elektrik port üyelik servisleri elektrik port üyelik servisleri

Petrol platformlarının güvenliği tartışılıyor

Meksika Körfezi’nde yaşanan çevre felaketi petrol platformlarının kazalara karşı ne kadar hazırlıksız olduğunu tüm dünyaya bir kez daha gösterdi. Konu, birçok petrol platformuna sahip Avrupa ülkelerinde de tartışılıyor.



A- A+
28.06.2010 tarihli yazı 1456 kez okunmuştur.

Meksika körfezindeki felaketten sonra dünya, petrol platformlarının güvenliği konusunu tartışıyor. Pek çok yöntem denenmesine rağmen yeterli bir sonuç alınamaması, durumu içinden çıkılmaz bir hale soktu. Bu durumla birlikte mevcut diğer petrol platformların durumları da mercek altına alınmaya başlandı.



Avrupa Birliği Komisyonu'nun verilerine göre, Kuzey Denizi'nde yaklaşık 400 petrol platformu bulunuyor. Avrupa Parlamentosu Yeşiller Grubu, bu tesislerin ortalama 17 yıllık olduğunu hesap etmiş. Yeşiller Grubu ve çevre koruma örgütleri, petrol platformlarında daha sıkı güvenlik önlemleri talep ediyor. "Food & Water Watch" adlı çevre örgütünden Gabriella Zanzaniane bu konuda şöyle konuşuyor:



"Petrol şirketleri bile kendi petrol platformlarını riskli olarak derecelendiriyorsa, Avrupa'da risk olmadığına inanmak yanlış olur. Sonuçta buradakiler de derin denizlerde sondaj yapanlarla aynı petrol şirketleridir."





Avrupa'da yeni düzenlemeler yolda



AB Komisyonu'nun enerjiden sorumlu üyesi Günther Oettinger ise hiç bir düzenlemenin yüzde yüz güven sağlayamayacağını belirtti. Oettinger, petrol şirketlerinin uygulamalarının güvenlik konusunda büyük rol oynadığını vurguladı ve ekledi:



'Güvenliğin sağlanması ve olası tehlikelerin en aza indirilmesine ilişkin tüm hukuki ve teknik soruları içeren kapsamlı bir katalogumuz var.'



AB Komisyonu'nun enerjiden sorumlu üyesi Günther Oettinger bu soruların yanıtlarını Temmuz ayında yapılacak bir toplantıda ele alacaklarını açıkladı. Günter Oettinger, sonbaharda da petrol platformlarının güvenliğine ilişkin Avrupa Birliği'nde yeni düzenlemeler önereceklerini belirtti.



Yasalar yetersiz



'Client Earth' adlı çevre örgütünden hukuk uzmanı Sandy Luk bunun acilen gerekli olduğunu vurgulayarak, 'Yasalara baktığımızda pek çok eksiklik var. Fazla yasa da yok, olanlar da petrol boruları ve tankerleriyle sınırlı.' diye konuştu.


Avrupa Parlamentosu Yeşiller grubu petrol şirketlerinin tesislerde güvenliği ihmal ettiği görüşünde. Petrol şirketleri yeni kaynaklar bulmak için 39 milyar euroyu gözden çıkarırken, güvenliğin arttırılması için yapılan bilimsel araştırmalara yalnızca 20 milyon euro harcıyor.



'Bizim ekonomiye güvenimiz var ama güven iyiyse kontrol daha iyi" diyen Günther Oettinger sözlerini, "Bu nedenle petrol platformlarında güvenlik kaidelerini değiştirmenin gerekli olup olmadığına, eğer gerekirse nasıl değiştirilmesi gerektiğini inceleyeceğiz. Sadece platformlarda değil kamu tesislerinde, afetleri önlemeye ilişkin resmi merciler ve gelecekte petrol platformlarına onay verilmesinde atılacak yasal adımlarda da' diye sürdürüyor.











Meksika körfezindeki sızıntı ikinci kuyu ile çözülmeye çalışılıcak



İngiliz British Petrolium (BP) şirketi, ABD'nin Meksika Körfezi'nde 20 Nisandan beri günde 100 bin varil petrol akıtan kuyuyu Ağustos ortasında basınç azaltan ikinci kuyuyu açarak çimento basımıyla kapatmayı planlıyor.



BP yetkilisi Bill Salvin'in açıklamasına göre, Louisiana eyaletinin 80 km açığındaki deniz tabanında bin 500 metre derindeki kuyunun petrol püskürtmesini engellemek için önce iki basınç düşürücü kuyu açılması planlandı.



Meksika Körfezi petrol kuyusu kazası, tarihte sanayiden kaynaklanan, insan eliyle yapılmış en büyük doğa felaketi olma yolunda hızla ilerliyor.



ABD Başkanı Barack Obama'nın tabiriyle "bela" olan petrol kuyusunun ismi olan "Macondo", And Dağları İnka Kızılderilileri'nin "Kiçua" dilinde "Kulakları Sağır Eden Gürültü" anlamına geliyor.





Kaynaklar: Deutsche Welle Türkçe/ Dünya Gazetesi



İlgili Haber: Sızıntı, yapılan son denemede de engellenemedi


ANKET
Endüstri 4.0 için En Hazır Sektör Hangisidir

Sonuçlar