elektrik port üyelik servisleri elektrik port üyelik servisleri

Rüzgâr Enerjisinin Payı Artıyor

Rüzgâr enerjisi dünya çapında patlama gösteriyor. Rüzgârenerjisi üretimi konusunda Çin, Almanya ve Amerika'yı geride bırakarak birincisıraya yerleşti. İspanya ve Danimarka'da elektriğin %20'si, Almanya'da ise%10'u rüzgâr enerjisinden sağlanıyor.



A- A+
01.01.2012 tarihli yazı 2237 kez okunmuştur.


Dünya Rüzgâr Enerjisi Birliği‘nin (WWEA) istatistiklerine göre geçen sene üretilen rüzgâr türbinlerinin toplam üretim kapasitesi 40 gigavat civarında. 2011‘in sonunda dünya çapındaki üretimin yaklaşık 237 gigavat civarında olması bekleniyor. Bu üretim 280 nükleer santralin enerji üretimine eşit.



Şu anda dünyanın elektrik ihtiyacının %3‘ünü karşılayan rüzgâr enerjisi, yakın bir zamanda nükleer enerjiden daha fazla elektrik üretmeye başlayacak.



WWEA‘nın tahminlerine göre 2020‘de, her yıl sayısı artan türbinler ile rüzgâr enerjisi üretimi 4 kat artacak ve 1000 gigavatın üstüne çıkacak.



Ucuz ve temiz bir kaynak



Rüzgâr enerjisi temiz ve çevre dostu. Ancak rüzgâr enerjisine yönelmenin esas nedeni düşük maliyeti. WWEA‘nın direktörü Stefan Gsänger mali nedenlerden dolayı rüzgâr enerjisinin en popüler enerji kaynağı olduğunu dile getiriyor.



Avrupa Birliği ve Alman Çevre Bakanlığı tarafından yapılan hesaplamalar kömürden elde edilen elektriğin rüzgâr türbinlerinden elde edilen elektrikten neredeyse iki kat daha pahalı olduğunu gösterdi. Ayrıca rüzgâr türbinleri, modern fosil yakıt santralleri ve nükleer santrallerden de daha ucuz.



Finansal problem



Fosil yakıtların tersine rüzgâr enerjisi fiyatları tesislere yapılacak yatırıma bağlı. Bu nedenle rüzgar enerjisi üretiminde başarılı olmak için finansal araçlar önemli. Özellikle az gelişmiş bölgelerde finansman başlıca problemi oluşturuyor. Bu nedenle çoğu Afrika bölgesinde neredeyse hiç rüzgar enerjisi üretimi yapılmıyor.



Gsänger bu soruna örnek bir çözüm oluşturması açısından Muhammed Yunus'un Bangladeş’te kurduğu küçük rüzgâr türbinlerini işaret ediyor. Bu türbinlerin maliyeti üretici şirketler tarafından karşılanıyor. Kullanıcılar daha sonra aylık olarak ödeme yapıyorlar.



Gsänger, devletin belirleyeceği alış fiyatıyla rüzgâr enerjisine destek olması gerektiğini söylüyor. Gsänger örnek olarak Türkiye‘yi gösteriyor ve devletin belirlediği alış fiyatının piyasa fiyatının altında olduğunu, bunun da bankaları rüzgâr enerjisi çiftliklerine mali destek sağlama konusunda etkilediğini belirtiyor. Bu tip ihmallerin diğer ülkelerde de olduğunu ekliyor.



Halk desteklemeye başladı



Son yıllarda rüzgâr türbini teknolojileri büyük gelişme gösterdi. Düşük rüzgâr bölgeleri için daha uzun türbinler ve verimi arttırmak için daha büyük pervaneler üretildi. Daha fazla sayıda açık deniz rüzgâr parkı oluşturuldu. Ayrıca evlerin elektrik ihtiyacının karşılanması için kullanılan küçük rüzgâr türbinleri ile küçük yerleşim yerlerinde ve endüstriyel bölgelerde kullanılan türbinlerin sayısı da arttı.



Almanya‘da rüzgâr türbinlerinin yarısından fazlası özel mülkiyet topraklarında. Almanya Rüzgâr Enerjisi Birliği Başkanı Hermann Albers, ürettikleri elektrikten kar elde ettikçe rüzgâr enerjisinin bölge halkı tarafından kabul gördüğünü belirtiyor.



Albert, özel girişimcilerin rüzgâr enerjisi çiftliklerine yatırım yapmak için hevesli olduklarını söylüyor. Kendisi de bir dizi rüzgâr çiftliğinin kuruluşuna öncülük etmiş olan Albert, insanların rüzgâr enerjisinin sağladığı fırsatların farkında olduğunu ve birçoğunun rüzgâr enerjisine yatırım yapmak istediklerini belirtiyor. WWEA, özel mülkiyetteki rüzgâr çiftliklerini çevreye dost enerjinin dünya çapındaki üretimini hızlandırmada en etkili yol olarak görüyor.



ANKET
Endüstri 4.0 için En Hazır Sektör Hangisidir

Sonuçlar