elektrik port üyelik servisleri elektrik port üyelik servisleri

Türkiye, 3G teknolojisini sevdi

Turkcell Genel Müdür Yardımcısı Koray Öztürkler, Türkiye'nin 3G'yi sevdiğini belirterek, "5 milyon abone 3G geçiş prosedürünü tamamladı. 2,5 milyon da aktif olarak kullanıyor." dedi.



A- A+
22.02.2010 tarihli yazı 1340 kez okunmuştur.

Koray Öztürkler, Telekomünikasyon İşletmecileri Derneği (TELKODER) tarafından Sapanca Güral Otel'de gerçekleştirilen 4. Telekom Zirvesi'nin ardından gazetecilerin sorularını cevaplandırdı.





2009 yılı temmuz ayı sonunda Türkiye'de uygulamaya geçen 3G teknolojilerinde kalite ve kapsamada en ileride olduklarını ifade eden Öztürkler, dünyada da en ileride olan ülkeler arasında yer aldıklarını söyledi. Türk halkının 3. nesil teknolojilere ilgi gösterdiğini kaydeden Turkcell'in genel müdür yardımcısı şunları söyledi:





"Türkiye 3G teknolojisini sevdi. 3G'de şu anda 5 milyon kayıtlı abonemiz ve 2,5 milyon aktif kullanıcımız var. Müşterilerimizin bir kısmı 3G'ye geçmek istiyorlar ama cihazları buna uygun olmayanları uyarıyoruz.





6 aylık sürede 300 bin geniş bant mobil internet abonesi sağlamışız. Bunlar hem Vın satışları hem de mobil laptop satışları. Dolayısıyla geniş bantta ciddi oranda artan mobil internet yayılımı ve kullanımı var. 3G'de kalite kapsama anlamında baktığımızda nüfusun yüzde 72'sini kapsamışız. İkinci jenerasyon sistemlerinde aynı yolu 5 yılda tamamlamışız. 2009 yılı içinde lisans bedeli ve alt yapıda 2 milyar TL yatırım yaptık. Tabi ki yapmaya da devam ediyoruz."








3G BAŞLADI ŞEBEKEDE VERİ TRAFİĞİ 5 KAT ARTTI





Dünyada sadece 13 ülkede 3G alanında kullanılan HSPA Plus teknolojisini Türkiye'de kulladıklarını dile getiren Koray Öztürkler, HSPA plus'ta 22 megabite varan hızlara ulaştıklarını belirtti. 3G teknolojisinde Türkiye'deki müşterilerin kullanım faydası olarak eksiğinin bulunmadığını anlatırken, şu bilgileri verdi:





"3G'nin geç gelmesinin avantajı en iyi teknolojiyi Türk milletine daha süratli getirdik. Bu açıdan çok olumlu. Bugün HSPA plus'ta 22 megabite varan hızlara ulaşıyoruz. Bunları genelde kamuya açık kapalı alanlarda alışveriş merkezlerinde uygulamaya alıyoruz. Şehir içi yollarda vesaire yapılan en son uluslararası test sonuçlarına göre İstanbul'da 5 megabit ortalama hızlara net olarak ulaşıyoruz.





Siirt'in ve Hakkari'nin bir köyünde günde 40 gigabit data kullanımı var. Bu müthiş bir şey, yani buradaki önemli olan şey bunu kitlesel bir ürün haline getirmektir, bunun gerçekleştiğini görüyoruz. Hem abone sayılarından, hem de kullanımdan. Türkiye genelinde en çok görüntülü görüşme Diyarbakır'ın Sur ilçesinde yapılıyor, İstanbul'da değil. Anadolu'nun her yerine yayılıyor. Temmuz ayı sonunda 3G'yi başlattık, şebekede veri trafiği 5 kat arttı.





Bu trafiğin yüzde 70'ini 3G'de taşıyoruz. Halen 2G'de de trafik var ama veri trafiğinin yüzde 70'i 3G şebekemizde. Sektörde bu alanda liderlik de ediyoruz, pazar payı anlamında 3G servisleri mobil internet pazar payı diye bakınca pazar payımız da yüzde 65. Ortalama abone pazar payımızın da üstünde. Geniş bantın getirdiği iş modeli konusunda çok heyecanlıyız."





"VERGİ DÜŞERSE MİLYARLARCA CİHAZA SİM KART TAKABİLİRİZ"





Vergilerde çok olumlu gelişmeler olduğunu söyleyen Koray Öztürkler, 1 ocak 2009'da dünyada krizin etkilerinin en çok görüldüğü noktada, 3G başlamadan evvel internet iletişimindeki Özel İletişim Vergisi'nini yüzde 25'ten yüzde 5'e indiğine işaret ederek, bunun sektör açısından çok önemli ve pozitif bir gelişme olduğuna vurgu yaptı.





Sektörde önemli fırsat alanları bulunduğunu dile getiren Öztürkler, şöyle konuştu:





"Maliye Bakanlığı ve Türkiye'nin bütçesel öngörüleri de dikkate alındığında bence aşamalı bazı fırsatlar değerlendirilecek. Hatta yakın zamanda yapabileceğimizi düşündüğüm fırsatlardan bir tanesi makineden makineye kurulan iletişimde kullandığımız sim kartlarla ilgili vergilerdir. Sim kartları biz artık sadece cep telefonlarında değil makinelere koyuyoruz. Nerelere koyuyoruz?





Sayaçlara yeryüzü altındaki borulardan geçen suyun debi miktarını ölçen cihazlar sim kartlar vasıtasıyla yeraltı kaçağı var mı yok mu bunu iletebiliyor. Hayvancılıkta ve tarımda kullanıyoruz. Hayvancılıkta tavuk çiftliklerinde örneğin yaşam alanlarında ışığı nemi sıcaklığı kontrol eden değişen dereceleri bildiren tedbir almalarını sağlayan çözümler üretiyoruz. Seracılıkta da benzer uygulamalar var. Bunlar çok önemli. Bunlar üzerinden kazanılan kazanç bir veya iki lira ama bunlardan milyonlarca kurma şansımız var."





Cep telefonundaki sim kart ile sayacın içine konulan sim kart arasında vergisel açıdan fark olmadığı için sim kartın şu andaki maliyetinin 55 lira olduğunu anlatan Öztürkler, "Sim kart maliyetlerinin yüksek olması nedeniyle firmalar ilgi göstermiyor. Ne operatör ne de hizmeti alacak firma 55 lirayı tek bir sim kart için ödeme gücüne sahip, çok yüksek bir rakam. Kazan kazan durumu yaratılabilir, vergi alanındaki maliyeti aşağı çekebilirsek, bugün milyonlar değil milyarlarca cihaza sim kart takabiliriz. Avrupa'da 150 milyar sim kart takılabilecek makine var denildi. Biz bu potansiyeli Türkiye'de de görüyoruz. Vergisel anlamda da böyle bakmak lazım, çözümle bakmak lazım." diye konuştu.





Numara taşınabilirliğinin tüketiciler açısından iyi bir seçenek olduğunu kaydeden Öztürkler, numara taşınabilirliğinin pazar paylarını etkilemediğini de ifade etti.



Kaynak: Ekotrent


ANKET
Endüstri 4.0 için En Hazır Sektör Hangisidir

Sonuçlar