elektrik port üyelik servisleri elektrik port üyelik servisleri

Müteahhitler kriz toplantısı bekliyor

Türkiye'de büyümenin lokomotifi olan inşaat sektöründe 2008 sonunda beklenen büyüme oranı yüzde 0'lara yaklaştı.



A- A+
30.10.2008 tarihli yazı 1446 kez okunmuştur.

İki yıl önce yüzde 20'lerde büyüyen inşaat sektöründeki bu gerileme, Türkiye'de kriz var mı yok mu tartışmalarının zamanının geçtiğini açıkça gösteriyor. İnşaat sektörünün durması demek işsizliğin artması demek. Çünkü sektörün tarım dışı istihdamdaki payı yüzde 11'e kadar varıyor. Ayrıca inşaat sektörünün durması demek 200'e yakın faaliyet alanının etkilenmesi demek, yani mobilya satışlarının durması, inşaat malzemeleri sanayiinin etkilenmesi demek.



Önceki gün İstanbul Mövenpick Otel'de bir araya geldiğimiz Türkiye Müteahhitler Birliği üyeleri açıkladıkları bu rakamlarla işte bu tehlikeye işaret etmeye çalışıyor. Birliğin merkezi Ankara'da ama Başkanı Erdal Eren ve yönetim kurulu üyeleri Adnan Çebi, Emin Sazak, seslerini hükümete duyuramamışlar. İstanbul'u deniyorlar. Ankara'da sektör temsilcileriyle yapılan kriz toplantılarına çağrılmamışlar. Eren, "Oysa inşaat sektörü krizin panzehiri olma potansiyeline sahip. En hızlı istihdam yaratan sektör" diyerek unutulmalarının "üzüntüsünü" açıklıyor.



Türkiye Müteahhitler Birliği, 1952'den beri yurtiçi ve yurtdışında önemli projelere imza atmış firmaların üye olduğu bir birlik. Birlik üyeleri yurtiçindeki projelerin yüzde 70'ini, yurtdışındaki işlerin ise yüzde 90'ını gerçekleştirmiş durumda. 70 ülkede gerçekleştirilen projelerin toplamı ise 125 milyar doları bulmuş.



Konut ve kamu altyapı yatırımlarının sektördeki payının yarı yarıya olduğunu, son yıllarda konut yatırımlarının payının arttığını anlatan Eren, inşaat sektöründeki gerilemenin aslında 2008 başından itibaren konut balonunun patlamasıyla başladığını belirtiyor. Eren, "Türkiye'de talebin üzerinde gayrimenkul projesi yapıldı. Bir dönem bu projeler maketlerden satılıyordu. Talep doydu. Gerileme de başladı" diye devam ediyor.





Kredi alma konusunda sıkıntımız var


İç pazardaki daralmaya rağmen yurtdışı projelerin ise arttığını anlatan Eren, krizle birlikte bu konuda da tehlikenin yaşanmaya başladığını dile getiriyor.



İşte hükümetin dikkatini çekmek istedikleri sorun da bu. Eren'in anlattıklarına göre sorunlar şöyle:


* Firmaların aldıkları işleri tamamlayabilmesi için bazı önlemler alınması gerek. Maalesef büyük bankalar bile kriz sürecinde geri çekildiler. Krizi bahane ederek kredi taleplerimize olumlu cevap vermiyorlar. Faiz oranlarının 1.45'ler yerine 1.70'lere çıkması gerektiğini söylüyorlar. Devletin bir an önce bu duruma el atması lazım.



* Hazine garantili kredilere ulaşamaz olduk. İnşaat firmalarının yurtiçinde alınan kamu işlerini bitirebilmek için 500 milyon dolarlık krediye ihtiyaçları var. Devam eden işlerimizi durdurma tehlikesiyle karşı karşıya kalmamak için Hazine'nin borçlanma şartlarını biraz yumuşatması gerekiyor.



* En önemlisi teminat mektubu alamaz olduk. Libya'da 12 Türk firması teminat mektubu bulamadığı için ihalesini kazandıkları işlere başlayamadı. Bu sorunun çözümü için kamu bankalarının, müteahhitlerin yoğun olarak iş yaptıkları Libya, Katar ve Cezayir gibi ülkelerde şube açmaları ve inşaat şirketlerine teminat mektubu vermeleri gerekiyor.





Tek umutları kamu altyapı yatırımları


Müteahhitlerin tek umudu ise kamu altyapı yatırımlarına ayrılan ödenek. 2.5 milyar doları bulan bu ödenekler sayesinde sektörde biraz hareket olabileceği görüşündeler.



Güneydoğu Anadolu Projesi, Doğu Anadolu Projesi ve Konya Ovası Projesi konusunda hükümetin kararlılığına güveniyorlar. Ancak krize karşı Uluslararası Para Fonu (IMF) ile anlaşmaya çalışan hükümete bu yatırımlarda kısıtlama getirilme ihtimalini ise Eren, "Bence Türkiye'nin IMF ile anlaşmasına ihtiyaç yok" yanıtını veriyor.



Ancak bu konuda müteahhitler arasında görüş farklılığı var. Sazak'a göre Türkiye ihtiyati bir stand by imzalamak zorunda.



Kriz teyet geçiyor, işler iyi söylemi devam ederken otomotiv, tekstil, beyaz eşya şimdi de inşaatta durumun vahameti bu açıklamalarla ortaya seriliyor.



Demek ki işler moralle yürümüyor!





Müteahhitler krizin az hasarla atlatılması için neler istiyor


* İnşaat sektörü temsilcileriyle kriz toplantısı yapılsın.


* Devam eden işlerin durmaması için Hazine borçlanma koşullarını biraz yumuşatsın.


* Karayolları ve DSİ gibi kamu yatırımlarında kısıntı yapılmasın.


* Yurtdışı işlerinde aksama olmaması için BDDK kredi işlemlerine yönelik yönetmeliği yeniden gözden geçirsin.


* Ziraat Bankası gibi kamu bankaları müteahhitlerin yoğun iş yaptığı ülkelerde şube açsın.


* Kamu bankaları müteahhitlere teminat mektubu vermeleri yönünde teşvik edilsin.


* Özel bankalarca verilecek teminat mektuplarında Eximbank aracılığıyla garanti/sigorta sistemi uygulansın.


* TOKİ, konut satın alan vatandaşlar ödeme güçlüğüne düşerse ödemesini iade ederek konutu geri alsın.


* Türk işçi çalıştırmanın önündeki maliyetler azaltılsın.


İnşaatta büyüme sıfıra gidiyor (%)



GSMH İnşaat


2002 07.Eyl -5.6


2003 05.Ağu -9.0


2004 08.Eyl 04.Haz


2005 07.Nis 21.May


2006 06.Oca 19.Nis


2007 04.Haz 05.Tem


2008(1.çeyrek) 06.Tem 03.Oca


2008 (2.çeyrek) 1.9 0.9



Kaynak: Referans


ANKET
Endüstri 4.0 için En Hazır Sektör Hangisidir

Sonuçlar