elektrik port üyelik servisleri elektrik port üyelik servisleri

Oluk, neyin kurbanı?

ODTÜ mezunu Zafer Oluk'un ölümü, ailesini ve sevenlerini yasa boğarken arkasında bıraktığı sorular, cevap bulmayı bekliyor. Oluk'un ölümü tedbirsizlik mi? İşte ayrıntılar;



A- A+
26.05.2008 tarihli yazı 2163 kez okunmuştur.

ODTÜ Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü'nden mezun olan Zafer Oluk'un asteğmen olarak askerlik görevini yaptığı İstanbul 1. Zırhlı Tugay Komutanlığı'nda, Yüksek Gerilim Transformatör Merkezi'nde bakım çalışması sırasında elektrik akımına maruz kalarak yaşamını yitirmesi, EMO'nun merceğine yakalandı.





Elektrik Mühendisleri Odası (EMO), Elektrik-Elektronik Mühendislerinin aldıkları eğitime göre istihdam edilmemeleri sorununu gündeme taşıdı. EMO 41. Dönem Yönetim Kurulu, konuya ilişkin çarpıcı yazılı açıklamalarda bulundu.



İşte o açıklama;





YAŞANAN ACI KAYBIN NEDENİ KAZA OLAMAZ!





Türkiye 85'incisi olarak üniversite sınavlarını kazanarak, ODTÜ Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü'nden mezun olan Zafer Oluk, asteğmen olarak askerlik görevini yaptığı İstanbul 1. Zırhlı Tugay Komutanlığı'nda, Yüksek Gerilim Transformatör Merkezi'nde bakım çalışması sırasında elektrik akımına maruz kalarak yaşamını yitirmiştir.





Mühendislik camiasını derin üzüntüye boğan bu olayın arkasında 1980 sonrası özel üniversiteler üzerinden Elektrik Mühendisliği eğitiminde başlatılan karmaşa yatmaktadır. Kamu üniversitelerine de yansıyan bu sorun nedeniyle, üniversitelerden Elektrik-Elektronik Mühendisi unvanı ile mezun olan mühendislerin, hangi alanda eğitim almış olduklarına bakılmaksızın, yüksek gerilim gibi özellikli alanlar başta olmak üzere Elektrik Mühendisliğinin iş alanlarında çalıştırılmalarının yolu açılmıştır.





Ülkemizde Elektrik Mühendisliği eğitimi veren üniversiteler yıllarca uzmanlık alanı ayrımı gözeterek, mezunlarına diploma ile "Elektrik Mühendisi", "Elektronik Mühendisi", "Elektronik ve Haberleşme Mühendisi" unvanları vermişlerdir. Ancak 1980'li yıllardan sonra Yükseköğretim Kurumu (YÖK) ve üniversiteler, "Elektrik-Elektronik Mühendisi" unvanı ile yeni bir uygulama başlatmışlardır. Elektrik-Elektronik Mühendisi unvanı ile mezun veren üniversiteler, ağırlıklı olarak "elektronik eğitimi" programı yürütmektedirler. Çok sayıda üniversitede Elektrik Mühendisliği ile ilgili eğitim-laboratuvar olanakları, öğretim üyesi kadrosu yetersizliği nedeniyle Elektrik Mühendisliği meslek alanına ağırlık verilememekte, o üniversitelerin mevcut olanaklarına göre mühendis yetiştirilmektedir. Buna karşın mezunlara "Elektrik-Elektronik Mühendisi" unvanı verilmektedir. YÖK ise bu duruma seyirci kalmaktadır.





Bir Elektrik-Elektronik Mühendisinin, Elektrik Mühendisliği formasyonu da kazanabilmesi, ancak Elektrik Mühendisliği ve Elektronik Mühendisliği programlarının eşdeğer şekilde alınması ile mümkündür. Bu eşdeğerliği sağlamak için de söz konusu alanda eksik kalan derslerin alınması, çift anadal programı ya da yüksek lisans programlarıyla bu alandaki formasyonun tamamlattırılması gerektiği açıktır. Mevcut uygulamaya göre, üniversitelerin Elektrik Elektronik Mühendisliği bölümlerinden mezun olanların, ağırlıkla hangi dersleri aldıklarının incelenmesi sonucunda, Elektrik Mühendisliği alanında ne ölçüde görev yapacaklarının tespit edilmesi zorunluluğu doğmaktadır. Bu işlem, Elektrik Mühendisleri Odası tarafından, serbest çalışan mühendisler için titizlikle uygulanmakta ve serbest çalışan mühendisler aldıkları eğitime göre belgelendirilmektedir. Ancak kamu ve özel sektör, bu ayrımı ve alınan dersleri dikkate almadığı için mezunları rasgele işe yerleştirmektedir. Bu durum teknik hataların çoğalması yanında bazı durumlarda ölümcül kazalara neden olabilmektedir. Örneğin, Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği'nin 60. Maddesi ile "Tüm yüksek gerilimli kuvvetli akım tesislerinde teknik konulardan sorumlu elektrik mühendisi olmalıdır" koşulu getirilmiştir. Bu madde dikkate alınmayıp, ilgili dersleri görmeyen Elektrik-Elektronik Mühendisi unvanlı bir mühendis, iş güvenliğinden sorumlu olduğunda, vahim kazalar olabilmektedir.





Askerlik görevini yaparken yaşamını yitiren Asteğmen Zafer Oluk da, Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü'nden mezun olmuş olup, aldığı dersleri gösteren belge incelenmiş, Elektrik Mühendisliği ve kuvvetli akım tesisleri alanında yeterli eğitim görmemiş olduğu saptanmıştır. Askerlik hizmeti sırasında ölümcül bir kazanın gerçekleşmiş olması nedeniyle bu üzücü olay, kamuoyunun duyarlılığını çekmiş olmakla birlikte ne yazık ki ülkemizde kamu ve özel ayrımı olmaksızın aslında yeterli Elektrik Mühendisliği eğitimine sahip olmayan meslektaşlarımız bu alanda çalışmaya zorlanmaktadırlar. Ülkemizdeki işsizlik ve istihdam koşullarının ağırlığı da bu yapıyı dayatmaktadır.





Meslektaşlarımızın ve işyerlerinin duyarlı olup, Odamıza başvurmaları bu tür üzücü olayları engellemek için önemlidir. Ne yazık ki yaşamını yitiren genç meslektaşımız Oda'ya henüz üye olmamış ve bu alanda çalışıp çalışmayacağı konusunda meslek örgütünün görüşüne başvurulmamıştır.





Çalışma alanlarında denetim yapılması elbette gerekli olmakla birlikte sorunun temelde diploma unvanıyla başladığı açıktır. Yüksek öğretimi düzenlemekle görevli YÖK'ün bu duruma seyirci kalması kabul edilemez.





Böyle bir olay sonucu genç meslektaşımızı yitirmenin derin üzüntüsünü yaşıyor, ailesine ve dostlarına başsağlığı diliyoruz.



İlgili Diğer Haber:


Mühendise komplo mu kuruldu?


ANKET
Endüstri 4.0 için En Hazır Sektör Hangisidir

Sonuçlar