elektrik port üyelik servisleri elektrik port üyelik servisleri

Satınalma şartnamelerinde standardizasyon şart

Tyco Electronics Satış Müdürü Kerem Özdoğan, elektrik piyasasında standardizasyonun çok önemli olduğunu, kurumların konu ile ilgili mutlaka şartname geliştirmeleri gerektiğini söyledi.



A- A+
10.07.2008 tarihli yazı 3501 kez okunmuştur.

Tyco firması ile ilgili bilgi verebilir misiniz?


TYCO Electronics, birçok değişik ürün gruplarının yanında özellikle kablo bağlantı ve markalama elemanları, anahtarlama ve koruma ürünleri, izolatör ve izolasyon malzemeleri ile telekom ve fiber optik malzemeleri konusunda faaliyet gösteren ve bu faaliyet konularının pek çoğunda sektörünün lideri olan global bir Amerikan firmasıdır. Firmamız Türkiye'de ilk olarak AMP markasıyla ismini duyurdu, RAYCHEM markasıyla daha büyük bir yayılım gerçekleştirdi. Tyco Elektronik AMP Ltd. Şti. ülkemizde on beş yılı aşkın bir süredir aktivitesi olan bir firmadır. Türkiye'deki organizasyonda şu an bünyesinde yirmi personel çalışıyor. Burası daha çok bir laison ofis mantığıyla çalışan bir firma. Ürün gruplarına, üretim yerlerine, dağıtım merkezlerine göre faturalamalar doğrudan o ülkelerden yapılabiliyor. Bunların yüzde yetmişi doğrudan müşteriler olduğu gibi yüzde otuzu da distribütörler ve alt bayiler sınıfında bir takım müşterilere yapılıyor. Üretici firmalara 0-stok mantığıyla çalışma olanağı sağlanabiliyor. Tyco Electronics Türkiye tarafından yönetilen büyüklüğün toplamı tüm doğrudan ve dolaylı satışlarla yaklaşık 110 milyon USD dir. Biz bunu yaklaşık temel dört ana segmente ayırıyoruz. Kablolama elemanları, otomotiv sektörü, global bir takım acountlar ki bunlar aslında daha çok savunma sektöründe faaliyet gösteren firmalar ve enerji. Enerji segmenti bizim için şu anda gelişmeye en açık segmentimiz.

 

Türkiye'de elektrik sektörünü nasıl görüyorsunuz?


Global ekonomik yavaşlama ve hammadde kaynaklarındaki daralma her ülkeyi olduğu gibi ülkemizi de yakından ilgilendiriyor. Türkiye'de yaşanan siyasi belirsizlik ek olarak ekonomide de bir bilinmezlik yaratıyor. Dolayısı ile her türlü üreticiyi ve dağıtıcı firmaları etkiliyor. Özelleştirme beklentisi ile yatırımlar konusunda seçici davranılıyor. Bu belirsizlik yurtdışındaki firmaların yapacağı yatırımları da etkiliyor. Türkiye'de enerji altyapısı ile ilgili yapılması gerekenler tam anlamıyla yapılamıyor. Özelleştirme hızlı bir şekilde gerçekleştiği takdirde biriken şeyler kısa bir sürede tamamlanmalı. Bu, özellikle bu ülkenin değerini çok önceden görmüş bizim gibi tedarikçi firmalar için ciddi bir potansiyel anlamına geliyor elbette.

 

Tyco'nun yeni teknoloji ürünlerini yakında piyasada görecek miyiz?


Yeni teknoloji ürünler hiçbir zaman bitmiyor. Özellikle kablo aksesuarları konusunda gelişen kimya ve metal endüstirisini anında Türkiye'ye yansıtmak gibi bir hedefimiz var. Her yıl yeni ürünleri piyasaya sunuyoruz. Ürünlerde kullanıcı beklentilerine uygun değişiklikler yapıyoruz. Firmalar bu küçük değişikliklerin getirisini kullandıkça görüyorlar. Özellikle kablo aksesuarları konusunda geçtiğimiz senelerde çok ciddi yatırımlar yaptık. Değişik ürünler geliştirdik. Pazarda çok ciddi bir paya sahibiz. Bu anlamda özellikle araştırma faaliyetlerine büyük paralar ayırdığımızı söyleyebilirim. Son 5 yılda inanılmaz ivme kazanan gemi üretimi sektöründe sertifikalı özel birtakım ürünlerle çok önceden pozisyonumuzu aldık. Her tip ve uygulama düzeyinde kablo bağlantı elemanları, koruma ve anahtarlama ürünleri, izolasyon malzemeleri ve şalt ekipman konusunda faaliyetlerimiz artarak devam edecektir.

