elektrik port üyelik servisleri elektrik port üyelik servisleri

Uyuyan Enerji Kaynağımızı Harekete Geçirmeliyiz |
Engin Ayçiçek



A- A+
24.10.2008 tarihli yazı 2342 kez okunmuştur.

Günümüzde yaşanan ekonomik çalkantıya ve etkilediği ülkelere bakılınca, yatırım ve risk analizinin ne ölçüde doğru yapılması gerekliliği bir kere daha ortaya çıkmıştır. Enerji bakımından dışa bağımlılıktan kurtulmamızın kaçınılmaz olduğunu artık her kesim kabul etmiştir. Ancak yatırım önceliği ve enerji politikalarındaki karmaşıklık ülke olarak gerekli adımları atmamıza engel olmaktadır. Mevcut durumumuzda özellikle yenilenebilir enerji ile ilgili çok önemli atılımlar yapılmakta ve belirsizlik ortamı ortadan kaldırılmaktadır. Diğer yazılarımda da belirttiğim gibi, bu ve bunun gibi konuların gündemde tutulma süresi ve tartışılma ortamları ne kadar çok arttırılırsa ileriye dönük enerji açılımlarımız o ölçüde artacaktır. Son zamanlarda üst üste gelen, kaçınılmaz doğalgaz ve elektrik fiyatlarındaki artış, ülke olarak tasarrufa ne kadar ihtiyacımız olduğunu bize bir kere daha hatırlatmıştır. Bu bağlamda yazılarımın tasarruf bölümlerinde aktardıklarımın tekrar okunmasını ve değerlendirilmesinin gerektiğini belirtmek isterim. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası'nda (BTSO) düzenlenen, "Enver Motor Hareketi" tanıtım toplantısında konuşan Sayın Hilmi Güler, sanayicilerin enerji verimliliği için elektrik motorlarına ilişkin yapacakları projeleri destekleyeceklerini söyledi. Bu konuda bir yönetmelik çıkardıklarını belirten Güler, 'Kasımdan itibaren başvurular başlayacağını ve 500 bin YTL'ye kadar olan projelerin yüzde 20'sini destekleyeceklerini' belirtti. Ayrıca enerji verimliliği danışma şirketlerine proje hazırlattıran sanayicilerimizin de 20 bin YTL kadar olan harcamalarının 10 bin YTL'sini KOSGEB'in destekleyeceklerini aktardı. Unutulmamalıdır ki, enerjide üretimde ne ölçüde dışa bağımlıysak, enerjinin tüketimi konusunda da o ölçüde bağımlıyız.



İdeal elektrik enerjisi arzında, elektrik enerjisine çevrilebilen tüm enerji kaynakları dengeli bir biçimde kullanılmalıdır. Doğal enerji kaynakları yeterli olan kimi ülkeler bu kaynakları öncelikle değerlendirme yoluna gitmişken, doğal kaynak teresizliği yaşayan bazı ülkeler ise teknoloji geliştirmeye ağırlık vermiştir. Ülke olarak şimdiye kadar pek önem vermediğimiz bir enerji kaynağımızda jeotermal enerjidir. Ülkemiz 32500 MW'lık potansiyeli ile dünyada ilk 10 ülke, Avrupa'da ise 1'nci sıradadır. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımızın açıkladığı verilere göre, MTA bugüne kadar 459 kuyu, 205 bin metre sondajlı arama yaparak 187 adet sahayı keşfetmiştir ve doğal çıkışlar dahil 4000 MWt (megawatt termal) ısı enerjinin kullanabilir hale gelmiştir.



Jeotermal Enerji


Jeotermal enerji yer kabuğunun çeşitli derinliklerinde birikmiş basınç altındaki sıcak su, buhar, gaz veya sıcak kuru kayaçların içindeki ısı enerjisidir. Yeraltındaki sıcak su kaynakları, buhar veya sıcak su-buhar karışımı olarak yeryüzüne çıkar. Isı birikimi olmasına rağmen doğal su dolaşımına uygun koşullar bulunamaması durumunda akışkanlar yapay kuyu veya borularla dolaşım sağlanarak enerji elde edilebilir. Bu gibi tekniklerle yeraltındaki sıcak kuru kayaçlar da jeotermal enerji kaynağı olarak kullanılabilir. Jeotermal sular meteorit kökenli olduklarından beslenmenin üzerinde rezervuardan üretim olmadıkça enerjini tükenmesi mümkün değildir.



Jeotermal enerjinin kullanılması fosil yakıtların tüketimi sonucu ortaya çıkan sera etkisi ve asit yağmurlarının önlenmesinde önemli bir faktördür. Jeotermal enerji üretim maliyeti, diğer enerji kaynaklarına oranla oldukça düşüktür. Söz konusu maliyet entegre kullanımlar söz konusu olduğunda, daha da düşmektedir. 110 MWe kapasiteli bir santralin birim maliyeti 4,5 Cent/KWh düzeyindedir.



