. Ama belkide en ilginç silahı yakan aynalardı. Hepimiz küçükken büyüteçlerimizle kağıt yakma girişiminde bulunmuşuzdur. Düşünün savaşlarda kağıdın ana malzemesi olan ağaçlardan yapılan gemilerin devasa yansıtıcılar tarafından yakıldığımı..
 


 

Arşimetin Yakan Aynası

Aslında çok zeki insanlar yoktur. Yapılmışları düşünmeden takip eden koyunlar ve yapılacakları farklı yollarla korkmadan deneyenler vardır. Eğerki Arşimette, düşünülmeden inanılan Aristonun düşüncelerine, koyun gibi inansaydı herhalde sadece biraz daha gecikmiş olurdu hidrostatiğin keşfi, çünkü her zaman farklı perspektifi olan merakçılar olacak. Merak etmeye devam.  

 
Kaynak:

► Web Mit
► Mythbusters

► Edubilim


 


Aktif etkinlik bulunmamaktadır.
ANKET
Endüstri 4.0 için En Hazır Sektör Hangisidir

Sonuçlar