 

Müşterilerin beklentileri genel olarak ne yönde oluyor?


Temel beklenti her zaman kaliteli ama daha düşük maliyetli ürünlerdir. Fakat özellikle son kullanıcıya da kullanımda kolaylık ve kazanç sağlayacak çözümler sunmak gerekir. Bunlar tamamen üretimin derinleştirilmesi, kullanılan ham maddenin doğru seçilmesi, üretimin verimli hale getirilmesi ve teknolojiyi yakından takip etmek sayesinde mümkün olabilmektedir.

 

Hammadde bulma konusunda sıkıntı yaşıyor musunuz?


Yirmibeş sene önce kullandığınız hammaddeyi şuan kullanamaz hale gelebiliyorsunuz. Ya da o kadar çok fiyat artışı oluyor ki başka hammaddelere yönelme ihtiyacı duyuyorsunuz. O yüzden değişik lokasyonlarda bulunan laboratuarlarımız hammadde tespiti yapıyor. Benzer hammaddelerin aynı amaçla kullanılması konusunda 7/ 24 faaliyet gösteriyor. Tesadüflerle enteresan keşifler yapıldığını da söyleyebilirim. Hatta bu durum bazen çok daha efektif bir ürünün ortaya çıkmasına da yol açabiliyor.

 

Tyco'nun yatırımı özellikle hangi sektöre olacak?


Biz şu anda inşaat sektörü dışında enerji üretimi ve dağıtımı alt yapısına odaklanmış durumdayız. AMP gibi markalarımızla aslında beyaz eşya ve siyah eşya üretiminde üreticilerin temel tedarikçisi pozisyonunda olmanın haricinde enejinin üretimi ve üretilen enerjinin iletimi ve dağıtılması noktasında ve yeni ürün geliştirilmesi konusunda çaba sarfediyoruz. Çin'de Hindistan'da fabrikalar açtık. Bunların kullanım alanları, makina ve teknoloji parkları bizim için çok ciddi bir altyapı maliyeti getiriyor. Burada amaç piyasada kullanılan tabiriyle 'Çin malı' ürünler üretmek değil, global TYCO kalite sistemini kullanarak hammadde ve iş gücü maliyetlerinde düşüşler sağlamak ve büyüyen pazarlara en yakın noktada yer almaktır. Buralarda üretilen tüm ürünlerin ve ilgili tüm fabrikaların uluslararası uygunluk sertifikaları ve tip testleri mevcuttur. Buna rağmen biz Amerika ve Avrupa'daki birimlerimizi de kapatmıyor, farklı misyonlarla değerlendirmeye devam ediyoruz. Ek olarak birtakım lojistik nedenlerle Orta Doğu'da da yatırımlar yapmaya çalışıyoruz.

 

Rakipleriniz var mı?


Türkiye'de her ürün grubunda faklı bir takım rakiplerden ve hem global hem lokal oyunculardan bahsedebiliriz. Bizim burada enteresan bir duruşumuz var. Rekabet geliştiren bir ortamda yaşıyoruz; bazen bu rekabeti biz üretiyoruz. Birtakım firmalarla bazı segmentlerde aynı yolda yürüyor olsak da, bir taraftan onların tedarikçisi pozisyonunda da olabiliyoruz. Bunun sırrı, üretim kalitesi ve pazarlama stratejileri anlamında doğru işleri yapmaktan geçiyor.

 

Yurtdışındaki firmaların Türkiye'ye uzun vadeli yatırımlar yapmaya devam edeceklerini düşünüyor musunuz?