Jeotermal kaynaklardan elde edilebilecek potansiyelimiz 200 MW elektrik ve 2250 MW termal olmak üzere 2450MW civarındadır. Elektrik enerjisi toplam kurulu güç bakımından 20.4 MW düzeyindedir. MTA verilerine göre; konut ısıtması, tarımsal ve endüstriyel uygulamalar gibi dolaysız isi enerjisi kullanımında en az 3100 MW enerji elde etmek mümkündür. Bu da 5 milyon evin ısıtılması demektir. Ayrıca yüksek entalpili alanlarda en az 4500 MW kapasiteli elektrik santrali kurulması mümkündür. Jeotermal sistemler güvenilir diğer konvansiyonel sistemlere göre daha verimli ve esnektir. Bu sistemlerde %98 oranında verimliliğe ulaşılabilir.



Bir jeotermal elektrik santralinin toplam maliyetinde en önemli harcama kuruluş aşamasında yapılamaktadır. (gerekli saha etütleri jeolojik ölçüm ve yapılabilirlik çalışmaları sonucu boruların döşenmesi işlemi) santralin kurulması ve deneme üretimi inşaatın son aşamasıdır. Bu asamaya kadar yapılan toplam harcamalar 1500-2000 $/kwh tir. İşletme ve bakım maliyeti ortalaması 1,5-3 cent/kwh olup masraflar santralin kapasite kullanımı ile ilgilidir. Santral inşaat süreleri ise, gücü 10MW olan 6 ay, 250Mw ve üstü kombine tesisleri inşaat süreleri 2 yıl civarındadır.



Ülkelere göre değişik sınıflandırmalar olmasına rağmen jeotermal enerji, sıcaklık içeriğine göre kabaca üç gruba ayrılır.


* Düşük Sıcaklıklı Sahalar (20-7000C)


* Orta Sıcaklıklı Sahalar (70-1500C)


* Yüksek Sıcaklıklı Sahalar (1500C'den yüksek)



°C Jeotermal Akışkanın Kullanım Alanları


180 Yüksek konsantrasyon solüsyonunun buharlaşması,


170 Hidrojen sülfit yolu ile ağırsu eldesi,


160 Kereste kurutulması, balık vb. yiyeceklerin kurutulması


150 Bayer's yöntemiyle alüminyum eldesi


140 Çiftlik ürünlerinin çabuk kurutulması ( konservecilikte )


130 Şeker endüstrisi, tuz eldesi


120 Temiz su eldesi, tuzluluk oranının artırılması


110 Çimento kurutulması


100 Organik maddeleri kurutma, ( yosun, et, sebze vb. ) yün yıkama ve kurutma


90 Balık kurutma


80 Ev ve sera ısıtma


70 Soğutma


60 Kümes ve ahır ısıtma


50 Mantar yetiştirme,


40 Toprak ısıtma


30 Yüzme havuzları, fermantasyon, damıtma, sağlık tesisleri


20 Balık çiftlikleri,



Önemli noktalarını aktardığım ve yıllar boyu ihmal ettiğimiz çevre dostu, yenilenebilir, güvenilir, entegre kullanıma uygun, yerli enerji kaynağı olan jeotermal enerjiyi ülke olarak daha fazla göz ardı edemeyiz. Bu bağlamda son zamanlarda yapılan çalışmaları çok olumlu buluyor ve devamlı olmasını bekliyoruz. Bir sonraki yazımda aktarmak istediğim Hidrojen enerjisi konusuna kısa bir giriş yapmak istiyorum.



Hidrojen Enerjisi


Dünyamızda saf olarak bulunmayan hidrojen, aslında primer enerji kaynağı ile tüketici arasında bir taşıma aracı görevi gören basit bir elementten ibarettir. Böyle olmasına rağmen, hidrojen enerjisinin kamuoyuna sorunlarımızın köklü bir çözümü olarak öne sürülmesi ilgi çekicidir. (Osman Sevaioğlu, ODTÜ ) Hidrojen enerjisi üzerinde; nereden ve nasıl elde edileceği, nasıl depolanacağı ve taşınacağı, bu işler için ne kadar yatırım gerekeceği, nasıl taşınacağı ve de hidrojen enerjisinin ticari olarak uygulanabilir olup olmadığı gibi konular üzerinde cevaplanması gereken birçok soru mevcuttur. Konuyu bu açılardan bir sonraki yazımda aktaracağım.



Not: Asla unutmamalıyız; Enerji verimliliği ve tasarrufu yerel bir kaynaktır'



Gelecek yazımızda görüşmek üzere'



engin.aycicek@elektrikport.com




ANKET
Endüstri 4.0 için En Hazır Sektör Hangisidir

Sonuçlar