Türkiye'nin özellikle coğrafi konumu itibarıyla köprü görevi var. Eski Rusya Ülkeleri ile bağlantı noktası var. Bu anlamda Türkiye asla vazgeçilmez bir ülke. Türkiye her iki bölge için ilişkileri en doğru şekilde kuracak yapılara sahip. Sadece Müslüman ve Türk olarak sınıflandırmak istemiyorum. Ama Türkiye'nin geçmişte aldığı pozisyonlar, şu anda geliştirmekte olduğu ilişkiler nedeniyle pek çok ülkeden her zaman önde olacağını düşünüyorum. Genç nüfusun bu ülkeyi daha da dinamik hale getireceğini görüyoruz. Bir takım doğal zenginliklerin bu ülkeyi daha da vazgeçilmez hale getireceğine eminiz. Türkiye sektördeki pek çok firmanın yatırım yapma hayalleri kurduğu bir ülke olmaya da devam edecek.

 

Enerji sektörünü nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu konuda ne tür çalışmalarınız olacak?


Dünyadaki trend, enerji ihtiyaçları, değişen enerji kaynakları aynı şekilde Türkiye için de geçerli. Bu anlamda orta vadede yapılacak yatırımlar odaklandığımız en önemli konulardan biri. Bizi bu konuda en çok heyecanlandıran şeylerden bir tanesi de Irak pazarı. Yalnız Irak'ta finansal bir takım araçların henüz gelişmemiş olması sıkıntı yaratıyor. Biz doğrudan faturalama yapan bir firmayız. Bir satışın tekliflerdirme, pazarlık, sevkiyat, faturalama, ödemeler gibi halkaları var. Zincirin her halkasında net bir görüntünün olması gerekiyor. Tarafımıza gelen teklif taleplerinin toplamı milyar dolarlık bir pazar olduğu görüntüsü veriyor. Ancak bankacılık sisteminin Irak'ta olmayışı bizi zorlayacak bir durum. Sürekli Ürdün'lü Türk aracılarla bunu yapmaya çalışıyoruz ki bu da bizim çok hoşlandığımız bir durum değil. Çünkü o durumda teknik beklentileri, ürünün akışını ve fiyatlandırmadaki kontrolünü kaybetmiş oluyoruz. Biz arada aracı olsa bile müşteriyle bire bir konuşmayı yeğliyoruz. Ama Irak'ın gelişen bir pazar olacağına hiç şüphe yok. Şirketimizde can güvenliğinin olmadığı bölgelere insan gönderilmemesi ile ilgili net bir politikamız var. Irak'ta da şu an can güvenliğinin sağlanamayacağını düşündüğümüz için çalışanımızı gönderemiyoruz. 

 

Yenilenebilir enerji kaynakları konusunda araştırmalarınız oluyor mu?


Almanya, Ingiltere, Amerika, Fransa gibi ülkelerde değişik ürün grupları için Ar-Ge departmanlarında yaptığımız araştırmalar var. Sadece belirli sistemlerde kullanılmak üzere tarafımızdan ürünler geliştiriliyor. Bu tip ürünlerin kullanılması hem güvenilirlik sağlama hem de farklı çözümlerin üretilmesi konusunda yatırımcılara para kazandırır pozisyonda. Kullanılan ürünün yatırımcıya uzun vadeli getirisi yüksek oluyor.

 

Enerji sektörü sıkıntılı günler geçiriyor. Sizce bu durumdan kurtulmak için neler yapılması gerekiyor?


Yaşanan birtakım sıkıntıların son dönemde elektrik piyasasını olumsuz yönde etkilediğini görüyoruz. Standardizasyon çok önemli. En önemli malzeme tüketicisi konumundaki TEDAŞ gibi kurumların birtakım teknoloji ürünleri ve sarf malzemeler için şartnameler geliştirme konusunda bazen yavaş kaldığını görüyoruz. Bazı konular lokal otoritenin tercihine bırakılabiliyor. Ancak altyapıda kullandığımız ürünler uzun vadede kazanç getirecek ve teknik ihtiyaçları minimuma indirgeyecek niteliktedir. Özelleştirmenin akabinde hem kullanılacak ürünlerlerin ve sistemlerin tercihinde hem de kesintisiz ve güvenilir enerji tedariği konusunda birtakım önemli değişikliklerin olması kaçınılmaz olacaktır.

 

Röportaj: Elektrikport

 

 

 


ANKET
Endüstri 4.0 için En Hazır Sektör Hangisidir

Sonuçlar